YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3729 E. 2023/7732 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hata↗ istinaf incelemesi↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yetkisizlik kararı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/207 E., 2019/399 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "petline cheetah+şekil", "şekil", "puma+şekil", "puma", "jag+şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "jaguar+şekil", "jaguar+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “seçsan cheetha" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/36713 kod numarasını ... başvuruya müvekkilinin itirazının, 2019-M-1959 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ileri sürerek Türkpatent YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen YİDK kararında davalı şirkete ait marka başvurusunun, dava dışı başka bir itirazcının itirazı kabul edilerek tümden reddedildiği, dolayısıyla davacının itirazının "itirazın konusuz kalması" nedeniyle reddedildiğinden davacının esasa yönelik kanaat içermeyen YİDK kararının iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK’nın müvekkilinin itirazlarını inceleme konusu yapmadan 3. kişinin itirazı ile markanın hükümsüz kılınmasını gerekçe göstererek verdiği kararın yanlış olduğunu, YİDK’nın mahkemeler gibi "esas hakkında karar vermeye mahal olmadığına" dair karar verme yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin itirazını ya ret ya da kabul etmesinin ve bu şekilde de müvekkilinin esas hakkındaki incelemeyi mahkemede tartışma hakkının doğmasının gerektiğini, bu şekilde müvekkilinin Anayasal hak arama hakkının engellendiğini, ayrıca Markalar Dairesinin tarafların markalarının mal ve hizmet gruplarının farklı olduğu gerekçesinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine dair 29.11.2018 tarihli Markalar Dairesi kararında aynı zamanda dava dışı Jaguar Land Rover Ltd.'in itirazının kabul edilerek davalı şirketin marka tescil başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddine karar verildiği, bu karara karşı davalı başvuru sahibi tarafından itiraz edilmediğinden YİDK karar tarihi itibariyle Markalar Dairesi kararının kesinleşmiş bulunduğu, dolayısıyla YİDK'in dava konusu 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı kararı ile davacının itirazının konusuz kaldığının tespitine, esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı, mahkeme kararının gerekçe kısmında dava konusu YİDK kararının 17.05.2019 tarih ve 2019-M-4162 sayılı karar olarak belirtilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı, zira bu son YİDK kararının, 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı YİDK kararındaki maddi hatanın giderilmesine ilişkin olup 09.05.2019 dava tarihi itibariyle henüz bu kararın verilmemiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h ) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14376 E. 2011/16272 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ın hükümsüz kılınmasını gerekçe göstererek verdiği kararın yanlış olduğunu, YİDK’nın mahkemeler gibi "esas hakkında karar vermeye mahal olmadığına" dair karar verme «yetkisinin» bulunmadığını, müvekkilinin itirazını ya ret ya da kabul etmesinin ve bu şekilde de müvekkilinin esas hakkındaki incelemeyi mahkemede tartışma hakkının doğmasının gerektiğini, bu şekilde müvekkilinin Anayasal hak arama hakkının engellendiğini, ayrıca Markalar Dairesinin tarafların markalarının mal ve hizmet gruplarının farklı olduğu gerekçesinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… unduğu, dolayısıyla YİDK'in dava konusu 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı kararı ile davacının itirazının konusuz kaldığının tespitine, esas hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı, mahkeme kararının gerekçe kısmında dava konusu YİDK kararının 17.05.2019 tarih ve 2019-M-4162 sayılı karar olarak belirtilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı, zira bu «son» YİDK kararının, 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı YİDK kararındaki «maddi hatanın» giderilmesine ilişkin olup 09.05.2019 dava tarihi itibariyle henüz bu kararın verilmemiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine …
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalılarca kullanılan “JAGUAR” ibaresinin davacının tescilli markası olduğu ve bu markanın «yetkisiz» bir şekilde davalılarca kullanıldığı, davalıların kullandığı diğer ibare olan “JAGCLUB”ın da internet alan adında tek başına, katalog, broşürler ile diğer ürünlerde ise “JAGUAR BAŞI” logosu ile birlikte kullanıldığı, her ne kadar tek başına “JAGCLUB” ibaresinin markaya tecavüz oluşturmadığı sanılmış ise de davacının tescilli markalarından olan ve ayırt edici işareti olarak kabul edilen JAGUAR BAŞI logosunun JAGCLUB ibaresiyle birlikte kullanılması durumunda bu markanın kullanıldığı ürünleri satın alan ya da bu markanın alan adında yer aldığı sitedeki ürünleri görüp inceleyen, talep eden, sipariş eden kimseler nazarında ürünlerin davacıdan kaynaklandığı, JAGCLUB markasının davacıya ait markalardan biri olduğu, bu markanın davacının ürünleri için “Jaguar Kulübü” anlamında ve davalı ürünlerinin bir göstergesi olarak algılanacağı, bu ürünlerin üreticisiyle davacı arasında işletmesel bir bağ bulunduğu, ürünlerin kaynağının davacı olduğu algılamasına yol açılacağı, böylece JAGCLUB ibaresinin JAGUAR BAŞI logosu ile birlikte kullanılmasının davacının JAGUAR ve “JAGUAR+şekil” biçimindeki markalarıyla karışıklık yaratmak ve davacı markasıyla çağrışım yapmak yoluyla markaya tecavüz oluşturduğu, davalıların her ikisinin de davacıya ait JAGUAR markalarını markasal biçimde ve yaygın şekilde kullandıkları sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalıların “JAGUAR” ve “JAGUAR ve ŞEKİL” markalarını satışa sundukları ürünlerde, reklam ve tanıtım malzemelerinde kullandıklarının tespitine, davalıların davacıya ait marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturan bu eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu eylemlerin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu haksız rekabetin dahi durdurulmasına ve önlenmesine, www.jaguar.com.tr alan adının davalı Hasel Ayakkabıcılık şirketi tarafından kullanılmasının önlenmesine, bu şekilde yapılan marka tecavüzü ile haksız rekabete «son» verilmesine, davalıların eylemlerinin kusurlu olması ve davacının maddi zararı nedeniyle takdiren 5.000 TL «maddi tazminat» ile 3.000 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak «reeskont faizi» ile birlikte, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalılardan Jaguar Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nin ticaret unvanındaki Jaguar ibaresinin ticaret unvanından çıkarılmasına, davalıların “JAGCLUB” ibaresini “Jaguar Başı” logosu ile birlikte kullanmalarının da markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz konusu ürünlerin ambalaj ve tanıtım vasıtalarının, etiket, broşür ve kataloglarının toplatılarak imha edilmesine, «idari işlem» niteliğinde olması ve idarenin «görev alanına» girmesi nedeniyle Orta Doğu Teknik Üniversitesi Alan Adları Yönetimi tarafından tescil edilen www.jaguar.com.tr ve www.jagclub.com.tr alan adlarının terkinine dair talebin reddine, ancak www.jagclub.com.tr internet sitesine Türkiye'den «erişimin engellenmesine» ve ayrıca www.jagclub.com.tr adlı site içeriğinde jaguar markasının ve jaguar başı logosunun kullanılmasının engellenmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «masrafı» davalılardan alınmak üzere «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · erişimin engellenmesi · reeskont faizi · iş mahkemesi görev alanı · terkin · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalılarca kullanılan “JAGUAR” ibaresinin davacının tescilli markası olduğu ve bu markanın «yetkisiz» bir şekilde davalılarca kullanıldığı, davalıların kullandığı diğer ibare olan “JAGCLUB”ın da internet alan adında tek başına, katalog, broşürler ile diğer ürünlerde ise “JAGUAR BAŞI” logosu ile birlikte kullanıldığı, her ne kadar tek başına “JAGCLUB” ibaresinin markaya tecavüz oluşturmadığı sanılmış ise de davacının tescilli markalarından olan ve ayırt edici işareti olarak kabul edilen JAGUAR BAŞI logosunun JAGCLUB ibaresiyle birlikte kullanılması durumunda bu markanın kullanıldığı ürünleri satın alan ya da bu markanın alan adında yer aldığı sitedeki ürünleri görüp inceleyen, talep eden, sipariş eden kimseler nazarında ürünlerin davacıdan kaynaklandığı, JAGCLUB markasının davacıya ait markalardan biri olduğu, bu markanın davacının ürünleri için “Jaguar Kulübü” anlamında ve davalı ürünlerinin bir göstergesi olarak algılanacağı, bu ürünlerin üreticisiyle davacı arasında işletmesel bir bağ bulunduğu, ürünlerin kaynağının davacı olduğu algılamasına yol açılacağı, böylece JAGCLUB ibaresinin JAGUAR BAŞI logosu ile birlikte kullanılmasının davacının JAGUAR ve “JAGUAR+şekil” biçimindeki markalarıyla karışıklık yaratmak ve davacı markasıyla çağrışım yapmak yoluyla markaya tecavüz oluşturduğu, davalıların her ikisinin de davacıya ait JAGUAR markalarını markasal biçimde ve yaygın şekilde kullandıkları sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalıların “JAGUAR” ve “JAGUAR ve ŞEKİL” markalarını satışa sundukları ürünlerde, reklam ve tanıtım malzemelerinde kullandıklarının tespitine, davalıların davacıya ait marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturan bu eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu eylemlerin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu haksız rekabetin dahi durdurulmasına ve önlenmesine, www.jaguar.com.tr alan adının davalı Hasel Ayakkabıcılık şirketi tarafından kullanılmasının önlenmesine, bu şekilde yapılan marka tecavüzü ile haksız rekabete «son» verilmesine, davalıların eylemlerinin kusurlu olması ve davacının maddi zararı nedeniyle takdiren 5.000 TL «maddi tazminat» ile 3.000 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak «reeskont faizi» ile birlikte, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalılardan Jaguar Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nin ticaret unvanındaki Jaguar ibaresinin ticaret unvanından çıkarılmasına, davalıların “JAGCLUB” ibaresini “Jaguar Başı” logosu ile birlikte kullanmalarının da markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz konusu ürünlerin ambalaj ve tanıtım vasıtalarının, etiket, broşür ve kataloglarının toplatılarak imha edilmesine, «idari işlem» niteliğinde olması ve idarenin «görev alanına» girmesi nedeniyle Orta Doğu Teknik Üniversitesi Alan Adları Yönetimi tarafından tescil edilen www.jaguar.com.tr ve www.jagclub.com.tr alan adlarının terkinine dair talebin reddine, ancak www.jagclub.com.tr internet sitesine Türkiye'den «erişimin engellenmesine» ve ayrıca www.jagclub.com.tr adlı site içeriğinde jaguar markasının ve jaguar başı logosunun kullanılmasının engellenmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «masrafı» davalılardan alınmak üzere «ilanına» karar verilmiştir.
3-Davacı vekilinin alan adlarının terkinine yönelik istemin mahkemece reddine ilişkin olarak verilen karara ilişkin olarak yaptığı temyiz istemine gelince; kabul şekline göre davacının alan adlarının terkinine dair istemi mahkemece sözkonusu hususun «idari işlem» niteliğinde olması ve idarenin «görev alanına» girmesi nedeniyle reddedilmiştir.
Oysaki alan adının «terkini» işlemi idari bir işlem niteliğinde olmadığı gibi davada «haksız rekabet» hükümlerine dayanılmış olmasına göre de davacının isteminin TTK’nun 57/5. maddesi kapsamında koruma altında olduğu ve haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılan a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6517 E. 2023/1762 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… ın hükümsüz kılınmasını gerekçe göstererek verdiği kararın yanlış olduğunu, YİDK’nın mahkemeler gibi "esas hakkında karar vermeye mahal olmadığına" dair karar verme «yetkisinin» bulunmadığını, müvekkilinin itirazını ya ret ya da kabul etmesinin ve bu şekilde de müvekkilinin esas hakkındaki incelemeyi mahkemede tartışma hakkının doğmasının gerektiğini, bu şekilde müvekkilinin Anayasal hak arama hakkının engellendiğini, ayrıca Markalar Dairesinin tarafların markalarının mal ve hizmet gruplarının farklı olduğu gerekçesinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Jaguar Cars Exports Limited arasında imzalanan 25.06.1985 tarihli «tek satıcılık sözleşmesi» ile davacının Jaguar markalı araçların Türkiye Bölgesinde satışı hususunda «münhasır» yetkili kılındığını, 25.02.2013 tarihli sözleşme ile davalı ...’in Jaguar Cars Exports Limited’in 25.06.1985 tarihli sözleşme ile üstlendiği borçları devraldığını, Jaguar grubunun 21.08.2012 tarihli «fesih» bildirimi ile tek satıcılık sözleşmesini 20.08.2014 tarihi itibariyle şeklen sona erdirmişse de müvekkille çalışmaya devam edeceği yönünde güven oluşturduğunu, ne var ki neticede tek satıcılık «yetkisini» dava dışı şirkete verdiğini, «sulh» görüşmelerinde müvekkilinin haklı taleplerinin kabul edilmediği gibi ICC nezdinde bir «tahkim» davası açılıp Türk Mahkemelerinde iki ayrı tedbir talep edildiğini, müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazandığını, sözleşme ilişkisinin devamı esnasında satılan ürünlerdeki teknik aksaklıklar sebebiyle açılan davalarda müvekkilinin 425.338,58 TL ödemek zorunda kaldığını, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte müvekkilinin stoklarında kalan ve artık bulundurulmaları müvekkilinin ekonomik çıkarlarına hizmet etmeyen toplam 5.594 kalem yedek parça/ stok ürünlerin davalı tarafından geri alınması gerektiğini ileri sürerek şimdilik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca 100.000,00 TL’nin tahsilini, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı ve halen yükümlülük tehlikesi altında bulunduğu tazminatlar sebebiyle rücuen ödenmesi gereken tazminat miktarının tespiti ile 100.000,00 TL’nin tahsilini, yedek parça stokunun davalı yanca geri alınması gerektiğinin tespiti ile 23.314,00 İngiliz Sterlininin tahsilini, anılan meblağlara 01.10.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda (3095 sayılı Kanun) öngörülen «temerrüt faizi» işletilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede «tahkim şartının» açık ve «kesin» olarak yer almadığı, İngiliz Mahkemelerinin de yetkili kılındığını, patalojik tahkim niteliği taşıdığını, davacı adına sözleşmeyi imzalayan ve İngilizce bilmeyen yetkilinin tahkim iradesinin bulunmadığı, 25.02.2013 tarihinde taraflar arasında bir «yenileme» sözleşmesi aktedildiğini, bu yenileme sözleşmesinde yargılama «yetkisinin» İngiliz Mahkemelerinin «münhasır» yetkisine girdiğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm nedeniyle dahi artık tahkim şartının geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, tahkim şartının denkleştirme tazminatı talep hakkının elde edilmesini engellemeyi amaçladığını, üreticiye «rücu hakkı» aynı zamanda doğrudan kanuna dayandığından bu talep bakımından da tahkim şartının ileri sürülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceden vazgeçilemeyecek nitelikteki ve hakkında «emredici» düzenleme bulunan denkleştirme tazminatı talebi hakkında denkleştirme talebine imkan tanımayan veya önceden «feragatı» kabul eden yabancı hukukun yetkili kılınamayacağını, mahkemenin bu konuda değerlendirme yapmadığını, oysa Türk Hukukunu uygulaması gerektiğini, en azından bu talebin Türk Mahkemeleri önünde ileri sürülmesine imkan tanınması gerektiğini, aksi halin 6102 sayılı Kanun’un 122 nci maddesinin dolanılmasına yol açacağını, üreticiye «rücu hakkı» aynı zamanda doğrudan kanuna dayandığından bu talep bakımından da «tahkim şartının» ileri sürülemeyeceğini, üç ayrı talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmede tahkim şartının açık ve «kesin» olarak yer almadığı, İngiliz Mahkemelerinin de «yetkisinin» belirtildiğini, böylece çelişkili biçimde hem tahkimin hem de İngiliz Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davacı adına sözleşmeyi imzalayan ve İngilizce bilmeyen yetkilinin tahkim iradesinin bulunmadığı, 25.02.2013 tarihinde taraflar arasında bir «yenileme» sözleşmesi aktedildiğini, bu yenileme sözleşmesinde yargılama yetkisinin İngiliz Mahkemelerinin «münhasır» yetkisine girdiğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm nedeniyle dahi artık tahkim şartının geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, yenileme sözleşmesi ile tahkim «kaydının» kaldırıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkim sözleşmesinin geçerliliği · tahkim sözleşmesi · tek satıcılık sözleşmesi · tahkim itirazı · tek satıcılık · tahkim şartı · rücu hakkı · mutabakat
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Jaguar Cars Exports Limited arasında imzalanan 25.06.1985 tarihli «tek satıcılık sözleşmesi» ile davacının Jaguar markalı araçların Türkiye Bölgesinde satışı hususunda «münhasır» yetkili kılındığını, 25.02.2013 tarihli sözleşme ile davalı ...’in Jaguar Cars Exports Limited’in 25.06.1985 tarihli sözleşme ile üstlendiği borçları devraldığını, Jaguar grubunun 21.08.2012 tarihli «fesih» bildirimi ile tek satıcılık sözleşmesini 20.08.2014 tarihi itibariyle şeklen sona erdirmişse de müvekkille çalışmaya devam edeceği yönünde güven oluşturduğunu, ne var ki neticede tek satıcılık «yetkisini» dava dışı şirkete verdiğini, «sulh» görüşmelerinde müvekkilinin haklı taleplerinin kabul edilmediği gibi ICC nezdinde bir «tahkim» davası açılıp Türk Mahkemelerinde iki ayrı tedbir talep edildiğini, müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazandığını, sözleşme ilişkisinin devamı esnasında satılan ürünlerdeki teknik aksaklıklar sebebiyle açılan davalarda müvekkilinin 425.338,58 TL ödemek zorunda kaldığını, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte müvekkilinin stoklarında kalan ve artık bulundurulmaları müvekkilinin ekonomik çıkarlarına hizmet etmeyen toplam 5.594 kalem yedek parça/ stok ürünlerin davalı tarafından geri alınması gerektiğini ileri sürerek şimdilik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca 100.000,00 TL’nin tahsilini, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı ve halen yükümlülük tehlikesi altında bulunduğu tazminatlar sebebiyle rücuen ödenmesi gereken tazminat miktarının tespiti ile 100.000,00 TL’nin tahsilini, yedek parça stokunun davalı yanca geri alınması gerektiğinin tespiti ile 23.314,00 İngiliz Sterlininin tahsilini, anılan meblağlara 01.10.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda (3095 sayılı Kanun) öngörülen «temerrüt faizi» işletilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede «tahkim şartının» açık ve «kesin» olarak yer almadığı, İngiliz Mahkemelerinin de yetkili kılındığını, patalojik tahkim niteliği taşıdığını, davacı adına sözleşmeyi imzalayan ve İngilizce bilmeyen yetkilinin tahkim iradesinin bulunmadığı, 25.02.2013 tarihinde taraflar arasında bir «yenileme» sözleşmesi aktedildiğini, bu yenileme sözleşmesinde yargılama «yetkisinin» İngiliz Mahkemelerinin «münhasır» yetkisine girdiğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm nedeniyle dahi artık tahkim şartının geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, tahkim şartının denkleştirme tazminatı talep hakkının elde edilmesini engellemeyi amaçladığını, üreticiye «rücu hakkı» aynı zamanda doğrudan kanuna dayandığından bu talep bakımından da tahkim şartının ileri sürülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceden vazgeçilemeyecek nitelikteki ve hakkında «emredici» düzenleme bulunan denkleştirme tazminatı talebi hakkında denkleştirme talebine imkan tanımayan veya önceden «feragatı» kabul eden yabancı hukukun yetkili kılınamayacağını, mahkemenin bu konuda değerlendirme yapmadığını, oysa Türk Hukukunu uygulaması gerektiğini, en azından bu talebin Türk Mahkemeleri önünde ileri sürülmesine imkan tanınması gerektiğini, aksi halin 6102 sayılı Kanun’un 122 nci maddesinin dolanılmasına yol açacağını, üreticiye «rücu hakkı» aynı zamanda doğrudan kanuna dayandığından bu talep bakımından da «tahkim şartının» ileri sürülemeyeceğini, üç ayrı talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmede tahkim şartının açık ve «kesin» olarak yer almadığı, İngiliz Mahkemelerinin de «yetkisinin» belirtildiğini, böylece çelişkili biçimde hem tahkimin hem de İngiliz Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davacı adına sözleşmeyi imzalayan ve İngilizce bilmeyen yetkilinin tahkim iradesinin bulunmadığı, 25.02.2013 tarihinde taraflar arasında bir «yenileme» sözleşmesi aktedildiğini, bu yenileme sözleşmesinde yargılama yetkisinin İngiliz Mahkemelerinin «münhasır» yetkisine girdiğinin kararlaştırıldığını, bu hüküm nedeniyle dahi artık tahkim şartının geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, yenileme sözleşmesi ile tahkim «kaydının» kaldırıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Buna göre geçerli bir «tahkim şartının» varlığından söz edebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi ya da telgraf ile üzerinde «mutabakata» varılmış ve bu şekilde ortaya çıkmış «kesin» ve açık bir tahkim iradesi bulunmalıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3729 E. , 2023/7732 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1048 Esas, 2022/397 Karar
DAVALILAR 1.... (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
2.Seçsan Dorse İmalatı İnşaat Uluslararası Nak. Tic. ve San.A.Ş.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/207 E., 2019/399 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "petline cheetah+şekil", "şekil", "puma+şekil", "puma", "jag+şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "jaguar+şekil", "jaguar+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “seçsan cheetha" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/36713 kod numarasını ... başvuruya müvekkilinin itirazının, 2019-M-1959 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ileri sürerek Türkpatent YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen YİDK kararında davalı şirkete ait marka başvurusunun, dava dışı başka bir itirazcının itirazı kabul edilerek tümden reddedildiği, dolayısıyla davacının itirazının "itirazın konusuz kalması" nedeniyle reddedildiğinden davacının esasa yönelik kanaat içermeyen YİDK kararının iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK’nın müvekkilinin itirazlarını inceleme konusu yapmadan 3. kişinin itirazı ile markanın hükümsüz kılınmasını gerekçe göstererek verdiği kararın yanlış olduğunu, YİDK’nın mahkemeler gibi "esas hakkında karar vermeye mahal olmadığına" dair karar verme yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin itirazını ya ret ya da kabul etmesinin ve bu şekilde de müvekkilinin esas hakkındaki incelemeyi mahkemede tartışma hakkının doğmasının gerektiğini, bu şekilde müvekkilinin Anayasal hak arama hakkının engellendiğini, ayrıca Markalar Dairesinin tarafların markalarının mal ve hizmet gruplarının farklı olduğu gerekçesinin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine dair 29.11.2018 tarihli Markalar Dairesi kararında aynı zamanda dava dışı Jaguar Land Rover Ltd.'in itirazının kabul edilerek davalı şirketin marka tescil başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddine karar verildiği, bu karara karşı davalı başvuru sahibi tarafından itiraz edilmediğinden YİDK karar tarihi itibariyle Markalar Dairesi kararının kesinleşmiş bulunduğu, dolayısıyla YİDK'in dava konusu 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı kararı ile davacının itirazının konusuz kaldığının tespitine, esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı, mahkeme kararının gerekçe kısmında dava konusu YİDK kararının 17.05.2019 tarih ve 2019-M-4162 sayılı karar olarak belirtilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı, zira bu son YİDK kararının, 09.03.2019 tarih ve 2019-M-1959 sayılı YİDK kararındaki maddi hatanın giderilmesine ilişkin olup 09.05.2019 dava tarihi itibariyle henüz bu kararın verilmemiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h ) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003569600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz