Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5869 E. 2023/6747 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ecrimisil↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 5.Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/444 E., 2022/242 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare tarafından ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Turizm Nakliye Orman Ürünleri Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve bir kısım davalı aleyhine İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/353 E. sayılı dosyasında men'i müdahale ve ecrimisil davası açıldığını, bilahare adı geçen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine, Mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki verildiğini belirterek Düzce Ticaret Sicilinde kayıtlı ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Turizm Nakliye Orman Ürünleri Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasını, şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için şirkete bir veya birkaç tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yasal hasım durumundaki Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, 26.06.2015 tarihinde adı geçen şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre re'sen terkin olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde şirketin ek tasfiyesi için tasfiye memuru ya da memurları atanmasını ve Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Düzce Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.12.2021 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen evrak incelendiğinde, terkin ihtarının sadece ilanen yapıldığı, şirket yetkilisine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 4a bendi uyarınca tebligat çıkartılmadığı anlaşıldığından yapılan terkin işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının da mümkün olmadığı, davalı ticaret sicil müdürlüğünün davanın açılmasına, usulsüz terkin işlemi ile sebep olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2014 tarih ve 2014/12860 E. - 2014/19016 K. sayılı ve 31.10.2016 tarih ve 2016/11878 E. - 2016/8525 K. sayılı ilamlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre resen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin tasfiye haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı bu nedenle tasfiye memuru atanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu şirketin usul ve uygulamaya uygun şekilde 26.06.2015 tarihinde terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekirken bu sürenin aşıldığını, davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14452 E. 2013/23358 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5869 E. , 2023/6747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1276 Esas, 2023/1230 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Düzce 5.Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/444 E., 2022/242 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare tarafından ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Turizm Nakliye Orman Ürünleri Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve bir kısım davalı aleyhine İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/353 E. sayılı dosyasında men'i müdahale ve ecrimisil davası açıldığını, bilahare adı geçen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine, Mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki verildiğini belirterek Düzce Ticaret Sicilinde kayıtlı ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Turizm Nakliye Orman Ürünleri Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasını, şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için şirkete bir veya birkaç tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yasal hasım durumundaki Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, 26.06.2015 tarihinde adı geçen şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre re'sen terkin olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde şirketin ek tasfiyesi için tasfiye memuru ya da memurları atanmasını ve Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Düzce Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28.12.2021 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen evrak incelendiğinde, terkin ihtarının sadece ilanen yapıldığı, şirket yetkilisine 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 4a bendi uyarınca tebligat çıkartılmadığı anlaşıldığından yapılan terkin işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının da mümkün olmadığı, davalı ticaret sicil müdürlüğünün davanın açılmasına, usulsüz terkin işlemi ile sebep olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2014 tarih ve 2014/12860 E. - 2014/19016 K. sayılı ve 31.10.2016 tarih ve 2016/11878 E.
- 2016/8525 K. sayılı ilamlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre resen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin tasfiye haline gireceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı bu nedenle tasfiye memuru atanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu şirketin usul ve uygulamaya uygun şekilde 26.06.2015 tarihinde terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekirken bu sürenin aşıldığını, davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003961700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz