6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin mutabık olması halinde bakiye alacağın likit olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1022 E. 2022/902 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki ticari ilişkide ibraz edilen ticari defterler birbiriyle mutabıksa ve bakiye alacak miktarı bu defterlerle sabitse, borçlunun vade farkı faturasına ilişkin itirazı, bu fatura iade edilmiş ve iadeye ilişkin dava kesinleşmişse dinlenmez; kalan alacak mal satımına ilişkin faturalardan kaynaklanıyorsa, ticari satımdan doğan bu alacak likit alacak sayılır ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir.

Ele alınan sorunlar

Vade farkı faturasına itiraz ve alacağın kapsamı → ret

İddia: Davalı vekili, 11.01.2021 tarihli fatura ile vade farkı faturası tanzim edildiğini, müvekkilinin vade farkını kabul etmediğini, banka aracılığıyla ödemeler yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222. maddesi uyarınca ibrazı istenilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, icra takibine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu ve tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu, her iki yanın ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 17.102,48-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu faturaların tamamı mal satışı faturası olup, 11.01.2021 tarihli vade farkı faturası dışında vade farkına ilişkin başka bir fatura bulunmadığı, bu faturanın davalı tarafça davacıya iade edilerek davacının kayıtlarına alındığı ve bu kısma yönelik davanın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin vade farkına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → ret

İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İade edilen vade farkı faturası dışında kalan faturaların tamamının mal satışına ilişkin olduğu, kalan alacağın mal faturalarından kaynaklandığı anlaşıldığından, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. İcra takibinden sonra taraflarca peşin ödeme yöntemiyle ticari ilişkinin devam ettiği de anlaşılmakla, alacağın likit niteliği ve buna bağlı sonuçlar yönünden ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterlerin mutabık olması ve vade farkı faturasının iade edilerek ilgili davanın kesinleşmiş olması halinde, kalan mal satımı faturalarından kaynaklanan bakiye alacağın likit alacak sayılacağı ve icra inkar tazminatına konu edilebileceği yönünden emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter mutabakatı itirazın iptali likit alacak icra inkar tazminatı vade farkı faturası cari hesap

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1022

KARAR NO 2022/902

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2022

NUMARASI 2021/154 Esas - 2022/246 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/06/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında tıbbi ilaç, malzeme ve ürün alım satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafından sipariş edilen ürünleri teslim ederek alım satım ilişkisinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının teslim alarak kullandığı ürünlerin bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, ödenmeyen borç nedeniyle icra takibi başlattıklarını, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı tarafça dava konusu cari hesap içerisinde 11.01.2011 tarih ... numaralı vade farkı konulu fatura ile müvekkiline fatura kesildiğini, müvekkilinin vade farkını kabul etmediğini, taraflar arasında vade farkı yönünde yazılı bir anlaşma yapılmadığı gibi teamül de oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, takibin konusu cari hesaptan kaynaklı bakiye alacak iddiası olup, bilirkişi raporu ile takip tarihinde davacının davalıdan 17.102.48-TL alacaklı olduğu, bu hususun her iki tarafın ticari defterlerinde ayrı ayrı kayıtlı olduğu, bu bedele davalının bir itirazının ve ödendiğine dair davalının bir delilinin bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki uyuşmazlığın;

11. 01.2021 tarihinde davacı şirketin kestiği vade farkı faturasını davalı şirketin 15.01.2021 tarihinde iade faturası ile iade etmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi husundan yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığı, cari hesap alacağının ödenmesine ilişkin davacı tarafından davalıya gönderilmiş dosya yansıyan bir ihtarnamenin bulunmadığı, vade farkı faturası öncesi düzenlenen faturalarda yer alan faturanın gününde ödenmemesi halinde aylık %4 vade farkı uygulanacağına dair kaydın tek başına vade farkına dair bir sözleşme kabul edilemeyeceği gözetilerek, her iki tarafın ticari defterleri ile varlığı sabit görülen 17.102.48-TL alacak dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile takibin;

17. 102,48-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3.420,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen alacak talebi yönünden kötü niyeti sabit görülmediğinden, davalının davacıdan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davacı tarafından 11.01.2021 tarihli fatura ile vade farkı faturası tanzim edildiğini, müvekkilinin vade farkını kabul etmediğini, banka aracılığıyla ödemeler yapıldığını, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222. maddesi uyarınca ibrazı istenilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; icra takibine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu, her iki yanın ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 17.102,48-TL alacaklı olduğu tesbit edilmiştir. Davalı vekili vade farkı faturasını kabul etmediklerini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de takibe konu;

07. 03.2020, 12.03.2020, 06.05.2020 ve 01.06.2020 tarihli faturaların tamamı mal satışı faturalarıdır.

11. 1.2021 tarihli 4.186,51- TL bedelli fatura dışında vade farkı faturası mevcut olmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ile saptanan cari hesap ekstresi ve icra takip dosyasına sunulan fatura suretlerinden anlaşılmaktadır.Vade farkı faturası davacıya iade edilerek davacı tarafın kayıtlarına alındığı , bu kısma yönelik davanın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmış olmakla davalı vekilinin vade farkına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde alacağın 17.102,48-TL olup mahkemece bu miktara hükmedildiği,iade edilen vade farkı faturası dışında kalan faturalar içinde vade farkı faturası olmayıp kalan alacağın mal faturalarına ilişkin olduğu, ticari satımdan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği, icra takibinden sonra taraflarca peşin ödeme yöntemiyle ticari ilişkinin devam ettiği anlaşılmakla, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.168,27-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 292,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 876,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/99496 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.