6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3909 E. 2024/195 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza sirküleri borçlu olunmadığının tespiti ciro kefalet kötü niyet tazminatı genel kredi sözleşmesi kefil kötü niyet esastan ret iflas kredi sözleşmesi menfi tespit yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2008/357 E., 2019/352 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari faaliyet veya şahsi hesapları nedeniyle bankaya herhangi bir borcunun olmayıp davalı banka çalışanlarınca, sahiplerinin haberi olmaksızın değişik kişiler adına açılan hesaplardan para aktarımlarının gerçekleştiği, davacının herhangi bir kredi sözleşmesinde imzasının olmamasına rağmen banka yetkililerinin kendi adına açılan hesaplar aracılığıyla M.S.Ö.'ye para aktardıklarını, yapılan işlemler nedeniyle kendi adına açılan hesaplardan banka lehine 169.263,00 TL borcun bulunduğunu, bu borcun kendisine ait olmadığını ileri sürerek davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmelerinde ve imza sirkülerindeki davacı imzalarının aynı olup sözleşmelerin davacıya ait olduğunu, kredilere teminat amacıyla verilen senetlerdeki ciroların da davacıya ait olduğunu, davacının 25.06.2008 tarihli bankaya ... olduğu dilekçede senetleri kendisinin verdiğini beyan ettiğini, kredilerin devresonu faizlerinin ve aidatlarının davacıya ait hesaplardan ödenip kendisinin bilgisi dışında imza edilmesinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olaya ilişkin kurulan Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, davacının kredilerden haberdar olduğu ve bu kredilerin dava dışı M. S. Ö. isimli şahsın fonlanması gibi bir takım amaçlarla kullanıldığına dair bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgu ile bağlı olduğu, ceza dosyası kapsamında yapılan bozmanın işbu davayı ilgilendirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; M.S.Ö.'nün teminat amaçlı senetlerin davacı tarafından verilmediğini beyan ettiğini, kefil sıfatıyla atılan imzaların da yine bu kişilerce verilen beyanlarla çürütüldüğünü, dava dışı finanse edilen şahıs ile müvekkilinin yakınlığı bulunmadığını, müvekkilinin cirolanan çeklerden haberdar olmadığını ve ciro imzalarının kendisine ait olmadığını, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmadığını, kaldıki ceza kararında da davacının para çekilme işleminden haberdar olmadığının kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iki kredinin davacının ortağı ve kardeşinin kefaletiyle çekildiği, bu kredilere teminat amacıyla davacı cirosu ile davalı bankaya müşteri çekleri verildiği, davacının aldığını kabul etmediği önceki kredilere ilişkin verilen teminat senetlerini de geri istemediği, dava konusu kredilerin davacının bilgisi dahilinde dava dışı kişiyi fonlamak için çekildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17912 E. 2015/187 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6999 E. 2014/10918 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17920 E. 2015/897 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3299 E. 2014/10327 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3909 E.  ,  2024/195 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2902 Esas, 2022/685 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2008/357 E., 2019/352 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari faaliyet veya şahsi hesapları nedeniyle bankaya herhangi bir borcunun olmayıp davalı banka çalışanlarınca, sahiplerinin haberi olmaksızın değişik kişiler adına açılan hesaplardan para aktarımlarının gerçekleştiği, davacının herhangi bir kredi sözleşmesinde imzasının olmamasına rağmen banka yetkililerinin kendi adına açılan hesaplar aracılığıyla M.S.Ö.'ye para aktardıklarını, yapılan işlemler nedeniyle kendi adına açılan hesaplardan banka lehine 169.263,00 TL borcun bulunduğunu, bu borcun kendisine ait olmadığını ileri sürerek davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmelerinde ve imza sirkülerindeki davacı imzalarının aynı olup sözleşmelerin davacıya ait olduğunu, kredilere teminat amacıyla verilen senetlerdeki ciroların da davacıya ait olduğunu, davacının 25.06.2008 tarihli bankaya ... olduğu dilekçede senetleri kendisinin verdiğini beyan ettiğini, kredilerin devresonu faizlerinin ve aidatlarının davacıya ait hesaplardan ödenip kendisinin bilgisi dışında imza edilmesinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olaya ilişkin kurulan Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, davacının kredilerden haberdar olduğu ve bu kredilerin dava dışı M. S. Ö. isimli şahsın fonlanması gibi bir takım amaçlarla kullanıldığına dair bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgu ile bağlı olduğu, ceza dosyası kapsamında yapılan bozmanın işbu davayı ilgilendirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; M.S.Ö.'nün teminat amaçlı senetlerin davacı tarafından verilmediğini beyan ettiğini, kefil sıfatıyla atılan imzaların da yine bu kişilerce verilen beyanlarla çürütüldüğünü, dava dışı finanse edilen şahıs ile müvekkilinin yakınlığı bulunmadığını, müvekkilinin cirolanan çeklerden haberdar olmadığını ve ciro imzalarının kendisine ait olmadığını, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmadığını, kaldıki ceza kararında da davacının para çekilme işleminden haberdar olmadığının kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iki kredinin davacının ortağı ve kardeşinin kefaletiyle çekildiği, bu kredilere teminat amacıyla davacı cirosu ile davalı bankaya müşteri çekleri verildiği, davacının aldığını kabul etmediği önceki kredilere ilişkin verilen teminat senetlerini de geri istemediği, dava konusu kredilerin davacının bilgisi dahilinde dava dışı kişiyi fonlamak için çekildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan krediler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999035700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.