Hisse devri tescili | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5245 E. 2023/7407 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ müdürün azli↗ resmi şekil↗ kâr payı alacağı↗ rayiç değer↗ kayyım atanması↗ kâr payı dağıtımı↗ pay devri↗ kayyım↗ tasdik kararı↗ direnme kararı↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ ikrar↗ hisse devri↗ pay defteri↗ muvafakat↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetki↗ geçersizlik↗ ek tasfiye↗ ihtarname↗ ilan↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, pay devrinin pay defterine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payı alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devri tescili | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/427 E. 2023/754 K.
Ortak:pay defterine tescil · müdürün azli · kâr payı alacağı · pay devri · tasdik kararı · şirket müdürü · ikrar · pay defteri
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «pay devrinin» «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 15.10.2021 tarih, 2020/116 E. ve 2021/192 K. sayılı kararı ile davaya konu «pay devrine» ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir «pay defterinin» mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu «ikrar» etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı Belgin'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı Belgin'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve «limited şirketlerde» payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun «ilan» edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «pay devrinin» «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» istemine ilişkindir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · pay defterine kayıt · nisap · ortaklık sıfatı · mazeret · bozma sonrası karar · ortaklar kurulu kararı · satış sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece 04.09.2013 tarih, 2012/114 E. ve 2013/457 K. sayılı kararı ile her ne kadar davacı ile dava dışı kardeşi arasında noterce düzenlenmiş hisse «satış sözleşmesi» bulunmakta ise de, bu devrin şirkete bildirilmediği, «pay defterine» işlenmediği, «ilan» da edilmediği, bu nedenle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesi anlamında geçerli bir devirden sözedilemeyeceği, ayrıca dava dışı ...'in 28 hisesinin davacıya satışına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davacı ortak olmadığından «ortaklık sıfatına» bağlı haklar yönünden dava takip «yetkisinin» («aktif husumet») bulunmadığı, davanın şartının noksan olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan delillerle «pay devri» için aranan şartların tamamının gerçekleştiğini, pay devrinin yazılı şekilde yapılarak imzasının noterlikçe «tasdik» edildiğini, bu hususun 23.06.2008 tarihli karar «defterine» işlendiğini ve ortaklarca «muvafakat» edildiğini, «bozma sonrası» yerel mahkeme tarafından «bozma ilamına uyma» kararı vermesine rağmen hükme aykırı karar verdiğini, davalı tarafından ibrazla mükellef olduğu ve bozma ilamında da belirtilen «kaydın» 23.06.2008 tarihli karar defteri olduğunu, resen gözetilecek sebeplerle ve bozma ilamına aykırı verilen yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile devre «muvafakat» edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde «tasdik» edilen «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı ... tarafından davalı şirketteki 1186 hissenin davacı ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5245 E. , 2023/7407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/116 Esas, 2021/192 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ...'... 1186 ve dava dışı ... ...'den 28 hisse alarak 1214 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu ancak şirketin mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, kâr payı dağıtılmadığını, müdürlerin hukuka aykırı işlemleriyle şirketin zarara uğratıldığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye verilen cevapta müvekkilin ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek şirket müdürlerinin azlini, şirkete kayyım atanmasını, kayyıma sermaye ve ortaklık payı ile geçmiş döneme ilişkin dağıtılmayan kâr payının tespiti hususunda görev ve yetki verilmesini, davalı şirketin ve müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisse/pay ve ortaklık durumunun, müvekkili hissesine isabet eden sermaye payının rayiç değerinin tespitini, sermaye payına mahsuben şimdilik 5.000,00 TL'nin, kâr paylarına mahsuben şimdilik 5.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket tasfiye edilmeden sermaye payının talep edilemeyeceğini, hem sermaye payı hem da kâr payı talep edilmesinin çelişkili olduğunu, noter satış senedinin hemen getirileceği beyan edildiğinden devre muvafakate yönelik kararın karar defterine geçirildiğini, ancak davacı ve ... ... devirden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden tescil ve ilan yapılmadığını, resmi şekilde yapılmayan hisse devrinin geçersiz olduğunu, ... ...'ın daha sonra hisselerini diğer ortaklara devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davaya konu pay devrine ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir pay defterinin mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte;
davalı taraf davacının dava dışı ... ...'... hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı ...'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ... ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve limited şirketlerde payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe tasdik edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun ilan edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin pay defterine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payı alacağı talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 09.02.2023 tarihli ve 2022/427 E., 2023/754 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; bozma ilamına aykırı karar verildiğini, davanın 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, kararın direnme mahiyetinde olduğunu, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, pay devrinin pay defterine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payı alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990134000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz