6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1114 E. 2022/896 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü süre, İİK 62/2 uyarınca kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren işler; itiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süre başlamaz. Ancak alacaklı, tebligat yapılmamış olsa bile itirazın kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurmuşsa, bu başvuru ile itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu göstermiş olacağından, bu başvuru tarihi itirazın tebliği hükmünde sayılır ve hak düşürücü süre bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin geçip geçmediği → ret

İddia: Davacı vekili, borçlu tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını, mahkemenin eksik ve hatalı inceleme yaptığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması davalarında kanun koyucu hak düşürücü süreler öngörmüştür; İİK 67, 68, 68/a uyarınca itirazın kaldırılması için altı ay, itirazın iptali davası için bir yıldır. Bu süreler İİK 62/2 gereği itirazın alacaklı tarafa tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Yerleşik uygulamaya göre itiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse, itirazın başka suretle öğrenildiği tespit edilse dahi kanunun açık hükmü gereği hak düşürücü süre başlamaz. Ne var ki, tebligat yapılmamış olsa bile alacaklı, ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için kanuni yollara (itirazın kaldırılması davası gibi) başvurabilir; bu durumda salt tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemez. Alacaklı bu şekilde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini dava dilekçesiyle bildirmiş olacağından, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda gerçekleşmiş olur; bu nedenle itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi, ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamalıdır. Somut olayda davacı alacaklı ilk olarak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1257 Esas sayılı dosyasında 27/12/2017 tarihinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmuş, bu talebin reddine ilişkin karar 25/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir. İtirazın iptali davası ise 21/01/2021 tarihinde, bir yıllık süre geçtikten sonra açılmıştır. Bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, itiraza yönelik tebligat yapılmamış olsa bile alacaklının itirazın kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurmasının, tebliğ hükmünde sayılacağını ve hak düşürücü sürenin bu başvuru tarihinden itibaren işleyeceğini kabul etmesi bakımından emsal niteliktedir; bu tespit Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına atıfla desteklenmiştir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İtirazın kaldırılması davası için altı ay, itirazın iptali davası için bir yıllık hak düşürücü süre söz konusudur; bu süre İİK 62/2 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren işler. İtiraz tebliğ edilmemiş olsa bile alacaklının itirazın kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurması, tebliğ hükmünde sayılır ve süre bu başvuru tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hak düşürücü süre itirazın kaldırılması tebliğ genel kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 68İİK 68/aİİK 62/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1114

KARAR NO 2022/896

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/02/2022

NUMARASI 2021/44 Esas - 2022/122 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2022

Dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; araflar arasında genel kredi sözleşmesi'nin yapıldığını davalı borçlunun borcu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 24/08/2021 tarihli ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini,ihtara rağmen borç ödenmeyince davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini,davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ,davalının alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi ni talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu kredi için ipotek gösterildiği ipotek gösterilen gayrimenkulün değerinin borcu karşıladığını bu ipotek hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada takip yapıldığını ,ayrıca ilamsız icra takibi yapılamayacağını İcra İflas Kanunu'nun 45. maddesi gereği mükerrerlik itirazında bulunduklarını belirterek , davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; itirazın iptali davasından evvel açılan İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1257 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesi tarihinin 27/12/2017 olduğunu, davacı alacaklı ... Bank bu tarih itibarıyla davalının dava konusu ilamsız icra takibine itiraz ettiğini öğrendiği ve 1 yıllık itirazın iptali davasının hak düşürücü süresinin 27/12/2017 tarihinde başladığını, eldeki itirazın iptali davasının ise 21/01/2021 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; yerel mahkeme tarafından verilmiş olan kararın kanuna aykırı olduğunu, borçlu tarafından İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyaya sunulan itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmemiş olmasından dolayı madde hükmüne esas olan bir senelik zamanaşımı süresi başlamadığını, mahkeme tarafından eksik ve hatalı şekilde inceleme yapıldığını, davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazının hukuki dayanağı bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması davalarında kanun koyucu hak düşürücü süreler öngörmüş olup, bu süre İİK nun 67,68,68.a maddesi uyarınca itirazın kaldırılması için altı ay, itirazın iptali davası için bir yıldır .Sözü edilen hak düşürücü süreler kanunun 62/2. Maddesi gereği itirazın alacaklı tarafa tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Yerleşik yargı uygulaması ile itiraz alacaklı tarafa tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazın öğrenildiği,itirazdan haberdar olunduğu tesbit edilse dahi kanunun açık hükmü gereği hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilegelmiştir. "Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır.

Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. "(Yargıtay HGK nun 2018/602 esas, 2019/218 karar sayılı 28.2.2019 tarihli, emsal ilamı ) Açıklanan nedenlerle; Somut olayda davacı alacaklı ilk olarak İstanbul 12.

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1257 Esas sayılı dosyasında 27/12/2017 tarihinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmuş,itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin karar 25/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir.İtirazın iptali davasının 1 yıllık süreden sonra 21/01/2021 tarihinde açıldığı nlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/99660 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4835 E. 2024/974 K. · Onandı

İtirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü süre

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; alacaklının önce itirazın kaldırılması yoluna başvurmuş olması bu süreyi bertaraf etmez ve süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir.

Emsal değeri

İtirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği ve süre geçtikten sonra açılan davanın reddedileceği yönündeki kabul, Yargıtay'ca onanmakla emsal değer taşır.

Kavramlar: itirazın iptali hak düşürücü süre itirazın kaldırılması dava şartı genel kredi sözleşmesi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/4835 E.  ,  2024/974 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1114 Esas, 2022/896 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/44 E., 2022/122 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya taksitli ticari krediler açılıp kullandırıldığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilmiş olan kararın kanuna aykırı olduğunu, borçlu tarafından İstanbul 3. İcra Dairesinin 2017/31473 E. sayılı dosyaya sunulan itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmemiş olmasından dolayı madde hükmüne esas olan bir senelik zamanaşımı süresi başlamadığını, mahkeme tarafından eksik ve hatalı şekilde inceleme yapıldığını, davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazının hukuki dayanağı bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının ilk olarak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1257 E. sayılı dosyasında 27.12.2017 tarihinde itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu, itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın 25.12.2020 tarihinde kesinleştiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık süreden sonra 21.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından zaman aşımına yönelik tesis edilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından başka bir mahkemede dava açılması halinde dava dilekçesi tarihi itibarıyla 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağı gerekçesiyle hüküm tesis edilmiş olsa da hak düşürücü sürenin itirazın tebliği ile başladığını, borçlu tarafından İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/31473 E. sayılı dosyasına sunulmuş olan itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, kötü niyetli davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.