Sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3205 E. 2023/7019 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ eft↗ bloke↗ muvafakat↗ mahsup↗ sebepsiz zenginleşme↗ havale↗ esastan ret↗ ihtarname↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/682 E., 2020/31 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 08.12.2017 tarihinde dava dışı Özbağ Bilişim şirketine EFT yapmak isterken, sehven davalı banka müşterisi ... ...'in Antalya şubesinde bulunan hesabına şirketten satın aldığı taşınmazın ada ve parsel numarasını belirtmek sureti ile para gönderdiğini, oysa ki adı geçene bir borcunun bulunmadığını ve gönderilmesini gerektirecek hukuki işlemin söz konusu olmadığını ileri sürerek, gönderilen tutarın ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih olan 12.12.2017’den itibaren avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, havale işlemindeki ... yükümlülüğünün gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmek olması nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın ... ...’e yöneltilmesi gerektiğini, havale alıcısının da tesadüfen bankanın kredili müşterisi olmasından dolayı paranın kredi hesaplarına mahsup edilmesinin de sorumluluğunu değiştirmeyeceğini, hesap sahibinden ... alınmadan havale bedelinin geri alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu konuda ... ...'den herhangi bir muvafakat alınamadığını, davalının dava konusu olayda bir kusur ve kabahatinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı bankanın gelen havale tutarını davacının belirtmiş olduğu hesaba geçirmek sureti ile yükümlüğünü yerine getirdiğinden ve herhangi bir kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketten satın alınan taşınmaz bedelinin taksit ödemelerinin yapılmak istenilmesine rağmen ... ...’in hesabına sehven 115.000,00 TL’nin havale edildiğini, makbuz açıklamasında da satın alınan taşınmazın ada ve parsel numarasının yazıldığını, hatalı işlemin yapıldığının fark edilmesinden hemen sonra davacı tarafından, sehven gönderilen paranın iadesi amacıyla bankaya aynı ... gönderilen noter ihtarnamesinin sonuçsuz bırakıldığını ve virman işleminin gerçekleştirildiğini, davalı bankanın, müşterisi ... ...'in hesabına yanlışlıkla gönderilen parayı bloke etmesi gerekirken kendi riskini azaltmak amacıyla teyit almadan ödeme yaptığını, ... ...’in dinlenmesi yönündeki taleplerinin de kabul görmediğini, davalının bu hareketinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kendi iradesi ile sehven yaptığı havale işlemi sonucunda göndermek istediği bedelin davalı bankanın müşterisi hesabına geçtiği, bu nedenle sebepsiz zenginleşenin davalı banka olmadığını, aldırılan bilirkişi raporunda da davalı bankanın kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2996 E. 2021/1301 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 2008/52638 sayılı dava konusu markanın bozma ilamında sehven 2006/33312 şeklinde yazılmasının «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8860 E. 2015/9672 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, «havale» işlemindeki ... yükümlülüğünün gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmek olması nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın ... ...’e yöneltilmesi gerektiğini, havale alıcısının da tesadüfen bankanın kredili müşterisi olmasından dolayı paranın kredi hesaplarına «mahsup» edilmesinin de sorumluluğunu değiştirmeyeceğini, hesap sahibinden ... alınmadan havale bedelinin geri alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu konuda ... ...'den herhangi bir «muvafakat» alınamadığını, davalının dava konusu olayda bir «kusur» ve kabahatinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDavalı banka, davalı şirket hesabına gönderilen parayı davalı şirket ile aralarında akdedilen «kredi sözleşmesinin» ilgili hükümleri gereğince davalı şirketin borcuna «mahsup» etmiş olup, bu işlem sonrasında davalı şirket tarafından verilen iade talimatının gereğinin yerine getirilmemesinde herhangi bir hukuka aykırılık, dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğu bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDavalı banka, davalı şirket hesabına gönderilen parayı davalı şirket ile aralarında akdedilen «kredi sözleşmesinin» ilgili hükümleri gereğince davalı şirketin borcuna «mahsup» etmiş olup, bu işlem sonrasında davalı şirket tarafından verilen iade talimatının gereğinin yerine getirilmemesinde herhangi bir hukuka aykırılık, dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğu bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1271 E. 2014/7957 K.
Ortak:mahsup · havale
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, «havale» işlemindeki ... yükümlülüğünün gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmek olması nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın ... ...’e yöneltilmesi gerektiğini, havale alıcısının da tesadüfen bankanın kredili müşterisi olmasından dolayı paranın kredi hesaplarına «mahsup» edilmesinin de sorumluluğunu değiştirmeyeceğini, hesap sahibinden ... alınmadan havale bedelinin geri alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu konuda ... ...'den herhangi bir «muvafakat» alınamadığını, davalının dava konusu olayda bir «kusur» ve kabahatinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı bankanın gelen «havale» tutarını davacının belirtmiş olduğu hesaba geçirmek sureti ile yükümlüğünü yerine getirdiğinden ve herhangi bir kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
… ekçesinde özetle; dava dışı şirketten satın alınan taşınmaz bedelinin taksit ödemelerinin yapılmak istenilmesine rağmen ... ...’in hesabına sehven 115.000,00 TL’nin «havale» edildiğini, makbuz açıklamasında da satın alınan taşınmazın ada ve parsel numarasının yazıldığını, hatalı işlemin yapıldığının fark edilmesinden hemen sonra davacı tarafından, sehven gönderilen paranın iadesi amacıyla bankaya aynı ... gönderilen noter «ihtarnamesinin» sonuçsuz bırakıldığını ve «virman» işleminin gerçekleştirildiğini, davalı bankanın, müşterisi ... ...'in hesabına yanlışlıkla gönderilen parayı «bloke» etmesi gerekirken kendi riskini azaltmak amacıyla teyit almadan ödeme yaptığını, ... ...’in dinlenmesi yönündeki taleplerinin de kabul görmediğini, davalının bu hareketinin «sebepsiz zenginleşmeye» yol açtığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaŞti hesabına davacı şirket personelince sehven yapıldığı, yapılan «havale» işlemindeki yanlışlığın davalı bankadan kaynaklanmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre, havale edilen para, havale alıcısının hesabına geçmekle artık bankanın bu parayı havale göndericisine veya üçüncü bir şahsa havale alıcısının talimatı bulunmaksızın iade etme «yetki» ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, davalı banka ile davalı firma arasındaki Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı bankanın davalı şirketin hesaplarından «mahsup» yetkisi bulunması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğundan bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirket ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, «havale» edilen söz konusu paranın davacıya iadesi talebinin haklı sebeplere dayandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.664,03 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki
Benzer bu karardaŞti hesabına davacı şirket personelince sehven yapıldığı, yapılan «havale» işlemindeki yanlışlığın davalı bankadan kaynaklanmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre, havale edilen para, havale alıcısının hesabına geçmekle artık bankanın bu parayı havale göndericisine veya üçüncü bir şahsa havale alıcısının talimatı bulunmaksızın iade etme «yetki» ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, davalı banka ile davalı firma arasındaki Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı bankanın davalı şirketin hesaplarından «mahsup» yetkisi bulunması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğundan bahsedilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3205 E. , 2023/7019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1574 Esas, 2022/232 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/682 E., 2020/31 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 08.12.2017 tarihinde dava dışı Özbağ Bilişim şirketine EFT yapmak isterken, sehven davalı banka müşterisi ... ...'in Antalya şubesinde bulunan hesabına şirketten satın aldığı taşınmazın ada ve parsel numarasını belirtmek sureti ile para gönderdiğini, oysa ki adı geçene bir borcunun bulunmadığını ve gönderilmesini gerektirecek hukuki işlemin söz konusu olmadığını ileri sürerek, gönderilen tutarın ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih olan 12.12.2017’den itibaren avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, havale işlemindeki ... yükümlülüğünün gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmek olması nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın ... ...’e yöneltilmesi gerektiğini, havale alıcısının da tesadüfen bankanın kredili müşterisi olmasından dolayı paranın kredi hesaplarına mahsup edilmesinin de sorumluluğunu değiştirmeyeceğini, hesap sahibinden ... alınmadan havale bedelinin geri alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu konuda ... ...'den herhangi bir muvafakat alınamadığını, davalının dava konusu olayda bir kusur ve kabahatinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı bankanın gelen havale tutarını davacının belirtmiş olduğu hesaba geçirmek sureti ile yükümlüğünü yerine getirdiğinden ve herhangi bir kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketten satın alınan taşınmaz bedelinin taksit ödemelerinin yapılmak istenilmesine rağmen ... ...’in hesabına sehven 115.000,00 TL’nin havale edildiğini, makbuz açıklamasında da satın alınan taşınmazın ada ve parsel numarasının yazıldığını, hatalı işlemin yapıldığının fark edilmesinden hemen sonra davacı tarafından, sehven gönderilen paranın iadesi amacıyla bankaya aynı ... gönderilen noter ihtarnamesinin sonuçsuz bırakıldığını ve virman işleminin gerçekleştirildiğini, davalı bankanın, müşterisi ... ...'in hesabına yanlışlıkla gönderilen parayı bloke etmesi gerekirken kendi riskini azaltmak amacıyla teyit almadan ödeme yaptığını, ... ...’in dinlenmesi yönündeki taleplerinin de kabul görmediğini, davalının bu hareketinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kendi iradesi ile sehven yaptığı havale işlemi sonucunda göndermek istediği bedelin davalı bankanın müşterisi hesabına geçtiği, bu nedenle sebepsiz zenginleşenin davalı banka olmadığını, aldırılan bilirkişi raporunda da davalı bankanın kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989575700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz