Madde 1440 — fff) Caymanın şekli ve süresi
(1) Caymanın, sigorta ettirene bir beyanla yöneltilmesi şarttır.
(2) Cayma, onbeş gün içinde sigorta ettirene bildirilir. Bu süre sigortacının bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
Cayma, bozucu bir inşai hak olduğundan, caymanın da sigorta ettirene bir beyanla yöneltilmesi gerekir. Cayma beyanı, sözleşmeyi sona erdiren bir durum olduğundan bu hakkın belli bir süre içinde kullanılması gerekir. 6762 sayılı Kanunun 1290 ıncı maddesinde bu süre mal sigortaları için bir ay, 1368 inci maddesinde ise deniz rizikolarına karşı sigortalar için bir hafta olarak öngörülmüştür. İşlerde, kesinliğin sağlanması amacıyla 1290 ıncı maddesinde öngörülen bir aylık süre uzun olarak değerlendirildiğinden, Taslağın bu maddesi ile sürenin, sigorta türü ne olursa olsun, bir hafta olacağı hüküm altına alınmıştır. Doğal olarak, sürenin başlangıcı da durumun öğrenildiği tarih olacaktır.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı — tam metin
m.1291 2. Sigorta müddeti içinde: kismen — Sigorta genel ↔ Umumi + Mal umumi hükümler
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
İlişkili kararlar
Bu maddeyi anan içtihatlar (arşiv)
Yayın arşivinden derlendi (kararın atıf yaptığı mevzuattan otomatik); anonimleştirilmiş, editör onayından ayrıdır.
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Bir sigorta poliçesinde 'sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne aykırılığı hâlinde sigortacının sözleşmeden cayma hakkı, ihlali öğrenmesinden itibaren kanundaki onbeş gün yerine beş gün içinde kullanılmalıdır' şeklinde bir hüküm yer almaktadır. TTK m.6 açısından bu hükmün hukuki geçerliliğine ilişkin en doğru değerlendirme hangisidir?
- Hüküm geçersizdir; TTK m.6 hem zamanaşımı sürelerini hem de hak düşürücü süreleri kapsar.
- Hüküm geçersizdir; sigorta alanında tüm süreler emredici nitelikte olup kısaltılamaz.
- Hüküm geçersizdir; TTK m.6'nın yanı sıra TBK m.26 da bu tür sözleşme hükümlerini açıkça yasaklamaktadır.
- Hüküm geçerlidir; sigorta sözleşmelerinde tüm süreler taraflarca serbestçe kısaltılabilir.
- Hüküm geçerli olabilir; TTK m.6 yalnızca zamanaşımı sürelerini kapsar, cayma hakkı için öngörülen süre zamanaşımı değil hak düşürücü nitelikte ise m.6 doğrudan uygulanmaz.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: E
TTK m.6'nın lafzı açıkça 'zamanaşımı süreleri'nden söz eder; hak düşürücü süreler bu maddenin doğrudan kapsamında değildir. TTK m.1440/2'de öngörülen onbeş günlük cayma süresi hak düşürücü nitelikte olduğundan, sözleşme hükmünün geçerliliği TTK m.6 kapsamında değil, ilgili özel hüküm ve sigorta hukukundaki emredicilik denetimi (TTK m.1452) çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-1440 — erişim: 18.08.2026