Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6429 E. 2023/7572 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifaya ekli cezai şart↗ ifaya ekli ceza↗ kazanç kaybı↗ sözleşmenin ihlali↗ delillerin toplanmaması↗ ihtirazi kayıt↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ ek prim↗ ifa↗ fesih↗ def'i↗ kâr kaybı↗ kefil↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.02.2015 tarih ve 2014/1424 E., 2015/138 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davasına dayanak gösterdiği 29.06.2009 tarihli sözleşme davalı tarafın kabulünde olup, öncelikle 20.000 lt hibe satış destek primi taahhüdünde bulunulduğunu belirttiği, bu sözleşmeden on ... önce yapıldığı anlaşılan 16.06.2009 tarihli taahhütte ... ...'ün borcundan düşülerek 20.000 lt satış destek primi verileceğinin belirtilmesi karşısında, davacının taahhüdünde belirttiği destek primini vermeden davalının borcunu ifa etmesini istemesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 97 nci maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih ve 2015/13464 E., 2016/2934 K. sayılı kararıyla, davalı, sözleşmenin başında davacının taahhüt ettiği hibe motorini vermediğini savunmuş ise de, karşılıklı edim yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin başında davacının edimini yerine getirmediği iddiasıyla sözleşmeyi fesih imkanı varken bayiiliği sürdürmesi nedeniyle sonradan bu yönde def'i de bulunması iyi niyet kurullarına uygun bulunmadığı, bayiilik sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunduğu da kanıtlanamadığı, davacının, ifa edilen sözleşme uyarınca eksik ürün alındığı iddiasıyla cezai şart isteminde bulunabilmesi için bir sonraki yıl mal teslimi sırasında önceki yıla ait eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tutmadığı, yani ihtirazı kayıtla mal teslimi yapmadığı sürece ifaya ekli cezai şart isteminde bulunamayacağı, mahkemece bu yön üzerinde durularak, davacının mal teslimi sırasında ihtirazı kayıtta bulunup bulunmadığı araştırılıp, delilleri toplandıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi ve taahhütname kapsamında davalı bayinin 2009 yılı ve davamı yıllarda taahhüt ettiği ... ürünü alamadığı, davacı tarafın sözleşmeyi feshedip kâr mahrumiyeti istemekte haklı olduğu, ayrıca ifaya ekli ceza şart istediği, bu kapsamda davacı ifa edilen sözleşme uyarınca 2010 yılında bir önceki yıl olan 2009 yıl için eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tuttuğunu belirten ihtirazi kayıtla mal teslimi yaptığı, cezai şart istemekte de haklı olduğu, sözleşme ve taahhütnamedeki eksik ... üründe beher ton karşılığı 50,00 USD'nin Türk Lirası karşılığını istemekte haklı olmakla, davacı yanca davalılara gönderilen ihtarname ile sözleşme gereğinin yerine getirilmesinin istendiği, temerrüt şartları içermediğinden, dava tarihi ve ıslah tarihi faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesi ve ıslahla talep edilen 84.800,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'lık kısmı için dava tarihi 26.05.2011'den itibaren avans faizi işletilmesine, kalan kısmı için ıslah tarihi 02.05.2012'den itibaren avans faizi işletilmesine, 5.000,00 TL cezai şart talebinin kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin hibe etmeyi taahhüt ettiği yakıtı teslim etmediğini, sözleşme ayakta iken davacının davalı bayiinin bir km uzağında ... bir istasyon açtığını, bayiiyi zor duruma düşürdüğünü, kendisinin kefil olduğunu ve bu nedenle taraflar arasındaki hususları bilmesinin imkanı bulunmadığını, sorumluluğunun olmadığını, şahsi olarak kusurunun araştırılmadığını, davacının ihtirazı kayıt koymadan mal teslimine devam ettiğini, daha sonra ihtarname gönderdiğini, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 19 maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'ün bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2139 E. 2022/7690 K.
Ortak:ifaya ekli ceza · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · cezai şart · ifa · bilirkişi incelemesi · taahhütname · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında yapılan «bayilik sözleşmesi» ve «taahhütname» kapsamında davalı bayinin 2009 yılı ve davamı yıllarda taahhüt ettiği ... ürünü alamadığı, davacı tarafın sözleşmeyi feshedip kâr «mahrumiyeti» istemekte haklı olduğu, ayrıca «ifaya ekli ceza şart» istediği, bu kapsamda davacı «ifa» edilen sözleşme uyarınca 2010 yılında bir önceki yıl olan 2009 yıl için eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tuttuğunu belirten ihtirazi kayıtla mal «teslimi» yaptığı, cezai şart istemekte de haklı olduğu, sözleşme ve taahhütnamedeki eksik ... üründe beher ton karşılığı 50,00 USD'nin Türk Lirası karşılığını istemekte haklı olmakla, davacı yanca davalılara gönderilen «ihtarname» ile sözleşme gereğinin yerine getirilmesinin istendiği, «temerrüt» şartları içermediğinden, dava tarihi ve «ıslah» tarihi faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesi ve ıslahla talep edilen 84.800,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'lık kısmı için dava tarihi 26.05.2011'den itibaren «avans faizi» işletilmesine, kalan kısmı için ıslah tarihi 02.05.2012'den itibaren avans faizi işletilmesine, 5.000,00 TL cezai şart talebinin kabulü ile dava tarihinden itibare …
Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih ve 2015/13464 E., 2016/2934 K. sayılı kararıyla, davalı, sözleşmenin başında davacının «taahhüt» ettiği hibe motorini vermediğini savunmuş ise de, karşılıklı edim yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin başında davacının edimini yerine getirmediği iddiasıyla sözleşmeyi «fesih» imkanı varken bayiiliği sürdürmesi nedeniyle sonradan bu yönde «def»'i de bulunması iyi niyet kurullarına uygun bulunmadığı, bayiilik sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunduğu da kanıtlanamadığı, davacının, «ifa» edilen sözleşme uyarınca eksik ürün alındığı iddiasıyla «cezai şart» isteminde bulunabilmesi için bir sonraki yıl mal «teslimi» sırasında önceki yıla ait eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tutmadığı, yani ihtirazı kayıtla mal teslimi yapmadığı sürece «ifaya ekli cezai şart» isteminde bulunamayacağı, mahkemece bu yön üzerinde durularak, davacının mal teslimi sırasında ihtirazı kayıtta bulunup bulunmadığı araştırılıp, «delilleri toplandıktan» sonra gerekirse «bilirkişi incelemesi» de yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… 138 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davasına dayanak gösterdiği 29.06.2009 tarihli sözleşme davalı tarafın kabulünde olup, öncelikle 20.000 lt hibe satış destek «primi» «taahhüdünde» bulunulduğunu belirttiği, bu sözleşmeden on ... önce yapıldığı anlaşılan 16.06.2009 tarihli taahhütte ... ...'ün borcundan düşülerek 20.000 lt satış destek primi verileceğinin belirtilmesi karşısında, davacının taahhüdünde belirttiği destek primini vermeden davalının borcunu «ifa» etmesini istemesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 97 nci maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vek …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; davacının «kar mahrumiyeti» isteminin, «ifaya ekli ceza koşulu» niteliğinde olduğu, davacı tarafın çekince koymadan ifayı(ödemeyi) kabul ettiği ve «sözleşmeden doğan» edimlerini «ifa» etmeye (ürün satmaya) devam ettiği, dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme yürürlükte bulunduğundan davacı yanca davalıya sözleşmenin ilk iki yılı için eksik beyaz ürün alımı yapmasından ötürü herhangi bir «ihtarname» gönderilmediği, bu hususun «tacir» olan davalı bayi de kar mahrumiyetine ilişkin davacı yanca tazminat istenilmeyeceğine dair haklı bir güven oluşturduğu, davacının ifaya eklenen «cezai şart» niteliğindeki kar mahrumiyetini ve «protokolün» 8. maddesi uyarınca davalı bayiye verilen 250.000.-TL'lik hibeyi talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 353/1-b-1. maddesi uyarınca esas …
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ek «protokolün» «özel şartlar» başlıklı 2. maddesinde "şirket bayiye beş yıl çalışma karşılığı 250.000,00 TL «fatura» karşılığı hibe verecektir" maddesinin yer aldığı, dava tarihi itibarıyla dava konusu sözleşmenin ayakta olması nedeniyle, hibenin iade koşulunun oluşmadığı, 04/07/2011 tarihli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve 04/07/2011 tarihli protokolün "bayinin «taahhüdü»" başlıklı 1. maddesi ile "anlaşma şartları" başlıklı 8. maddesi gereğince, davalı şirketin davacı şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı, taahhüdünün altında kalırsa müvekkil şirketin kârının eksik kalan kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bayilik sözleşmesinin 15. maddesi gereği davalı şirketin düzenli şekilde mal almayı ve sürümü artırıcı faaliyetlerde bulunmayı, satışın gerekli düzeyin altında kalması halinde müvekkil şirketin uğrayacağı kâr «mahrumiyetini» tazmin etmeyi yükümlendiği, davalı şirketin sözleşme ve protokollerle yükümlendiği miktarda ürün alımı yapmayarak davacı «şirketin zararına» neden olduğu, «bilirkişi incelemesi» ile belirlenen 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın alacak talebi yönünden kabulüne, 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti alacağının, dava tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının hibe «bedelinin iadesi» talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 04.07.2011 tarihli «akaryakıt bayilik sözleşmesine» dayandığı, ayrıca sözleşmenin eki niteliğinde aynı tarihli bir de «protokol» bulunduğu, protokolün "bayinin «taahhüdü»" başlıklı 1. maddesi ile "anlaşma şartları" başlıklı 8. maddesi gereği davalı şirketin davacı şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı, taahhüdünün altında kalırsa müvekkil şirketin kârının eksik kalan kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davalı şirketin sözleşme ve protokollerle taahhüt ettiği miktarda ürün alımı yapmayarak davacı «şirketin zararına» neden olduğu, sözleşmenin "hakların kullanımı" başlıklı 31. maddesinde "işbu «sözleşmeden doğan» herhangi bir hakkın şirket tarafından kullanılmaması, gecikmeli olarak kullanılması veya hatalı olarak kullanılması, şirketin söz konusu haktan «feragat» ettiği anlamına gelmediği gibi, bu durum bayiye sözleşmenin söz konusu hükmünü veya sözleşmenin tamamını meriyetten iskat talebinde bulunma veya «kazanılmış hak» iddiasında bulunma hakkı vermez" hükmüne yer verildiği gibi 29. maddedeki «cezai şarta» ilişkin düzenlemede de bayinin"...cezai şartı «ihtarname» «keşidesine» ve mahkeme kararı alınmasına gerek kalmaksızın ilk yazılı talep üzerine..." ödeyeceği ifade edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asgari alım taahhüdü · ceza koşulu · alım taahhüdü · akaryakıt bayilik sözleşmesi · kar mahrumiyeti · özel dava şartı · bedel iadesi · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ek «protokolün» «özel şartlar» başlıklı 2. maddesinde "şirket bayiye beş yıl çalışma karşılığı 250.000,00 TL «fatura» karşılığı hibe verecektir" maddesinin yer aldığı, dava tarihi itibarıyla dava konusu sözleşmenin ayakta olması nedeniyle, hibenin iade koşulunun oluşmadığı, 04/07/2011 tarihli «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve 04/07/2011 tarihli protokolün "bayinin «taahhüdü»" başlıklı 1. maddesi ile "anlaşma şartları" başlıklı 8. maddesi gereğince, davalı şirketin davacı şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı, taahhüdünün altında kalırsa müvekkil şirketin kârının eksik kalan kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bayilik sözleşmesinin 15. maddesi gereği davalı şirketin düzenli şekilde mal almayı ve sürümü artırıcı faaliyetlerde bulunmayı, satışın gerekli düzeyin altında kalması halinde müvekkil şirketin uğrayacağı kâr «mahrumiyetini» tazmin etmeyi yükümlendiği, davalı şirketin sözleşme ve protokollerle yükümlendiği miktarda ürün alımı yapmayarak davacı «şirketin zararına» neden olduğu, «bilirkişi incelemesi» ile belirlenen 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın alacak talebi yönünden kabulüne, 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti alacağının, dava tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının hibe «bedelinin iadesi» talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının «kar mahrumiyeti» isteminin, «ifaya ekli ceza koşulu» niteliğinde olduğu, davacı tarafın çekince koymadan ifayı(ödemeyi) kabul ettiği ve «sözleşmeden doğan» edimlerini «ifa» etmeye (ürün satmaya) devam ettiği, dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme yürürlükte bulunduğundan davacı yanca davalıya sözleşmenin ilk iki yılı için eksik beyaz ürün alımı yapmasından ötürü herhangi bir «ihtarname» gönderilmediği, bu hususun «tacir» olan davalı bayi de kar mahrumiyetine ilişkin davacı yanca tazminat istenilmeyeceğine dair haklı bir güven oluşturduğu, davacının ifaya eklenen «cezai şart» niteliğindeki kar mahrumiyetini ve «protokolün» 8. maddesi uyarınca davalı bayiye verilen 250.000.-TL'lik hibeyi talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 353/1-b-1. maddesi uyarınca esas …
Dava, «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve sözleşmenin eki niteliğindeki «protokol» hükümleri uyarınca, bayinin yıllık «asgari alım taahhüdüne» aykırı davrandığı iddiasına dayalı kâr «mahrumiyetinin» ve protokol kapsamında bayiye hibe edilen bedelin davalılardan tahsili istemi istemine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesinde yer verdiği diğer talebi ise hibe «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, 04.07.2011 tarihli «protokolün» "«özel şartlar»" başlığı altındaki 2. maddesi gereğince, şirketin bayiye 5 yıl çalışma karşılığı 250.000.- TL hibe verdiği, aynı protokolün "anlaşma şartları" başlığı altındaki 8. maddesinde bayinin her yıl için «alım taahhüt» miktarının düzenlendiği, 9. maddede ise bayinin alım taahhüdünü yerine getirmemesi halinde şirket tarafından taahhüde bağlı verilen her nevi kredi ve hibelerin mua …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6429 E. , 2023/7572 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/554 Esas, 2017/99 Karar
Avukat ...
DAVALILAR 1- ...
2- Şentürkler Petrol Day. Tük. Mal. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketle müvekkili şirket arasında 29.06.2009 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayiilik sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı şirketin yıllık satış taahhüdü verdiğini, söz konusu taahhütname ile yıllık 600,00 ton ... ürün satış taahhüdünde bulunduğunu ve eksik sattığı beher ton için ödeme tarihindeki TCMB döviz satış ... üzerinden olmak üzere beyan ürünler için 50,00 USD karşılığı TL müvekkili şirketin uğradığı kâr kaybını ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının 2009 yılında 33,14 ton ... ürün, 2010 yılında 37,59 ton, 2011 yılında ise 16,28 ton ... ürün alımında bulunduğunu, ayrıca sözleşmede bayinin satış taahhüdünü yerine getirmemesi halinde 100.000,00 USD cezai şart ödemeyi de kabul ettiğini ileri sürerek şimdilik kâr mahrumiyetinden dolayı 5.000,00 TL ve cezai şarttan 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 02.05.2012 tarihli dilekçesi ile, kâr mahrumiyeti alacağının 52.849,50 USD olmakla dava tarihi itibari ile 1 USD peşin 1.605,00 TL olmakla 84.800,00 TL olarak ıslah ettiklerini, cezai şart yönünden taleplerinin 5.000,00 TL olduğundan beyanla, en yüksek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davacı şirket ile yapılan bayilik sözleşmesinde 20.000 lt hibe motorin verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak bunun verilmediğini, söz konusu desteğin yapılmamasından dolayı taahhüt ettikleri yıllık akaryakıt satış miktarını dolduramadıklarını, bu nedenle davacı şirkete borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.02.2015 tarih ve 2014/1424 E., 2015/138 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davasına dayanak gösterdiği 29.06.2009 tarihli sözleşme davalı tarafın kabulünde olup, öncelikle 20.000 lt hibe satış destek primi taahhüdünde bulunulduğunu belirttiği, bu sözleşmeden on ... önce yapıldığı anlaşılan 16.06.2009 tarihli taahhütte ... ...'ün borcundan düşülerek 20.000 lt satış destek primi verileceğinin belirtilmesi karşısında, davacının taahhüdünde belirttiği destek primini vermeden davalının borcunu ifa etmesini istemesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 97 nci maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih ve 2015/13464 E., 2016/2934 K. sayılı kararıyla, davalı, sözleşmenin başında davacının taahhüt ettiği hibe motorini vermediğini savunmuş ise de, karşılıklı edim yükleyen sözleşmelerde, sözleşmenin başında davacının edimini yerine getirmediği iddiasıyla sözleşmeyi fesih imkanı varken bayiiliği sürdürmesi nedeniyle sonradan bu yönde def'i de bulunması iyi niyet kurullarına uygun bulunmadığı, bayiilik sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunduğu da kanıtlanamadığı, davacının, ifa edilen sözleşme uyarınca eksik ürün alındığı iddiasıyla cezai şart isteminde bulunabilmesi için bir sonraki yıl mal teslimi sırasında önceki yıla ait eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tutmadığı, yani ihtirazı kayıtla mal teslimi yapmadığı sürece ifaya ekli cezai şart isteminde bulunamayacağı, mahkemece bu yön üzerinde durularak, davacının mal teslimi sırasında ihtirazı kayıtta bulunup bulunmadığı araştırılıp, delilleri toplandıktan sonra gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi ve taahhütname kapsamında davalı bayinin 2009 yılı ve davamı yıllarda taahhüt ettiği ... ürünü alamadığı, davacı tarafın sözleşmeyi feshedip kâr mahrumiyeti istemekte haklı olduğu, ayrıca ifaya ekli ceza şart istediği, bu kapsamda davacı ifa edilen sözleşme uyarınca 2010 yılında bir önceki yıl olan 2009 yıl için eksik ürün alımından kaynaklanan haklarını saklı tuttuğunu belirten ihtirazi kayıtla mal teslimi yaptığı, cezai şart istemekte de haklı olduğu, sözleşme ve taahhütnamedeki eksik ... üründe beher ton karşılığı 50,00 USD'nin Türk Lirası karşılığını istemekte haklı olmakla, davacı yanca davalılara gönderilen ihtarname ile sözleşme gereğinin yerine getirilmesinin istendiği, temerrüt şartları içermediğinden, dava tarihi ve ıslah tarihi faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesi ve ıslahla talep edilen 84.800,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'lık kısmı için dava tarihi 26.05.2011'den itibaren avans faizi işletilmesine, kalan kısmı için ıslah tarihi 02.05.2012'den itibaren avans faizi işletilmesine, 5.000,00 TL cezai şart talebinin kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin hibe etmeyi taahhüt ettiği yakıtı teslim etmediğini, sözleşme ayakta iken davacının davalı bayiinin bir km uzağında ... bir istasyon açtığını, bayiiyi zor duruma düşürdüğünü, kendisinin kefil olduğunu ve bu nedenle taraflar arasındaki hususları bilmesinin imkanı bulunmadığını, sorumluluğunun olmadığını, şahsi olarak kusurunun araştırılmadığını, davacının ihtirazı kayıt koymadan mal teslimine devam ettiğini, daha sonra ihtarname gönderdiğini, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 19 maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'ün bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990191200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz