6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | Sözleşme kapsamında

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3271 E. 2023/7053 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['2004/67']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil değerlendirmesi taleple bağlılık icra inkâr tazminatı itirazın iptali davası adli yardım kamu düzenine aykırılık satış sözleşmesi kesin süre denetime elverişlilik kötü niyet tazminatı kamu düzeni iptal davası hak düşürücü süre kötü niyet usulden reddi görevsizlik kararı esastan ret iflas asıl alacak çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) avans faizi teminat teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK — TBK 220 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/384 E., 2021/821 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada, taraflar arasında 22.12.2014 tarihinde "Çek Cumhuriyeti Menşeili Damızlık 4-7 Aylık Gebe Düve Satış Sözleşmesi" imzalandığını, davalı borçluya tanesi 2.500,00 euro üzerinden 201 adet gebe düvenin teslim edildiğini, davalının teslim sonrasında 204.555,00 euro ödeme yaptığını, kalan 297.945,00 euro borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin şimdilik 100.000,00 TL üzerinden devamına ve alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; birleşen davada ise aynı iddialarla asıl dava kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen alacağın kalan kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalı borçlunun haksız olarak yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davalının toplam 204.800,00 euro ödeme yaptığını, ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hayvanların ülkeye girişi öncesinde yaptığı incelemeler sonucunda, 01.09.2015 tarihli kararıyla toplam 93 tane düvenin hastalıklı olduğunu, bu sebeple ithalinin uygun görülmediğini belirttiğini, davalının açıklanan nedenlerle, sözleşme kapsamındaki hayvanların sadece 106 tanesinin ithalini yapabildiğini, 22 hayvanın öldüğünü, Bakanlığın geri kalan 73 hayvanın hastalıklı olması sebebiyle ithalini uygun bulmadığını, ayıplı olan bu hayvanlar nedeniyle davalının zarara uğradığını, davacının ölen hayvanların bedelini talep etme hakkına sahip olmadığını, ayrıca itirazın iptali davalarının kısmi olarak açılamayacağını ileri sürerek asıl ve birleşen davaların reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların arasında Düve Satış Sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, faturaya bağlanmış davacı alacağının 201 ... hayvan karşılığı 459.800,00 euro, sağlıklı olan 103 ... hayvanın bedelinin ise faturalar uyarınca 236.500,00 euro olduğu, davacı tarafından 204.555,00 euro ödeme yapıldığının beyan edildiği, davalı tarafça aksinin ispat edilemediği, bu bedelin düşülmesi sonucunda 103 ... hayvan bedelinden davacının bakiye 31.945,00 euro alacağının bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 218 ... maddesinde kısmi zapt hâlinde alıcının, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olduğundan 69 ... hayvanın kesimi ile 17.008 kilogram (kg) karkas et karşılığı 56.296,48 euro faydayı da davalının davacıya ödemesi gerektiği, bu durumda davacının toplam alacağının 88.241,40 euro (271.765,86 TL) olduğu, sözleşmenin 8/son maddesi gereğince davacı tarafın sorumlu olduğu gümrük vergisinin de davalı tarafından yatırıldığı, davalının sorumlu olmadığı vergiyi yatırması nedeniyle 98.145,47 TL'lik verginin düşümü sonucunda davacının davalıdan 173.620,39 TL alacaklı olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 218, 219 ve 220 nci maddeleri gereğince davacının davalıdan 173.620,39 TL alacağını icra takibi ile talep edebileceği, ancak asıl davada 100.000,00 TL kısım için itirazın iptalinin talep edilmesi nedeniyle taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği, dosyanın dava tarihi olan 28.08.2015 ile birleşen dava tarihi olan 20.11.2017 tarihi arasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin birleşen itirazın iptali davası yönünden geçtiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacak tutarı olan 100.000,00 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacının davadaki talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Davacının yabancı şirket olması nedeniyle 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 48 ... maddesi gereği teminat yatırmakla yükümlü olduğunu aksi halde davanın usulden reddinin gerektiğini ancak Yerel Mahkemenin davacıya kesin süre verip teminat talebinde bulunmadığını, uygulanacak hukuk normlarının hangisi olacağının tartışmasının yapılmadığını,

2.Görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporlarının karara esas alınmaya yeterli olmamasına karşın bu taleplerinin Yerel Mahkemece karşılanmadığını, davacının karkas et bedeline ilişkin bir talebi olmamasına rağmen bilirkişi raporunda bu yönde bir tetkik olduğu ve Yerel Mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak işbu raporu hükme esas aldığını,

3.Sözleşmeyle özellikleri kararlaştırılan hayvanların tesliminin gerçekleşmediğini, hayvanların ayıplı olduğu bu nedenle hukuka uygun bir teslimin olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı şirketin Avusturya Şirketi olması nedeniyle ve Avusturya ile Türkiye arasında adli yardımlaşma olduğundan teminattan muaf sayılmasının yerinde olduğu, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında usulsüzlük bulunmadığı, 6098 sayılı Kanunu'nun 218 ve devamı maddelerine göre ayıplı ürünün getirisinin satıcıya iadesinde kanuna uygunluk bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Kanun'un 218 ... maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18594 E. 2015/4752 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2939 E. 2017/4893 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3271 E.  ,  2023/7053 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/122 Esas, 2022/292 Karar

BİRLEŞEN ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/208 ESAS SAYILI DOSYASI

HÜKÜM

Esastan ret; asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/384 E., 2021/821 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada, taraflar arasında 22.12.2014 tarihinde "Çek Cumhuriyeti Menşeili Damızlık 4-7 Aylık Gebe Düve Satış Sözleşmesi" imzalandığını, davalı borçluya tanesi 2.500,00 euro üzerinden 201 adet gebe düvenin teslim edildiğini, davalının teslim sonrasında 204.555,00 euro ödeme yaptığını, kalan 297.945,00 euro borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin şimdilik 100.000,00 TL üzerinden devamına ve alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; birleşen davada ise aynı iddialarla asıl dava kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen alacağın kalan kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalı borçlunun haksız olarak yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davalının toplam 204.800,00 euro ödeme yaptığını, ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hayvanların ülkeye girişi öncesinde yaptığı incelemeler sonucunda, 01.09.2015 tarihli kararıyla toplam 93 tane düvenin hastalıklı olduğunu, bu sebeple ithalinin uygun görülmediğini belirttiğini, davalının açıklanan nedenlerle, sözleşme kapsamındaki hayvanların sadece 106 tanesinin ithalini yapabildiğini, 22 hayvanın öldüğünü, Bakanlığın geri kalan 73 hayvanın hastalıklı olması sebebiyle ithalini uygun bulmadığını, ayıplı olan bu hayvanlar nedeniyle davalının zarara uğradığını, davacının ölen hayvanların bedelini talep etme hakkına sahip olmadığını, ayrıca itirazın iptali davalarının kısmi olarak açılamayacağını ileri sürerek asıl ve birleşen davaların reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların arasında Düve Satış Sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, faturaya bağlanmış davacı alacağının 201 ... hayvan karşılığı 459.800,00 euro, sağlıklı olan 103 ... hayvanın bedelinin ise faturalar uyarınca 236.500,00 euro olduğu, davacı tarafından 204.555,00 euro ödeme yapıldığının beyan edildiği, davalı tarafça aksinin ispat edilemediği, bu bedelin düşülmesi sonucunda 103 ... hayvan bedelinden davacının bakiye 31.945,00 euro alacağının bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 218 ... maddesinde kısmi zapt hâlinde alıcının, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olduğundan 69 ...

hayvanın kesimi ile 17.008 kilogram (kg) karkas et karşılığı 56.296,48 euro faydayı da davalının davacıya ödemesi gerektiği, bu durumda davacının toplam alacağının 88.241,40 euro (271.765,86 TL) olduğu, sözleşmenin 8/son maddesi gereğince davacı tarafın sorumlu olduğu gümrük vergisinin de davalı tarafından yatırıldığı, davalının sorumlu olmadığı vergiyi yatırması nedeniyle 98.145,47 TL'lik verginin düşümü sonucunda davacının davalıdan 173.620,39 TL alacaklı olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 218, 219 ve 220 nci maddeleri gereğince davacının davalıdan 173.620,39 TL alacağını icra takibi ile talep edebileceği, ancak asıl davada 100.000,00 TL kısım için itirazın iptalinin talep edilmesi nedeniyle taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği, dosyanın dava tarihi olan 28.08.2015 ile birleşen dava tarihi olan 20.11.2017 tarihi arasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin birleşen itirazın iptali davası yönünden geçtiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacak tutarı olan 100.000,00 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacının davadaki talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Davacının yabancı şirket olması nedeniyle 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 48 ... maddesi gereği teminat yatırmakla yükümlü olduğunu aksi halde davanın usulden reddinin gerektiğini ancak Yerel Mahkemenin davacıya kesin süre verip teminat talebinde bulunmadığını, uygulanacak hukuk normlarının hangisi olacağının tartışmasının yapılmadığını,

2.Görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporlarının karara esas alınmaya yeterli olmamasına karşın bu taleplerinin Yerel Mahkemece karşılanmadığını, davacının karkas et bedeline ilişkin bir talebi olmamasına rağmen bilirkişi raporunda bu yönde bir tetkik olduğu ve Yerel Mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak işbu raporu hükme esas aldığını,

3.Sözleşmeyle özellikleri kararlaştırılan hayvanların tesliminin gerçekleşmediğini, hayvanların ayıplı olduğu bu nedenle hukuka uygun bir teslimin olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı şirketin Avusturya Şirketi olması nedeniyle ve Avusturya ile Türkiye arasında adli yardımlaşma olduğundan teminattan muaf sayılmasının yerinde olduğu, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında usulsüzlük bulunmadığı, 6098 sayılı Kanunu'nun 218 ve devamı maddelerine göre ayıplı ürünün getirisinin satıcıya iadesinde kanuna uygunluk bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Kanun'un 218 ... maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989627200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.