Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6789 E. 2024/189 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin açığı↗ rehin açığı belgesi↗ mükerrer takip↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ menfi tespit davası↗ tahsilde tekerrür↗ ilamsız icra takibi↗ mükerrerlik↗ rehin↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ kefil↗ kötü niyet↗ hukuki yarar↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 18.10.2016 tarih, 2016/1192 E. ve 2016/1040 K. sayılı kararı ile davacının kefaletten ... dava tarihindeki borcunun 48.075,94 TL olduğu, dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki toplam borçtan asıl borçlunun ödediği 34.731,49 TL'den davalının borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 34.731,49 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.10.2020 tarih, 2020/4572 E. ve 2020/4008 K. sayılı kararıyla araç satışı ile tahsil edilen 34.731,00 TL’nin, borçtan mahsup edilmesi sonucu davacının dava tarihi itibariyle kefalet borcunun 48.075,94 TL olduğu, davacının davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporunu hatalı değerlendirdiğini, rehin açığı belgesi alınmadan mükerrer takip yapıldığını, ilamsız takipte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şerhi bulunması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir..
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 ... maddesi ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4572 E. 2020/4008 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · tespit davası · kefalet · mahsup · kefil
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporunu hatalı değerlendirdiğini, «rehin açığı belgesi» alınmadan «mükerrer takip» yapıldığını, ilamsız takipte «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «şerhi» bulunması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir..
Bozma Kararı Dairemizin 12.10.2020 tarih, 2020/4572 E. ve 2020/4008 K. sayılı kararıyla araç satışı ile tahsil edilen 34.731,00 TL’nin, borçtan «mahsup» edilmesi sonucu davacının dava tarihi itibariyle «kefalet» borcunun 48.075,94 TL olduğu, davacının davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece 18.10.2016 tarih, 2016/1192 E. ve 2016/1040 K. sayılı kararı ile davacının «kefaletten» ... dava tarihindeki borcunun 48.075,94 TL olduğu, dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki toplam borçtan asıl borçlunun ödediği 34.731,49 TL'den davalının borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 34.731,49 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «kefilin» «kefalet limiti» dahilinde kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle borcun 48.075 TL olarak hesaplandığı, kefalet limitinin ise 55.000.-TL olduğu, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip yapılabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin …
Her ne kadar mahkemece, alacaklının “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere alacağını kefilden talep etmeye hakkı olduğu belirtilmişse de takip talebinde bu husus açıklanmadığı gibi fiilen de yapılan tahsilatlar alacaktan «mahsup» edilmeyerek, «mükerrer tahsilata» neden olabilecek şekilde icra takipleri yürütülmüştür.
Kefil olan davacı hakkında başlatılan 14.09.2009 tarihli ilamsız icra takibinde, “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” «kaydı» bulunmadığı gibi, söz konusu tahsilatın yapıldığı 24.12.2009 tarihinden sonra davacıya uygulanan «hacizde» ve üçüncü kişilere gönderilen «haciz ihbarnamelerinde», 34.731.-TL’nin borçtan «mahsup» edilmediği ve tahsilat yapılmamış gibi icra takip işlemlerinin yürütüldüğü dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundaki hesaplamalardan anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · mükerrer tahsilat · kefalet limiti · kötüniyet tazminatı · haciz · asıl alacak · kötüniyet · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaKefil olan davacı hakkında başlatılan 14.09.2009 tarihli ilamsız icra takibinde, “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” «kaydı» bulunmadığı gibi, söz konusu tahsilatın yapıldığı 24.12.2009 tarihinden sonra davacıya uygulanan «hacizde» ve üçüncü kişilere gönderilen «haciz ihbarnamelerinde», 34.731.-TL’nin borçtan «mahsup» edilmediği ve tahsilat yapılmamış gibi icra takip işlemlerinin yürütüldüğü dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundaki hesaplamalardan anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava tarihindeki «kefalet» borcunun 48.075,94 TL olduğu, dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki toplam borçtan asıl borçlunun ödediği 34.731,49 TL'den davalının borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 34.731,49 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminatı» talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, «kefilin» «kefalet limiti» dahilinde kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle borcun 48.075 TL olarak hesaplandığı, kefalet limitinin ise 55.000.-TL olduğu, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip yapılabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin …
Kefalet limitinin 55.000.-TL olmasına rağmen, takipteki «asıl alacak» 58.494.-TL olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2193 E. 2024/2830 K.
Ortak:menfi tespit · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/731 E. 2022/1633 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6789 E. , 2024/189 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/301 Esas, 2021/1022 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu tahsil edilen 34.731,49 TL'nin davacı aleyhine başlatılan kefalet borcundan dolayı icra takibinde mahsup edilmediğini ileri sürerek davacının ...
1. İcra Müdürlüğünün 2009/17118 E. sayılı icra takip dosyasından 34.731,49 TL borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl borçlu ve davacı kefil hakkında ayrı ayrı yapılan icra takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla işleme konulduğunu, asıl borçludan yapılan tahsilatların dosya borcundan düşüleceğinin açık olması karşısında menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının kefil hakkında ilamsız icra takibi yapılmasına engel teşkil etmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 18.10.2016 tarih, 2016/1192 E. ve 2016/1040 K. sayılı kararı ile davacının kefaletten ... dava tarihindeki borcunun 48.075,94 TL olduğu, dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki toplam borçtan asıl borçlunun ödediği 34.731,49 TL'den davalının borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 34.731,49 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.10.2020 tarih, 2020/4572 E. ve 2020/4008 K. sayılı kararıyla araç satışı ile tahsil edilen 34.731,00 TL’nin, borçtan mahsup edilmesi sonucu davacının dava tarihi itibariyle kefalet borcunun 48.075,94 TL olduğu, davacının davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporunu hatalı değerlendirdiğini, rehin açığı belgesi alınmadan mükerrer takip yapıldığını, ilamsız takipte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şerhi bulunması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir..
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 ... maddesi ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993687800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz