6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6245 E. 2023/7317 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedine özgü takip illetten mücerretlik sebepten mücerretlik kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mücerretlik delillerin toplanmaması borçlu olunmadığının tespiti kötüniyet tazminatı kambiyo senedi kötü niyet tazminatı bono kötü niyet esastan ret iflas sulh kötüniyet menfi tespit dava sebebi cy/cy kaydı zamanaşımı ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TBK — TBK 74 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/198 E., 2021/547 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, ancak takip konusu 220.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının yaşlı olduğunu ve huzurevinde yaşadığını, davacının torunu ile torunun dayısı olan davalının işbirliği yaparak dava konusu senedi haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim ettiklerini ileri sürerek takip dosyasına yönelik borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; menfi tespit davasını açmak için gerekli sürenin zamanaşımına uğradığını, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddialarının haksız ve gerçeklikten uzak olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda üç kişilik grafoloji uzmanından oluşan heyetten dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda rapor aldırıldığı, buna göre 220.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacının ... ürünü olduğunun mütalaa edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının takip dosyasının mesnedi olan senetteki imzanın ... ürünü olmadığını iddia ettiği, aldırılan bilirkişi raporunda dosyada mübrez bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmek sureti ile senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından illetten mücerret bono nedeni ile borçlu olmadığını ve bonoyu illete bağlayan ispata elverişli bir delil dosyaya ibraz edilmediği, bu suretle davacının davalıya takip dosyasında borçlu olduğu, yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) uyarınca davalı alacaklı yararına alacağını geç almasından ve ihtilafa dayanak icra takip dosyasının tedbiren durdurulmuş olmasından dolayı kötü niyet tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının aksine, tanzim edilen raporun üç kişilik öğretim üyesi bilirkişi heyetince tanzim edilmediğini, rapora karşı itirazların ve istemlerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, gerek tutarların çok yüksek olması, bilirkişi raporundaki eksiklerin istinaf kaldırma kararına uygun olmaması, imzanın müvekkile aidiyeti hususunda net tespitin yapılamamış olması, davalı tarafın adli sicil kaydının kabarıklığı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın müvekkilin yaşlılığından faydalanmak sureti ile işlem yaptığının, kötüniyetinin ispatlandığını, yine aleyhe hükmedilen kötüniyet tazminatının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ile gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, dava dosyasında 2004 sayılı Kanun'un 72 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasındaki koşullar gerçekleşmiş olduğundan, mahkemece davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 2004 sayılı Kanun'un 72 ... maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı, bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imzanın davacının ... ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2016/7585 soruşturma numaralı dosyada verilen 2017/14971 K. numaralı kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/584 D.iş sayılı kararı ile kabul edilmesiyle soruşturmanın genişletilmesi sonrası taraflar arasındaki soruşturmaya 2019/3410 sayılı dosya ile devam edilmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesine göre maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı kanunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.

Bu durumda, davalı hakkında isnat edilen suça ilişkin devam ettiği bildirilen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak bekletici sorun yapılması ve ceza mahkemesi tarafından bir karar verilmesi durumunda bu karar hakkında 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6245 E.  ,  2023/7317 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2236 Esas, 2022/276 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/198 E., 2021/547 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, ancak takip konusu 220.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının yaşlı olduğunu ve huzurevinde yaşadığını, davacının torunu ile torunun dayısı olan davalının işbirliği yaparak dava konusu senedi haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim ettiklerini ileri sürerek takip dosyasına yönelik borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; menfi tespit davasını açmak için gerekli sürenin zamanaşımına uğradığını, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddialarının haksız ve gerçeklikten uzak olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda üç kişilik grafoloji uzmanından oluşan heyetten dava konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda rapor aldırıldığı, buna göre 220.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacının ... ürünü olduğunun mütalaa edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının takip dosyasının mesnedi olan senetteki imzanın ... ürünü olmadığını iddia ettiği, aldırılan bilirkişi raporunda dosyada mübrez bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmek sureti ile senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından illetten mücerret bono nedeni ile borçlu olmadığını ve bonoyu illete bağlayan ispata elverişli bir delil dosyaya ibraz edilmediği, bu suretle davacının davalıya takip dosyasında borçlu olduğu, yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) uyarınca davalı alacaklı yararına alacağını geç almasından ve ihtilafa dayanak icra takip dosyasının tedbiren durdurulmuş olmasından dolayı kötü niyet tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının aksine, tanzim edilen raporun üç kişilik öğretim üyesi bilirkişi heyetince tanzim edilmediğini, rapora karşı itirazların ve istemlerinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, gerek tutarların çok yüksek olması, bilirkişi raporundaki eksiklerin istinaf kaldırma kararına uygun olmaması, imzanın müvekkile aidiyeti hususunda net tespitin yapılamamış olması, davalı tarafın adli sicil kaydının kabarıklığı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın müvekkilin yaşlılığından faydalanmak sureti ile işlem yaptığının, kötüniyetinin ispatlandığını, yine aleyhe hükmedilen kötüniyet tazminatının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ile gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, dava dosyasında 2004 sayılı Kanun'un 72 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasındaki koşullar gerçekleşmiş olduğundan, mahkemece davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 2004 sayılı Kanun'un 72 ... maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı, bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imzanın davacının ... ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2016/7585 soruşturma numaralı dosyada verilen 2017/14971 K. numaralı kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın ...

1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/584 D.iş sayılı kararı ile kabul edilmesiyle soruşturmanın genişletilmesi sonrası taraflar arasındaki soruşturmaya 2019/3410 sayılı dosya ile devam edilmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesine göre maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı kanunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.

Bu durumda, davalı hakkında isnat edilen suça ilişkin devam ettiği bildirilen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak bekletici sorun yapılması ve ceza mahkemesi tarafından bir karar verilmesi durumunda bu karar hakkında 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990088300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.