Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7439 E. 2023/6281 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ceza koşulu↗ davaların birleştirilmesi↗ ibraname↗ icra inkâr tazminatı↗ rehin↗ kefalet↗ ifa↗ işlemiş faiz↗ harç↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemizin 15.06.2021 tarihli bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen menfi tespit davalarında verilen kararların kesinleştiği belirtilerek, yargılamaya birleşen 201/528 sayılı dosya üzerinden devam edilmiş, birleşen itirazın iptali davasına konu üç adet icra takibinden dolayı Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine, 2013/8518 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davacı lehine icra inkâr tazminatına, 2013/8519 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeni ile söz konusu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı borçlu ... vekili bu karara yönelik temyiz dilekçesi ile itirazın iptali davasına konu 2013/8517 ve 2013/8518 sayılı takip dosyaları kapsamındaki borcun ödeme ile kapandığını ancak alacaklı tarafından resmi kapanışının yapılmadığını belirterek temyiz dilekçesi ekine 2013/8518 sayılı dosya ile ilgili olduğu belirtilen ibraname ve dekont fotokopilerini sunmuştur.
6098 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinde yer alan "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca ödeme borcu sona erdiren hallerden olup, yargılamanın her aşamasında itiraz olarak ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda, temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen ibraname ve ödeme dekontu fotokopisinin sıhhati araştırılıp, doğru olup olmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3966 E. 2021/5064 K.
Ortak:harç · menfi tespit · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemizin 15.06.2021 tarihli bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen «menfi tespit» davalarında verilen kararların kesinleştiği belirtilerek, yargılamaya birleşen 201/528 sayılı dosya üzerinden devam edilmiş, birleşen itirazın iptali davasına konu üç adet icra takibinden dolayı Ankara 19.
… nkâr tazminatına, 2013/8519 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeni ile söz konusu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2013/8519 esas sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeniyle söz konusu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı birleşen davacı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/499 Esas sayılı davada 12.584,39 TL için «menfi tespit» isteminde bulunmuş, mahkemece asıl davada 3.042,38 TL, birleşen Ankara 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/499 Esas sayılı davada 1.071,58 TL için davacının «menfi tespit» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · akdi faiz · itirazın iptali davası · yargılama giderleri · kesinlik sınırı · iptal davası · temerrüt faizi · yargılama gideri
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2013/8517 esas sayılı icra dosyasına ilişkin «itirazın iptali davası» reddedildiğinden bu dosya ile ilgili «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması, B bendindeki Ankara 19.
… cra Müdürlüğü’nün 2013/8518 esas sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davalı borçluların 9.974,34 TL «asıl alacak», 732,01 TL işlemiş «akdi faiz», 733,20.- TL işlemiş «temerrüt faizi» ve 73,26 TL BSMV olmak üzere toplam 11.512,81 TL yönünden yapmış oldukları itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 39 temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, davacı tarafından Ankara 19.
4-Mahkemece «harç», «vekalet ücreti» ve diğer «yargılama giderleri» hesabında her bir icra dosyasındaki itirazın iptali istemine konu miktarlar dikkate alınarak, bu miktarlar üzerinden davanın kabul ya da red oranı dikkate alınarak «yargılama gideri», vekalet ücreti ve harç hesabı yapılması gerekirken, mahkemece nasıl hesaplandığı belirlenemeyen kabul, red oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
İcra Müdürlüğü’nün 2013/8519 esas sayılı icra takibine ilişkin «davanın konusuz kalması» nedeniyle «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davalılar üzerinde bırakılması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7439 E. , 2023/6281 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Dava ret, kısmen kabul, karar verilmesine yer olmadığı
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit ile birleşen itirazın iptali davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece birleşen 2013/528 sayılı dosyaya konu üç adet itirazın iptali davasından dolayı Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı icra dosyasına ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2013/8518 sayılı icra dosyasına itirazın kısmen kabulüne, 2013/8519 sayılı icra takibine itirazın iptali hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleşen 2013/499 ve 2013/500 sayılı dosyalarda davacı vekili; birleşen 2013/528 sayılı dosyada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve bir kısım birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde, davacının asıl davada Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517, birleşen 2013/499 E. sayılı davada Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8518 ve birleşen 2013/500 E. sayılı davada Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8519 sayılı dosyası ile başlatılan takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2013/528 E. sayılı davada davacı Türkiye Vakıflar […]A.O. vekili dava dilekçesinde, davacı banka ile dava dışı Aslı Şahin Serin arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan ticari kredilerin ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517, 8518 ve 8519 E. sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerine davalıların itirazlarının iptaline ve davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve bir kısım birleşen davalarda Türkiye Vakıflar […]A.O. vekili cevap dilekçesinde, davalı Aslı Şahin Serin ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davacı ... ve davalı ...’in 137.500,00 TL için kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu genel kredi sözleşmesine bağlı olarak davacıya muhtelif tarihlerde değişik krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517, 2013/8518 ve 2013/8519 sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını savunarak asıl ve bir kısım birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekeçesinde, davalı Aslı Şahin Serin’in davalı bankadan kullandığı kredinin 30.000,00 TL tutarına kadar kefil olduğunu, davalının borcunu ödeyerek kredileri kapattığını savunarak asıl ve bir kısım birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Asıl ve bir kısım birleşen davalarda davalı Aslı Şahin Serin vekili cevap dilekçesinde, davacının, davalının kullandığı kredi sözleşmesinin 30.000,00 TL tutara kadar kefil olduğunu, davalının davacının kefaleti olan kredi borcunu kapattığını, davalı bankanın, davacının kefalet limitini elle 137.500,00 TL olarak değiştirmek suretiyle davacıyı sorumlu tutmaya çalıştığını, davacının kefil olduğu kredi sözleşmesinde tahrifat yapılmasında davalının hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen bir kısım davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
4.Birleşen 2013/528 E. sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dışı Aslı Şahin Serin’in davacı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine davalının 30.000,00 TL tutara kadar kefil olduğunu, Aslı Şahin Serin’in davalının kefaleti olan kredi borcunu kapattığını, davalının davacı bankaya ihtarname göndererek kredinin asıl borçlu tarafından kapatıldığından kefaletinin iptalini talep ettiği, davacı bankanın, davalının kefalet limitini elle 137.500,00 TL olarak değiştirmek suretiyle davalıyı sorumlu tutmaya çalıştığını, daha sonra da kefalet limitinin 225.000,00 TL olarak artırıldığını, limit artırımında sadece asıl borçlunun imzası bulunduğunu, kefillerin imzası bulunmadığını, bu limit artırımının yeni bir sözleşme niteliğinde olduğunu, sözleşmenin ilk halindeki kefillerin de sorumluluklarının ortadan kalktığını savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
5.Birleşen 2013/528 E. sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dışı Aslı Şahin Serin’in davalı bankadan kullandığı krediye davalının 30.000,00 TL tutara kadar kefil olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödeyerek kredileri kapattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 09.07.2019 tarihli ve 2019/109 E. ve 2019/634 K. sayılı karar ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı tarafından davalılar Aslı Şahin Serin ve ... hakkında açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın kabulü ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı dosyası nedeniyle davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine, birleşen 2013/499 E. sayılı dosyada davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı tarafından davalılar Aslı Şahin Serin ve ... hakkında açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8518 sayılı dosyası nedeniyle davacının davalı bankaya 1.071,58 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine, birleşen 2013/500 E.
sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı tarafından davalılar Aslı Şahin Serin ve ... hakkında açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8519 sayılı dosyası nedeniyle davacının davalı bankaya 9.537,21 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine, birleşen 2013/528 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8518 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davalı borçluların 9.974,34 TL asıl alacak, 732,01 TL işlemiş akdi faiz, 733,20 TL işlemiş temerrüt faizi ve 73,26 TL BSMV olmak üzere toplam 11.512,81 TL yönünden yapmış oldukları itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafından Ankara 19.
İcra Müdürlüğünün 2013/8519 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeniyle söz konusu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı birleşen davacı Türkiye Vakıflar […]A.O. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Dairemiz Kararı
Dairemizin 15.06.2021 tarihli ve 2020/3966 E. ve 2021/5064 K. sayılı kararında, asıl ve birleşen 2013/499 E. sayılı dava yönünden temyiz eden Türkiye Vakıflar […]A.O vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine, birleşen 2013/500 sayılı dava yönünden davalı Türkiye Vakıflar […]A.O. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun bulunan anılan davaya yönelik hükmün onanmasına, birleşen 2013/528 E. sayılı davada, davalı Türkiye Vakıflar […]A.O. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak birleşen 2013/528 E. sayılı dava dosyasında üç ayrı icra dosyasından dolayı itirazın iptali isteminde bulunulduğundan harç, vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönünden yapılacak hesapta her bir icra dosyasındaki itirazın iptali istemine konu miktar dikkate alınarak bu miktarlar üzerinden davanın kabul ya da red oranına göre hesap yapılması gerekirken Mahkemece nasıl hesaplandığı belirlenemeyen kabul, red oranına göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, buna göre Ankara 19.
İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali davası reddedildiğinden bu dosya ile ilgili yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılması, 2013/8518 sayılı icra dosyasındaki taleple ilgili olarak kabul ve red edilen miktar belirlenerek buna göre yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç hesabı yapılması gerektiği, 2013/8519 sayılı icra takibine ilişkin davanın konusuz kalması sebebi ile davacı lehine toplam alacağın %20'sini geçmeyecek şekilde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozma ilamının sadece birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/528 E. sayılı dosyasına yönelik olduğu, mevcut ve diğer birleşen dosyalar yönünden temyiz itirazlarını reddedilmesi nedeni ile söz konusu dosyaların kesinleştiği, yargılamaya Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/528 E. sayılı dosyası üzerinden devam edildiği, buna göre Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı dosyası yönünden açılan davanın reddine, 2013/8518 sayılı icra dosyası yönünden açılan davanın toplamda 11.512,81 TL yönünden kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 faiz işletilmesine, davacı lehine 9.974,34 TL üzerinden %20 inkâr tazminatı gerektiği, 2013/8519 sayılı icra dosyası yönünden açılan davanın konusuz kalması nedeni ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine 30.155,36 TL üzerinden %20 inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, her bir icra dosyasının kabul ve reddedilen miktarları göz önüne alınarak yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin hesaplandığı gerekçesiyle, birleşen Ankara 3.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/528 E. sayılı dosyasında; davacı tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8518 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davalı borçluların 9.974,34 TL asıl alacak, 732,01 TL işlemiş akdi faiz 733,20 TL işlemiş temerrüd faizi ve 73,26 TL BSMV olmak üzere toplam 11.512,81 TL yönünden yapmış oldukları itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 9.974,34 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından Ankara 19.
İcra Müdürlüğünün 2013/8519 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeni ile söz konusu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının inkâr tazminatı talebinin kabulü ile 30.155,36 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve bir kısım birleşen davalarda davacı/davalı ... vekili ve Türkiye Vakıflar […]A.O. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, 8517 ve 8518 sayılı icra dosyalarındaki borcun ödeme ile kapandığını ancak alacaklı tarafından resmi olarak kapanışının yapılmadığını, 8518 sayılı dosya yönünden de davanın konusuz kalması gerektiğini, temerrüt faizi ile tahsili kararı, icra inkâr tazminatı ve aleyhlerine vekâlet ücretine ilişkin kararın bozulması gerektiğini, 8519 sayılı icra dosyası ile ilgili olarak davanın konusuz kalmasına karar verilmiş olsa da sadece müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedildiğini ancak diğer iki davalının da takibe itiraz ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Türkiye […]A.O. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2013/499 ve 2013/500 sayılı birleşen dosyalar yönünden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bozma sonrası verilen kararda ilk hükümde bulunan dosyalar yönünden hiçbir karar verilmediğini, bu hali ile ilamın icrasının mümkün olmadığını, birleşen 2013/528 sayılı davada harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl ve birleşen 2013/499, 2013/500 sayılı dosyalarda, davacının kefil olduğu genel kredi sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine, birleşen 2013/528 sayılı dosyada ise yukarıda belirtilen asıl ve birleşen dosyalar konu icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve 72 nci maddesi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 131 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Birleşen 2013/528 sayılı dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemizin 15.06.2021 tarihli bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen menfi tespit davalarında verilen kararların kesinleştiği belirtilerek, yargılamaya birleşen 201/528 sayılı dosya üzerinden devam edilmiş, birleşen itirazın iptali davasına konu üç adet icra takibinden dolayı Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2013/8517 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine, 2013/8518 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davacı lehine icra inkâr tazminatına, 2013/8519 sayılı takip dosyası için davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeni ile söz konusu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının inkâr tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı borçlu ... vekili bu karara yönelik temyiz dilekçesi ile itirazın iptali davasına konu 2013/8517 ve 2013/8518 sayılı takip dosyaları kapsamındaki borcun ödeme ile kapandığını ancak alacaklı tarafından resmi kapanışının yapılmadığını belirterek temyiz dilekçesi ekine 2013/8518 sayılı dosya ile ilgili olduğu belirtilen ibraname ve dekont fotokopilerini sunmuştur.
6098 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinde yer alan "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca ödeme borcu sona erdiren hallerden olup, yargılamanın her aşamasında itiraz olarak ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda, temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen ibraname ve ödeme dekontu fotokopisinin sıhhati araştırılıp, doğru olup olmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre asıl ve birleşen menfi tespit davalarında davacı, birleşen itirazın iptali davasında davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989022000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz