6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR'de süresiz hasar ihbarı ve ihtirazi kayıtsız teslimin karine etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/208 E. 2022/878 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Rücuen tahsil (CMR taşıma - sigorta halefiyeti) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR taşımasında, taşıyıcıya usulüne uygun ve süresinde hasar ihbarında bulunulmaması veya taşıma senedinde ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim aldığına karine teşkil eder; alıcı/davacı bu karinenin aksini ispatlamak zorundadır. Emtianın 'kontrol altında teslim alındığı' kaydıyla ve hasar notu olmaksızın teslim edildiği sabitse, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği ispatlanamamış demektir. Bu durumda sigortacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme, TTK 1472 anlamında halefiyet hakkı doğuran bir ödeme değil, lütuf ödemesi sayılır ve sigortacının rücu hakkı (aktif dava ehliyeti) doğmaz.

Ele alınan sorunlar

CMR 30 kapsamında süresiz hasar ihbarı ve ihtirazi kayıtsız tesliminin ispat yüküne etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, taşıma senedine hasar kaydı düşülmemesinin malın hasarsız teslim alındığını göstermeyeceğini, ihbar süresine uyulmamasının hak kaybına sebep olmayıp sadece ispat külfetini değiştireceğini, ekspertiz raporu ve fotoğraflardan hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin anlaşıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 30. maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun ve süresinde bildirimde bulunulmaması veya taşıma senedinde ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim aldığına karine teşkil eder; bu karine alıcının dava hakkını ortadan kaldırmaz, ancak alıcı karinenin aksini ispat etmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğuna başvurabilir. Somut olayda emtia 15/10/2019'da taşımaya alınmış, 16/10/2019'da Makedonya taşıması yapılmış, 19/10/2019'da alıcıya teslim edilmiş; hasar ihbarı ise CMR m.30'daki 7 günlük süre geçtikten sonra 20/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Taşıma senedinde emtianın alıcı firmaya 'received under inspection - yük kontrol altında teslim alındığı' kaydıyla, hasar notu bulunmaksızın teslim edildiği sabittir. Emtiaların alıcıya denetim ve kontrolleri yapılarak teslim edildiği anlaşıldığına göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafından ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sigortacının lütuf ödemesi nedeniyle TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkı kazanıp kazanmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, sigortalının hasarı tespit edip tutanak altına aldığını, alıcı firmanın borcundan hasar bedelini düştüğünü belirterek hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ve dolayısıyla halefiyet hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir; sigortacı ancak sigortalısının üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. Hasarın taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafından ispatlanamadığından, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödeme lütuf ödemesi niteliğindedir ve lütuf ödemesi halefiyet hakkı vermez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, CMR 30 kapsamında ihtirazi kayıtsız ve kontrol altında teslim ile süresinde yapılmayan hasar ihbarının, alıcının yükü hasarsız teslim aldığına karine oluşturduğu ve bu karinenin aksinin ispatlanamaması halinde sigortacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi sayılarak TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkı doğurmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer CMR taşıma-sigorta rücu davalarında ispat yükü dağılımı açısından ikna edici (bağlayıcı olmayan) bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet (dava ehliyeti)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu CMR madde 30 hasar ihbarı ihtirazi kayıt halefiyet TTK 1472 lütuf ödemesi aktif husumet rücuen tahsil ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · CMR — CMR 30

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/208

KARAR NO 2022/878

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/10/2021

NUMARASI 2020/760 Esas 2021/889 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/06/2022

Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirkete Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait emtianın davalı tarafından yapılan taşıma esnasında ağır şekilde hasarlandığını, hasar sebebiyle sigortalıya 05/06/2020 tarihinde 7.038,74-TL hasar tazminatı ödendiğini belirterek ödeme nedeniyle 7.038,74-TL'nin davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; iddia edilen hasara ilişkin müvekkiline ihbar yapılmadığını, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacının halefiyet hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, zarar iddiası ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini, iddia edilen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı şirkete sigortalı şirkete ait emtianın, davalı tarafça taşınması sırasında zarar gördüğü iddiasına dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle ilgili açılan davada, taşımada yükün 15/10/2019 tarihinde taşımaya alındığı, 16/10/2019 tarihinde, Makedonya'ya taşımasının yapıldığı, igortalının hasar bildiriminin 20/12/2019 tarihli olduğu, bu haliyle hasar ihbarının CMR 30 gereği 7 iş günü içinde yapılmadığı, davacı tarafça, hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin ispatlanamadığı, davacının 19/10/2019 tarihinde tam ve sağlam yük teslimini tevsik eden CMR senedine karşın sigortalının zararı ispatlayamamasına ve CMR 30 gereği süresinde ihbar bildirimi yapılmamasına rağmen yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olduğu ve TTK 1472.maddesi kapsamında davacının, halefiyet hakkını kazanamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taşıma senedine malın hasarlı olduğuna dair ihtirazi kayıt düşülmediğini, bu nedenle malın taşıyıcı tarafından hasarsız olarak teslim alındığını kabul etmek gerektiği, ekspertiz raporunda emtialardaki hasarın taşıma esnasında meydana gelen olağan sarsıntılar sonucu araç içerisindeki muhtelif emtiaların birbirine çarpması sebebi ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu hususun fotoğraflardan anlaşıldığını, bu nedenle hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini kabul etmek gerektiğini, ihbar süresine uyulmamasının hak kaybına sebep olmayacağını, sadece ispat külfetinin yer değiştireceğini, dosyadaki delillerden hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin sabit olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının hasarı 22/10/2019 tarihinde tespit edip tutanak altına aldığını, yine alıcı ...

firmasının borcundan hasar bedelini düştüğünü, bu hususun hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini gösterdiğini, bu nedenle müvekkilinin halefiyet hakkını kazandığını ve aktif dava ehliyetinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, nakliyat emtia sigortası kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye-Makedonya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına ait emtianın Makedonya'da yerleşik alıcı ... firmasına taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, emtialarda hasar tespit edilmesi üzerine, sigortalıya 7.034,74-TL hasar ödemesi yapıldığını, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ileri sürerek rücuen alacak isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, süresinde yapılan hasar ihbarı bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, zararın ispat edilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ise, hasar ihbarının süresinde yapılmadığı, bu nedenle davacının hasarın taşıma sırasında meydana geldiği karinesinden yararlanamayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediği, davacının halefiyet hakkı kazanamadığı, aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

CMR'nin 30. maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun süresinde bildirimde bulunulmaması veya taşıma senedinde ihtirazı kayıt ileri sürülmemesi alıcının yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim aldığına karine teşkil edecek olup, alıcının dava hakkını ortadan kaldırmaz. Alıcı bu karinenin aksini ispat etmek suretiyle taşıyıcının sorumluluğuna başvurabilir. Somut olayda, taşıma konusu emtianın 15/10/2019 tarihinde taşımaya alındığı, 16/10/2019 tarihinde çıkış yapılarak Makedonya taşımasının yapıldığı, 19/10/2019 tarihinde ise alıcı ... firmasına teslim edildiği, hasar ihbarının ise CMR m.30'da öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 20/12/2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.Taşıma senedinde emtianın alıcı firmaya "received under inspection - yük kontrol altında teslim alındığı" kaydı ile teslim edildiği, hasar notu bulunmadığı sabittir.

Emtiaların alıcıya denetim ve kontrolleri yapılarak teslim edildiği anlaşıldığına göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafından ispatlanamamıştır. Bu durumda davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan lütuf ödemesi, halefiyet hakkı vermeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/100323 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.