Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/327 E. 2023/7423 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvuru süresi↗ mutlak def'i↗ sahtelik↗ istinaf başvurusunun reddi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ sahtecilik↗ lehtar↗ vekâlet ücreti↗ kambiyo senedi↗ yargılama giderleri↗ üçüncü kişi↗ def'i↗ keşideci↗ bono↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/861 E., 2018/1036 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı süresinde istinaf edilmemesi üzerine Ek karar ile istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının alacaklı görüntüsü ile müvekkilinin aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2016/24200 E. sayılı dosyası üzerinden kombiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, bono borçlularından sadece müvekkilinin aleyhine bono alacağının 75.000,00 TL'lik kısmının istenilmesi suretiyle icra takibine konu edildiğini, bonodaki imzanın ve diğer tüm yazıların müvekkilinin ... ürünü olmayıp bononun sahte olarak oluşturulduğunu ileri sürerek icra takip konusu bono ile ilgili sahtelik iddilarının kabulü ile bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, sahte olarak düzenlenen bonoların iptaline ve müvekkiline açılan icra dosyasının iptali ile alacaklının %20 icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyı hiçbir şekilde tanımadığını, müvekkilinin elindeki evrakı hukuki başvuru yolları ile tahsili için teslim ettiğinde evrakın süresi içinde ödenmediğinin görüldüğünü, bu eksiklikten dolayı söz konusu bonoda lehtar olan ... ...'e karşı kambiyo takibinden kaynaklı başvuru haklarının yitirildiğini, müvekkilinin elinde 220.000,00 TL'lik senet olmasına rağmen 75.000,00 TL'lik başvuru yapmasının müvekkilinin iyi niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, ... ... müvekkiline bu seneti verirken o zaman kadar olan bakiyeyi takibe koymasını gelecek aylarda olan bakiyeleri ise ...'den alarak ödeyeceğini sözlü olarak beyan ettiğini, sonuç olarak davanın kötü niyetli olmadığını, uğranılacak bir zararda dava açma haklarının saklı olduğunu, aleyhine para cezasına hükmedilmemesini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bono üzerinde keşideci olarak davacı adına atılmış olan imzanın davacının ... ürünü olmadığının tespit edildiği, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilme imkanı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; şartları oluşmadığından ve davalının kötü niyeti bu suretle ispat olunamadığından tazminata dair talebin ise reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki sayı ve 29.07.2022 tarihli ek kararı ile kararı istinaf eden davalı vekiline kararın 18.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde öngörülen iki haftalık istinaf başvuru süresi 01.02.2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesini ve harçlarını 04.02.2019 tarihinde yatırarak kararı süresinden sonra istinaf ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından başlatılan takibin tutarı 75.000,00 TL olmasına rağmen istinafa konu yargılamada dava değeri 220.000,00 TL olarak kabul edilmiş olup tüm hesaplamalar bu tutar üzerinden yapıldığını, müvekkilinin işbu davada iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, bononun lehtarı dava dışı ... ... olup müvekkiline de lehtar tarafından cirolanarak verildiğini, müvekkilinin bonoda yer ... davacıya ait imza konusunda bir bilgisi ve davacı ile herhangi bir ilişiği de bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğu mahkeme tarafından tespit edilmişse de yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müvekkili üzerine bırakılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığından istinafa konu kararda da yargılama giderlerinin ve karşı vekâletin davalı müvekkili üzerine bırakılmasının usule aykırı olduğunuı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekiline kararın 18.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine ve iki haftalık yasal sürenin 01.02.2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 04.02.2019 tarihinde ... olması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı ... olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ek kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1928 E. 2019/1901 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 60.000,00 TL alacağın 18/03/1999 tarihinden itibaren % 220 «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/327 E. , 2023/7423 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1696 Esas, 2022/1926 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/861 E., 2018/1036 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı süresinde istinaf edilmemesi üzerine Ek karar ile istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının alacaklı görüntüsü ile müvekkilinin aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2016/24200 E. sayılı dosyası üzerinden kombiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, bono borçlularından sadece müvekkilinin aleyhine bono alacağının 75.000,00 TL'lik kısmının istenilmesi suretiyle icra takibine konu edildiğini, bonodaki imzanın ve diğer tüm yazıların müvekkilinin ... ürünü olmayıp bononun sahte olarak oluşturulduğunu ileri sürerek icra takip konusu bono ile ilgili sahtelik iddilarının kabulü ile bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, sahte olarak düzenlenen bonoların iptaline ve müvekkiline açılan icra dosyasının iptali ile alacaklının %20 icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyı hiçbir şekilde tanımadığını, müvekkilinin elindeki evrakı hukuki başvuru yolları ile tahsili için teslim ettiğinde evrakın süresi içinde ödenmediğinin görüldüğünü, bu eksiklikten dolayı söz konusu bonoda lehtar olan ... ...'e karşı kambiyo takibinden kaynaklı başvuru haklarının yitirildiğini, müvekkilinin elinde 220.000,00 TL'lik senet olmasına rağmen 75.000,00 TL'lik başvuru yapmasının müvekkilinin iyi niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, ... ... müvekkiline bu seneti verirken o zaman kadar olan bakiyeyi takibe koymasını gelecek aylarda olan bakiyeleri ise ...'den alarak ödeyeceğini sözlü olarak beyan ettiğini, sonuç olarak davanın kötü niyetli olmadığını, uğranılacak bir zararda dava açma haklarının saklı olduğunu, aleyhine para cezasına hükmedilmemesini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bono üzerinde keşideci olarak davacı adına atılmış olan imzanın davacının ... ürünü olmadığının tespit edildiği, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilme imkanı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; şartları oluşmadığından ve davalının kötü niyeti bu suretle ispat olunamadığından tazminata dair talebin ise reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki sayı ve 29.07.2022 tarihli ek kararı ile kararı istinaf eden davalı vekiline kararın 18.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinde öngörülen iki haftalık istinaf başvuru süresi 01.02.2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesini ve harçlarını 04.02.2019 tarihinde yatırarak kararı süresinden sonra istinaf ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından başlatılan takibin tutarı 75.000,00 TL olmasına rağmen istinafa konu yargılamada dava değeri 220.000,00 TL olarak kabul edilmiş olup tüm hesaplamalar bu tutar üzerinden yapıldığını, müvekkilinin işbu davada iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, bononun lehtarı dava dışı ... ... olup müvekkiline de lehtar tarafından cirolanarak verildiğini, müvekkilinin bonoda yer ... davacıya ait imza konusunda bir bilgisi ve davacı ile herhangi bir ilişiği de bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğu mahkeme tarafından tespit edilmişse de yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müvekkili üzerine bırakılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığından istinafa konu kararda da yargılama giderlerinin ve karşı vekâletin davalı müvekkili üzerine bırakılmasının usule aykırı olduğunuı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekiline kararın 18.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine ve iki haftalık yasal sürenin 01.02.2019 tarihinde sona ermesine rağmen davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 04.02.2019 tarihinde ... olması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı ... olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ek kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990138200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz