Tecavüzün Meni ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3296 E. 2023/7565 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ husumet itirazı↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ iş bölümü↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ esastan ret↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/90 E. 2018/63 K.
Taraflar arasındaki tecavüzün meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "... ..." isimli film senaryosu işlenmiş eseri ile ilgili davalılar tarafından, ... ... isimli dizi filmin çekilmesi ve yayınlanması sırasında yasal izin alınmaması ve müvekkilinin senaryosunda geçen birebir diyalogların ve karakterlerin kullanılması ve bu işlenmiş esere davalılar tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle, şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL maddi tazminatın dizinin gösterim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan tahsilini ve işleme eserde yapılan değişikliklerin men edilmesini, tecavüzün giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aktif ve pasif husumet itirazları olduğunu, yemek taslarının isyan başlatmak amacıyla masaya vurulmasının birçok filmde çok daha önceden alenileştirilmiş rol biçimi olduğunu, "Benim adım ... ... ben bu oyunu bozarım" repliğine bizzat asıl (...) ... sahibi ... ... tarafından tiyatro oyunu olarak işlenen metinde yer verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Turkuaz şirketi vekili cevap dilekçesinde; müteveffa ... ...’a ait ... ... öykü kitabının, çok önceki yıllarda yazılmış, ... sahibince kitap olarak basılmadan evvel umuma arz edilmiş ve kitap olarak baskısının ise ilk defa 2005 yılında yapılmış olduğunu, öykü kitabının bizzat ... sahibi ... ... tarafından tiyatroda sahnelenmek üzere işlenerek 14.01.1976’dan 15.05.1976’ya kadar temsil edildiğini, öyküyü tiyatro eseri olarak ilk işleyenin yazarın kendisi olduğunu, öykü kitabının sinema filmine işlenmesi söz konusu olduğunda, yönetmen ve yapımcı ...- Gülgen Film Ltd.Şti ile ... ... arasında öykünün bir defalığına ve ... ... adıyla sinema filmi olarak işlenmesi hususunda 09.03.1990 tarihinde telif anlaşması imzaladığını, filmin senaryosunu da bizzat ... ...’ın kaleme aldığını, ancak ... ...’ın 09.11.1990 tarihinde vefatı üzerine filmde davacı ...'ın senaryo yazarı olarak gösterildiğini ve kayıtlara da bu şekilde geçirildiğini, ... ...’la akdedilen 09.11.1990 tarihli sözleşmenin 1. maddesine göre bu öykünün sadece bir kez filme alınmak üzere kullanılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen, ... ... Sürgünde adıyla sözleşmeye aykırı ikinci bir film daha yapıldığını ve senaryo yazarı olarak da yine davacının gösterildiğini, 1995 yılından önceki sinema filmleri üzerinde ... sahibinin yapımcı olacağını, 1995 yılından evvel yapımı gerçekleştirilen bir sinema eseri üzerinde ... sahibi sıfatı ile hak sahipliği kazanılamadığından, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, 1990 yılında yapımı gerçekleştirilen sinema filmi senaryosunun davacıya ait olduğu farazi olarak kabul edilse dahi, 1995 yılından evvel yapımı gerçekleştirilen söz konusu sinema eseri üzerinde davacının ... sahibi kabul edilmesinin mümkün olmadığını, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sinema eserinin 1990 yılında yönetmenliğini ...’in yaptığı ve Gülgen Film Ltd. Şti. tarafından yapımı üstlenilip ... ... ve ... ... Sürgünde adıyla iki ayrı bölüm olarak yayınlanan sinema filminin oluşturulduğu, 1990 tarihli söz konusu filmin senaryo yazarı davacı olarak kabul edilse dahi davacının 1995 öncesi bu sinema filmi üzerinde ... sahibi olarak herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira 1995 yılı öncesi sinema eserleri üzerinde ... sahipliği sıfatının sadece yapımcıya tanınmış olması hususları ile 5846 sayılı yasa kapsamında davalıların bir ihlalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12.06.1995 tarihinden önce yapımı gerçekleşen filmler bakımından, film yapımcılarının faydalandığı bu süreden icracı sanatçıların ve senaryo yazarlarının da faydalanması gerekeceğini, yasa gereği bir senaryonun yazılmasıyla birlikte senaryo olarak kendi başına filmden bağımsız bir ... hüviyetine kavuştuğundan, müvekkilinin davayı açmakta senaryo sahibi sıfatıyla ehliyetli olduğunu, 24.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin senaryo sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunun belirtildiğini, davalıların ... ... adlı TV dizisiyle müvekkilinin kendi hususiyetini taşıyan fikri ürünlerini müvekkilinden izin almadan kullandıklarını, davalıların, filmin yarattığı pozitif geri dönüşler ve getirdiği şöhretten lehlerine pay çıkartıp dizilerinin tanıtımını yaptıklarını, "Hapishanede yemek yenirken pilav taslarının arkası çevrilerek başlatılan isyan sahnesinin" ... eserde yer almadığını, müvekkilinin kendi becerisiyle senaryoya taşıdığı bu sahnenin TV dizisinde direkt olarak taklit edildiğini, filmde müvekkilince kullanılan ‘Biz çaydanlığımıza kan koyup kaynatıyor, ocağımızı da bıçakla karıştırıyoruz’ şeklindeki repliğin kitapta; ‘Biz cezvemize kan koyup kaynatıyor, ocağımıza da bıçakla karıştırıyoruz’ şeklinde işlendiğini, davalıların TV dizisinde bu repliği müvekkilin işlediği şeklinde kullandığını ve filmin yarattığı şöhretten faydalandığını, mahkemenin, dayanılan delillerin ... olup olmadığı araştırmasına gerekli özeni göstermediğini, müvekkiline ait eserin tamamen müvekkiline özgü sahne ve repliklerinin izinsiz kullanılması nedeniyle işlenmiş eserine, mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğini, açıklanan ve re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar dahilinde hükmün kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin, 1990 tarihli söz konusu filmin senaryo yazarı davacı olarak kabul edilse dahi davacının 1995 öncesi bu sinema filmi üzerinde ... sahibi olarak herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira 1995 yılı öncesi sinema eserleri üzerinde ... sahipliği sıfatının sadece yapımcıya tanınmış olması, gerekçesi yerinde değil ve davacının senaryo yazarı olması sebebiyle hak sahipliği mevcut ise de toplanan delillere göre TV dizisinin davacının senaryosundan alıntılandığı sübuta ermediğinden sonuca etkili olmamakla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işlenmiş esere tecavüzün meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4702 E. 2020/2984 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaAnılan hüküm doğrultusunda, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde hata edildiğine yer verildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8556 E. 2016/5014 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… ullanılması ve bu işlenmiş esere davalılar tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle, şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dizinin gösterim tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalılardan tahsilini ve işleme eserde yapılan değişikliklerin men edilmesini, tecavüzün giderilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, davacı tarafından senaryosu yazılan sinema filminin, davacıdan izinsiz olarak "..." adıyla devamı filminin yapılması nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkim itirazı · rayiç bedel · tahkim
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusunun taraflar arasında sözleşme konusu olmayan "..." adlı film olduğundan «tahkim itirazının» yerinde olmadığı, "..." adlı senaryonun temel kurgusunun davacıya ait olduğunun afişte davacının adına yer verilerek davalı tarafça açıkça kabul edildiği, her ne k …
Ancak, davacıya ait eserin izinsiz olarak işlenmesi nedeniyle 5846 sayılı FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca mali hak tazminatının belirlenmesi için görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki "..." filmi senaryosu için düzenlenen 26.03.2012 tarihli sözleşme emsal alınmak suretiyle «rayiç bedel» belirlenmiştir.
O halde, mahkemece 5846 sayılı FSEK'in 21 ve 68' inci maddeleri uyarınca davacıdan "..." adlı senaryonun usulüne uygun bir şekilde işleme izninin alınması halinde ödenmesi gereken «rayiç bedelin» belirlenmesi gerekirken, dava konusu "...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5052 E. 2017/3883 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · dürüstlük kuralı · uyuşmazlık konusu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… rı ve diyalog yazarı ve diğer eser sahiplerinin 1995 yılı öncesi filmler bakımından hiç bir hak talep edememesinin adil bir sonuç olmayıp MK. madde 2' de düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve emeğin korunması ilkesine aykırı olduğu, davacının davaya konu 94 adet filmin davalı kurum tarafından yapılan izinsiz gösterimlere dair yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline ile alacak miktarı likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatına» ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, 5846 sayılı yasa uyarınca eser sahipliğine dayalı tazminat istemi yönünden başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» ve emeğin korunması ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda «uyuşmazlık konusu» sinema eserleri 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12/06/1995 tarihinden önce meydana getirildiğinden 5846 sayılı FSEK ek 2. maddesinin açık hükmü gereği davac …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3296 E. , 2023/7565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/882 Esas 2022/530 Karar
...
2.Turkuvaz Radyo, Televizyon, Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. (ATV Televizyonu) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/90 E. 2018/63 K.
Taraflar arasındaki tecavüzün meni ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "... ..." isimli film senaryosu işlenmiş eseri ile ilgili davalılar tarafından, ... ... isimli dizi filmin çekilmesi ve yayınlanması sırasında yasal izin alınmaması ve müvekkilinin senaryosunda geçen birebir diyalogların ve karakterlerin kullanılması ve bu işlenmiş esere davalılar tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle, şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL maddi tazminatın dizinin gösterim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan tahsilini ve işleme eserde yapılan değişikliklerin men edilmesini, tecavüzün giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aktif ve pasif husumet itirazları olduğunu, yemek taslarının isyan başlatmak amacıyla masaya vurulmasının birçok filmde çok daha önceden alenileştirilmiş rol biçimi olduğunu, "Benim adım ... ... ben bu oyunu bozarım" repliğine bizzat asıl (...) ... sahibi ... ... tarafından tiyatro oyunu olarak işlenen metinde yer verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Turkuaz şirketi vekili cevap dilekçesinde; müteveffa ... ...’a ait ... ... öykü kitabının, çok önceki yıllarda yazılmış, ... sahibince kitap olarak basılmadan evvel umuma arz edilmiş ve kitap olarak baskısının ise ilk defa 2005 yılında yapılmış olduğunu, öykü kitabının bizzat ... sahibi ... ... tarafından tiyatroda sahnelenmek üzere işlenerek 14.01.1976’dan 15.05.1976’ya kadar temsil edildiğini, öyküyü tiyatro eseri olarak ilk işleyenin yazarın kendisi olduğunu, öykü kitabının sinema filmine işlenmesi söz konusu olduğunda, yönetmen ve yapımcı ...- Gülgen Film Ltd.Şti ile ... ... arasında öykünün bir defalığına ve ... ... adıyla sinema filmi olarak işlenmesi hususunda 09.03.1990 tarihinde telif anlaşması imzaladığını, filmin senaryosunu da bizzat ...
...’ın kaleme aldığını, ancak ... ...’ın 09.11.1990 tarihinde vefatı üzerine filmde davacı ...'ın senaryo yazarı olarak gösterildiğini ve kayıtlara da bu şekilde geçirildiğini, ... ...’la akdedilen 09.11.1990 tarihli sözleşmenin 1. maddesine göre bu öykünün sadece bir kez filme alınmak üzere kullanılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen, ... ... Sürgünde adıyla sözleşmeye aykırı ikinci bir film daha yapıldığını ve senaryo yazarı olarak da yine davacının gösterildiğini, 1995 yılından önceki sinema filmleri üzerinde ... sahibinin yapımcı olacağını, 1995 yılından evvel yapımı gerçekleştirilen bir sinema eseri üzerinde ... sahibi sıfatı ile hak sahipliği kazanılamadığından, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, 1990 yılında yapımı gerçekleştirilen sinema filmi senaryosunun davacıya ait olduğu farazi olarak kabul edilse dahi, 1995 yılından evvel yapımı gerçekleştirilen söz konusu sinema eseri üzerinde davacının ...
sahibi kabul edilmesinin mümkün olmadığını, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sinema eserinin 1990 yılında yönetmenliğini ...’in yaptığı ve Gülgen Film Ltd. Şti. tarafından yapımı üstlenilip ... ... ve ... ... Sürgünde adıyla iki ayrı bölüm olarak yayınlanan sinema filminin oluşturulduğu, 1990 tarihli söz konusu filmin senaryo yazarı davacı olarak kabul edilse dahi davacının 1995 öncesi bu sinema filmi üzerinde ... sahibi olarak herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira 1995 yılı öncesi sinema eserleri üzerinde ... sahipliği sıfatının sadece yapımcıya tanınmış olması hususları ile 5846 sayılı yasa kapsamında davalıların bir ihlalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
12. 06.1995 tarihinden önce yapımı gerçekleşen filmler bakımından, film yapımcılarının faydalandığı bu süreden icracı sanatçıların ve senaryo yazarlarının da faydalanması gerekeceğini, yasa gereği bir senaryonun yazılmasıyla birlikte senaryo olarak kendi başına filmden bağımsız bir ... hüviyetine kavuştuğundan, müvekkilinin davayı açmakta senaryo sahibi sıfatıyla ehliyetli olduğunu, 24.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin senaryo sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunun belirtildiğini, davalıların ... ... adlı TV dizisiyle müvekkilinin kendi hususiyetini taşıyan fikri ürünlerini müvekkilinden izin almadan kullandıklarını, davalıların, filmin yarattığı pozitif geri dönüşler ve getirdiği şöhretten lehlerine pay çıkartıp dizilerinin tanıtımını yaptıklarını, "Hapishanede yemek yenirken pilav taslarının arkası çevrilerek başlatılan isyan sahnesinin" ...
eserde yer almadığını, müvekkilinin kendi becerisiyle senaryoya taşıdığı bu sahnenin TV dizisinde direkt olarak taklit edildiğini, filmde müvekkilince kullanılan ‘Biz çaydanlığımıza kan koyup kaynatıyor, ocağımızı da bıçakla karıştırıyoruz’ şeklindeki repliğin kitapta; ‘Biz cezvemize kan koyup kaynatıyor, ocağımıza da bıçakla karıştırıyoruz’ şeklinde işlendiğini, davalıların TV dizisinde bu repliği müvekkilin işlediği şeklinde kullandığını ve filmin yarattığı şöhretten faydalandığını, mahkemenin, dayanılan delillerin ... olup olmadığı araştırmasına gerekli özeni göstermediğini, müvekkiline ait eserin tamamen müvekkiline özgü sahne ve repliklerinin izinsiz kullanılması nedeniyle işlenmiş eserine, mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğini, açıklanan ve re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar dahilinde hükmün kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin, 1990 tarihli söz konusu filmin senaryo yazarı davacı olarak kabul edilse dahi davacının 1995 öncesi bu sinema filmi üzerinde ... sahibi olarak herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira 1995 yılı öncesi sinema eserleri üzerinde ... sahipliği sıfatının sadece yapımcıya tanınmış olması, gerekçesi yerinde değil ve davacının senaryo yazarı olması sebebiyle hak sahipliği mevcut ise de toplanan delillere göre TV dizisinin davacının senaryosundan alıntılandığı sübuta ermediğinden sonuca etkili olmamakla tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işlenmiş esere tecavüzün meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990189800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz