6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3236 E. 2023/7165 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü usul ekonomisi tazmin talebi bankacılık işlemi istirdat davası müşterek borçlu müteselsil kefil menfi tespit davası müteselsil kefil basiretli tacir tespit davası dava şartı yokluğu tazminat davası zamanaşımı def'i mirasçılık ipotek iş bölümü dürüstlük kuralı genel kredi sözleşmesi def'i alacak davası kefil istirdat usulden reddi kâr payı esastan ret yetki geçersizlik ıslah kredi sözleşmesi tacir yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit cy/cy kaydı yükleten (shipper) avans faizi temerrüt zamanaşımı teminat temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/813 E., 2019/872 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerin murisi ... ... ...'in, Beyoğlu 8. Noterliğince tanzim edilen 27.04.2007 tarih ve 8035 yevmiye numaralı vekâletname ile kardeşi ... ... ...'i, taşınmazlarını gerek şahsi kredi borcu, gerekse üçüncü şahısların borcunun teminatını teşkil etmek üzere. ipotek etme, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olma hususunda yetkili kıldığını, vekâletnameye dayanılarak davalı ...Ş. ile ... ... ... arasında yapılmış olan kredi sözleşmesi uyarınca, muris ... ... ...'in de ½ hissesine sahip olduğu bağımsız bölümü üzerine, vekil ... ... ...’in bizzat kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak 30.04.2007 tarihinde 600.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiğini, kredi borçlusu ... ... ...’in temerrüde düşmesi nedeniyle, davalı bankanın kredi hesabını kat ettiğini ve sahibi olduğu ½ hisse üzerine ipotek tesis edilen ... ... ...’in mirasçıları olan davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe karşı itirazları kabul edilmediğinden taşınmazın satışına ilişkin işlemlerin hızla sürdürülerek ihale sürecinin tamalandığını, dava dışı ... ... ...'in temsil yetkisini vekâlet verenin zararına ve kendi yararına kullandığını, söz konusu vekâletname ile yapılmış olan ipotek akdinin geçersiz olduğunu, dava dışı ... ... ...'e kredi açan davalı bankanın da görev ve yetkisini kötüye kullanarak müvekkillerinin murisi ... ... ...’e ait bağımsız bölümünün 1/2 hissesi geçersiz ipotek akdine dayanılarak hukuka aykırı bir şekilde satıldığından, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/57 E., 2017/481 K. sayılı dava dosyası ile kısmi alacak talebi ile açtıkları davanın kabul edildiğini ve Bölge Adliye Mahkemesince onandığını, taşınmazın toplam değerinin 620.000,00 TL olup müvekkillerine ait 1/2 hisse karşılığı bedelin 310.000,00 TL olarak belirlendiğini, bakiye 300.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarih olan taşınmazın satış tarihi 14.10.2011'den itibaren işleyecek T.C. ... avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlayacağını, davaya konu edilen taşınmaz 22.09.2011 tarihinde ihaleye çıkartıldığını ve bizzat taşınmazı davacılardan ... Soyarslan’ın eşinin aldığını, ipotek takibi miraçılara yöneltilmiş olduğundan mirasçılar taşınmazın satışına ilişkin her aşamadan haberdar olduklarını, davacıların bu taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle satılmasından kaynaklı tazminat taleplerini en geç taşınmazın satışından itibaren 1 yıllık sürede öne sürerek dava açmaları gerektiğini, huzurdaki davanın açıkça istirdat davası olduğunu, ancak kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava her ne ad ile adlandırılacak olursa olsun, haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olarak adlandırılsa da, sebebsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası olarak adlandırılsada bu dava türlerinde de zamanaşımı öğrenmeden itibaren 2 yıl (eski yasa yürülüğü itibariyle 1 yıl) olacağından ve söz konusu durum davacılar tarafından öğrenileli 8 yıl olduğundan alacağın her durumda dava zamanaşımına uğradığını, davacıların davasında kötü niyetli olduklarını ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiklerini, davacılar taşınmazın satışından 4 yıl sonra Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/57 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası adı altında dava ikame etmeleri bu davada taşınmazın değeri için bilirkişi raporları alındığını ve taşınmazın değerinin belirlendiğini, ancak davacıların 10.000,00 TL bedelle açmış olduğu davayı bilirkişi raporu ile belirlenen değere göre ıslah etmeyerek usul ekonomosine aykırı bir şekilde huzurdaki ek davayı açtıklarını, davacıların ek dava ile talep ettiği tazminatın konu olduğu icra takibinden söz konusu taşınmazı aldıklarını, ihale alıcısı ... Soyarslan huzurdaki davanın davacısı konumunda bulunan ...’in eşi olduğunu, ihale tarihinde de ... Soyarslan söz konusu taşınmazda ticari faaliyetini sürdürdüğünü belirterek davanın süre yönünden ve dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa girilmesi halinde kötü niyetle ve haksız olarak ikame edilen davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların murisinin dava dışı vekile verdiği vekâletnamede vekilin kendi kredi borcu için ipotek verme hakkının tanınmadığı, basiretli tacir ve ... kurumu olan bankanın bu hususu bilmesi gerektiği halde vekâlette yetki bulunmamasına rağmen davacıların murisi olan vekâlet verenin taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiği, bu ipoteğin geçersiz olduğu, bundan dolayı da yapılan satış işlemi nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini talebinin haklı olduğu, ilk davada alınan ve istinaf dairesince de kabul edilen raporda belirtilen 620.000,00 TL taşınmaz değerinin 1/2'sine tekabül eden payın değeri olan 310.000,00 TL davacıların murisinin payı olduğu daha önce 10.000,00 TL yönünden verilen ve kesinleşen karardaki miktar tenzil edildiğinde geriye kalan 300.000,00 TL'nin ilk davanın açıldığı tarih olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, mahkemece bir gerekçe belirtilmeden dava konusu bedele başka bir mahkemede açılan ve kısmi dava olan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/57 E. sayılı dosyasının açılış tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından genel zaman aşımı olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olmakla İlk Derece Mahkemesince davalının zamanaşımı def'inin reddi sonuç itibariyle doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin geçersizliği ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3236 E.  ,  2023/7165 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/381 Esas, 2022/326 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/813 E., 2019/872 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerin murisi ... ... ...'in, Beyoğlu 8. Noterliğince tanzim edilen 27.04.2007 tarih ve 8035 yevmiye numaralı vekâletname ile kardeşi ... ... ...'i, taşınmazlarını gerek şahsi kredi borcu, gerekse üçüncü şahısların borcunun teminatını teşkil etmek üzere. ipotek etme, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olma hususunda yetkili kıldığını, vekâletnameye dayanılarak davalı ...Ş. ile ... ... ... arasında yapılmış olan kredi sözleşmesi uyarınca, muris ... ... ...'in de ½ hissesine sahip olduğu bağımsız bölümü üzerine, vekil ... ... ...’in bizzat kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak 30.04.2007 tarihinde 600.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiğini, kredi borçlusu ...

... ...’in temerrüde düşmesi nedeniyle, davalı bankanın kredi hesabını kat ettiğini ve sahibi olduğu ½ hisse üzerine ipotek tesis edilen ... ... ...’in mirasçıları olan davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe karşı itirazları kabul edilmediğinden taşınmazın satışına ilişkin işlemlerin hızla sürdürülerek ihale sürecinin tamalandığını, dava dışı ... ... ...'in temsil yetkisini vekâlet verenin zararına ve kendi yararına kullandığını, söz konusu vekâletname ile yapılmış olan ipotek akdinin geçersiz olduğunu, dava dışı ... ... ...'e kredi açan davalı bankanın da görev ve yetkisini kötüye kullanarak müvekkillerinin murisi ... ... ...’e ait bağımsız bölümünün 1/2 hissesi geçersiz ipotek akdine dayanılarak hukuka aykırı bir şekilde satıldığından, Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/57 E., 2017/481 K.

sayılı dava dosyası ile kısmi alacak talebi ile açtıkları davanın kabul edildiğini ve Bölge Adliye Mahkemesince onandığını, taşınmazın toplam değerinin 620.000,00 TL olup müvekkillerine ait 1/2 hisse karşılığı bedelin 310.000,00 TL olarak belirlendiğini, bakiye 300.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarih olan taşınmazın satış tarihi 14.10.2011'den itibaren işleyecek T.C. ... avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlayacağını, davaya konu edilen taşınmaz 22.09.2011 tarihinde ihaleye çıkartıldığını ve bizzat taşınmazı davacılardan ... Soyarslan’ın eşinin aldığını, ipotek takibi miraçılara yöneltilmiş olduğundan mirasçılar taşınmazın satışına ilişkin her aşamadan haberdar olduklarını, davacıların bu taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle satılmasından kaynaklı tazminat taleplerini en geç taşınmazın satışından itibaren 1 yıllık sürede öne sürerek dava açmaları gerektiğini, huzurdaki davanın açıkça istirdat davası olduğunu, ancak kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava her ne ad ile adlandırılacak olursa olsun, haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olarak adlandırılsa da, sebebsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası olarak adlandırılsada bu dava türlerinde de zamanaşımı öğrenmeden itibaren 2 yıl (eski yasa yürülüğü itibariyle 1 yıl) olacağından ve söz konusu durum davacılar tarafından öğrenileli 8 yıl olduğundan alacağın her durumda dava zamanaşımına uğradığını, davacıların davasında kötü niyetli olduklarını ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiklerini, davacılar taşınmazın satışından 4 yıl sonra Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/57 E.

sayılı dosyası ile menfi tespit davası adı altında dava ikame etmeleri bu davada taşınmazın değeri için bilirkişi raporları alındığını ve taşınmazın değerinin belirlendiğini, ancak davacıların 10.000,00 TL bedelle açmış olduğu davayı bilirkişi raporu ile belirlenen değere göre ıslah etmeyerek usul ekonomosine aykırı bir şekilde huzurdaki ek davayı açtıklarını, davacıların ek dava ile talep ettiği tazminatın konu olduğu icra takibinden söz konusu taşınmazı aldıklarını, ihale alıcısı ... Soyarslan huzurdaki davanın davacısı konumunda bulunan ...’in eşi olduğunu, ihale tarihinde de ... Soyarslan söz konusu taşınmazda ticari faaliyetini sürdürdüğünü belirterek davanın süre yönünden ve dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa girilmesi halinde kötü niyetle ve haksız olarak ikame edilen davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların murisinin dava dışı vekile verdiği vekâletnamede vekilin kendi kredi borcu için ipotek verme hakkının tanınmadığı, basiretli tacir ve ... kurumu olan bankanın bu hususu bilmesi gerektiği halde vekâlette yetki bulunmamasına rağmen davacıların murisi olan vekâlet verenin taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiği, bu ipoteğin geçersiz olduğu, bundan dolayı da yapılan satış işlemi nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini talebinin haklı olduğu, ilk davada alınan ve istinaf dairesince de kabul edilen raporda belirtilen 620.000,00 TL taşınmaz değerinin 1/2'sine tekabül eden payın değeri olan 310.000,00 TL davacıların murisinin payı olduğu daha önce 10.000,00 TL yönünden verilen ve kesinleşen karardaki miktar tenzil edildiğinde geriye kalan 300.000,00 TL'nin ilk davanın açıldığı tarih olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, mahkemece bir gerekçe belirtilmeden dava konusu bedele başka bir mahkemede açılan ve kısmi dava olan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/57 E. sayılı dosyasının açılış tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından genel zaman aşımı olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olmakla İlk Derece Mahkemesince davalının zamanaşımı def'inin reddi sonuç itibariyle doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin geçersizliği ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989797300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.