6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fazla ödemenin istirdatında ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun ispatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4241 E. 2024/558 K. · · İlk derece: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari ilişki kapsamında yapılan fazla ödemenin istirdatı davasında ispat yükü davacıdadır; davacı, ödeme yaptığını ileri sürdüğü çek/senetlerin ilgili borç veya protokol kapsamında verildiğini, fazla ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu somutlaştırıp karşı tarafın ticari defter ve belgeleriyle teyit ederek ispatlamalıdır. Bu somutlaştırma ve teyit sağlanamazsa dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Fazla ödeme (istirdat) iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı, taraflar arasındaki protokolde belirlenen borç miktarı ve sonraki alım-satımlar dikkate alındığında davalıya fazla ödeme yaptığını; davalının ticari defterlerinde geçmiş borçlar yönünden protokolde belirtilen borç miktarının esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Protokolde davacının davalıya olan borcu belirlenmiş olup, davacının fazla ödeme iddiasını ispat için ibraz ettiği çok sayıda çek ve senedin taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında verildiği ispatlanamamış; iddialar davalının ticari defter ve belgeleriyle teyit edilmemiş; fazla ödemenin hangi senet ya da borca ilişkin olarak yapıldığı somutlaştırılmamıştır. Fazla ödeme iddiası dosyadaki bilgi, belge ve icra dosyalarıyla ispat edilemediğinden davanın reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Fazla ödeme/istirdat iddiasının ispatında ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun somutlaştırılması ve karşı defterlerle teyit gereği bakımından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat / fazla ödeme ispat yükü ticari defterler protokol cari hesap

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4241 E.  ,  2024/558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1754 Esas, 2022/496 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/225 E., 2021/98 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında oluşan borcun tespiti için bir protokol yapıldığını, protokolle kalan bakiye borcun belirlendiğini, protokolden sonra da bir süre alım satım ilişkisinin devam ettiğini, protokolde belirlenen miktar ve sonrasında yapılan alım satımlar dikkate alındığında müvekkili tarafından fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fazla ödenen miktar olarak şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin sulh sözleşmesi olmadığını, o tarihte davacı adına sözleşme yaptığı belirtilen ... ...'ın bu şekilde sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığını, mahkemece protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi davacı edimlerini ifa etmediğinden müvekkilinin de protokol ile bağlı kalmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 01.06.2009 tarihli protokol ile bağlı olduğu, davacının ibraz ettiği 2009 yılına ilişkin defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, davacı davalıya 179.487,34 TL fazla ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen incelenen kendi ticari defterlerine göre davalıdan 2.171.389,77 TL alacaklı olduğu, iddiasıyla kendi ticari kayıtlarının çeliştiği, icra takiplerine dayanak yapılan çek ve bonolarla ilgili tahsilat yapıldığı yönünde bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tahsilat yapılmış olsa dahi icra takip dosyalarına konu çek ve bonoların taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında verilip verilmediğinin ... olmadığı, protokolde bahse konu çek ve bonolara atıf yapılmadığı, fazla yapılan ödemelerin hangi senet ve borca ilişkin olarak hangi tarihte yapıldığının açıklığa kavuşturulmadığı, davacının iddialarını tevsik edici nitelikte delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin toplam borcunun 1.442.488,74 TL olduğunu, ödediği miktarın ise 1.621.976,08 TL olduğunu, müvekkilinin cari hesap ilişkisi içerisinde çeklerin karşılıksız çıkmasına rağmen sürekli ödeme yaptığını, ayrıca müvekkili tarafından 01.06.2009 tarihli protokol kapsamında keşide edilen ve protokolün 4/A maddesi nedeniyle müşteri çekleri ile değiştirilen çeklerin takip konusu yapılmasıyla da uyuşmazlık çıktığını, davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların sadece protokol sonrası ... borçlar için dikkate alınması gerektiğini, protokol öncesi ... borçlarla ilgili ... ölçünün protokol olduğunu, buna göre davalının ticari defterlerinde geçmiş borçlar konusunda fazlalık tespit edilmesi halinde protokolde belirtilen borç miktarının dikkate alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen protokolün 2 nci maddesinde, işbu protokol tarihi itibariyle davacının davalıya profil satış sözleşmesinden kaynaklanan 635.535-TL doğmuş, 428.103,00 TL ileri vadeli olmak üzere 1.063.638,00 TL borcu bulunduğunun belirtildiği, davacının taraflar arasındaki hesap ilişkisinin bu protokolde belirtilen borç miktarları esas alınmak suretiyle incelenmesini talep ettiği, fazla ödemelerin ispatı ile ilgili olarak da davalıya cari hesaba mahsuben verdiğini iddia ettiği çok sayıda senet ve çeklerin listesini ibraz ettiği, ancak davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen çek ve bonoların taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında verildiğinin ...

olmadığı, davacının iddialarının davalı tarafın ticari defter ve belgeleri ile teyit edilmediği, davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen fazla ödemenin hangi senet ya da borca ilişkin olarak yapıldığı hususunda açıklama yapılmadığı, davacının fazladan ödeme yaptığı iddiasının dosya kapsamında yer ... mevcut bilgi, belge ve icra dosyaları ile ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya yapmış olduğu fazla ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999040500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1754 E. 2022/496 K.

Protokole dayalı fazla ödeme iddiasının ispatlanamaması

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yapılan bir protokolle borç miktarının tespit edildiği hallerde, bu protokol sonrasında fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunan tarafın, iddia ettiği ödemelerin (çek, bono vb.) protokol kapsamındaki borçla ilişkisini ve hangi borca/senede karşılık yapıldığını somut olarak ispatlaması gerekir; bu ilişki karşı tarafın ticari defter ve belgeleriyle teyit edilmedikçe ve fazla ödemenin hangi borca ilişkin olduğu açıklığa kavuşturulmadıkça, salt ödeme listesi ibrazı fazla ödeme iddiasını ispata yeterli değildir.

Emsal değeri

Protokolle tespit edilen borç ilişkisi sonrasında yapılan ödemelerin protokol kapsamındaki borçla bağlantısının ispatlanamaması halinde fazla ödeme iddiasının reddedileceğine ilişkin değerlendirme, benzer cari hesap/protokol uyuşmazlıklarında bölgesel olarak yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: protokol cari hesap ilişkisi ispat yükü ticari defter ve belgeler istirdat

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1754

KARAR NO 2022/496

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/01/2021

NUMARASI 2020/225 Esas - 2021/98 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/03/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında olan ticari ilişki kapsamında oluşan borcun tespiti ile ilgili bir protokol yapıldığını, protokolde aralarındaki alacak borç nedeniyle kalan bakiye borcun belirlendiğini, bundan sonrada bir süre alım satım ilişkisinin devam ettiğini, protokolde belirlenen miktar ve sonrasında belirlenen alım satım dikkate alındığında müvekkili tarafından fazla ödeme söz konusu olduğunu belirterek fazla ödenen miktar olan şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava konusu ettiği alacak ile ilgili daha önce açtığı davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu davanın kesin hüküm oluştuğunu, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin sulh sözleşmesi olmadığını, o tarihte davacı adına sözleşme yaptığı belirtilen ...'ın bu şekilde sözleşme yapma yetkisinin de bulunmadığını, ayrıca mahkemece protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi davacının edimlerini ifa etmediğinden müvekkilinin de protokol ile bağlı kalmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının 01/06/2009 tarihli protokol ile bağlı olduğu, davacının ibraz ettiği 2009 yılına ilişkin defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, davacı davalıya 179.487,34-TL fazla ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen kendi ticari defterlerine göre 2.171.389,77-TL alacaklı olduğu, iddiasıyla kendi ticari kayıtlarının çeliştiği, takibe dayanak yapılan çek ve bonolarla ilgili tahsilat yapıldığı yönünde bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tahsilat yapılmış olsa dahi icra takip dosyalarına konu çek ve bonoların taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında verilip verilmediğinin sabit olmadığı, bahse konu çek ve bonolara protokolde atıf yapılmadığı, fazla yapılan ödemelerin hangi senet ve borca ilişkin olarak hangi tarihte yapıldığının açıklığa kavuşturulmadığı, davacının iddiaları tevsik edici nitelikte delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin toplam borcunun 1.442.488,74-TL, ödediği miktarın ise 1.621.976,08-TL olduğunu, müvekkilinin cari hesap ilişkisi içerisinde çeklerin karşılıksız çıkmasına rağmen sürekli ödeme yaptığını, ayrıca müvekkili tarafından 01/06/2009 tarihli protokol kapsamında keşide edilen ve protokol 4/A maddesi nedeniyle müşteri çekleri ile değiştirilen çeklerin takip konusu yapılmasıyla da uyuşmazlık çıktığı, davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların sadece protokol sonrası doğan borçlar için dikkate alınması gerektiğini, protokol öncesi doğan borçlarla ilgili tek ölçünün protokol olduğunu, buna göre davalının ticari defterlerinde geçmiş borçlar konusunda fazlalık tespit edilmesi halinde protokolde belirtilen borç miktarının dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı, 01/06/2009 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşme ile taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle alacak ve borç durumunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin protokolden sonra da devam ettiğini, ödeme listelerinde gösterilen ödemelerle davalıya borçtan fazla ödeme yaptığını iddia ederek fazla ödemenin istirdadını talep etmektedir. Buna karşışık davalı 01/06/2009 tarihli protokolün bağlayıcı olmadığını, geçerli kabul edilse dahi bahse konu borç miktarlarının alacakların sadece bir kısmını kapsadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek geçersiz hale getirdiğini belirterek davanın reddini savunmaktadır. Mahkemece ise davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen protokolün.

2. maddesinde; iş bu protokol tarihi itibariyle davacının davalıya profil satış sözleşmesinden kaynaklanan 635.535-TL doğmuş, 428.103-TL ileri vadeli olmak üzere 1.063.638-TL borcu bulunduğu belirtilmiştir. Davacı da, taraflar arasında hesap ilişkisinin bu protokolde belirtilen borç miktarları esas alınarak incelenmesini talep etmiş ve fazla ödemelerin ispatı ile ilgili ise de davalıya cari hesaba mahsuben verdiğini iddia ettiği çok sayıda senet ve çeklerin listesini ibraz etmiştir. Buna karşılık davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen çek ve bonoların taraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında verilip verilmediği sabit değildir. Davacının iddiaları davalı tarafın ticari defter ve belgeleri ile teyit edilmemiştir.

Davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen fazla ödemenin hangi senet ya da borca ilişkin olarak yapıldığı hususunda açıklama yapılmamış, davacının fazladan ödeme yaptığı iddiası dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgelerle icra dosyaları ile ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/03/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.