6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesindeki araç rehninin tüm kredi borçlarını teminat altına alması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4405 E. 2024/526 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde araç rehninin, borçlunun yalnız taşıt kredisini değil doğmuş ve doğacak tüm kredi borçlarını teminat altına aldığı kararlaştırılmışsa, rehin bütün kredi borçlarının güvencesidir. Rehinle güvence altına alınan alacak araçların değerini aşsa dahi, alacaklı tümünü tahsil edemeyeceği alacak için gereksiz yargı gideri doğurmamak amacıyla dava (talep) değerini araçların tahmini satış/kasko değeriyle sınırlı gösterebilir; bu talep kabul edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Araç rehninin teminat kapsamı ve rehinli alacağın kasko değeriyle sınırlı talep edilmesi → kabul

İddia: Davalı (temyiz eden); taşıt kredisi için tesis edilen araç rehinlerinin genel kredi sözleşmesinin teminatı sayılamayacağını, asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını ve talep edilen %94,5 faiz oranının (akdi faiz %63 iken) fahiş olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinde, araçlar üzerindeki rehnin borçlunun kullandığı taşıt kredileri ile diğer tüm kredilerinden doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı düzenlendiğinden, rehin yalnız taşıt kredisini değil borçlunun tüm kredi borçlarını teminat altına alır. Davacının rehinle güvence altına alınan alacağı gösterilen kasko değerini kat kat aşmaktadır. Alacaklı, rehinli araçların icra dairesindeki satışında kasko değerini aşan bir bedelle satılmasının mümkün olması ve tümünü tahsil edemeyeceği bir alacak için gereksiz yargı giderine yol açmamak amacıyla, dava değerini araçların tahmini satış (kasko) değeriyle sınırlı gösterebilir; bu, kabul edilebilir bir taleptir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesindeki araç rehninin tüm kredi borçlarını teminat altına alması ve rehinli alacağın araç değeriyle sınırlı talep edilebilmesi bakımından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali genel kredi sözleşmesi menkul (araç) rehni rehnin teminat kapsamı kısmi dava / dava değeri icra inkar tazminatı

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6423 E. 2015/7581 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18064 E. 2013/10 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4405 E.  ,  2024/526 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2363 Esas, 2022/655 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2012/777 E., 2018/1002 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredili müşterisi davalı Kar-Teks Tekstil ...Ltd. Şti. lehine kredi kullandırıldığını ve kredilerin teminatını teşkil etmek üzere kredi borçlusuna ait beş adet araç üzerinde rehin tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, borçlu şirkete ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine borçlu şirket aleyhine menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının talep edilen borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin kat tarihi itibariyle 2.350.407,06 TL nakit ve 297.361,03 TL gayrı nakit alacağının bulunduğunu, borçlunun faize yönelik itirazının dayanağının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalının itirazının 200.000,00 TL yönünden iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, alacağın muaccel olmadığını, rehnedilen araçların genel kredi sözleşmesinin teminatı olmadığını, yalnızca taşıt kredisinin teminatı olduğunu, faiz oranının fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı adına döviz kredisi, taksitli araç kredisi, esnek ticari hesap doğrudan borçlandırma kredisi kredili otomatik provizyon sistemi kredisi, teminat mektubu kredisi ve çek karnesi kredisi açıldığı, ödemelerinin zamanında yapılmamış olması nedeni ile davacı tarafından hesabın kat edildiği ve icra takibi başlatıldığı, davanın 200.000,00 TL üzerinden rehinli araçlar yönünden itirazın iptali için açılmış olduğu, dava dilekçesinde rehinli araçların kasko bedelleri toplamı şeklinde beyanda bulunulmuşsa da araçların kasko değerleri hakkında herhangi bir bilgi verilmemiş olması nedeniyle Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu araçların rehin tarihi itibariyle toplam kasko değerinin 171.100,00 TL olduğunun bildirildiği, her ne kadar bilirkişi raporlarında davacının alacağının daha fazla olduğu yönünde görüş bildirilmişse de, davacı tarafın rehinli araçların bedellerini dava konusu yapmış olduğundan araçların rehin tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak davacının davalıdan rehinli araçlar nedeni ile olan alacağının tespit edildiği, ayrıca sözleşmeye göre %94,5 oranında faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 171.100,00 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %94,5 oranında faizi ve faizin %5'i oranında hesaplanacak BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece rehinli araçların takip tarihindeki kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerekirken rehin tarihindeki kasko değerlerinin esas alınmasının hatalı olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin toplam 2.531.146,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 31.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 44 üncü maddesi gereğince rehinlerin tüm kredi alacağının teminatını teşkil ettiğini, müvekkilinin alacağının rehin takibinde talep edilen tutardan çok daha fazla olduğundan 2011 tarihli kasko değerleri toplamının talep edilebileceği yönündeki tespitin haksız olduğunu, davalının alacağa, rehin hakkına ve faiz oranına yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, rehinli araçların takip tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerektiğini savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 2.415.057,87 TL nakit ve 2.531.146,61 TL gayrı nakit alacağı olmak üzere toplam 4.946.204,48 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafça araçların kasko değeri olan 200.000,00 TL alacak için itirazın iptali davasının açıldığı, genel kredi sözleşmesinde araçlar üzerindeki rehnin, davalı ... borçlusunun kullandığı taşıt kredileri ile diğer tüm kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı düzenlendiğinden rehnin davalının tüm kredi borçlarına teminat teşkil ettiği, kasko değeri ile sınırlı olarak talepde bulunulduğu, araç icra dairesinde satışa çıktığında kasko değerini aşan bir bedelle satışının mümkün olduğu, davacının tümünü tahsil edemeyeceği aşikar olan alacak tutarı yerine gereksiz yere daha fazla yargı giderine yol açmamak için açtığı davada araçların tahmini satış değeri kadar bir değer göstermesinin kabul edilebilir bir durum olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının 200.000,00 TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilerek devamına, kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takipteki asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, taşıt kredisi rehinlerinin genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalının itiraz ettiği kat ihtarlarına rağmen davacının takip başlattığını, icra takibinde, takip tarihine kadar hangi tarihten itibaren hangi oranda faiz işletildiğinin takip talebinde belirtilmediğini, talep edilen %94.5 faiz oranının fahiş olduğunu, banka tarafından uygulanan akti faizin %63 olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999043300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2363 E. 2022/655 K.

Kısmi dava değeri kasko bedeli gösterilse de talep tam alacağı kapsar

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde rehnedilen taşınırların, sözleşmeden doğan tüm kredi borçlarının (belirli bir taşıt kredisiyle sınırlı olmaksızın) teminatını oluşturduğu kararlaştırılmışsa, rehin bu borçların tamamını kapsar. Alacaklının gerçek alacağı, açtığı kısmi davada gösterdiği dava değerinden fazla ise ve dava değeri yanına rehinli malın (örn. aracın) kasko/tahmini değeri not düşülmüşse, bu not talebin o değerle sınırlandırıldığı anlamına gelmez; çünkü rehinli malın icra satışındaki gerçek bedeli o değeri aşabilir. Alacaklının, tahsil edemeyeceği aşikâr olan tam alacak tutarı yerine, gereksiz yargı gideri doğurmamak için rehinli malın tahmini satış/kasko değerini dava değeri olarak göstermesi kabul edilebilir olup, bu durum kısmi dava açılmasına ve gösterilen dava değeri üzerinden davanın tümden kabulüne engel oluşturmaz.

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesinde rehnin kredi borçlusunun tüm borçlarını (belirli bir kredi türüyle sınırlı olmaksızın) teminat altına aldığına ve kısmi davada dava değeri yanına rehinli malın tahmini/kasko değerinin not düşülmesinin talebi o değerle sınırlamayacağına ilişkin değerlendirmesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: menkul rehni itirazın iptali kısmi dava genel kredi sözleşmesi taşınır rehninin teminat kapsamı kasko değeri temerrüt faizi icra inkar tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2363

KARAR NO 2022/655

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/12/2018

NUMARASI 2012/777 Esas - 2018/1002 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/04/2022

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili bankanın kredili müşterisi davalı ...Ltd. Şti. lehine kredi kullandırıldığını ve kredilerin teminatını teşkil etmek üzere kredi borçlusuna ait beş adet araç üzerinde rehin tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının 07.05.2012 tarihinde kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, borçlu şirkete Üsküdar ... Noterliği'nin 08/05/2012 tarihli ihtarnamesi ile alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine borçlu şirket aleyhine Ümraniye ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının talep edilen borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini,müvekkilinin kat tarihi itibariyle 2.350.407,06-TL nakit ve 297.361,03-TL gayrı nakit alacağının bulunduğunu,borçlunun faize yönelik itirazının dayanağının bulunmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; rehinli takibe konu edilen araçların yalnızca taşıt kredisi karşılığı rehnedildiğini, müvekkilinin taşıt kredisi borcunun toplam 21.292-TL olmasına karşın 2.000.000-TL üzerinden takip başlatıldığını, davacının rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerekirken Kartal ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, davacı tarafından talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından davalı adına döviz , taksitli araç, esnek ticari hesap, doğrudan borçlandırma , kredili otomatik proviz -yon sistemi, teminat mektubu ve çek karnesi kredisi açıldığı, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeni ile hesabın kat edilerek icra takibi başlatıldığı,200.000-TL alacak için itirazın iptali için açıldığı, dava dilekçesinde rehinli araçların kasko bedelleri toplamı şeklinde beyanda bulunulmuşsa da araçların kasko değerleri hakkında herhangi bir bilgi verilmemiş olması nedeniyle, ... Şirketleri Birliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta rehin tarihi itibariyle toplam kasko değerinin 171.100-TL olduğunun bildirildiği,bilirkişi raporlarında davacı alacağının daha fazla olduğu yönünde görüş bildirilmişse de, davacı rehinli araçların bedellerini dava ettiğinden, araçların rehin tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak alacağın tespit edildiği, sözleşmede temerrüt faiz oranı olarak temerrüt tarihindeki en yüksek banka mevduat faizinin %50 fazlası olarak belirlendiğinden, %63ün%50 ilavesiyle %94,5 oranda faiz talep edebileceği gerekçe -siyle,davalının itirazının 171.100-TL alacak için iptaline %94,5 faiz işletilmesine ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece rehinli araçların takip tarihindeki kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerekirken, rehin tarihi olan Ocak 2011 tarihindeki kasko değerlerinin esas alınmasının hatalı olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin toplam 2.531.146,61-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği 31.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 44. maddesi gereğince rehinlerin tüm kredi alacağının teminatını teşkil ettiğini, müvekkilinin alacağının rehin takibinde talep edilen tutardan çok daha fazla olduğundan 2011 tarihli kasko değerleri toplamının talep edilebileceği yönündeki tespitin haksız olduğunu, davalının alacağa, rehin hakkına ve faiz oranına yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, rehinli araçların takip tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2.415.072-TL nakit ,297.361-TL gayrinakit alacağın tahsili için başlatılan menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 09.05.2007 ve 31.03.2010(2) tarihli üç adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeler kapsamında davalıya çeşitli krediler kullandırıldığı, teminat mektubu kredisi ile çek karnesi kredisi açıldığı,borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın 07.05.2012 tarihinde kat edilerek davalıya Üsküdar ... Noterliği'nin 08.05.2012 tarihli hesap kat ihtarnamesinin 08.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için verilen 24 saatlik süre sonunda davalının 10.05.2012 tarihinde temerrüde düştüğü,davacı tarafından 2.415.072-TL nakit,297.361-TL gayrinakit alacağın tahsilini teminen İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı şirket aleyhinde menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Taşınır rehni; asıl alacaktan başka sözleşme ve gecikme faizini ,takip ve mahkeme masraflarını ,sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacaklı lehine doğabilecek tazminat talebini ve cezai şart kararlaştrılmışsa bu cezai şartı da kapsar.(TMK 946)Taşınır rehni ile hangi alacağın teminat altına alındığının ferden tayin edilebilmesi gerekir. Rehnin tesisi anında alacağın miktarının Türk parasıyla değerinin gösterilmesi ,bazı istisnalar dışında taşınmaz rehninde olduğu gibi gerekli değildir.Rehnin paraya çevrilmesi esnasında alacağın değerinin parayla ifade edilebilir olması yeterli olur.

31. 03.2010 tarihli ve 3.000.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin 44. maddesinde; rehin verenin, sözleşmenin 29. maddesine göre açılacak taşıt kredisinden ve diğer maddelerine göre açılacak tüm kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak, maddede detayları belirtilen motorlu nakil vasıtalarını bankaya rehin ve teslim ettiğini, rehnin kredi borcu tamamıyla sona erene kadar yürürlükte kalacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 2.415.057,87-TL nakit ve 2.531.146,61-TL gayrı nakit alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu tespit doğrultusunda davacının alacak tutarı toplam 4.946.204,48-TL olup, davacı tarafça 200.000-TL(araçların kasko değerleri) alacak için itirazın iptali davası açılmıştır.Genel kredi sözleşmesinde araçlar üzerindeki rehnin, davalı kredi borçlusunun kullandığı taşıt kredileri ile diğer tüm kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı düzenlendiğinden rehin davalının tüm kredi borçlarına teminat teşkil etmektedir.Davacının gösterilen dava değerinden daha fazla alacağının bulunduğu tespit edildiğine göre, davacının dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.Takipde tahsili istenen alacağın miktarının daha fazla olması alacaklı ancak rehinli araçların satış bedeli kadar alacağını tahsil edebileceğinden itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılmasına engel bulunmamaktadır.Kısmi dava tutarı yanına (içine) kasko değeri yazılması ,kasko değeri ile sınırlı olarak talepde bulunulduğunu kabule yeterli sayılmamıştır.Zira araç icra dairesinde satışa çıktığında kasko değerini aşan bir bedelle satışı mümkün bulunmaktadır.Davacı alacaklı tümünü tahsil edemeyeceği aşikar olan alacak tutarı yerine ,gereksiz yere daha fazla yargı giderine yol açmamak için açtığı davada araçların tahmini satış değeri kadar bir değer göstermesi kabul edilebilir bir durumdur.

Dava değerinin açıkça gösterilen 200.000-TL olarak kabulü gerekirken dava değerinin araçların kasko değeri olarak kabul edilerek 200.000-TL den daha fazla alacağı bulunduğu tesbit edilen davacının davasının bir kısmının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata nedeniyle yargılama yapılması gerekmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına hükmün kesinleşen kısımları dikkate alınarak ,yeniden hüküm verilerek "davanın kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2018 Tarih 2012/777 Esas 2018/1002 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kabulüne, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin (Kapatılan Ümraniye ... İcra Dairesi) ... esas sayılı takibine yönelik itirazının 200.000-TL asıl alacak bakımından iptaline ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilerek devamına, Kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 13.662-TL nispi karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 2.970-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.692‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 2.994,45‬-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 1.774,50‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili için takdir olunan 22.450-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafça yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan 92,80-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.