Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2330 E. 2024/520 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaya itiraz↗ sınırlı sorumluluk↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ davanın açılmamış sayılması↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ sulh hukuk mahkemesi↗ vade↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ iflas↗ sulh↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.12.2015 tarihli ve 2014/584 E., 2015/669 K. sayılı kararıyla; davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, 2017/4961 E. ve 2019/1368 K. sayılı kararı ile mahkemece dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, derdestliğe konu yapılan ilgili mahkeme kararının incelenmesiyle yetinilerek ve dosya getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.12.2022 tarih, 2019/376 E. ve 2022/668 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Almus Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/13 E. sayılı dosyasında Turhal İcra Müdürlüğü 2008/1735 sayılı dosyası için dava açıldığı ve yetkisizlik kararı verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve bu işlemin yapılmamasının icra dosya açısından derdest bir dava olarak değerlendirilemeyeceği neticesinde derdestlik itirazına itibar edilmediği, dava konusu senetler altındaki imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, davalının yaptığı icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamamasının, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.000,99 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1733 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.858,55 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1734 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.890,52 TL, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 2.437,53 TL ve 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 3.101,58 TL bedelli bonolara ve bu bonolara istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1735 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin derdestlik itirazının reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmayıp davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takiplere konu tüm bonoların asıllarının dosya arasında alınarak gerekli araştırma ve çalışma yapılması gerekirken iki bononun fotokopisi üzerinden rapor aldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyası üzerinden imzaya itirazı olmayan davacının borçlu olmadığına ilişkin başkaca iddiaların dinlenilmesinin hukuki anlamda mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip dosyalarına konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3661 E. 2021/2293 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · iflas
İncelediğiniz kararda… a ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Almus Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/13 E. sayılı dosyasında Turhal İcra Müdürlüğü 2008/1735 sayılı dosyası için dava açıldığı ve «yetkisizlik» kararı verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereği «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği ve bu işlemin yapılmamasının icra dosya açısından «derdest» bir dava olarak değerlendirilemeyeceği neticesinde derdestlik itirazına itibar edilmediği, dava konusu senetler altındaki imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca açılmış olan «menfi tespit» davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve «kötüniyetli» olması gerektiği, davalının yaptığı icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamamasının, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 «vade» tarihli, 2.000,99 TL bedelli bonodan ve bu «bonoya» istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1733 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.858,55 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1734 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.890,52 TL, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 2.437,53 TL ve 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 3.101,58 TL bedelli bonolara ve bu bonolara istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1735 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194». maddesi uyarınca hukuk davaları durduğunda düşme kararı verilemeyeceği, «iflas» kararından sonra «iflas idaresi» muhatap alınarak davanın takip edilmesi gerekirken yazılı şekilde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacının yüzüne karşı görülen oturumda bir sonraki oturum tarihi belli olmasına rağmen davacının belirlenen duruşma gününe iştirak etmediğinden «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği ve yasada öngörülen süre içinde «yenilemediği» gerekçesiyle HMK’nın 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar, Turhal İflas Müdürlüğü’nün 2004/1 sayılı «iflas» dosyasını «temsilen» verdiği «yetki» belgesine istinaden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · işlemden kaldırma · yenileme · yetki · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacının yüzüne karşı görülen oturumda bir sonraki oturum tarihi belli olmasına rağmen davacının belirlenen duruşma gününe iştirak etmediğinden «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği ve yasada öngörülen süre içinde «yenilemediği» gerekçesiyle HMK’nın 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar, Turhal İflas Müdürlüğü’nün 2004/1 sayılı «iflas» dosyasını «temsilen» verdiği «yetki» belgesine istinaden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun «194». maddesi uyarınca hukuk davaları durduğunda düşme kararı verilemeyeceği, «iflas» kararından sonra «iflas idaresi» muhatap alınarak davanın takip edilmesi gerekirken yazılı şekilde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2330 E. , 2024/520 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/376 Esas, 2022/668 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde alacaklısı Turhal Sınırlı ve Sorumlu Pancar Ekicileri Kooperatifi olan icra takipleri yapıldığını, icra takiplerine konu senetlerin hiç birisinde imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, icra takip dosyalarının iptaline, davalının alacağı olmadığı halde yaptığı takiplerin durdurulmasına, davalının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı gerekçeler ile Almus Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın görevsizlik nedeniyle ret edildiğini, görevli mahkemede davasını devam ettirdiğini, aynı konuda dava açılamayacağını, dava hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.12.2015 tarihli ve 2014/584 E., 2015/669 K. sayılı kararıyla; davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, 2017/4961 E. ve 2019/1368 K. sayılı kararı ile mahkemece dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, derdestliğe konu yapılan ilgili mahkeme kararının incelenmesiyle yetinilerek ve dosya getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.12.2022 tarih, 2019/376 E. ve 2022/668 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Almus Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/13 E. sayılı dosyasında Turhal İcra Müdürlüğü 2008/1735 sayılı dosyası için dava açıldığı ve yetkisizlik kararı verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve bu işlemin yapılmamasının icra dosya açısından derdest bir dava olarak değerlendirilemeyeceği neticesinde derdestlik itirazına itibar edilmediği, dava konusu senetler altındaki imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, davalının yaptığı icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamamasının, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.000,99 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1733 E.
sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.858,55 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1734 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.890,52 TL, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 2.437,53 TL ve 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 3.101,58 TL bedelli bonolara ve bu bonolara istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1735 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ...
yönünden derhal durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin derdestlik itirazının reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmayıp davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takiplere konu tüm bonoların asıllarının dosya arasında alınarak gerekli araştırma ve çalışma yapılması gerekirken iki bononun fotokopisi üzerinden rapor aldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyası üzerinden imzaya itirazı olmayan davacının borçlu olmadığına ilişkin başkaca iddiaların dinlenilmesinin hukuki anlamda mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip dosyalarına konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999157100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz