6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2964 E. 2023/6940 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı uyuşmazlık konusu kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici ilk derece kararının kaldırılması ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/351 E., 2016/446 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin asıl unsuru "AKER" ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AKMER” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/50107 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, davalıya ait “AKMER” markasının müvekkilinin markasını tek harf farkla aynen içerdiğini, markanın direkt olarak müvekkilinin markasını çağrıştırdığını, müvekkilinin seri markalarından biri olduğu izlemini verdiğini, davalının markasının kapsamındaki tüm ürünlerin müvekkilinin Aker markaları kapsamında aynen ve benzer olarak bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak istediğini, bu nedenle marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek 2015-M-5263 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını oluşturan “AKMER” sözcüğünün ay gibi beyaz (yüz) anlamına geldiğini, hem anlamsal hem de telaffuz açısından tamamen farklı olan markaların benzer olarak görülüp karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvurunun "AKMER" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 25. sınıftaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "AKER" asıl unsurlu ibarelerden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 01 ile 45. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğu, somut olayda dava konusu marka başvurusu “AKMER” sözcüğünden oluşurken davacının itiraza mesnet gösterdiği markaların “AKER” sözcüğünden oluştuğu, ancak “AKMER” ve “AKER” sözcüklerinde her ne kadar 4 harf aynı olsa da davalı sözcüğünde ayrıca “M” harfinin varlığı, markaları özellikle anlam ve okunuş itibariyle benzer olmaktan çıkardığı, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu emtialar yönünden 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkasının somut olayda uygulanamayacağı, davacının ticaret unvanını oluşturan “AKER” sözcüğü ile “AKMER” sözcüğü benzer olmadığından, davacının ticaret unvanına dayanarak dava konusu marka başvurusuna itiraz edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, iş bu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, kapsamlarının da aynı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olmasının iltibası arttıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davalı ...'nin başvurusu “AKMER” ibaresinden oluşmakta iken davacı Şirketin itirazına dayanak markalarının "AKER" esas unsurlarını barındırdığı, karşılaştırılan markaların baş iki ve son iki harfinin aynı olduğu, davalının başvurusunun 25. sınıf malları içerdiği, davacının itirazına mesnet markasının da bu malları kapsadığı, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacı Şirketin "AKER" ibareli markasının giyim sektöründe tanınmış olduğu, bu hususlar bir arada irdelendiğinde davacının giyim sektöründe tanınmış AKER ibareli markası ile davalının yine aynı sektördeki malları kapsayan AKMER ibareli markası arasında benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin, markaların tescil kapsamlarında yer alan aynı veya benzer mallar yönünden ortalama tüketici kitlesinde, her iki markalı ürünün aynı veya aralarında idari/işletmesel bağlantı bulunduğu ve aynı kökenden geldiği zannını doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun kabulü gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, tarafların markalarının kapsamındaki malların aynı olduğu belirlenmiş olup, davalının başvurusunun kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının itiraza dayanak markalarının koruma kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler ile aynı olduğu, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmasına rağmen mahkemece, tarafların ibareleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, bütün olarak incelendiğinde anlamlarının, şekillerinin, okunuşlarının farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel açıdan yapılacak değerlendirmede benzerlik ve iltibas ihtimalinin olmadığını, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, ayırt edici farklar içeren bu markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, KHK 8/1-b ve 8/4 üncü maddesinin uygulanma koşulları gerçekleşmediğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/119 E. 2014/7483 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10546 E. 2014/1224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2964 E.  ,  2023/6940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/766 Esas, 2022/105 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2015/351 E., 2016/446 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin asıl unsuru "AKER" ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AKMER” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/50107 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, davalıya ait “AKMER” markasının müvekkilinin markasını tek harf farkla aynen içerdiğini, markanın direkt olarak müvekkilinin markasını çağrıştırdığını, müvekkilinin seri markalarından biri olduğu izlemini verdiğini, davalının markasının kapsamındaki tüm ürünlerin müvekkilinin Aker markaları kapsamında aynen ve benzer olarak bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak istediğini, bu nedenle marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek 2015-M-5263 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını oluşturan “AKMER” sözcüğünün ay gibi beyaz (yüz) anlamına geldiğini, hem anlamsal hem de telaffuz açısından tamamen farklı olan markaların benzer olarak görülüp karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvurunun "AKMER" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 25. sınıftaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "AKER" asıl unsurlu ibarelerden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 01 ile 45. sınıflardaki tüm mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğu, somut olayda dava konusu marka başvurusu “AKMER” sözcüğünden oluşurken davacının itiraza mesnet gösterdiği markaların “AKER” sözcüğünden oluştuğu, ancak “AKMER” ve “AKER” sözcüklerinde her ne kadar 4 harf aynı olsa da davalı sözcüğünde ayrıca “M” harfinin varlığı, markaları özellikle anlam ve okunuş itibariyle benzer olmaktan çıkardığı, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu emtialar yönünden 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkasının somut olayda uygulanamayacağı, davacının ticaret unvanını oluşturan “AKER” sözcüğü ile “AKMER” sözcüğü benzer olmadığından, davacının ticaret unvanına dayanarak dava konusu marka başvurusuna itiraz edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, iş bu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, kapsamlarının da aynı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olmasının iltibası arttıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davalı ...'nin başvurusu “AKMER” ibaresinden oluşmakta iken davacı Şirketin itirazına dayanak markalarının "AKER" esas unsurlarını barındırdığı, karşılaştırılan markaların baş iki ve son iki harfinin aynı olduğu, davalının başvurusunun 25. sınıf malları içerdiği, davacının itirazına mesnet markasının da bu malları kapsadığı, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacı Şirketin "AKER" ibareli markasının giyim sektöründe tanınmış olduğu, bu hususlar bir arada irdelendiğinde davacının giyim sektöründe tanınmış AKER ibareli markası ile davalının yine aynı sektördeki malları kapsayan AKMER ibareli markası arasında benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin, markaların tescil kapsamlarında yer alan aynı veya benzer mallar yönünden ortalama tüketici kitlesinde, her iki markalı ürünün aynı veya aralarında idari/işletmesel bağlantı bulunduğu ve aynı kökenden geldiği zannını doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun kabulü gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, tarafların markalarının kapsamındaki malların aynı olduğu belirlenmiş olup, davalının başvurusunun kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının itiraza dayanak markalarının koruma kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler ile aynı olduğu, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmasına rağmen mahkemece, tarafların ibareleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, bütün olarak incelendiğinde anlamlarının, şekillerinin, okunuşlarının farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel açıdan yapılacak değerlendirmede benzerlik ve iltibas ihtimalinin olmadığını, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, ayırt edici farklar içeren bu markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, KHK 8/1-b ve 8/4 üncü maddesinin uygulanma koşulları gerçekleşmediğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993612900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.