YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3683 E. 2023/7454 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/117 E., 2019/449 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 16. ve 28. sınıflara ilişkin 2016/80158 numaralı "GROSSERY" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin 16. ve 35. sınıflarda tescilli 2009/16784 sayılı ve "groseri+şekil" ibareli markası ile benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilin 1989’dan beri faaliyette olduğunu, marketler zinciri olduğunu, dava konusu marka dışında tescilli Groseri+şekil ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-205 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilin 2000 yılında çocuk oyuncakları üretmek üzere yola çıkan Moose Şirketler Grubu’nun kreatif yönetim işlerini üstlenen bir bağlı şirket olduğunu, müvekkiline ait oyuncakların “Moose Oyuncakları” olarak anıldığını, “GROSSERY” ve “GROSSERY GANG” markalarının 2015’ten beri WIPO, EUIPO ve Kanada’da tescilli olduğunu, davacı markalarının benzer olmadığını, malların farklı olduğunu, davacının markasını kullandığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının "Grossery" ibareli başvuru markası ile davacının "şekil+GROSERİ" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalı markasının kapsamında bırakılan 09. ve 28. sınıftaki mallar davacı markası kapsamında bulunmadığından markalar arasında mal benzerliği oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının kalan mallarının kapsamı açısından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, bu açıdan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, davalının marka başvurusunda davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut delillerle kanıtlanmadığından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markanın hitap ettiği kesimin düşük ve ... seviye tüketici olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından oyuncak ürünlerinin de satıldığını, markalar arasında bu anlamda sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının zarar göreceğini, bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun kapsamında yer ... 9. ve 28. sınıflardaki mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki 35. sınıfta yer ... genel nitelikteki perakendecilik hizmetleri arasında benzerlik olmadığı, davacının genel nitelikte perakendecilik hizmetlerinde tescilli markasını dava konusu başvuru kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, davacının ticaret unvanı ve kötü niyete dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğunu, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen diğer markalarının dikkate alınmadığını, markaya ilişkin ilgili tüketici kesiminin bilinçli tüketici olarak değil düşük ve ... seviye tüketici olarak sınırlanması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ve müvekkiline ait diğer markalar kapsamında bulunan 35. sınıf hizmetler açısından yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, buna dair delilleri dosyaya ibraz ettiklerini, davalı markasının tescil edildiği sınıflarla ilgili olarak, müvekkilinin ticaret unvanı ile ilgili olarak, davalının markasal kullanımının olduğunu, davalı marka başvurusunun haksız rekabet de oluşturduğunun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddi kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4220 E. 2024/798 K.
Ortak:ticaret unvanı · kötü niyet · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ı da oluşmayacağı, bu açıdan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibasın» bulunmadığı, davalının marka başvurusunda davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut delillerle kanıtlanmadığından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı marka başvurusunun «haksız rekabet» oluşturduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… va konusu başvuru kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, davacının «ticaret unvanı» ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… lar kapsamında bulunan 35. sınıf hizmetler açısından yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, buna dair delilleri dosyaya «ibraz» ettiklerini, davalı markasının tescil edildiği sınıflarla ilgili olarak, müvekkilinin «ticaret unvanı» ile ilgili olarak, davalının markasal kullanımının olduğunu, davalı marka başvurusunun «haksız rekabet» de oluşturduğunun dikkate alınmadığını, «bilirkişi raporuna itirazlarına» rağmen ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının ayırtedilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, markalar arasında «iltibas» oluşacağını, markaların tescil kapsamlarındaki malların benzer olduğunu, müvekkilinin 35 ... sınıfta tescilli markaları kapsamında 9 ve 28 ... sınıftaki oyuncak ürünlerini de sattığını, markalar arasında kavramsal ve anlamsal benzerlik olduğunu, tanınmışlığa ilişkin delillerin değerlendirilmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin «ticaret unvanının» da tescile engel olacağını, davalının marka başvurusunun aynı zamanda «haksız rekabet» yarattığını, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulü …
… konusu başvuru kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının markasının tanınmış olduğunu da ispat edemediği, davacının «ticaret unvanı» ve «kötü niyete» dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ibareli markasını dayanak göstererek itirazda bulunduğunu, itirazlarının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru markası ile müvekkili markasının «iltibas» yaratacak derecede benzer olduğunu, markanın tescili halinde davacı markasının serisi ve devamı olarak algılanabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2017-M-11016 sayılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3683 E. , 2023/7454 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/728 Esas, 2022/141 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/117 E., 2019/449 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 16. ve 28. sınıflara ilişkin 2016/80158 numaralı "GROSSERY" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin 16. ve 35. sınıflarda tescilli 2009/16784 sayılı ve "groseri+şekil" ibareli markası ile benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilin 1989’dan beri faaliyette olduğunu, marketler zinciri olduğunu, dava konusu marka dışında tescilli Groseri+şekil ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, haksız rekabetin söz konusu olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-205 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilin 2000 yılında çocuk oyuncakları üretmek üzere yola çıkan Moose Şirketler Grubu’nun kreatif yönetim işlerini üstlenen bir bağlı şirket olduğunu, müvekkiline ait oyuncakların “Moose Oyuncakları” olarak anıldığını, “GROSSERY” ve “GROSSERY GANG” markalarının 2015’ten beri WIPO, EUIPO ve Kanada’da tescilli olduğunu, davacı markalarının benzer olmadığını, malların farklı olduğunu, davacının markasını kullandığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının "Grossery" ibareli başvuru markası ile davacının "şekil+GROSERİ" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalı markasının kapsamında bırakılan 09. ve 28. sınıftaki mallar davacı markası kapsamında bulunmadığından markalar arasında mal benzerliği oluşmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının kalan mallarının kapsamı açısından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, bu açıdan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ...
maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, davalının marka başvurusunda davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut delillerle kanıtlanmadığından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı marka başvurusunun haksız rekabet oluşturduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markanın hitap ettiği kesimin düşük ve ... seviye tüketici olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından oyuncak ürünlerinin de satıldığını, markalar arasında bu anlamda sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının zarar göreceğini, bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun kapsamında yer ...
9. ve 28. sınıflardaki mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki 35. sınıfta yer ... genel nitelikteki perakendecilik hizmetleri arasında benzerlik olmadığı, davacının genel nitelikte perakendecilik hizmetlerinde tescilli markasını dava konusu başvuru kapsamındaki mallar üzerinde kullanılmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, davacının ticaret unvanı ve kötü niyete dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğunu, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen diğer markalarının dikkate alınmadığını, markaya ilişkin ilgili tüketici kesiminin bilinçli tüketici olarak değil düşük ve ... seviye tüketici olarak sınırlanması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ve müvekkiline ait diğer markalar kapsamında bulunan 35. sınıf hizmetler açısından yapılan değerlendirmenin yetersiz olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, buna dair delilleri dosyaya ibraz ettiklerini, davalı markasının tescil edildiği sınıflarla ilgili olarak, müvekkilinin ticaret unvanı ile ilgili olarak, davalının markasal kullanımının olduğunu, davalı marka başvurusunun haksız rekabet de oluşturduğunun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddi kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990143100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz