Genel kredi sözleşmesindeki araç rehninin tüm kredi borçlarını teminat altına alması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4405 E. 2024/526 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde araç rehninin, borçlunun yalnız taşıt kredisini değil doğmuş ve doğacak tüm kredi borçlarını teminat altına aldığı kararlaştırılmışsa, rehin bütün kredi borçlarının güvencesidir. Rehinle güvence altına alınan alacak araçların değerini aşsa dahi, alacaklı tümünü tahsil edemeyeceği alacak için gereksiz yargı gideri doğurmamak amacıyla dava (talep) değerini araçların tahmini satış/kasko değeriyle sınırlı gösterebilir; bu talep kabul edilebilir.
Ele alınan sorunlar
Araç rehninin teminat kapsamı ve rehinli alacağın kasko değeriyle sınırlı talep edilmesi → kabul
İddia: Davalı (temyiz eden); taşıt kredisi için tesis edilen araç rehinlerinin genel kredi sözleşmesinin teminatı sayılamayacağını, asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını ve talep edilen %94,5 faiz oranının (akdi faiz %63 iken) fahiş olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinde, araçlar üzerindeki rehnin borçlunun kullandığı taşıt kredileri ile diğer tüm kredilerinden doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı düzenlendiğinden, rehin yalnız taşıt kredisini değil borçlunun tüm kredi borçlarını teminat altına alır. Davacının rehinle güvence altına alınan alacağı gösterilen kasko değerini kat kat aşmaktadır. Alacaklı, rehinli araçların icra dairesindeki satışında kasko değerini aşan bir bedelle satılmasının mümkün olması ve tümünü tahsil edemeyeceği bir alacak için gereksiz yargı giderine yol açmamak amacıyla, dava değerini araçların tahmini satış (kasko) değeriyle sınırlı gösterebilir; bu, kabul edilebilir bir taleptir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmesindeki araç rehninin tüm kredi borçlarını teminat altına alması ve rehinli alacağın araç değeriyle sınırlı talep edilebilmesi bakımından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ genel kredi sözleşmesi↗ menkul (araç) rehni↗ rehnin teminat kapsamı↗ kısmi dava / dava değeri↗ icra inkar tazminatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6423 E. 2015/7581 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin sözleşmesi · rehin · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, borcun dayanağının 12/12/2013 tarihli ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» olduğu, hakkında «ihtiyati haciz» talep edilenin sözleşmede «kefil» olarak yer aldığı, ekli belgelerde taşıt rehni sözleşmesinin de bulunduğu, alacaklı Bankanın rehin alan sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladığı talebe konu borcun rehinle temin edilmiş olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstem, ticari taşıt kredisinden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen alacaklı, sözleşmede «kefil» olarak imzası bulunan karşı taraf/borçlu yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece alacağın taşıt «rehin sözleşmesiyle» temin edilmiş olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmişse de, dosya içerisinde bulunan, anılan sözleşmeden rehnin, dava dışı asıl borçlunun borcuna ilişkin olduğu, «kefilin» borcunu kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18064 E. 2013/10 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · rehnin paraya çevrilmesi · takibin kesinleşmesi · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/177 takip sayılı dosyasında takip yapılan taşınmazların bu borca karşılık olarak rehinle temin edildiği ve «ipotek limitinin» 100.000 TL olduğu, ipotekle temin edilen alacakla ilgili olarak öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmesi gerektiği, ipotek limitini aşan alacak için «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, davacının asıl borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiği ancak «takibin kesinleşmediği» gerekçesiyle 2011/30 D.
Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu tarafından taşınmazı üzerine banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, borçlu «kefil» yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 25/02/2004 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca kredi borçlusunun ..., müşterek «müteselsil kefilinin» ... olduğu, kredi borcuna ilişkin olarak ...
İİK'nın «257». maddesi uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4405 E. , 2024/526 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2363 Esas, 2022/655 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2012/777 E., 2018/1002 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredili müşterisi davalı Kar-Teks Tekstil ...Ltd. Şti. lehine kredi kullandırıldığını ve kredilerin teminatını teşkil etmek üzere kredi borçlusuna ait beş adet araç üzerinde rehin tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, borçlu şirkete ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine borçlu şirket aleyhine menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının talep edilen borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin kat tarihi itibariyle 2.350.407,06 TL nakit ve 297.361,03 TL gayrı nakit alacağının bulunduğunu, borçlunun faize yönelik itirazının dayanağının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalının itirazının 200.000,00 TL yönünden iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, alacağın muaccel olmadığını, rehnedilen araçların genel kredi sözleşmesinin teminatı olmadığını, yalnızca taşıt kredisinin teminatı olduğunu, faiz oranının fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı adına döviz kredisi, taksitli araç kredisi, esnek ticari hesap doğrudan borçlandırma kredisi kredili otomatik provizyon sistemi kredisi, teminat mektubu kredisi ve çek karnesi kredisi açıldığı, ödemelerinin zamanında yapılmamış olması nedeni ile davacı tarafından hesabın kat edildiği ve icra takibi başlatıldığı, davanın 200.000,00 TL üzerinden rehinli araçlar yönünden itirazın iptali için açılmış olduğu, dava dilekçesinde rehinli araçların kasko bedelleri toplamı şeklinde beyanda bulunulmuşsa da araçların kasko değerleri hakkında herhangi bir bilgi verilmemiş olması nedeniyle Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu araçların rehin tarihi itibariyle toplam kasko değerinin 171.100,00 TL olduğunun bildirildiği, her ne kadar bilirkişi raporlarında davacının alacağının daha fazla olduğu yönünde görüş bildirilmişse de, davacı tarafın rehinli araçların bedellerini dava konusu yapmış olduğundan araçların rehin tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak davacının davalıdan rehinli araçlar nedeni ile olan alacağının tespit edildiği, ayrıca sözleşmeye göre %94,5 oranında faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 171.100,00 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %94,5 oranında faizi ve faizin %5'i oranında hesaplanacak BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece rehinli araçların takip tarihindeki kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerekirken rehin tarihindeki kasko değerlerinin esas alınmasının hatalı olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilinin toplam 2.531.146,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 31.03.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 44 üncü maddesi gereğince rehinlerin tüm kredi alacağının teminatını teşkil ettiğini, müvekkilinin alacağının rehin takibinde talep edilen tutardan çok daha fazla olduğundan 2011 tarihli kasko değerleri toplamının talep edilebileceği yönündeki tespitin haksız olduğunu, davalının alacağa, rehin hakkına ve faiz oranına yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, rehinli araçların takip tarihi itibariyle kasko değerleri esas alınarak karar verilmesi gerektiğini savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 2.415.057,87 TL nakit ve 2.531.146,61 TL gayrı nakit alacağı olmak üzere toplam 4.946.204,48 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafça araçların kasko değeri olan 200.000,00 TL alacak için itirazın iptali davasının açıldığı, genel kredi sözleşmesinde araçlar üzerindeki rehnin, davalı ... borçlusunun kullandığı taşıt kredileri ile diğer tüm kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı düzenlendiğinden rehnin davalının tüm kredi borçlarına teminat teşkil ettiği, kasko değeri ile sınırlı olarak talepde bulunulduğu, araç icra dairesinde satışa çıktığında kasko değerini aşan bir bedelle satışının mümkün olduğu, davacının tümünü tahsil edemeyeceği aşikar olan alacak tutarı yerine gereksiz yere daha fazla yargı giderine yol açmamak için açtığı davada araçların tahmini satış değeri kadar bir değer göstermesinin kabul edilebilir bir durum olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının 200.000,00 TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilerek devamına, kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takipteki asıl alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, taşıt kredisi rehinlerinin genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalının itiraz ettiği kat ihtarlarına rağmen davacının takip başlattığını, icra takibinde, takip tarihine kadar hangi tarihten itibaren hangi oranda faiz işletildiğinin takip talebinde belirtilmediğini, talep edilen %94.5 faiz oranının fahiş olduğunu, banka tarafından uygulanan akti faizin %63 olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999043300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz