6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Madde 1337 — II - Yabancılık unsuru taşımayan hâller

(1) 1992 tarihli Sorumluluk ve Fon Sözleşmeleri, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır.

Madde gerekçesi

Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.

Bu maddede, 1992 tarihli Sözleşmelerin uygulanması için yabancılık unsurunun aranmadığı, yani Sözleşmelerin, tümüyle ulusal nitelikteki kirlenme hallerinde de uygulanacağı açıklanmıştır. Bu ilke, Almanya’da da 1969 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi için kabul edilmiştir. Yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklarda bu Sözleşmeler uygulanmazsa, Türk bayraklı bir tankerin Türkiye’de yolaçtığı kirlenme zararında, 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi uyarınca sigortacıya ve 1992 tarihli Fon Sözleşmesi uyarınca Uluslararası Tazminat Fonuna doğrudan müracaat hakları, Türk vatandaşlarından esirgenmiş olur. Üstelik 1997 yılında meydana gelen “TPAO” kazası gibi, hem Türk vatandaşlarının hem de yabancıların zarar gördüğü hallerde, iki farklı rejim (üstelik de Türk vatandaşlarının aleyhine) uygulanacaktır. Dolayısıyla her iki Sözleşmenin, “yabancılık unsuru” aranmaksızın, düzenledikleri bütün hallerde uygulanması gereklidir. Esasen, her iki Sözleşme de zaten, böyle bir unsur aramadan, uygulama alanlarını tayin etmiştir (II nci ve 3 üncü maddeler). Dolayısıyla, doğrudan Sözleşme metinlerine göre de “yabancılık unsuru” aranmaz. Bu nedenle, Tasarıda yer verilen hüküm, Sözleşmelerin kabul ettiği ilkeyi tasrih etmektedir.

Kaldı ki, 1992 tarihli Fon Sözleşmesi tahtında doğrudan Fon’a yöneltilecek talepler bakımından, “yabancılık unsuru” daima oluşur. Çünkü Fon İdaresinin yerleşim yeri Londra’dır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu

Eski TTK (6762) karşılığı

m.None yeni hukum — Sorumluluğun sınırlanması/petrol kirliliği — büyük ölçüde yeni (uluslararası konvansiyon)

Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.

İlişkili kararlar

Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.

Güncel gelişmeler

Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.

Kendinizi test edin

Kapsam · 1992 sözleşmelerinin iç ilişkilerde uygulanması

Türk bayraklı bir tankerin Türk karasularında yol açtığı petrol kirliliği nedeniyle, iki Türk şirketi arasındaki uyuşmazlıkta MÖHUK m.1/1 anlamında yabancılık unsuru bulunmamaktadır. TTK m.1337 karşısında bu uyuşmazlıkta hangi rejim uygulanır?

  1. 1992 tarihli sözleşmeler uygulanmaz; zarar TBK'nın haksız fiil hükümlerine göre tazmin edilir.
  2. 1992 tarihli sözleşmeler yalnızca sorumluluk sınırı bakımından ve kıyasen uygulanır.
  3. Uyuşmazlığa 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Sözleşmesi uygulanır.
  4. 1992 tarihli Sorumluluk ve Fon Sözleşmeleri bu uyuşmazlığa da uygulanır.
  5. Sözleşmelerin uygulanabilmesi için tarafların bu yönde açıkça anlaşmış olmaları gerekir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: D

TTK m.1337, 1992 tarihli Sorumluluk ve Fon Sözleşmelerinin, MÖHUK m.1/1 anlamında yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanacağını hükme bağlar. Böylece salt iç ilişkilerde farklı, milletlerarası ilişkilerde farklı bir tazmin rejimi doğması önlenmiş; kirlenme zararında tek rejim sağlanmıştır. (Aynı çözüm, sorumluluğun sınırlanması bakımından m.1329'da benimsenmiştir.)

Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-1337 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.