6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dürüst resim ilkesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3969 E. 2024/588 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüst resim ilkesi azınlık hakları bilgi alma hakkı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu kâr payı dağıtımı sorumluluk davası malvarlığına ilişkin dava müteselsil sorumluluk şirket zararı ifa kâr dağıtımı ihtar bilirkişi incelemesi kâr payı esastan ret yönetim kurulu kararı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 392

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin zarara uğratıldığının ileri sürüldüğü dönemde davacının 23.11.2016 tarihine kadar dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlük görevini yürüttüğü, bu tarihten sonra ise 08.11.2017 (dava tarihinden bir ... sonrası) tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu, buna göre davacının kendisinin de iddia ettiği zarara yönelik müteselsil sorumluluğu bulunduğu, dolayısıyla davacının, yönetim kurulu ... ve üyesi olduğu döneme ilişkin diğer şirket yönetiminde bulunan kişilere karşı sorumluluk davası açamayacağı, diğer yandan davacı tarafça ileri sürülen tüm eylemlerin soyut nitelikte olduğu ve hangi tarihleri kapsadığı da somut olarak belirtilmediği gibi somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve 27.09.2018 tarihli açıklama beyanına yönelik dilekçesinde bildirdikleri nedenleri tekrarla şirketin kötü yönetilip zarara uğratıldığını, azınlık haklarının gözetilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince sunulu deliller ışığında davacının iddiaları ile davalı savunmaları değerlendirilerek ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulmuş olduğu, davacının davalılara isnat ettiği eylemlerin soyut nitelikte olduğu, dava dilekçesinin içeriğine dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında mahkemece verilen süreye rağmen davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 392 nci maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma hakkı mevcut olup, davacı tarafından bu yola başvurulmadığı, davalıların hangi tarihteki hangi kusurlu eylem ve davranışları ile şirket zararına neden olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerinde belirttiği hususları tekrarla, deliller toplanmadan karar verildiğini, halbuki iddia edilen tüm usulsüzlüklerin tespiti için şirket defter ve kayıtları, yönetim ve genel kurul kararları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, taraflar arasında görülen davaların celp edilmediğini, dava konusu olayların müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığından sonraki döneme ait olduğunu, sonrasında ise müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını ve müdahale edemez duruma getirildiğini, müvekkilinin denetleme ve yönetime katılma çabalarının sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin görevden alındıktan sonra şirketin yönetim kurulu kararı alınmadan yönetildiğini, şirket yönetiminde bir takım idari ve mali suistimaller yapıldığını, ihmal ve suistimallerin önlenmesinin defaten ihtar edildiğini, davalıların dava dışı şirketteki çoğunluktan kaynaklanan haklarını kötüye kullanmaları neticesinde şirketin ve müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yöneticinin sorumluluğu ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 553'üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13857 E. 2013/13018 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3969 E.  ,  2024/588 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1920 Esas, 2022/384 Karar

DAVALILAR 1....

2.Netlog Lojistik Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... İplikçioğlu

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1004 E., 2019/91 K.

Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğu ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Netlog ... Forwarding Taşımacılık A.Ş.'nin kurucusu olduğunu ve %74 pay oranı ile hâkim hissedar davalı şirket ile yapılan sözleşmeler uyarınca yapılan hisse devirleri sonrasında dava dışı şirkette %24 oranında paya sahip hissedarı olduğunu, dilekçesinde bildirdiği nedenlerle dava dışı şirketin kontrol edilemez ve denetlenemez konuma geldiğini, yönetim kurulu üyeleri olan davalıların dava dışı şirkette çoğunluktan kaynaklanan tüm haklarını kötüye kullanması neticesinde dava dışı şirketin ve dolayısıyla azlık pay sahiplerini zarara uğrattığını, davalıların dava dışı şirketin malvarlığını ve kârlılığını azaltacak eylemlerde bulunduğunu, kâr payı dağıtımı teklifinin genel kurula sunulmadığını ve genel kurul gündemine bu konunun alınmadığını, bilançonun onaylanması amacıyla yapılmış bir yönetim kurulu toplantısı veya kararı olmadığını, finansal tabloların açık net, dürüst resim ilkelerine uygun olmadığını, ayrıca uluslararası muhasebe standartlarına ve ulusal muhasebe satandartlarına uygun mali tablolar olmadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı verdikleri zararlardan sorumlu olduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 50.000,00 TL tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasına konu dönemde davacının müvekkilleri ile birlikte dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak yönetimin en üst kademesinde yer aldığını, dava dışı şirketin sınırsız şekilde yetkilisi olduğunu ve şirketin genel müdürlük görevini ifa ettiğini, bu nedenle şirket ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin açılan davanın usule aykırı olduğunu, diğer yandan davacının yapılan işlemlere itirazının ve muhalefetinin bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin zarara uğratıldığının ileri sürüldüğü dönemde davacının 23.11.2016 tarihine kadar dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlük görevini yürüttüğü, bu tarihten sonra ise 08.11.2017 (dava tarihinden bir ... sonrası) tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu, buna göre davacının kendisinin de iddia ettiği zarara yönelik müteselsil sorumluluğu bulunduğu, dolayısıyla davacının, yönetim kurulu ... ve üyesi olduğu döneme ilişkin diğer şirket yönetiminde bulunan kişilere karşı sorumluluk davası açamayacağı, diğer yandan davacı tarafça ileri sürülen tüm eylemlerin soyut nitelikte olduğu ve hangi tarihleri kapsadığı da somut olarak belirtilmediği gibi somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve 27.09.2018 tarihli açıklama beyanına yönelik dilekçesinde bildirdikleri nedenleri tekrarla şirketin kötü yönetilip zarara uğratıldığını, azınlık haklarının gözetilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince sunulu deliller ışığında davacının iddiaları ile davalı savunmaları değerlendirilerek ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulmuş olduğu, davacının davalılara isnat ettiği eylemlerin soyut nitelikte olduğu, dava dilekçesinin içeriğine dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında mahkemece verilen süreye rağmen davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 392 nci maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma hakkı mevcut olup, davacı tarafından bu yola başvurulmadığı, davalıların hangi tarihteki hangi kusurlu eylem ve davranışları ile şirket zararına neden olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerinde belirttiği hususları tekrarla, deliller toplanmadan karar verildiğini, halbuki iddia edilen tüm usulsüzlüklerin tespiti için şirket defter ve kayıtları, yönetim ve genel kurul kararları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, taraflar arasında görülen davaların celp edilmediğini, dava konusu olayların müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığından sonraki döneme ait olduğunu, sonrasında ise müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını ve müdahale edemez duruma getirildiğini, müvekkilinin denetleme ve yönetime katılma çabalarının sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin görevden alındıktan sonra şirketin yönetim kurulu kararı alınmadan yönetildiğini, şirket yönetiminde bir takım idari ve mali suistimaller yapıldığını, ihmal ve suistimallerin önlenmesinin defaten ihtar edildiğini, davalıların dava dışı şirketteki çoğunluktan kaynaklanan haklarını kötüye kullanmaları neticesinde şirketin ve müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yöneticinin sorumluluğu ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 553'üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999097100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.