6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2330 E. 2024/520 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaya itiraz sınırlı sorumluluk borçlu olunmadığının tespiti davanın açılmamış sayılması dava şartı yokluğu derdestlik açılmamış sayılma kötü niyet tazminatı bono sulh hukuk mahkemesi vade kötü niyet usulden reddi görevsizlik kararı iflas sulh kötüniyet yetkisizlik kararı menfi tespit eksik inceleme yükleten (shipper) zamanaşımı görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 17.12.2015 tarihli ve 2014/584 E., 2015/669 K. sayılı kararıyla; davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, 2017/4961 E. ve 2019/1368 K. sayılı kararı ile mahkemece dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, derdestliğe konu yapılan ilgili mahkeme kararının incelenmesiyle yetinilerek ve dosya getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 08.12.2022 tarih, 2019/376 E. ve 2022/668 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Almus Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/13 E. sayılı dosyasında Turhal İcra Müdürlüğü 2008/1735 sayılı dosyası için dava açıldığı ve yetkisizlik kararı verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve bu işlemin yapılmamasının icra dosya açısından derdest bir dava olarak değerlendirilemeyeceği neticesinde derdestlik itirazına itibar edilmediği, dava konusu senetler altındaki imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, davalının yaptığı icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamamasının, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.000,99 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1733 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.858,55 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1734 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.890,52 TL, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 2.437,53 TL ve 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 3.101,58 TL bedelli bonolara ve bu bonolara istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1735 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin derdestlik itirazının reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmayıp davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takiplere konu tüm bonoların asıllarının dosya arasında alınarak gerekli araştırma ve çalışma yapılması gerekirken iki bononun fotokopisi üzerinden rapor aldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyası üzerinden imzaya itirazı olmayan davacının borçlu olmadığına ilişkin başkaca iddiaların dinlenilmesinin hukuki anlamda mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takip dosyalarına konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi.

2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3661 E. 2021/2293 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2330 E.  ,  2024/520 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/376 Esas, 2022/668 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; müvekkili aleyhinde alacaklısı Turhal Sınırlı ve Sorumlu Pancar Ekicileri Kooperatifi olan icra takipleri yapıldığını, icra takiplerine konu senetlerin hiç birisinde imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, icra takip dosyalarının iptaline, davalının alacağı olmadığı halde yaptığı takiplerin durdurulmasına, davalının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı gerekçeler ile Almus Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın görevsizlik nedeniyle ret edildiğini, görevli mahkemede davasını devam ettirdiğini, aynı konuda dava açılamayacağını, dava hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 17.12.2015 tarihli ve 2014/584 E., 2015/669 K. sayılı kararıyla; davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, 2017/4961 E. ve 2019/1368 K. sayılı kararı ile mahkemece dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, derdestliğe konu yapılan ilgili mahkeme kararının incelenmesiyle yetinilerek ve dosya getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 08.12.2022 tarih, 2019/376 E. ve 2022/668 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Almus Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/13 E. sayılı dosyasında Turhal İcra Müdürlüğü 2008/1735 sayılı dosyası için dava açıldığı ve yetkisizlik kararı verildiği, tarafların temyiz etmemesi üzerine 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş, ancak sonrasında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve bu işlemin yapılmamasının icra dosya açısından derdest bir dava olarak değerlendirilemeyeceği neticesinde derdestlik itirazına itibar edilmediği, dava konusu senetler altındaki imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, davalının yaptığı icra takiplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamamasının, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.000,99 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1733 E.

sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.858,55 TL bedelli bonodan ve bu bonoya istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1734 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli, 2.890,52 TL, 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 2.437,53 TL ve 10.09.2005 tanzim ve 31.10.2005 vade tarihli 3.101,58 TL bedelli bonolara ve bu bonolara istinaden başlatılan Turhal İcra Dairesinin 2008/1735 E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı ...

yönünden derhal durdurulmasına, yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin derdestlik itirazının reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmayıp davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takiplere konu tüm bonoların asıllarının dosya arasında alınarak gerekli araştırma ve çalışma yapılması gerekirken iki bononun fotokopisi üzerinden rapor aldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra dosyası üzerinden imzaya itirazı olmayan davacının borçlu olmadığına ilişkin başkaca iddiaların dinlenilmesinin hukuki anlamda mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takip dosyalarına konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi.

2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999157100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.