6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3098 E. 2023/7178 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik ilişkisi cari hesap ilişkisi bedel iadesi cari hesap bayilik sözleşmesi müteselsil sorumluluk maktu vekalet ücreti pasif husumet yokluğu riziko acentelik mahsup pasif husumet tüzel kişilik husumet yokluğu kaldırma ve yeniden hüküm hukuki yarar iflas taahhütname icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) vekalet ücreti temsil teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/138 E., 2021/294 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya 115.000,00 TL ödediği halde kendisine bir teslimat yapılmadığını, ödediği bedelin de iade edilmediğini, banka dekontlarında davalının hesabına para gönderildiğinin aşikar olduğunu, tahsil için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bayileri aracılığıyla ticaret yaptığını, doğrudan şahıslarla muhatap olmadığını, bayilerin kendilerine verilen kullanıcı adı ve şifreleriyle müvekkilinin internet sayfasına girdiklerini, bu ekrandan alış veriş yapılacak kartın bilgilerini girmek suretiyle webpos aracılığıyla işlem yaptıklarını, takibe konu işlemin webpos aracılığıyla gerçekleştirildiğini, dava dışı bayi ... Isınlık Orman Ürün. Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili hesabına webpos aracılığıyla çekim yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan defter incelemeleri üzerine alınan bilirkişi raporlarına göre davanın tarafları arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, incelenen bayilik sözleşmesinin de diğer bayilik sözleşmelerinde olduğu gibi, bayinin sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına, rizikosu kendine ait olmak üzere satmayı taahhüt ettiği, dolayısıyla mali yönden bağımız olduğunu gösterir kayıtlar içerdiği, ... Işınlık firmasının davalının bir temsilcisi veya onun bir çalışanı olmadığı, bayilik sözleşmesinde bayinin üreticinin temsilcisi olması durumundan söz edilemeyeceği, zaten üreticiyi bir bayilik sözleşmesi yapmaya iten etkenlerin başında bayinin kendi ad ve hesabına hareket etmesi ve risklerin bayi tarafından yüklenmesi olduğundan gerek taraflar arasında ticari ilişkisinin bulunmaması, gerek davalı ile bayisi arasındaki cari hesaptan kaynaklı para transferinin davacıyla irtibatının bulunmaması, gerekse bayilik kurumunun hukuki statüsü gereği davanın davalıya karşı açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... yapımı için ahşap malzeme alımı amacıyla 25.06.2018 tarihli ve 05.07.2018 tarihli kredi kartı ödemeleri ile davalının webpos sisteminin bulunduğu sistem üzerinden mal alımında bulunduğunu, ancak yapılan ödemelere rağmen müvekkile ne bir teslimat ne de bir ödeme iadesi gerçekleşmediğini, banka dekontlarında müvekkilin yapmış olduğu ödemelerin davalının hesabına aktarıldığının görüldüğünü, bilirkişi raporunda müvekkilinin kredi kartı ile davalıya webpos yöntemiyle ödemede bulunduğu ve davalının bu ödemeyi dava dışı “... Işınlık Orman Ürünleri Mob. Mal. san. Tic. Ltd. Şti.'nin cari hesabından mahsup ederek ödediğinin tespit edildiğini, bayilik sözleşmesinin dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin, dava dışı şirket aracılığı ile davalının ürünlerini davalının hesabına aldığından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının ve dava dışı şirketin müvekkile karşı müteselsil sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin ürünleri doğrudan kendi ad ve hesabına satmadığını, dava dışı şirketin internet sitesinde ürünler kısmında direk davalının adını belirterek satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, dava dışı şirketin webpos sistemine yönlendirmede bulunularak ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesinin de dava dışı şirketin kendi adına hareket etmeyerek davalı ad ve hesabına işlemler gerçekleştirdiğini gösterdiğini, müvekkilinin hayatın olağan akışına göre de, dava dışı şirketin internet sitesinde davalı ürünlerini satın aldığından ve banka dekontlarından davalının adının yazılı olduğunu gördüğünden haklı olarak muhatabının davalı olduğunu düşünerek husumetini davalıya yönelttiğini, banka dekontlarında paranın alıcısı olarak davalının göründüğünü, bayilik sözleşmesi taraflarının müşterilere karşı sorumluluklarına ilişkin ... bir kanuni düzenleme bulunmadığını, hâkimin kanunda uygulanabilir bir hükmün varlığı halinde (kıyas yaparak) hakimin bu hükmü uyuşmazlığa uygulaması gerektiğini, ortada ayıplı bir hizmetin bulunduğunu, üretici/sağlayıcı olan davalının dava dışı şirketle müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan kredi kartı ekstrelerinde, davacının 05.07.2018 tarihinde 10.000,00 TL, 25.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 110.000,00 TL'yi davalıya ödediği görülmekte ise de davalının defter kayıtlarından, davacının webpos aracılığı ödediği ve davalı hesaplarına giren toplam 110.000,00 TL'nin, davalı şirketin 108 nolu diğer hazır değerler geçici hesabına kaydedildiğinin ve daha sonra müşterisi ve bayisi olan ... Isınlık Or. Ürün. Mob. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'nin alacak cari hesabına aktarılarak, bu şirketten olan cari alacağından mahsup edildiğinin, sanayi işletmesi olan davalı şirketin üretmiş olduğu malların bayileri aracılığı ile satıldığının, doğrudan müşteriye satış olmadığının, sipariş ve ödemelerin bayileri tarafından şirketin internet sayfasından, kendilerine verilen şifre ile giriş yapılarak webpos aracılığıyla yapıldığının, takibe konu olan alacağın davalı şirketin bayisince webpos aracılığı ile şirket hesabına çekim yapılarak ödendiğinin, taraflar arasında doğrudan mal alım/satımına yönelik ticari bir ilişkinin olmadığının, davalı ile dava dışı şirket arasında bayilik ilişkisi bulunmakla her iki şirketin ayrı tüzel kişiliği olduğunun anlaşıldığı, ancak husumet nedeniyle davanın reddinde maktu vekalet ücreti gerekirken mahkemece nispi tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı yararına maktu vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı şirket aracılığı ile davalının ürünlerini davalının hesabına aldığından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının ve dava dışı şirketin müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, dava dışı şirketin ürünleri doğrudan kendi ad ve hesabına satmadığını, dava dışı şirketin internet sitesinin ürünler kısmında direkt davalının adını belirterek satış işlemlerini gerçekleştirdiğinin görüldüğünü, ayrıca dava dışı şirketin webpos sistemine yönlendirmede bulunularak ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi de dava dışı şirketin kendi adına hareket etmeyerek davalı ad ve hesabına işlemler gerçekleştirdiğini gösterdiğini, ticari ilişki her ne kadar bayilik olarak nitelenmiş olsa da bayilik olmadığını, dava dışı şirketin davalının adını belirterek ve webpos ortamına yönlendirerek davalının ürünlerini sattığını, müvekkilinin hayatın olağan akışına göre de, dava dışı şirketin internet sitesinde davalı ürünlerini satın aldığından ve banka dekontlarında davalının adının yazılı olduğunu gördüğünden haklı olarak muhatabının davalı olduğunu düşünerek husumetini davalıya yönelttiğini, dekontlarda paranın alıcısı olarak davalının görüldüğünü, bilirkişi raporunda da ödemenin öncelikle davalı şirket hesabına geçtiği ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin sonradan gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalı ile dava dışı şirket arasında acentelik ilişkisi bulunduğunu, bayilik sözleşmesi kabulü halinde de bayilik sözleşmesi taraflarının müşterilere karşı sorumluluklarına ilişkin ... bir kanuni düzenleme bulunmadığını, hâkimin kanunda uygulanabilir bir hükmün varlığı halinde (kıyas yaparak) hakimin bu hükmü uyuşmazlığa uygulaması gerektiğini, müvekkilinin ürünleri mesleki saiklerle satın aldığını, bu durumun müvekkilini her ne kadar tüketici olmaktan çıkarsa da, sağlayıcının ayıplı olarak sunulan hizmetten sorumlu olduğunu, davalının ve dava dışı şirketin sağlayıcı olduğunun anlaşıldığını, üretici/sağlayıcı olan davalının dava dışı şirketle müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, aksinin kabulünün ticari hayatın güvenilirliğini zedeleyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3098 E.  ,  2023/7178 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1067 Esas, 2022/615 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/138 E., 2021/294 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya 115.000,00 TL ödediği halde kendisine bir teslimat yapılmadığını, ödediği bedelin de iade edilmediğini, banka dekontlarında davalının hesabına para gönderildiğinin aşikar olduğunu, tahsil için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bayileri aracılığıyla ticaret yaptığını, doğrudan şahıslarla muhatap olmadığını, bayilerin kendilerine verilen kullanıcı adı ve şifreleriyle müvekkilinin internet sayfasına girdiklerini, bu ekrandan alış veriş yapılacak kartın bilgilerini girmek suretiyle webpos aracılığıyla işlem yaptıklarını, takibe konu işlemin webpos aracılığıyla gerçekleştirildiğini, dava dışı bayi ... Isınlık Orman Ürün. Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili hesabına webpos aracılığıyla çekim yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan defter incelemeleri üzerine alınan bilirkişi raporlarına göre davanın tarafları arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, incelenen bayilik sözleşmesinin de diğer bayilik sözleşmelerinde olduğu gibi, bayinin sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına, rizikosu kendine ait olmak üzere satmayı taahhüt ettiği, dolayısıyla mali yönden bağımız olduğunu gösterir kayıtlar içerdiği, ... Işınlık firmasının davalının bir temsilcisi veya onun bir çalışanı olmadığı, bayilik sözleşmesinde bayinin üreticinin temsilcisi olması durumundan söz edilemeyeceği, zaten üreticiyi bir bayilik sözleşmesi yapmaya iten etkenlerin başında bayinin kendi ad ve hesabına hareket etmesi ve risklerin bayi tarafından yüklenmesi olduğundan gerek taraflar arasında ticari ilişkisinin bulunmaması, gerek davalı ile bayisi arasındaki cari hesaptan kaynaklı para transferinin davacıyla irtibatının bulunmaması, gerekse bayilik kurumunun hukuki statüsü gereği davanın davalıya karşı açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... yapımı için ahşap malzeme alımı amacıyla 25.06.2018 tarihli ve 05.07.2018 tarihli kredi kartı ödemeleri ile davalının webpos sisteminin bulunduğu sistem üzerinden mal alımında bulunduğunu, ancak yapılan ödemelere rağmen müvekkile ne bir teslimat ne de bir ödeme iadesi gerçekleşmediğini, banka dekontlarında müvekkilin yapmış olduğu ödemelerin davalının hesabına aktarıldığının görüldüğünü, bilirkişi raporunda müvekkilinin kredi kartı ile davalıya webpos yöntemiyle ödemede bulunduğu ve davalının bu ödemeyi dava dışı “... Işınlık Orman Ürünleri Mob. Mal. san. Tic. Ltd. Şti.'nin cari hesabından mahsup ederek ödediğinin tespit edildiğini, bayilik sözleşmesinin dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin, dava dışı şirket aracılığı ile davalının ürünlerini davalının hesabına aldığından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının ve dava dışı şirketin müvekkile karşı müteselsil sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin ürünleri doğrudan kendi ad ve hesabına satmadığını, dava dışı şirketin internet sitesinde ürünler kısmında direk davalının adını belirterek satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, dava dışı şirketin webpos sistemine yönlendirmede bulunularak ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesinin de dava dışı şirketin kendi adına hareket etmeyerek davalı ad ve hesabına işlemler gerçekleştirdiğini gösterdiğini, müvekkilinin hayatın olağan akışına göre de, dava dışı şirketin internet sitesinde davalı ürünlerini satın aldığından ve banka dekontlarından davalının adının yazılı olduğunu gördüğünden haklı olarak muhatabının davalı olduğunu düşünerek husumetini davalıya yönelttiğini, banka dekontlarında paranın alıcısı olarak davalının göründüğünü, bayilik sözleşmesi taraflarının müşterilere karşı sorumluluklarına ilişkin ...

bir kanuni düzenleme bulunmadığını, hâkimin kanunda uygulanabilir bir hükmün varlığı halinde (kıyas yaparak) hakimin bu hükmü uyuşmazlığa uygulaması gerektiğini, ortada ayıplı bir hizmetin bulunduğunu, üretici/sağlayıcı olan davalının dava dışı şirketle müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan kredi kartı ekstrelerinde, davacının 05.07.2018 tarihinde 10.000,00 TL, 25.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 110.000,00 TL'yi davalıya ödediği görülmekte ise de davalının defter kayıtlarından, davacının webpos aracılığı ödediği ve davalı hesaplarına giren toplam 110.000,00 TL'nin, davalı şirketin 108 nolu diğer hazır değerler geçici hesabına kaydedildiğinin ve daha sonra müşterisi ve bayisi olan ... Isınlık Or. Ürün. Mob. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'nin alacak cari hesabına aktarılarak, bu şirketten olan cari alacağından mahsup edildiğinin, sanayi işletmesi olan davalı şirketin üretmiş olduğu malların bayileri aracılığı ile satıldığının, doğrudan müşteriye satış olmadığının, sipariş ve ödemelerin bayileri tarafından şirketin internet sayfasından, kendilerine verilen şifre ile giriş yapılarak webpos aracılığıyla yapıldığının, takibe konu olan alacağın davalı şirketin bayisince webpos aracılığı ile şirket hesabına çekim yapılarak ödendiğinin, taraflar arasında doğrudan mal alım/satımına yönelik ticari bir ilişkinin olmadığının, davalı ile dava dışı şirket arasında bayilik ilişkisi bulunmakla her iki şirketin ayrı tüzel kişiliği olduğunun anlaşıldığı, ancak husumet nedeniyle davanın reddinde maktu vekalet ücreti gerekirken mahkemece nispi tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı yararına maktu vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı şirket aracılığı ile davalının ürünlerini davalının hesabına aldığından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının ve dava dışı şirketin müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, dava dışı şirketin ürünleri doğrudan kendi ad ve hesabına satmadığını, dava dışı şirketin internet sitesinin ürünler kısmında direkt davalının adını belirterek satış işlemlerini gerçekleştirdiğinin görüldüğünü, ayrıca dava dışı şirketin webpos sistemine yönlendirmede bulunularak ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi de dava dışı şirketin kendi adına hareket etmeyerek davalı ad ve hesabına işlemler gerçekleştirdiğini gösterdiğini, ticari ilişki her ne kadar bayilik olarak nitelenmiş olsa da bayilik olmadığını, dava dışı şirketin davalının adını belirterek ve webpos ortamına yönlendirerek davalının ürünlerini sattığını, müvekkilinin hayatın olağan akışına göre de, dava dışı şirketin internet sitesinde davalı ürünlerini satın aldığından ve banka dekontlarında davalının adının yazılı olduğunu gördüğünden haklı olarak muhatabının davalı olduğunu düşünerek husumetini davalıya yönelttiğini, dekontlarda paranın alıcısı olarak davalının görüldüğünü, bilirkişi raporunda da ödemenin öncelikle davalı şirket hesabına geçtiği ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin sonradan gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalı ile dava dışı şirket arasında acentelik ilişkisi bulunduğunu, bayilik sözleşmesi kabulü halinde de bayilik sözleşmesi taraflarının müşterilere karşı sorumluluklarına ilişkin ...

bir kanuni düzenleme bulunmadığını, hâkimin kanunda uygulanabilir bir hükmün varlığı halinde (kıyas yaparak) hakimin bu hükmü uyuşmazlığa uygulaması gerektiğini, müvekkilinin ürünleri mesleki saiklerle satın aldığını, bu durumun müvekkilini her ne kadar tüketici olmaktan çıkarsa da, sağlayıcının ayıplı olarak sunulan hizmetten sorumlu olduğunu, davalının ve dava dışı şirketin sağlayıcı olduğunun anlaşıldığını, üretici/sağlayıcı olan davalının dava dışı şirketle müvekkile karşı müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, aksinin kabulünün ticari hayatın güvenilirliğini zedeleyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989804800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.