Keşif
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2967 E. 2023/6910 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ tescilsiz tasarım↗ iş bölümü↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/83 E., 2020/39 K.
Taraflar arasındaki asıl dava, faydalı model belgesi ve tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2016/01800 sayılı faydalı model belgesinin yeni olmadığını, faydalı modüler mezbaha sisteminin uzun yıllardır dünya genelinde kullanıldığını, yine davalıya ait 2016/00789 sayılı tasarımın da yenilik özelliğini taşımadığını, bu nedenlerle davalıya ait faydalı modelin ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2016/01800 sayılı faydalı model belgesinin ve 2016/00789 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı karşı davada davacı dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli faydalı model belgesine tecavüz oluşturan modüler mobil mezbahaların, karşı davada davalı tarafından kazanılan ihale neticesinde kurulduğunu, kurulan bu mezbahada müvekkili faydalı modelinin birebir taklit edildiğini, aynı zamanda müvekkili adına tescilli tasarıma da karşı davada davalı tarafından tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, faydalı modele ve tasarıma tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu faydalı modelin yeni olduğunu, hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, yine hükümsüzlüğü istenen müvekkili tasarımının da yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davacı karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince karşı davacıya ait tasarıma ve faydalı modele tecavüzde bulunulmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu 2016/00789-2 sıra nolu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik özelliğinin bulunmadığı, 2016/00789-1 sıra nolu tasarımın ise yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, TR 2016 01800 Y nolu faydalı modelin istemlerinin yeni olmadığı ve mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 165 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu yönündeki iddiaların da ispat edilemediği, TR 2016 01800 Y nolu faydalı model belgesi konusu buluşun, ilgili teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmış olduğu ve mülga 551 sayılı KHK’nın 165 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, karşı dava yönünden ise karşı davada davalının, karşı davada davacı adına tescilli olan faydalı modelden doğan haklara tecavüz niteliğinde bir eyleminin olmadığı, teknik bilirkişi raporu ekinde sunulan mezbaha görüntülerinin, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibariyle karşı davacı adına tescilli olan 2016/00789 nolu tasarımlardan farklı olduğu, bu tasarımlara göre ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu, dolayısıyla 2016/00789 sayılı tasarımdan doğan haklara tecavüzün bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 2016/00789-2 sıra nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili, vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas teşkil alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının haksız olarak kullandığı faydalı modellerin, müvekkiline ait faydalı modelin birebir taklidi olduğunu, talimat dosyasında alınan rapor ekindeki resimlerin bilirkişi kurulunca hatalı değerlendirilerek Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan keşifte taklit edilen faydalı modelin mobil olmadığı ve ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, eksik inceleme nedeniyle hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, asıl davada davanın kısmen kabulüne yönelik bölümün usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarım hükümsüzlüğüne yönelik karar yönünden de denetime ve hükme elverişli olmayan bilirkişi raporlarındaki hatalı ve eksik değerlendirmeler esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davaya konu 2016/00789-2 nolu tasarımın yeni olmadığının, 2016/00789-1 nolu tasarımın ise yeni olduğunun ve yine 2016/01800 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının, karşı dava yönünden ise karşı davacı adına tescilli faydalı modele ve tasarıma tecavüzde bulunulmadığının, dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, mahallinde yapılan keşif de elde edilen teknik veriler ve fotoğraflar da incelenmek suretiyle hazırlanan söz konusu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, bu itibarla ilk derece mahkemesince anılan raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, faydalı model belgesi ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, karşı dava ise faydalı model belgesi ile tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 551 sayılı KHK'nın 165 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15166 E. 2012/19032 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… irilerek Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan keşifte taklit edilen faydalı modelin mobil olmadığı ve ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, «eksik inceleme» nedeniyle hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, asıl davada davanın kısmen kabulüne yönelik «bölümün» usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarım hükümsüzlüğüne yönelik karar yönünden de denetime ve hükme elverişli olmayan bilirkişi raporlarındaki hatalı ve eksik değer …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece ek rapor alınmak ya da yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak suretiyle tarafların alınan raporlara yaptıkları ciddi itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü | Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/705 E. 2017/3152 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… irilerek Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan keşifte taklit edilen faydalı modelin mobil olmadığı ve ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, «eksik inceleme» nedeniyle hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, asıl davada davanın kısmen kabulüne yönelik «bölümün» usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarım hükümsüzlüğüne yönelik karar yönünden de denetime ve hükme elverişli olmayan bilirkişi raporlarındaki hatalı ve eksik değer …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece raporlar arasında çelişkiyi gidermek için konusunda uzman farklı bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin bozma ilamına uyularak, alınan 21.07.2014 «havale» tarihli bilirkişi raporunda, davacı ve davalıya ait faydalı modelleri oluşturan elemanların birbirlerinden farklı olduklarının tespit edildiği, davalıya ait faydalı model belgesinin tarifnamesinin söz konusu atıflar çıkarılsa bile uygulanabilir olduğu ve yönetmeliğe bir aykırılık bulunmadığı belirtilmiş; ancak hükme esas alınan 26.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, bozma ilamı öncesinde alınan kök raporda belirtilen görüşlerinin değişmediği mütalaa edilmiş, bu doğrultuda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamı sonrasında alınan ilk rapor ile hükme esas alınan «son» rapor arasında çelişki bulunduğu açıktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2967 E. , 2023/6910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/617 Esas, 2021/1705 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/83 E., 2020/39 K.
Taraflar arasındaki asıl dava, faydalı model belgesi ve tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2016/01800 sayılı faydalı model belgesinin yeni olmadığını, faydalı modüler mezbaha sisteminin uzun yıllardır dünya genelinde kullanıldığını, yine davalıya ait 2016/00789 sayılı tasarımın da yenilik özelliğini taşımadığını, bu nedenlerle davalıya ait faydalı modelin ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2016/01800 sayılı faydalı model belgesinin ve 2016/00789 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı karşı davada davacı dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli faydalı model belgesine tecavüz oluşturan modüler mobil mezbahaların, karşı davada davalı tarafından kazanılan ihale neticesinde kurulduğunu, kurulan bu mezbahada müvekkili faydalı modelinin birebir taklit edildiğini, aynı zamanda müvekkili adına tescilli tasarıma da karşı davada davalı tarafından tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, faydalı modele ve tasarıma tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu faydalı modelin yeni olduğunu, hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, yine hükümsüzlüğü istenen müvekkili tasarımının da yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davacı karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince karşı davacıya ait tasarıma ve faydalı modele tecavüzde bulunulmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu 2016/00789-2 sıra nolu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik özelliğinin bulunmadığı, 2016/00789-1 sıra nolu tasarımın ise yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, TR 2016 01800 Y nolu faydalı modelin istemlerinin yeni olmadığı ve mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 165 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu yönündeki iddiaların da ispat edilemediği, TR 2016 01800 Y nolu faydalı model belgesi konusu buluşun, ilgili teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmış olduğu ve mülga 551 sayılı KHK’nın 165 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, karşı dava yönünden ise karşı davada davalının, karşı davada davacı adına tescilli olan faydalı modelden doğan haklara tecavüz niteliğinde bir eyleminin olmadığı, teknik bilirkişi raporu ekinde sunulan mezbaha görüntülerinin, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibariyle karşı davacı adına tescilli olan 2016/00789 nolu tasarımlardan farklı olduğu, bu tasarımlara göre ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu, dolayısıyla 2016/00789 sayılı tasarımdan doğan haklara tecavüzün bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 2016/00789-2 sıra nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili, vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas teşkil alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının haksız olarak kullandığı faydalı modellerin, müvekkiline ait faydalı modelin birebir taklidi olduğunu, talimat dosyasında alınan rapor ekindeki resimlerin bilirkişi kurulunca hatalı değerlendirilerek Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan keşifte taklit edilen faydalı modelin mobil olmadığı ve ihlalin gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, eksik inceleme nedeniyle hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, asıl davada davanın kısmen kabulüne yönelik bölümün usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarım hükümsüzlüğüne yönelik karar yönünden de denetime ve hükme elverişli olmayan bilirkişi raporlarındaki hatalı ve eksik değerlendirmeler esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davaya konu 2016/00789-2 nolu tasarımın yeni olmadığının, 2016/00789-1 nolu tasarımın ise yeni olduğunun ve yine 2016/01800 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığının, karşı dava yönünden ise karşı davacı adına tescilli faydalı modele ve tasarıma tecavüzde bulunulmadığının, dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, mahallinde yapılan keşif de elde edilen teknik veriler ve fotoğraflar da incelenmek suretiyle hazırlanan söz konusu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, bu itibarla ilk derece mahkemesince anılan raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, faydalı model belgesi ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, karşı dava ise faydalı model belgesi ile tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 551 sayılı KHK'nın 165 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/994584500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz