6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1687 E. 2024/148 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin uyarlanması hukuki dinlenilme hakkı mücbir sebep denetime elverişli rapor cari hesap alacağı sözlü yargılama tahkikat takas cari hesap sözleşmenin feshi vekâlet ücreti cezai şart yargılama giderleri denetime elverişlilik mahsup def'i ihtar hukuki yarar fatura iflas taahhütname ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme yükleten (shipper) teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 20.04.2017 tarih, 2017/201 E. ve 2017/301 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2016 tarih, 2016/9369 E. ve 2016/15496 K. sayılı kararıyla Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmediği gibi 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir ... tayin edilip taraflar davet edilmemiştir. Bu hususlar aynı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek nitelikte olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.04.2017 tarih, 2017/201 E. ve 2017/301 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafından üstlenilmiş bulunan 125 tonluk emtianın fiyatlardaki aşırı artış nedeni ile mücbir sebep ileri sürülerek yerine getirilmediği, dava konusu ürünlerin fiyatlarında aşırı bir artış olsa bile ifanın yerine getirilmesinin mümkün olduğu, cins borcu niteliğindeki ürünler tamamen yok olmadıkça nev'i telef olmaz kuralı gereği imkansızlıktan bahsedilemeyeceği, sözleşme ile satım konusu ürün miktarı ve fiyatının belirlendiği, satıcının taahhüt etmiş olduğu emtiayı teslim etmesi gerektiği, diğer taraftan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138 ... maddesi hükmü gereğince bir durum mevcut olduğu takdirde bu durumun sadece diğer tarafa karşı bir def'i olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, doğrudan sözleşmenin uyarlanmasının mahkemeden istenmesi gerektiği, ancak davacı tarafından uyarlama davası açılmadığı, uyarlama davası açılıp bu davada uyarlamaya karar verilmedikten sonra borçlunun borcunu ifadan kaçınamayacağı, böyle bir kaçınmanın borca aykırılık teşkil ettiği, bu durumda diğer tarafın sözleşme hükümleri gereği cezai şart talep etmesinin mümkün olduğu ve sözleşmenin beşinci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezai şart alacağını davacının alacağından takas edebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş,davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 21.03.2018 tarih, 2017/4414 E. ve 2018/1420 K. sayılı kararıyla Mahkemece davalının cezai şart talep edileceği konusundaki talebi yerinde ise de asıl ve birleşen davalardaki takibe konu dosyalardaki toplam bedelin 754.958,13 TL olduğu, Mahkemece icra takip tarihleri itibariyle her bir icra dosyasının varsa davalı tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınarak bu konuda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz incelemeye dayalı rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 14.04.2008 tarihli "Genel Satın Alma Şartları" başlıklı sözleşme yapıldığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine asıl ve birleşen davalara konu takiplere giriştiği, bu sözleşmeye bağlı olarak 2013 yılına ait belirlenen ... şartlar ile davacı tarafından davalı yana Simbat marka net 400 gr paketlenmiş karma kolide 12 adet kükürtlü 12 adet ... kurusu olmak üzere toplam 624 ton ürünün teslimi konusunda anlaştıkları, davacının yaşanan fiyat artışları nedeni ile 125 tonluk ve 183,88 tonluk ürünü davalıya teslim etmediği, davalı tarafından genel satın alma sözleşmesinin beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca %20 oranında 206.250,00 TL ve 302.260,20 TL bedelli ceza faturalarını düzenlediği, davalı tarafından davacıya 24.06.2014 tarihinde 283.670,91 TL ve 08.07.2014 tarihinde 171.031,60 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, ceza faturası miktarları da dikkate alındığında davacı alacağından toplam 963.212,51 TL'nin mahsubunun gerektiği, davacı tarafından davalı aleyhine yapılan ilk takibin 21.05.2014 tarihli İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13861 sayılı takip olduğu, yapılan diğer takiplerinde yakın tarihlerde olduğu, davalının mahsubu gereken ilk ödemesinin ilk takip tarihinden sonra 26.05.2014 tarihli ve 206.250,00 TL bedelli ceza faturası olduğu, diğer fatura ve ödemelerinde yakın tarihli olduğu, mahsup işleminin dava tarihi itibariyle takip dosyalarındaki alacak miktarı üzerinden yapılması gerektiğinden davacının davalıdan sadece birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1316 E. sayılı dosyasına konu 31. İcra Dairesi'nin 2014/18205 takip sayılı dosyası nedeni ile 90.123,01 TL asıl alacak ile 08.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar 2.466,65 TL faiz talep edebileceği, icra inkar tazminatı isteminin ise alacak likit olduğundan kabulüne, anılan davadaki talebin kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin, asıl ve diğer birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya mesnet 6 ayrı icra dosyasına konu 6 ayrı alacağında haklı nedenlere dayandığını, devam eden süreçte davalı şirketin başlatılan icra takibinden sonra harici ödemeler yaptığını, icra takibinden sonra yapılan bu ödemeler ile davalı şirketten alacaklı olduğunun sübut bulduğunu, davalı tarafça davacı şirkete haricen ödemelerin yapıldığı 17.01.2022 tarihli ve 03.08.2022 tarihli bilirkişi raporlarıyla da ... olduğunu, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yararı bulunduğunu, itirazın iptali davasının açılmasına sebebiyet veren kötü niyetli davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tamamının davalıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalar açıldıktan sonra ödemeler yapıldığından asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığından karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmeyeceğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, ret edilen birleşen davalar bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, cezai şart faturalarının kabul edilemeyeceği ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar cari hesaba ilişkin alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1687 E.  ,  2024/148 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/568 Esas, 2022/951Karar

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVALARDA DAVACI Elbey Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVALARDA DAVALI .... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1316 E.

dosyasının kısmen kabulüne, diğer birleşen davaların reddine

BİRLEŞEN DAVALAR 1.İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/294 E.

2.İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/293 E.

3.İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/213 E.

4.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1316 E.

5.İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/233 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda, itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davalardan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1316 E. dosyasının kısmen kabulüne, diğer birleşen dosya davaların reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafından üstlenilmiş bulunan tonaj miktarının 125 tonluk bölümünün sözleşmeye aykırı olarak yerine getirilmediğini, davacıya ihtarda bulunulduğunu, davacının cevabi ihtarnamesinde mücbir sebep iddiası ileri sürülerek taraflar arasında kararlaştırılan fiyattan ürün teslim etmeyeceklerini bildirdiğini, bunun üzerine ihtarname ile davacıdan cezai şart isteminde bulunulduğunu, davacının sözleşme hükümleri gereği kesilen cezai şart faturalarını ödemediğini, davacının müvekkilinden olan alacaklarından cezai şart alacağının takas edildiğini, davacının ticari ilişkiden kaynaklı geri kalan tüm alacaklarının ise davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 20.04.2017 tarih, 2017/201 E. ve 2017/301 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2016 tarih, 2016/9369 E. ve 2016/15496 K. sayılı kararıyla Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmediği gibi 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir ... tayin edilip taraflar davet edilmemiştir. Bu hususlar aynı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek nitelikte olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.04.2017 tarih, 2017/201 E. ve 2017/301 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafından üstlenilmiş bulunan 125 tonluk emtianın fiyatlardaki aşırı artış nedeni ile mücbir sebep ileri sürülerek yerine getirilmediği, dava konusu ürünlerin fiyatlarında aşırı bir artış olsa bile ifanın yerine getirilmesinin mümkün olduğu, cins borcu niteliğindeki ürünler tamamen yok olmadıkça nev'i telef olmaz kuralı gereği imkansızlıktan bahsedilemeyeceği, sözleşme ile satım konusu ürün miktarı ve fiyatının belirlendiği, satıcının taahhüt etmiş olduğu emtiayı teslim etmesi gerektiği, diğer taraftan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138 ...

maddesi hükmü gereğince bir durum mevcut olduğu takdirde bu durumun sadece diğer tarafa karşı bir def'i olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, doğrudan sözleşmenin uyarlanmasının mahkemeden istenmesi gerektiği, ancak davacı tarafından uyarlama davası açılmadığı, uyarlama davası açılıp bu davada uyarlamaya karar verilmedikten sonra borçlunun borcunu ifadan kaçınamayacağı, böyle bir kaçınmanın borca aykırılık teşkil ettiği, bu durumda diğer tarafın sözleşme hükümleri gereği cezai şart talep etmesinin mümkün olduğu ve sözleşmenin beşinci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezai şart alacağını davacının alacağından takas edebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş,davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 21.03.2018 tarih, 2017/4414 E. ve 2018/1420 K. sayılı kararıyla Mahkemece davalının cezai şart talep edileceği konusundaki talebi yerinde ise de asıl ve birleşen davalardaki takibe konu dosyalardaki toplam bedelin 754.958,13 TL olduğu, Mahkemece icra takip tarihleri itibariyle her bir icra dosyasının varsa davalı tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınarak bu konuda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz incelemeye dayalı rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 14.04.2008 tarihli "Genel Satın Alma Şartları" başlıklı sözleşme yapıldığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine asıl ve birleşen davalara konu takiplere giriştiği, bu sözleşmeye bağlı olarak 2013 yılına ait belirlenen ... şartlar ile davacı tarafından davalı yana Simbat marka net 400 gr paketlenmiş karma kolide 12 adet kükürtlü 12 adet ... kurusu olmak üzere toplam 624 ton ürünün teslimi konusunda anlaştıkları, davacının yaşanan fiyat artışları nedeni ile 125 tonluk ve 183,88 tonluk ürünü davalıya teslim etmediği, davalı tarafından genel satın alma sözleşmesinin beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca %20 oranında 206.250,00 TL ve 302.260,20 TL bedelli ceza faturalarını düzenlediği, davalı tarafından davacıya 24.06.2014 tarihinde 283.670,91 TL ve 08.07.2014 tarihinde 171.031,60 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, ceza faturası miktarları da dikkate alındığında davacı alacağından toplam 963.212,51 TL'nin mahsubunun gerektiği, davacı tarafından davalı aleyhine yapılan ilk takibin 21.05.2014 tarihli İstanbul 36.

İcra Müdürlüğü'nün 2014/13861 sayılı takip olduğu, yapılan diğer takiplerinde yakın tarihlerde olduğu, davalının mahsubu gereken ilk ödemesinin ilk takip tarihinden sonra 26.05.2014 tarihli ve 206.250,00 TL bedelli ceza faturası olduğu, diğer fatura ve ödemelerinde yakın tarihli olduğu, mahsup işleminin dava tarihi itibariyle takip dosyalarındaki alacak miktarı üzerinden yapılması gerektiğinden davacının davalıdan sadece birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1316 E. sayılı dosyasına konu 31. İcra Dairesi'nin 2014/18205 takip sayılı dosyası nedeni ile 90.123,01 TL asıl alacak ile 08.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar 2.466,65 TL faiz talep edebileceği, icra inkar tazminatı isteminin ise alacak likit olduğundan kabulüne, anılan davadaki talebin kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin, asıl ve diğer birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya mesnet 6 ayrı icra dosyasına konu 6 ayrı alacağında haklı nedenlere dayandığını, devam eden süreçte davalı şirketin başlatılan icra takibinden sonra harici ödemeler yaptığını, icra takibinden sonra yapılan bu ödemeler ile davalı şirketten alacaklı olduğunun sübut bulduğunu, davalı tarafça davacı şirkete haricen ödemelerin yapıldığı 17.01.2022 tarihli ve 03.08.2022 tarihli bilirkişi raporlarıyla da ... olduğunu, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yararı bulunduğunu, itirazın iptali davasının açılmasına sebebiyet veren kötü niyetli davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tamamının davalıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalar açıldıktan sonra ödemeler yapıldığından asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığından karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmeyeceğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, ret edilen birleşen davalar bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, cezai şart faturalarının kabul edilemeyeceği ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar cari hesaba ilişkin alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/995225300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.