6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/238 E. 2023/7023 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu temerrüdü akdi faiz oranı kısmi ödeme kat ihtarnamesi taleple bağlılık akdi faiz ipoteğin paraya çevrilmesi hesap kat icra inkâr tazminatı müşterek borçlu müteselsil kefil itirazın iptali davası bsmv temerrüt tarihi müteselsil kefil 818 sayılı borçlar kanunu infaz genel kredi sözleşmesi iptal davası işlemiş faiz kefil temerrüt faizi limited şirket hukuki yarar kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK · BK · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 23.05.2016 tarih, 2009/349 E. ve 2016/543 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin dosya içerisindeki 02.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ... olduğu, bu sözleşmeye ve dosya içerisindeki bilirkişi raporuna göre, takip tarihi olan 25.02.2009 tarihi itibari ile davacı bankanın davalı borçlulardan talep edebileceği asıl alacak miktarının 62.420,00 TL, muaceliyet tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin 17.408,51 TL, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin (BSMV) 828,98 TL olmak üzere toplam 80.657,49 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile borçlular tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin 80.657,49 TL üzerinden devamına, davalı borçlu ... ...'ın temerrüt tarihinin 18.09.2008 tarihi olması nedeniyle asıl alacağın tamamından, işlemiş faizin 16.627,57 TL'sinden, BSMV'nin ise 791,79 TL'sinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... Isıtma Soğutma Ticaret Limited şirketi vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.09.2019 tarih, 2018/3373 E. ve 2019/4253 K. sayılı kararıyla; birinci bilirkişiden alınan rapor ve ek raporun hükme esas alınabilir nitelikte bulunmaması üzerine ikinci bir bilirkişiden rapor alındığı, ancak hüküm kurulurken herhangi bir gerekçe de gösterilmeksizin ikinci bilirkişi raporunda yer almayan farklı rakamlara göre bir hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de mahkeme hakimi tarafından taleple bağlılık, bir hukuki sebep veya basit aritmetik hataları gidermek dışında uzmanlık gerektiren işlerde hesaplama yapılması doğru bulunmamış olup, mahkemece, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak bu rapora taraflarca itiraz edilirse itirazları karşılayacak ek rapor da alınarak, uzmanlık gerektiren işlerde bilirkişi raporu alınıp rapora dayalı karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin dosya içerisindeki 02.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ... olduğu, bu sözleşmeye ve bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibari ile davacı bankanın davalı borçlulardan talep edebileceği asıl alacak miktarının 62.420,00 TL, davalılar ... ve ... şirketi yönünden faiz miktarının 25.985,37 TL, toplam sorumluluğun 88.405,37 TL olduğu, ... bakımından ise temerrüt tarihinin farklı olması nedeni ile faiz miktarının 25.204,43 TL, toplam sorumluluğun ise 87.624,43 TL olduğu, bankaca takip yapılmasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile haksız itirazın iptali ile takibin kararda belirtilen miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin 20.000,00 TL tutarı ile sınırlı olmak üzere şahsen ve şirketi adına sözleşmeye kefil olarak imza attığını, adı geçene bu miktar için kefil olacağı söylenirken, sözleşmedeki boşlukların sonradan doldurulmak sureti ile miktarın 212.500,00 TL’ye çıkarıldığını, sözleşmedeki kefil ad ve soyadı ile adres kısmındaki el yazı örnekleri ve kefil olunan miktarın farklı elden çıktığının tespit edildiğini, bilirkişinin yaptığı hesabın dosya kapsamını yansıtmadığını, uygulanan faiz miktarının fahiş olduğunu, takibe konu kredinin %18 akdi faiz oranı ile kullandırıldığını, hesaplamanın ise bu oranı aştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 üncü) maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

İİK. 67 nci maddesine dayalı itirazın iptali davalarında takip tarihi gözetilerek borç miktarı belirlenir ve itiraz edilen ancak itirazda haksız olunan borç miktarına itirazın iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.06.2022 tarih, 2020/(19)11-445 E. ve 2022/1077 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Buna karşılık bu davalarda, borç tamamen itfa edilmedikçe dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dosya kapak hesabında dikkate alınması gerekmekte olup, mahkemece itiraz edilen takip tarihi itibari ile toplam borç miktarı doğrultusunda kabul kararı verilip, tahsil edilen paranın miktarı belirtilerek bu miktarın icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken bu duruma aykırı olarak düzenlenen 22.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/238 E.  ,  2023/7023 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/93 Esas, 2022/484 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar ... ve ... Isıtma Soğutma Ticaret Limited şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı borçlu Paniteks Teks. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların da sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, borçlu tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak geri ödemelerin yapılmaması sebebiyle kredi hesabının kesilerek borçlulara 05.09.2008 tarihli kat ihtarnamesinin gönderildiğini, hesap kat tarihi itibariyle tespit edilen toplam 88.590,66 TL borç bakiyesinin ödenmesi gerektiği bildirildiği halde borcun ödenmediğini, bu sebeple başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'dan ...

olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, ipoteğe güvenerek borca kefil olduğunu, bu nedenle önce ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2-Davalılar ... ve ... Isıtma Soğutma Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalıların davacı tarafından yanlış yönlendirildiğini, davacı bankaya kefil olmak üzere gittiğinde dava dışı şirketin 20.000,00 TL kredi talebinin bulunduğunun söylenmesi üzerine davalının hem kendi adına hem de şirketi adına dava dışı şirketin 20.000,00 TL'lik borcuna ilişkin krediye kefil olduğunu, sözleşmedeki kefil olunan miktarın 212.500,00 TL'ye çıkartıldığını, genel kredi sözleşmesinin hukuka uygun olmadığını, alacaklı bankaya bir kısım ödemeler yapıldığı halde banka tarafından alacağın tamamı üzerinden işlem yapıldığını, ayrıca takipte istenen faizin fahiş olduğunu, alacağın aynı zamanda bir ipoteğe bağlı olmasına ve banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesine rağmen aynı zamanda davalılar ve diğer kefiller hakkında da takip yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 23.05.2016 tarih, 2009/349 E. ve 2016/543 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin dosya içerisindeki 02.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ... olduğu, bu sözleşmeye ve dosya içerisindeki bilirkişi raporuna göre, takip tarihi olan 25.02.2009 tarihi itibari ile davacı bankanın davalı borçlulardan talep edebileceği asıl alacak miktarının 62.420,00 TL, muaceliyet tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin 17.408,51 TL, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin (BSMV) 828,98 TL olmak üzere toplam 80.657,49 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile borçlular tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin 80.657,49 TL üzerinden devamına, davalı borçlu ...

...'ın temerrüt tarihinin 18.09.2008 tarihi olması nedeniyle asıl alacağın tamamından, işlemiş faizin 16.627,57 TL'sinden, BSMV'nin ise 791,79 TL'sinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... Isıtma Soğutma Ticaret Limited şirketi vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.09.2019 tarih, 2018/3373 E. ve 2019/4253 K. sayılı kararıyla; birinci bilirkişiden alınan rapor ve ek raporun hükme esas alınabilir nitelikte bulunmaması üzerine ikinci bir bilirkişiden rapor alındığı, ancak hüküm kurulurken herhangi bir gerekçe de gösterilmeksizin ikinci bilirkişi raporunda yer almayan farklı rakamlara göre bir hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de mahkeme hakimi tarafından taleple bağlılık, bir hukuki sebep veya basit aritmetik hataları gidermek dışında uzmanlık gerektiren işlerde hesaplama yapılması doğru bulunmamış olup, mahkemece, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak bu rapora taraflarca itiraz edilirse itirazları karşılayacak ek rapor da alınarak, uzmanlık gerektiren işlerde bilirkişi raporu alınıp rapora dayalı karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin dosya içerisindeki 02.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ... olduğu, bu sözleşmeye ve bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibari ile davacı bankanın davalı borçlulardan talep edebileceği asıl alacak miktarının 62.420,00 TL, davalılar ... ve ... şirketi yönünden faiz miktarının 25.985,37 TL, toplam sorumluluğun 88.405,37 TL olduğu, ... bakımından ise temerrüt tarihinin farklı olması nedeni ile faiz miktarının 25.204,43 TL, toplam sorumluluğun ise 87.624,43 TL olduğu, bankaca takip yapılmasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile haksız itirazın iptali ile takibin kararda belirtilen miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin 20.000,00 TL tutarı ile sınırlı olmak üzere şahsen ve şirketi adına sözleşmeye kefil olarak imza attığını, adı geçene bu miktar için kefil olacağı söylenirken, sözleşmedeki boşlukların sonradan doldurulmak sureti ile miktarın 212.500,00 TL’ye çıkarıldığını, sözleşmedeki kefil ad ve soyadı ile adres kısmındaki el yazı örnekleri ve kefil olunan miktarın farklı elden çıktığının tespit edildiğini, bilirkişinin yaptığı hesabın dosya kapsamını yansıtmadığını, uygulanan faiz miktarının fahiş olduğunu, takibe konu kredinin %18 akdi faiz oranı ile kullandırıldığını, hesaplamanın ise bu oranı aştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84 üncü (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 üncü) maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

İİK. 67 nci maddesine dayalı itirazın iptali davalarında takip tarihi gözetilerek borç miktarı belirlenir ve itiraz edilen ancak itirazda haksız olunan borç miktarına itirazın iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.06.2022 tarih, 2020/(19)11-445 E. ve 2022/1077 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.

Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Buna karşılık bu davalarda, borç tamamen itfa edilmedikçe dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dosya kapak hesabında dikkate alınması gerekmekte olup, mahkemece itiraz edilen takip tarihi itibari ile toplam borç miktarı doğrultusunda kabul kararı verilip, tahsil edilen paranın miktarı belirtilerek bu miktarın icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken bu duruma aykırı olarak düzenlenen 22.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989585600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.