Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1767 E. 2024/301 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bildirim yükümlülüğü↗ müterafik kusur↗ lehdar↗ sigorta ettiren↗ temerrüt tarihi↗ rehin↗ yenileme↗ fatura↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankadan kullanılan kredi ile alınan ve davalıya bankaya rehnedilen aracın sigorta poliçesinin yenilenmemesi sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1968 E. 2022/4325 K.
Ortak:müterafik kusur · lehdar · sigorta ettiren · rehin · yenileme · fatura · kredi sözleşmesi · tacir · Tazminat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankadan kullanılan kredi ile alınan ve davalıya bankaya rehnedilen aracın «sigorta poliçesinin» «yenilenmemesi» sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmeleriyle» bağlantılı sigortaların yapılması halinde «sigorta ettirenlerin», sigortalıların ve «lehdarların» hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği” yürürlükte olduğu, her ne kadar taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 14. maddesindeki düzenleme ile kasko poliçesi konusunda davalı bankaya değil, kredi borçlusuna yükümlülük getirildiği anlaşılmakta ise de yine Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde «sigorta poliçesini» «yenileme» sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu asıl olarak davacı kredi kullanana ait olup yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olmakla birlikte kasko poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketi olan Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankayı tali kusurlu (%30) kabul etmenin TMK'nın 2. maddesi kapsamında asgari «özen yükümlüğünden» kaynaklanan yanlar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı, çalınan aracın «fatura» bedeli olan 42.750.- TL'nin davalının müterafik kusuruna denk gelen 12.825.- TL'nin tahsili isteminin yerinde olduğu, dava tarihinden önce davalının mütemerrit kılınmaması nedeni ile «temerrütün» dava tarihi itibari ile başladığı, davacı yanın «tacir» olmadığı gibi çalınan aracın hususi nitelikte olmakla «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 12.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya öd …
2- Dava, banka kredisi ile alınıp banka lehine «rehin hakkı» tesis edilen aracın kasko poliçesinin bitim süresini takip ederek «yenileme» veya bildirim işlemi yapmamasından dolayı, aracın çalınmasından doğan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 03.05.2017 tarih ve 2016/7307 Esas, 2017/2584 Karar sayılı bozma ilamında, her ne kadar taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 14. maddesindeki düzenleme ile, kasko poliçesi konusunda kredi borçlusuna yükümlülük getirilmiş ise de, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin yürürlükte olması ve Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince de, kredi süresi içerisinde «sigorta poliçesini» «yenileme» sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun kredi veren bankaya ait olduğu, bu nedenlerle tarafların müterafik kusurunun olup olmadığı hususları da değerlendirilmeden mahkemece «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğinden bozulması gerektiği gerekçesine yer verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · özen yükümlülüğü · kusur oranı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «kredi sözleşmeleriyle» bağlantılı sigortaların yapılması halinde «sigorta ettirenlerin», sigortalıların ve «lehdarların» hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği” yürürlükte olduğu, her ne kadar taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 14. maddesindeki düzenleme ile kasko poliçesi konusunda davalı bankaya değil, kredi borçlusuna yükümlülük getirildiği anlaşılmakta ise de yine Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde «sigorta poliçesini» «yenileme» sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu asıl olarak davacı kredi kullanana ait olup yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olmakla birlikte kasko poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketi olan Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankayı tali kusurlu (%30) kabul etmenin TMK'nın 2. maddesi kapsamında asgari «özen yükümlüğünden» kaynaklanan yanlar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı, çalınan aracın «fatura» bedeli olan 42.750.- TL'nin davalının müterafik kusuruna denk gelen 12.825.- TL'nin tahsili isteminin yerinde olduğu, dava tarihinden önce davalının mütemerrit kılınmaması nedeni ile «temerrütün» dava tarihi itibari ile başladığı, davacı yanın «tacir» olmadığı gibi çalınan aracın hususi nitelikte olmakla «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 12.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya öd …
2- Dava, banka kredisi ile alınıp banka lehine «rehin hakkı» tesis edilen aracın kasko poliçesinin bitim süresini takip ederek «yenileme» veya bildirim işlemi yapmamasından dolayı, aracın çalınmasından doğan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği”nin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde «sigorta poliçesini» «yenileme» sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, kasko poliçesini tanzim eden dava dışı Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankanın tali kusurlu (%30) olduğunu kabul etmenin TMK'nın 2. maddesi kapsamında asgari «özen yükümlülüğünden» kaynaklanan taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 03.05.2017 tarih ve 2016/7307 Esas, 2017/2584 Karar sayılı bozma ilamında, her ne kadar taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 14. maddesindeki düzenleme ile, kasko poliçesi konusunda kredi borçlusuna yükümlülük getirilmiş ise de, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin yürürlükte olması ve Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince de, kredi süresi içerisinde «sigorta poliçesini» «yenileme» sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun kredi veren bankaya ait olduğu, bu nedenlerle tarafların müterafik kusurunun olup olmadığı hususları da değerlendirilmeden mahkemece «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğinden bozulması gerektiği gerekçesine yer verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1767 E. , 2024/301 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/627 Esas-2022/739 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.07.2012 tarihli Otomotiv Ürünleri Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandığını, bu kredi ile aldığı aracı davalıya rehin ettirdiğini, kredi taksitlerini hiç aksatmadan ödemeye devam ettiğini, aracın 30.06.2013 tarihinde ... halindeyken çalındığını, bu hususta kasko şirketine müracaat ettiğinde kasko poliçesinin süresinin dolduğunu ve banka tarafından kasko poliçesinin yenilenmediğinin öğrenildiğini, kredi sözleşmesinin 12 ve 13. madddeleri incelendiğinde davalı bankanın aracın bir başkasına satışı veya devredilmesini yasakladığının anlaşıldığını, davalı bankanın rehinli araç üzerinde tam tasarruf hakkı olduğunu, buna bağlı olarak aracın kaskosundan da sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin uğramış olduğu 47.250,00 TL zararın 30.07.2013 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre sigorta yaptırma ve süresi dolan poliçeleri yenileme görevinin davacıda olup müvekkiline bu yönde herhangi bir yükümlülük getirilmediğini, esasen bankacılık sisteminin işleyişi sebebiyle de müvekkilinin poliçeleri takip etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Dairemiz ilamına uyarak verdiği 18.11.2020 tarih, 2019/324 E., 2020/593 K. sayılı kararı ile kredi sözleşmeleriyle bağlantılı sigortaların yapılması halinde sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği” yürürlükte olduğu, her ne kadar taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 14. maddesindeki düzenleme ile kasko poliçesi konusunda davalı bankaya değil, kredi borçlusuna yükümlülük getirildiği anlaşılmakta ise de yine Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu asıl olarak davacı kredi kullanana ait olup yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olmakla birlikte kasko poliçesini tanzim eden dava dışı sigorta şirketi olan Koru Sigorta tarafından davalı bankaya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında davalı bankayı tali kusurlu (%30) kabul etmenin asgari ...
yükümlüğünden kaynaklanan yanlar arasındaki menfaat dengesine uygun olacağı, çalınan aracın fatura bedeli olan 42.750,00 TL'nin davalının müterafik kusuruna denk gelen 12.825,00 TL'sinin tahsili isteminin yerinde olduğu, dava tarihinden önce davalının mütemerrit kılınmaması nedeni ile temerrütün dava tarihi itibari ile başladığı, davacı yanın tacir olmadığı gibi çalınan aracın hususi nitelikte olmakla yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 12.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2022 tarihli, 2021/1968 E., 2022/4325 K. sayılı kararı ile "davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece, yazılı gerekçeyle davacının asli kusurlu olduğu, davalının ise %30 oranında müterafik kusuru bulunduğu sonucuna ulaşılmış ise de Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6 ncı maddesine göre, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğu, sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu olan davacının sorumluluğunu yerine getirmesi için öncelikle davalı banka tarafından yönetmeliğin ilgili hükümlerince bildirimde bulunması gerektiği, Mahkemece, davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetilmeksizin tali kusurlu olduğu sonucuna varılmasının isabetli olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğunun asıl olarak davacı kredi kullanana ait olmakla birlikte yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren davalı bankaya ait olduğu, uyulan bozma ilamı gereğince sigorta poliçesini yenilemeye ilişkin bildirim yapma zorunluluğu bulunan davalı bankanın sorumluluğunun tali kusurlu kabul edilemeyeceği ancak poliçeyi tanzim eden sigorta şirketinin davalı banka iştiraki olmaması ve davalı bankaya dava dışı Koru sigorta şirketi tarafından poliçe süresinin sona erdiğine dair herhangi bir bilgilendirme yapılmaması kapsamında her iki tarafın da %50 oranında (yarı yarıya) müterafik kusurlu kabul edilmesinin somut olay adaletine uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesine göre, sigorta poliçesinin takibinin davacıya ait olduğunu, müvekkilinin bu yönde bir yükümlülüğü bulunmadığını, sigorta poliçesinin yenilenmemesinde müvekkiline atfı ... bir kusur bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankadan kullanılan kredi ile alınan ve davalıya bankaya rehnedilen aracın sigorta poliçesinin yenilenmemesi sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999013100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz