YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2614 E. 2023/6287 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ davanın konusu↗ tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın sahip olduğu 2018/05898 numaralı tescilli tasarımın davacının gösterdiği deliller karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve bu değerlendirme neticesinde tescilin iptalini oluşturacak koşulların oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptalini gerektirecek koşulların oluşmadığı, davalı tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karamelli çikolata ambalajlarında kahverengi ve sarı tonlarının yaygın olarak kullanılmasının bu renkleri harcıalem bir kategoriye sokmadığını, nitekim bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttikleri üzere karamelli çikolata olmasına rağmen farklı renkleri içeren bir çok çikolata ambalajının bulunduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluğu veya haklı bir sebebi bulunmaksızın müvekkiline ait "caramio" ambalajı ile son derece benzer bir ambalaj tasarımı oluşturmasının açıkça 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin altıncı fıkrası hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda benzerliklerin küçük ayrıntı seviyesinde kaldığı, farkların küçük ayrıntı olmayı aştığı belirtilmesine rağmen hangi kriterler göz önünde bulundurularak bu ayrımın yapıldığının belirsiz olduğunu, bu haliyle bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, işbu davanın konusu her ne kadar tasarımın hükümsüzlüğü olsa da ilgili ambalajı içerir ürünlerin kolayda mallar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tüketicilerin ilgili ürünleri alırken yoğun bir karar verme sürecinden geçmediklerini ve bu durumun ilgili ürünlerin karıştırılma ihtimalini artırdığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı, bu haliyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunu oluşturan müvekkiline ait "caramio" markasının ilk kez 2001 yılında Türk Patent nezdinde tescil edildiğini, 2003 yılında "caramio" ambalajının da marka olarak tescil edilerek koruma altına alındığını, davalının seçenek özgürlüğüne sahip olmasına rağmen, müvekkilinin marka ve ambalajlarının tanınmışlığından haksız çıkar elde edebilmek için müvekkilinin "caramio" marka ve ambalajlarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer ambalaj tasarımı için tescil talebinde bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı ifade edilmişse de bu görüşe katılmalarının mümkün olmadığını, İstinaf Mahkemesi bilirkişi raporunu esas alarak istinaf başvurularını reddetmiş olup esasen bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkiler barındırdığından raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ayniyete yakın bir benzerliğin tüketiciler tarafından kolayca ayırt edilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin karamelli çikolata ürünü için farklı renk, şekil ve boyutta ambalaj tercih edebileceğini, ambalajının genel kompozisyonunu farklılaştırabileceğini, davalının müvekkilinin "caramio" ambalajlarına yanaşmasının hiçbir makul gerekçesi olmadığını ve seçenek özgürlüğünün olduğunu, tasarımlarının müvekkil marka ve ambalajları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının açık olduğunu, ürünlerin birçok farklı şekil ve ambalaj markası ile yaratılabilecekken hiçbir ticari ve ekonomik mecburiyetten kaynaklanmayarak davalı tarafın birebir aynı renk ve şekilde ambalaj ve ürün markası tercih ettiğini, ayrıca iki markanın da hedef tüketici kitlesinin aynı olması dışında, her iki ürünün de hızlı tüketim malları olması sebebiyle tüketiciler ilgili ürünleri alırken yoğun bir karar verme sürecinden geçmemekte olup; bu durumun ilgili markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalı yanın seçenek özgürlüğü fazla iken müvekkiline ait tescilli ambalaj tasarımını taklit eder nitelikte ambalaj ve ürün tasarımı seçmesi müvekkilinin ürün bilinilirliğinden yararlanmak istediğinin bir kanıtı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3497 E. 2024/5652 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… inde özetle; karamelli çikolata ambalajlarında kahverengi ve sarı tonlarının yaygın olarak kullanılmasının bu renkleri harcıalem bir kategoriye sokmadığını, nitekim «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde belirttikleri üzere karamelli çikolata olmasına rağmen farklı renkleri içeren bir çok çikolata ambalajının bulunduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluğu veya haklı bir «sebebi» bulunmaksızın müvekkiline ait "caramio" ambalajı ile «son» derece benzer bir ambalaj tasarımı oluşturmasının açıkça 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin altıncı fıkrası hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda benzerliklerin küçük ayrıntı seviyesinde kaldığı, farkların küçük ayrıntı olmayı aştığı belirtilmesine rağmen hangi kriterler göz önünde bulundurularak bu ayrımın yapıldığının belirsiz olduğunu, bu haliyle «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığını, işbu «davanın konusu» her ne kadar tasarımın hükümsüzlüğü olsa da ilgili ambalajı içerir ürünlerin kolayda mallar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tüketicilerin ilgili ürünleri alır …
Benzer bu kararda… nünden benzerlik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 2 nci bilirkişi raporunun somut delil durumuna uygun olup yeterli ve «denetime elverişli» olduğu, bu durumda davacının markaya tecavüz iddiasının reddi yerinde olduğu gibi ambalaj sunumu yönünden farklılık sağlanmış olmakla «haksız rekabet» koşulları da oluşmadığından bu yöndeki iddianın da reddinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · ba formu · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… markası ile davalı tarafından satışa sunulan "Karamela" ve "Karamelli" ürün ambalajları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan, ürün ambalajlarıarasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "caramio" ambalaj markaları ve piyasa kullanımları ile davalı şirkete ait "karamela" ibareli ürün ambalaj görsellerin dilekçede sunulduğunu, müvekkiline ait ambalaj ve davalı şirkete ait ambalajın dikdörtgen «formda» olduğunu, müvekkiline ait ambalajda zemin rengi spesifik bir kahverengi iken davalı tarafın kullanımında da zemin aynı ton kahverengi olarak tercih edildiğini, her iki ambalajda da kahverengi zemin üzerinde sarı renk baskın olarak kullanıldığını, İki ambalajda da kahverengi, sarı ve kırmızı renkler hakim olduğunu, iki ambalajda da çatı markaları (Ülker-Eti) kırmızı-beyaz renkten oluşmakta ve ambalajların sol üst köşelerinde, ürün marka isimlerinin tam üstünde yer aldığını, müvekkiline ait ambalajda bir kısmı kırılmış formada çikolata görseli sağ çaprazdan geldiğini ve çikolata içinden karamel aktığını, davalı tarafa ait kullanımda da sağ çaprazdan gelen ve içinden karamel akan kırılmış bir formda çikolata görselini ambalajın sağ çapraz köşesinden gelecek şekilde konumlandırıldığını, her iki ambalajda da çikolata görselinden akan karamel formu ve rengi aynı olduğunu, Her iki ambalajda da ürün isimleri(caramio-karamela) bombeli çikolata görselinin solunda olacak şekilde konumlandırıldığını, müvekkiline ait ambalajda "caramio" markası altında "karamel" kelime unsuru bulunurken, davalı tarafa ait kullanımda da "karamela" markası altında "karamelli" kelime unsuru yer aldığını, her iki ambalajın da boyutları aynı olup kulakçık kısımları da tırtıklı olduğunu, 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirtilen benzerliklerin varlığı tespit edildiğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadan kelimeler arasında markaların her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği bu nedenle de «marka hakkına tecavüz» koşullarının da oluşmadığını belirtildiğini, ancak dava ve cevap dilekçelerinde uyuşmazlığa konu hususun kelime markaları değil kullanılan ürün ambalaj şekilleri olduğunun belirtildiğini, marka benzerlik değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, «haksız rekabet» iddiası yönünden dava reddedilmiş ise de; marka ambalajları tek renkten oluşmayıp spesifik bir kahverengi seçildiğini, Zira karamellerin gösterimi için kullanılan …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, giderilmesi, ürünlerin imhası, hükmün «ilanı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… arkalarının bulunduğunu, 2003/14525 numaralı markanın ambalaj markası olduğunu, bahse konu markanın yoğun kullanım sonucu tanınmış hale geldiğini, davalı tarafından «haksız rekabette» bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan tasarım tescil başvurusuna itiraz edildiğini belirterek davalının haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil eden eylemlerinin tespitini, anılan eylemlerin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı firmanın “Karamela” ve “Karameli” ibareli markalarla satışa sürdüğü taklit ürün ve ambalajlarının bulundukları her mecradan toplatılmasını ve imhasını, yargılama sonucunda verilecek hükmün özetini Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2614 E. , 2023/6287 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "caramio" markasının ilk kez 2001 yılında tescil edildiğini, 2003 yılında "caramio" ambalajının da marka olarak tescil edilerek koruma altına alındığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren bisküvi ve çikolata üreticisi bir şirket olduğunu ve "Karamela" ile "Karamelli" isimli ürünlerinin bulunduğunu, 2018/05898 sayılı ambalaj deseni için davalı şirketin yaptığı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin yaptığı itirazın reddine ilişkin kararın gerekçesiz olduğunu, müvekkili marka ve kullanımları karşısında dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, ürün görsellerinin ambalajın sağ üst köşesine ve çapraz şekilde yerleştirildiğinin, ambalajın sarı, kahverengi ve kırmızı renk kombinasyonundan oluştuğunun, ana markanın kırmızı renkte ve sol üst köşede konumlandırıldığının, alt markanın ise ambalajın ortasındaki sarı zemin üzerine kahverengi tonda yazıldığının, ambalaj üzerinde yer alan ürünün dikdörtgen bölmelerden oluştuğunun ve içinden karamel aktığının karşılaştırmalı görsellerden anlaşılabileceğini, ürün görsellerindeki benzerliğin açıkça ortada bulunduğunu, söz konusu ambalaj görselleri arasındaki farkın yok denecek kadar az olduğunu, "caramio" ambalaj tasarımlarının en önemli unsurunun kahverengi zemini bulunduğunu ve tüketicilerin ürünü kahverengi ambalajı ile ayırt ettiklerini, "caramio" markası karşısında "karamelli" gibi bir markanın seçilmesinin, yazılar, konumlandırmalar vs.
bir yana davalı firmaya ait tasarımda kahverengi zeminin kullanılması dahi başlı başına davalı firmanın kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, böyle bir ambalaj tasarımında kahverengi rengin kullanılma zorunluluğu olmadığını, binlerce renk seçiminin yapılabileceğini, seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğunu, davalı firmaya ait tasarımın, müvekkiline ait ürün ambalaj kompozisyonundan kopyalandığını ileri sürerek, 2019/T-117 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirketin 2018/05898 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tasarım başvurunun yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın sahip olduğu 2018/05898 numaralı tescilli tasarımın davacının gösterdiği deliller karşısında yeni ve ayırt edici olduğu ve bu değerlendirme neticesinde tescilin iptalini oluşturacak koşulların oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptalini gerektirecek koşulların oluşmadığı, davalı tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karamelli çikolata ambalajlarında kahverengi ve sarı tonlarının yaygın olarak kullanılmasının bu renkleri harcıalem bir kategoriye sokmadığını, nitekim bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttikleri üzere karamelli çikolata olmasına rağmen farklı renkleri içeren bir çok çikolata ambalajının bulunduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluğu veya haklı bir sebebi bulunmaksızın müvekkiline ait "caramio" ambalajı ile son derece benzer bir ambalaj tasarımı oluşturmasının açıkça 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin altıncı fıkrası hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda benzerliklerin küçük ayrıntı seviyesinde kaldığı, farkların küçük ayrıntı olmayı aştığı belirtilmesine rağmen hangi kriterler göz önünde bulundurularak bu ayrımın yapıldığının belirsiz olduğunu, bu haliyle bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, işbu davanın konusu her ne kadar tasarımın hükümsüzlüğü olsa da ilgili ambalajı içerir ürünlerin kolayda mallar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tüketicilerin ilgili ürünleri alırken yoğun bir karar verme sürecinden geçmediklerini ve bu durumun ilgili ürünlerin karıştırılma ihtimalini artırdığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı, bu haliyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunu oluşturan müvekkiline ait "caramio" markasının ilk kez 2001 yılında Türk Patent nezdinde tescil edildiğini, 2003 yılında "caramio" ambalajının da marka olarak tescil edilerek koruma altına alındığını, davalının seçenek özgürlüğüne sahip olmasına rağmen, müvekkilinin marka ve ambalajlarının tanınmışlığından haksız çıkar elde edebilmek için müvekkilinin "caramio" marka ve ambalajlarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer ambalaj tasarımı için tescil talebinde bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı ifade edilmişse de bu görüşe katılmalarının mümkün olmadığını, İstinaf Mahkemesi bilirkişi raporunu esas alarak istinaf başvurularını reddetmiş olup esasen bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkiler barındırdığından raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, ayniyete yakın bir benzerliğin tüketiciler tarafından kolayca ayırt edilebilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin karamelli çikolata ürünü için farklı renk, şekil ve boyutta ambalaj tercih edebileceğini, ambalajının genel kompozisyonunu farklılaştırabileceğini, davalının müvekkilinin "caramio" ambalajlarına yanaşmasının hiçbir makul gerekçesi olmadığını ve seçenek özgürlüğünün olduğunu, tasarımlarının müvekkil marka ve ambalajları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının açık olduğunu, ürünlerin birçok farklı şekil ve ambalaj markası ile yaratılabilecekken hiçbir ticari ve ekonomik mecburiyetten kaynaklanmayarak davalı tarafın birebir aynı renk ve şekilde ambalaj ve ürün markası tercih ettiğini, ayrıca iki markanın da hedef tüketici kitlesinin aynı olması dışında, her iki ürünün de hızlı tüketim malları olması sebebiyle tüketiciler ilgili ürünleri alırken yoğun bir karar verme sürecinden geçmemekte olup;
bu durumun ilgili markaların karıştırılma ihtimalini artırdığını, davalı yanın seçenek özgürlüğü fazla iken müvekkiline ait tescilli ambalaj tasarımını taklit eder nitelikte ambalaj ve ürün tasarımı seçmesi müvekkilinin ürün bilinilirliğinden yararlanmak istediğinin bir kanıtı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989060800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz