YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4213 E. 2024/599 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ karine↗ davanın konusu↗ mükerrerlik↗ ticaret unvanı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/333 E., 2019/304 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... kişinin 2017/04515 sayılı "PROMOLOTTO" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından "LOTTO" ibareli tanınmış markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvurunun esas unsurunu, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturan ve müvekkili adına marka olarak tescilli "lotto" ibaresinin oluşturduğunu, başvuruda farklı olarak yer ... "promo" ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçe’de "reklam" anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin ... yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretten haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin ticari itibarına zarar da verebileceğini, bu bakımdan hangi emtia ve hizmet sınıfı için olursa olsun başvurunun reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka oldukları gibi aynı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında da "toplumda belirli bir tanınmış seviyesine ulaşmış" markalardan olduğunu, davalının Türkiye’de ve dünyada tanınmış bir marka olan “Lotto” markasından habersiz olduğunun söylenemeyeceğini, davalının müvekkilinin haklı olarak elde ettiği şöhretinden yararlanmak amacıyla böyle bir marka müracaatında bulunmasının aynı zamanda davaya konu başvurunun kötü niyetli bir marka başvurusu olduğuna da karine teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’in 2017-M-6014 sayılı itirazın kısmen reddine dair kararının iptaline, 2017/04515 başvuru nolu "Promolotto" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tescilini engellemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "PROMOLOTTO" ibareli marka başvurusu ile davacının "LOTTO" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru markasında bırakılan mallar ve hizmetler yönünden mal/hizmet benzerliği ... oluşmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası maddesi anlamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusundaki ibare ile davacının ticaret unvanı da aynı olmadığı için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında koşullarının da gerçekleşmediği, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın asli unsurunun, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını ve tanınmış markasını oluştuan "Lotto" ibaresi ile aynı olduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ile 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkilinin ticaret unvanının koruma altında olduğunu, davaya konu markayı gören tüketicilerin, mezkur marka her ne emtia ve hizmet sınıfı için kullanılırsa kullanılsın, markanın kullanıldığı emtianın/hizmetin kesin bir biçimde müvekkilinin işletmesi ile doğrudan bir ilişkisi olduğunu zannedeceklerini ve markayı kesin olarak müvekkilinin işletmesi ile ilişkilendireceklerini, dava konusu markanın taşıdığı anlam ve markanın doğrudan müvekkilinin ticaret unvanını ifade etmesi karşısında, tüketicilerin, müvekkilinin, dava konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından da faaliyette bulunduğunu zannedeceklerini, davalının son derece haksız olarak tüketicilerin bu zannını ticari anlamda istismar edebileceğini ve müvekkilinin ... yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretinden haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin ticari itibarına zarar da verebileceğini, bu bakımdan dava konusu markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini kapsaması halinde, kişi isminin, markalar gibi belirli bir emtia veya sınıf sınırlamasına tabi olması gibi bir durum da söz konusu olmadığı için, marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi gerektiğini, dava konusu marka kapsamında bırakılan emtia ile müvekkilinin markası kapsamında yer ... emtia arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu marka kapsamında bırakılan 9 uncu sınıf mallar ile müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 2004/26417 sayılı markası kapsamında bulunan emtianın ve özellikle optik mallarının birbiri ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin 2012/36314 sayılı markasının 14 üncü sınıfta yer ... ve ölçme aletleri olan; "...kronometreler, kronometrik aletler" mallarını kapsadığını, dava konusu marka kapsamında da, bir çeşit ölçme aletleri olan "Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar v.s.; taşıt göstergeleri ve bunların satış hizmetleri"nin bulunduğunu, anılan emtia farklı sınıflarda yer alsa da, taraflara ait markaların esas itibariyle "ölçme aletleri" için tescilli olduğu dikkate alındığında, markalar arasında yine de iltibas tehlikesinin mevcut olduğunun kabulünün gerektiğini, Ankara 4. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/43 E. 2010/492 K. sayılı kararı ile müvekkilinin 9 ve 18 ... sınıfta tescilli 2004/26417 sayılı markasının tanınmış marka olduğu, bu nedenle o davada dava konusu edilen marka kapsamında yer ... 16 ncı sınıf emtia ve bu emtianın satışına ilişkin olan 35 ... sınıf hizmetler yönünden reddinin yerinde bulunmadığını, müvekkilinin Lotto ibareli markalarının tanınmış olduğu yönünde mahkeme kararları bulunduğu gibi sadece tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden değil, mal ve hizmet sınırlaması olmaksızın, genel tüketici kitlesi tarafından iyi tanınıp bilinen bir marka olup, Paris Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesi anlamında tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, somut olayda tüm mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... kişinin 18.01.2017 tarihinde "PROMOLOTTO" ibaresinin 9, 16, 35, 36 ve 41 nci sınıflarda tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacının "LOTTO" ibareli markalarına dayalı olarak karıştırılma ihtimali, diğer fikri haklar, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, davacı yanca bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiği ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca başvuru kapsamından 9,35 ve 41 ... sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığı, diğer itirazların ise reddedildiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının "Lotto" ibareleri markaları, "spor giysileri ve ayakakkabıları" emtiasında tanındığı, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/682 E. ve 2005/718 K. sayılı ilamında, davacının "Lotto" ibareli markasının, coğrafi sınır, yaş, kültür farkı gözetilmeksizin tüm insanlar tarafından reflesk halinde hemen hatırlanan, dünya çapında tanınmış bir marka olduğunun tespit edildiği, bu kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2006/3486-2007/6374 E. K. sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme istemi de reddedilerek kesinleştiği, dava konusu "PROMOLOTTO" ibareli başvurunun, davacının itirazına mesnet tanınmış markasının esas unsuru olan "Lotto" ibaresini aynen barındırdığı, markada yer ... "PROMO" ibaresinin Türkçe'de "promosyon ve reklam" anlamlarına geldiği ve ayırt edicilikte geri planda kaldığı, bu haliyle taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, davacı markasının yüksek düzeyli tanınmışlığı da gözetildiğinde, dava konusu marka kapsamında farklı olarak yer ... 9, 16, 35, 36 ve 41 ... sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların davacı yararına oluştuğunun kabulü gerektiği, davacı markalarının yüksek tanınmışlığı dikkate alındığında, dava konusu başvurunun belirtilen mal ve hizmetlerde kullanılması halinde, davacının tanınmış markalarını ... tüketici, bildiği ve güvendiği markayı, davacının farklı alanlarda da üretim ve satışını yaptığı veya hizmet sunduğu alanlarda kullandığını düşünerek, dava konusu markayı taşıyan mal ve hizmetleri satın alabileceğinden, davacı markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmasına, sonradan tescil olunan dava konusu marka sahibinin, davacı markası ile aynı kalite ve güveni tesis eden malı ve hizmeti sunamaması durumunda ise davacının tanınmış markalarının itibarının sarsılmasına neden olacağı gibi dava konusu markanın fazla sayıda farklı mal ve hizmetlerde kullanılması davacının tanınmış markasının ayırt ediciliğine de zarar verebileceğinden, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar davacı taraf, ticaret unvanı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının ticaret unvanının dava konusu başvurunun kapsamında yer ... mal ve hizmetlerde fiilen kullanıldığı ispat edilemediğinden, bu mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince, başvuru kapsamında yer ... 9 uncu sınıftaki "giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler)" malları ile bu malların satışına özgü 35 ... sınıfın beşinci alt grubundaki mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, bunun dışında başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların davacı yararına gerçekleştiği nazara alınarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, iltibas tehlikesinin oluşması için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi gerektiğini, YİDK kararındaki tespitlerin hukuka uygun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, taraf marka işaretleri arasında kısmi benzerlik bulunsa da tescil kapsamlarında yer ... emtianın farklı olduğunu ileri sürerek başvuru kapsamında kalan emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tescilini engellemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Diğer davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yine aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında da bir aykırılığın bulunmadığını, davacının bu maddeye dayanarak yaptığı itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında Paris sözleşmesinin 1 ... mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceğinin düzenlendiğini, davacıya ait markaya ilişkin tanınmış marka kaydı bulunmadığını, istinaf mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6550 E. 2023/1335 K.
Ortak:ticari itibar · karine · davanın konusu · mükerrerlik · ticaret unvanı · taşıyan · ayırt edicilik · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… yılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların davacı yararına oluştuğunun kabulü gerektiği, davacı markalarının yüksek tanınmışlığı dikkate alındığında, «dava konusu» başvurunun belirtilen mal ve hizmetlerde kullanılması halinde, davacının tanınmış markalarını ... tüketici, bildiği ve güvendiği markayı, davacının farklı alanlarda da üretim ve satışını yaptığı veya hizmet sunduğu alanlarda kullandığını düşünerek, dava konusu markayı «taşıyan» mal ve hizmetleri satın alabileceğinden, davacı markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmasına, sonradan tescil olunan dava konusu marka sahibinin, davacı markası ile aynı kalite ve güveni tesis eden malı ve hizmeti sunamaması durumunda ise davacının tanınmış markalarının itibarının sarsılmasına neden olacağı gibi dava konusu markanın fazla sayıda farklı mal ve hizmetlerde kullanılması davacının tanınmış markasının «ayırt ediciliğine» de zarar verebileceğinden, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar davacı taraf, «ticaret unvanı» nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının ticaret unvanının dava konusu başvurunun kapsamında yer ... mal ve hizmetle …
"promo" ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçe’de "reklam" anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle «ayırt edicilik» vasfının bulunmadığını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin ... yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretten haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin «ticari itibarına» zarar da verebileceğini, bu bakımdan hangi emtia ve hizmet sınıfı için olursa olsun başvurunun reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka oldukları gibi aynı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında da "toplumda belirli bir tanınmış seviyesine ulaşmış" markalardan olduğunu, davalının Türkiye’de ve dünyada tanınmış bir marka olan “Lotto” markasından habersiz olduğunun söylenemeyeceğini, davalının müvekkilinin haklı olarak elde ettiği şöhretinden yararlanmak amacıyla böyle bir marka müracaatında bulunmasının aynı zamanda davaya konu başvurunun kötü niyetli bir marka başvurusu olduğuna da «karine» teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’in 2017-M-6014 sayılı itirazın kısmen reddine dair kararının iptaline, 2017/04515 başvuru nolu "Promolotto" ibareli markanın hük …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» markanın asli unsurunun, müvekkilinin «ticaret unvanının» çekirdek kısmını ve tanınmış markasını oluştuan "Lotto" ibaresi ile aynı olduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ile 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkilinin ticaret unvanının koruma altında olduğunu, davaya konu markayı gören tüketicilerin, mezkur marka her ne emtia ve hizmet sınıfı için kullanılırsa kullanılsın, markanın kullanıldığı emtianın/hizmetin «kesin» bir biçimde müvekkilinin işletmesi ile doğrudan bir ilişkisi olduğunu zannedeceklerini ve markayı kesin olarak müvekkilinin işletmesi ile ilişkilendireceklerini, dava konusu markanın taşıdığı anlam ve markanın doğrudan müvekkilinin ticaret unvanını ifade etmesi karşısında, tüketicilerin, müvekkilinin, dava konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından da faaliyette bulunduğunu zannedeceklerini, davalının «son» derece haksız olarak tüketicilerin bu zannını ticari anlamda istismar edebileceğini ve müvekkilinin ... yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretinden haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin «ticari itibarına» zarar da verebileceğini, bu bakımdan dava konusu markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini kapsaması halinde, kişi isminin, markalar gibi belirli bir emtia veya sınıf sınırlamasına tabi olması gibi bir durum da söz konusu olmadığı için, marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi gerektiğini, dava konusu marka kapsamında bırakılan emtia ile müvekkilinin markası kapsamında yer ... emtia arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu marka kapsamında bırakılan 9 uncu sınıf mallar ile müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 2004/26417 sayılı markası kapsamında bulunan emtianın ve özellikle optik mallarının birbiri ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin 2012/36314 sayılı markasının 14 üncü sınıfta yer ... ve ölçme aletleri olan; "...kronometreler, kronometrik aletler" mallarını kapsadığını, dava konusu marka kapsamında da, bir çeşit ölçme aletleri olan "Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar «dahil» ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, p …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda «ticaret unvanının» çekirdek unsuru da olan "Lotto" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “Shop&Lotto” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım emtianın çıkarıldığını, oysa «dava konusu» markanın ticaret unvanlarının çekirdek unsuru ve tescillli markalarındaki "Lotto" ibaresinin aynen yer aldığını,“Lotto ve Alışveriş /Lotto Dükkanı” anlamına gelen davaya konu markayı gören tüketicilerin davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle rahatlıkla ilişkilendirilebilecek türde mal ve hizmetler olduğunu, müvekkiline ait markaların 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka oldukları gibi, 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında “toplumda belirli bir tanınmış seviyesine ulaşmış” markalardan olduğunu, özgün şeklin esas unsur oluşturduğu 85432 nolu “Lotto + şekil” den oluşan markanın, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2004/862 E.-2005/718 K. sayılı ilamı ile “tanınmış marka” kabul edildiğini, mezkur kararın Yargıtay tarafından da “markanın tanınmışlığı” benimsenerek onandığını ve kararın kesinleştiğini, davalının Türkiye’de ve dünyada tanınmış bir marka olan “Lotto” markasından bihaber olduğunun söylenemeyeceğini, davalının davacı müvekkilin işletme ve markasını ticaret hayatında uzun yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği şöhretinden yararlanmak amacıyla böyle bir marka müracaatında bulunmasının aynı zamanda davaya konu başvurunun «kötüniyetli» bir marka başvurusu olduğuna da «karine» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2017-M-11026 sayılı kararının iptali ve dava konusu 2017/04547 başvuru nolu “Shop&Lotto” ibaresinden oluşan markanın hükümsüzlüğünü …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» markanın asli unsurunun müvekkilinin «ticaret unvanının» ve tanınmış markasını oluşturan "Lotto" ibaresi ile aynı olduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkilinin ticaret unvanının koruma altında olduğunu, “Lotto" ve "Alışveriş /Lotto Dükkanı” anlamına gelen davaya konu markayı gören tüketicilerin, mezkur marka her ne emtia ve hizmet sınıfı için kullanılırsa kullanılsın, markanın kullanıldığı emtianın/hizmetin «kesin» bir biçimde müvekkilinin işletmesi ile doğrudan bir ilişkisi olduğunu zannedeceklerini ve işletmesi ile ilişkilendireceklerini, davalının «son» derece haksız olarak tüketicilerin bu zannını ticari anlamda istismar edebileceğini ve davacının uzun yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretinden haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin «ticari itibarına» zarar da verebileceğini, bu bakımdan dava konusu markanın tüm mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu marka kapsamında bırakılan emtialar ile müvekkilinin markası kapsamında yer alan emtialar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu marka kapsamında bırakılan 9. sınıf emtia ile ile müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 2004/ 26417 sayılı markası kapsamına bulunan emtiaların ve özellikle optik mallarının birbiri ile ilişkinlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin 2012/36314 sayılı markasının 14. sınıfta yer alan ve ölçme aletleri olan; "...kronometreler, kronometrik aletler" için bulunduğunu, dava konusu marka kapsamında da, bir çeşit ölçme aletleri olan " Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar «dahil» ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, p …
Hukuk Dairesi'nin 2011/4385 E.-2012/10856 K. sayılı ilamı ile onandığı, somut olay bakımından da, «dava konusu» "Shop&Lotto" ibareli markanın davacının itirazına mesnet tanınmış markasının esas unsuru olan "Lotto" ibaresini aynen barındırması ve markada yer alan "shop" ibaresinin Türkçe'de "dükkan" anlamına gelip mal ve hizmetin verildiği yere işaret etmesi karşında "Lotto" ibaresinin dava konusu markada da asli unsur olarak yer almasının eş deyişle taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, dava konusu marka kapsamında farklı olarak yer alan ve yukarıda ayrıntısına yer verilen 9, 16, 35 , 36 ve 41. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların davacı yararına oluştuğunun kabulünün gerektiği, zira davacı markalarının yüksek tanınmışlığı gözetildiğinde; dava konusu markanın belirtilen mal ve hizmetlerde kullanması halinde, davacının tanınmış markalarını bilen tüketici, dava konusu markadaki "Lotto" ibaresini gördüğünde, bildiği ve güvendiği markayı davacının farklı alanlarda da üretim ve satış yaptığını veya hizmet sunduğunu düşünerek dava konusu markayı «taşıyan» mal ve hizmetleri satın alabileceğinden davacı markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmasına, sonradan tescil olunan dava konusu marka sahibinin, davacı markası ile aynı kalite ve güveni tesis eden malı ve hizmeti sunamaması durumunda ise davacının tanınmış markalarının itibarının sarsılmasına neden olacağı gibi dava konusu markanın fazla sayıda farklı mal ve hizmetlerde kullanılması davacının tanınmış markasının «ayırt ediciliğine» de zarar verebileceğinden mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda bildirilen aksi yöndeki görüşe iştirak etmenin mümkün olmadığı, bu itibarla, mahkemece, dava kon …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irsaliye · ziya · garantörlük · kâr dağıtımı · kötüniyet
Benzer bu kararda… İM nezinde topluluk marka tescili bulunup tümünde kullanılan, hemen hemen her ülkede yazılı ve görsel tanıtım araçlarıyla gerçekleştirilen kuvvetli reklam ve yaygın «dağıtım» ile reklam ve haberlerle davacı teşebbüsüne sıkı sıkıya bağlı olan, ürünlerinin taşıdığı «garanti» ve kalite ile bilinen, coğrafi sınır, yaş, kültür farkı gözetilmeksizin tüm insanlar tarafından reflesk halinde hemen hatırlanan, Paris Sözleşmesinin 1 inci «mükerrer» 6 ıncı ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının tanımladığından öte bir dünya markası olduğu, «dava konusu» "Lotto Sport" ibareli markanın, davacının marka tescil kapsamlarında yer alan mallardan farklı olan 3 üncü sınıf emtia ve 35 inci sınıfta yer alan bir kısım hizmet …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda «ticaret unvanının» çekirdek unsuru da olan "Lotto" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “Shop&Lotto” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım emtianın çıkarıldığını, oysa «dava konusu» markanın ticaret unvanlarının çekirdek unsuru ve tescillli markalarındaki "Lotto" ibaresinin aynen yer aldığını,“Lotto ve Alışveriş /Lotto Dükkanı” anlamına gelen davaya konu markayı gören tüketicilerin davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle rahatlıkla ilişkilendirilebilecek türde mal ve hizmetler olduğunu, müvekkiline ait markaların 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka oldukları gibi, 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında “toplumda belirli bir tanınmış seviyesine ulaşmış” markalardan olduğunu, özgün şeklin esas unsur oluşturduğu 85432 nolu “Lotto + şekil” den oluşan markanın, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2004/862 E.-2005/718 K. sayılı ilamı ile “tanınmış marka” kabul edildiğini, mezkur kararın Yargıtay tarafından da “markanın tanınmışlığı” benimsenerek onandığını ve kararın kesinleştiğini, davalının Türkiye’de ve dünyada tanınmış bir marka olan “Lotto” markasından bihaber olduğunun söylenemeyeceğini, davalının davacı müvekkilin işletme ve markasını ticaret hayatında uzun yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği şöhretinden yararlanmak amacıyla böyle bir marka müracaatında bulunmasının aynı zamanda davaya konu başvurunun «kötüniyetli» bir marka başvurusu olduğuna da «karine» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2017-M-11026 sayılı kararının iptali ve dava konusu 2017/04547 başvuru nolu “Shop&Lotto” ibaresinden oluşan markanın hükümsüzlüğünü …
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tescilli bir marka ile başvuru konusu marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları yanında münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, buna göre benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının 2017/04547 sayılı markasının kapsamındaki 9. sınıftaki "giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler)" emtiası ile 35. sınıftaki "müşterin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler) mallarının bir araya getirilmesi" hizmetleri yönünden davacının önceki tarihli uluslararası 2012/36314 sayılı markasının kapsadığı “sınıf 14: Saatler ve zaman ölçme cihazları” malları ve 2009/63584 sayılı markasının kapsadığı “sınıf 35: “kol saatleri ve cep saatlerinin toptan, perakende ve online satışı hizmetleri” ile karakteristik özellikleri itibarıyla bir arada sunulabilen, birbirini tamamlayan, sıkı ilişki içerisinde olan markalar ya da işletmeler arasında idari ya da ekonomik bir bağ olduğu algısı yaratabilecek, karıştırılabilir benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı, belirtilen mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğunu, bunun dışında «dava konusu» marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet marka kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı bulunduğu, davacı markaları "spor giysiler …
Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, «irsaliyeler», gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4213 E. , 2024/599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/736 Esas, 2022/71 Karar
DAVALILAR 1. ... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu ( TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/333 E., 2019/304 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... kişinin 2017/04515 sayılı "PROMOLOTTO" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından "LOTTO" ibareli tanınmış markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvurunun esas unsurunu, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturan ve müvekkili adına marka olarak tescilli "lotto" ibaresinin oluşturduğunu, başvuruda farklı olarak yer ... "promo" ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçe’de "reklam" anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin ...
yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretten haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin ticari itibarına zarar da verebileceğini, bu bakımdan hangi emtia ve hizmet sınıfı için olursa olsun başvurunun reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka oldukları gibi aynı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında da "toplumda belirli bir tanınmış seviyesine ulaşmış" markalardan olduğunu, davalının Türkiye’de ve dünyada tanınmış bir marka olan “Lotto” markasından habersiz olduğunun söylenemeyeceğini, davalının müvekkilinin haklı olarak elde ettiği şöhretinden yararlanmak amacıyla böyle bir marka müracaatında bulunmasının aynı zamanda davaya konu başvurunun kötü niyetli bir marka başvurusu olduğuna da karine teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’in 2017-M-6014 sayılı itirazın kısmen reddine dair kararının iptaline, 2017/04515 başvuru nolu "Promolotto" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tescilini engellemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "PROMOLOTTO" ibareli marka başvurusu ile davacının "LOTTO" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru markasında bırakılan mallar ve hizmetler yönünden mal/hizmet benzerliği ... oluşmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası maddesi anlamında tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusundaki ibare ile davacının ticaret unvanı da aynı olmadığı için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında koşullarının da gerçekleşmediği, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın asli unsurunun, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını ve tanınmış markasını oluştuan "Lotto" ibaresi ile aynı olduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ile 6769 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkilinin ticaret unvanının koruma altında olduğunu, davaya konu markayı gören tüketicilerin, mezkur marka her ne emtia ve hizmet sınıfı için kullanılırsa kullanılsın, markanın kullanıldığı emtianın/hizmetin kesin bir biçimde müvekkilinin işletmesi ile doğrudan bir ilişkisi olduğunu zannedeceklerini ve markayı kesin olarak müvekkilinin işletmesi ile ilişkilendireceklerini, dava konusu markanın taşıdığı anlam ve markanın doğrudan müvekkilinin ticaret unvanını ifade etmesi karşısında, tüketicilerin, müvekkilinin, dava konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından da faaliyette bulunduğunu zannedeceklerini, davalının son derece haksız olarak tüketicilerin bu zannını ticari anlamda istismar edebileceğini ve müvekkilinin ...
yıllar boyunca haklı olarak elde ettiği ticari şöhretinden haksız bir biçimde yararlanacağını, müvekkilinin ticari itibarına zarar da verebileceğini, bu bakımdan dava konusu markanın tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini kapsaması halinde, kişi isminin, markalar gibi belirli bir emtia veya sınıf sınırlamasına tabi olması gibi bir durum da söz konusu olmadığı için, marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi gerektiğini, dava konusu marka kapsamında bırakılan emtia ile müvekkilinin markası kapsamında yer ... emtia arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu marka kapsamında bırakılan 9 uncu sınıf mallar ile müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 2004/26417 sayılı markası kapsamında bulunan emtianın ve özellikle optik mallarının birbiri ile ilişkilendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin 2012/36314 sayılı markasının 14 üncü sınıfta yer ...
ve ölçme aletleri olan; "...kronometreler, kronometrik aletler" mallarını kapsadığını, dava konusu marka kapsamında da, bir çeşit ölçme aletleri olan "Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar v.s.; taşıt göstergeleri ve bunların satış hizmetleri"nin bulunduğunu, anılan emtia farklı sınıflarda yer alsa da, taraflara ait markaların esas itibariyle "ölçme aletleri" için tescilli olduğu dikkate alındığında, markalar arasında yine de iltibas tehlikesinin mevcut olduğunun kabulünün gerektiğini, Ankara 4.
Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/43 E. 2010/492 K. sayılı kararı ile müvekkilinin 9 ve 18 ... sınıfta tescilli 2004/26417 sayılı markasının tanınmış marka olduğu, bu nedenle o davada dava konusu edilen marka kapsamında yer ... 16 ncı sınıf emtia ve bu emtianın satışına ilişkin olan 35 ... sınıf hizmetler yönünden reddinin yerinde bulunmadığını, müvekkilinin Lotto ibareli markalarının tanınmış olduğu yönünde mahkeme kararları bulunduğu gibi sadece tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden değil, mal ve hizmet sınırlaması olmaksızın, genel tüketici kitlesi tarafından iyi tanınıp bilinen bir marka olup, Paris Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesi anlamında tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, somut olayda tüm mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... kişinin 18.01.2017 tarihinde "PROMOLOTTO" ibaresinin 9, 16, 35, 36 ve 41 nci sınıflarda tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacının "LOTTO" ibareli markalarına dayalı olarak karıştırılma ihtimali, diğer fikri haklar, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, davacı yanca bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiği ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca başvuru kapsamından 9,35 ve 41 ... sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığı, diğer itirazların ise reddedildiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının "Lotto" ibareleri markaları, "spor giysileri ve ayakakkabıları" emtiasında tanındığı, Ankara 1.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/682 E. ve 2005/718 K. sayılı ilamında, davacının "Lotto" ibareli markasının, coğrafi sınır, yaş, kültür farkı gözetilmeksizin tüm insanlar tarafından reflesk halinde hemen hatırlanan, dünya çapında tanınmış bir marka olduğunun tespit edildiği, bu kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2006/3486-2007/6374 E. K. sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme istemi de reddedilerek kesinleştiği, dava konusu "PROMOLOTTO" ibareli başvurunun, davacının itirazına mesnet tanınmış markasının esas unsuru olan "Lotto" ibaresini aynen barındırdığı, markada yer ... "PROMO" ibaresinin Türkçe'de "promosyon ve reklam" anlamlarına geldiği ve ayırt edicilikte geri planda kaldığı, bu haliyle taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, davacı markasının yüksek düzeyli tanınmışlığı da gözetildiğinde, dava konusu marka kapsamında farklı olarak yer ...
9, 16, 35, 36 ve 41 ... sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların davacı yararına oluştuğunun kabulü gerektiği, davacı markalarının yüksek tanınmışlığı dikkate alındığında, dava konusu başvurunun belirtilen mal ve hizmetlerde kullanılması halinde, davacının tanınmış markalarını ... tüketici, bildiği ve güvendiği markayı, davacının farklı alanlarda da üretim ve satışını yaptığı veya hizmet sunduğu alanlarda kullandığını düşünerek, dava konusu markayı taşıyan mal ve hizmetleri satın alabileceğinden, davacı markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanılmasına, sonradan tescil olunan dava konusu marka sahibinin, davacı markası ile aynı kalite ve güveni tesis eden malı ve hizmeti sunamaması durumunda ise davacının tanınmış markalarının itibarının sarsılmasına neden olacağı gibi dava konusu markanın fazla sayıda farklı mal ve hizmetlerde kullanılması davacının tanınmış markasının ayırt ediciliğine de zarar verebileceğinden, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar davacı taraf, ticaret unvanı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının ticaret unvanının dava konusu başvurunun kapsamında yer ...
mal ve hizmetlerde fiilen kullanıldığı ispat edilemediğinden, bu mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince, başvuru kapsamında yer ... 9 uncu sınıftaki "giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler)" malları ile bu malların satışına özgü 35 ... sınıfın beşinci alt grubundaki mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, bunun dışında başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşulların davacı yararına gerçekleştiği nazara alınarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, iltibas tehlikesinin oluşması için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi gerektiğini, YİDK kararındaki tespitlerin hukuka uygun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, taraf marka işaretleri arasında kısmi benzerlik bulunsa da tescil kapsamlarında yer ... emtianın farklı olduğunu ileri sürerek başvuru kapsamında kalan emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tescilini engellemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Diğer davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, yine aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında da bir aykırılığın bulunmadığını, davacının bu maddeye dayanarak yaptığı itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında Paris sözleşmesinin 1 ... mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceğinin düzenlendiğini, davacıya ait markaya ilişkin tanınmış marka kaydı bulunmadığını, istinaf mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999307800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz