6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | Bayilik sözleşmesi gereğince

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4026 E. 2023/6220 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelsiz terkin kıstelyevm korkutma resmi senet ariyet rekabet kurulu kararı erken açılan dava intifa hakkı hizmet bedeli ihtirazi kayıt ek mehil bedelsizlik bayilik sözleşmesi vekâlet ücreti ikrar ipotek sebepsiz zenginleşme kâr dağıtımı usulden reddi fatura terkin ihtarname dava sebebi cy/cy kaydı dahili dava vekalet ücreti avans faizi temerrüt zamanaşımı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 77

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, daha uzun süreli tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı gereğince süresinden önce terkin edildiği iddiasına dayalı intifa hakkının kullanılmayan kısmına ilişkin bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini amaçlayan davadır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Tesis edilen intifa hakkına karşılık 2.683.763,45 TL + KDV olarak ödeme yapıldığı anlaşılmış olup intifanın tesis edildiği tarih ile terkin edildiği tarih aralığı dışında bakiye süreye ilişkin intifa bedelinden, güncelleme yapılmadan kıstelyevm metodu ile hesaplanacak miktarı davacı isteyebilir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak | Bayilik sözleşmesi gereğince

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4026 E. 2023/6220 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak, Bayilik sözleşmesi gereğince

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4026 E.  ,  2023/6220 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ile Av. Korkut Çebi, davalı vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu ve davacı lehine 20.09.2007 günü 17 yıl 9 ay 4 gün için intifa hakkı tesis edilen taşınmazın, akdedilen bayilik anlaşması gereğince davalıya (bayii) tevdi edildiğini, intifa hakkı kapsamında davalıya faturalar karşılığı ödeme yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu kararı gereğince anlaşmaların öngörülen süreden önce olmak üzere 20.09.2012 tarihi itibariyle sonlandığını, taşınmazda davacı lehine tesis edilen hukuksal tasarruf hakkı kapsamında davalıya peşin olarak ödenen bedellerin intifa hakkının davacı yanca kullanılmayan süresine tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilen miktarını davalının ödemesi gerektiğini iddia ederek 4.955.746,30 TL'nin (KDV dahil) ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının intifa bedeli olarak sadece 300.000,00 TL ödediğini, bu tutarın kullanılmayan kısmı için 215.557,00 TL talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 23.11.2017 tarih, 2015/961 E. ve 2017/1097 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, intifa hakkının süreden önce sona ermesi sebebiyle kullanılmayan döneme ilişkin bedelin talep edilebilmesi için intifa hakkının terkin edilmesinin ön koşul olduğu, tapu kayıtlarına göre halen davacı adına taşınmaz üzerinde takyidatın devam ettiği gerekçesiyle erken açılan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 20.11.2019 tarih, 2018/2446 E. ve 2019/5223 K. sayılı kararı ile "...Dava, daha uzun süreli tesis edilen intifa hakkının rekabet kurulu kararı gereğince süresinden önce terkin edildiği iddasına dayalı irtifa hakkının kullanılmayan kısmına ilişkin bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini amaçlayan davadır. Mahkemece verilen kararın gerekçesinde bu davanın kabulü için davadan önce intifa hakkının terkin edilmesinin ön koşul olduğunu ve tapu kaydında taşınmaz üzerinde takyidatın devam ettiğini belirterek ipotegin terkin edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece getirtilen tapu kaydında intifaya ilişkin bir kayıt bulunmamasına ve tapu kaydında 05/01/2016 tarihli ipotek kaydı bulunmasına rağmen dava konusu edilmeyen ipotekten bahsedilerek hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Mahkemece, yapılması gereken iş, öncelikle davacı lehine tesis edilen intifa hakkının tesisine ilişkin tapu akit tablosunun getirtilerek ve intifa hakkının davadan önce terkin edilip edilmediğinin tespiti ile terkin edilmiş olması halinde intifa bedelinin ne olduğunun ve akit tablosundan daha fazla bir miktarın ödenip ödenmediğinin davacı tarafından sunulan delillerle ispat edilip edilemeyeceğinin araştırılıp, ispat edilmesi halinde intifa bedelinin karşılıksız kalan kısmına yönelik kısmın sözleşme hükümlerine göre tespitinden ibarettir. Eksik ve yanılgılı gerekçelerle kurulan hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapudan gelen kayıtlardan intifa hakkının 20.09.2007 tarihinde kurulduğu, 12.10.2012 tarihinde 13931 yevmiye numaralı işlemle yani davadan önce kaldırıldığının belirlendiği, Rekabet Kurulu kararıyla bu tür sözleşmelerin 5 yıl ile sınırlanması nedeniyle sözleşmenin 20.09.2012 tarihinde sona erdiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmeyle öngörülen süreden önce sonlandırılması nedeniyle davacı lehine davalı taşınmaz kaydında tesis edilen intifa hakkı süresi nazara alınarak davacı yanca yapılmış olan ödemelerin kullanılmayan süreye isabet eden tutarının ulaştığı değere göre hesaplanacak güncellenmiş miktarının tahsilinin gerektiği, davalı tarafın, davacının iddia ettiği intifa bedelini kabul etmediği, bu bedelin tapudaki akit tablosunda gösterildiği üzere 300.000,00 TL olduğunu, davacının yaptığı ödemelerden bu miktarın dışında kalan tutarların "bayilik hizmet bedeli" olarak ödenen ve işletme sözleşmesi gereğince kalıcı teknik yatırımlara ait olan bir bedel olduğunu savunduğu, davacı tarafından ibraz edilen faturaların ispat hukuku açısından resmi senet niteliğinde olmadığını savunduğu, bizzat davalı tarafından davacıya 4 adet fatura kesildiği, faturaları davalı şirketin hazırladığı, 787901 nolu faturanın toplam KDV dahil 1.807.940,00 TL, 787902 nolu faturanın toplam KDV dahil 150.000,00 TL, 787904 nolu faturanın toplam KDV dahil 361.080,00 TL, 787906 nolu faturanın toplam KDV dahil 395.300,00 TL bedelli olduğu, bizzat davalı tarafından kesilen bu faturaların cinsinin "gayri maddi hak bedeli" şeklinde kesildiği, bu nedenle davalı tarafın savunduğu üzere bayilik hizmet bedeli olamayacağı, davalının bayi olduğu, davacının dağıtıcı firma olduğu, işletme sözleşmesi gereği kalıcı teknik yatırımlara ilişkin olsa faturalarda gayri maddi hak bedeli olarak değil, yatırım bedeli olarak ve yatırımın cinsi gösterilmek suretiyle faturanın kesilecek olduğu, kaldı ki taraflar arasındaki İstanbul 8.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/901 E. sayılı dosyasında, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince davalı bayinin sözleşme kapsamında satın aldığı ürün bedellerinden ödemediği kısımların ve sözleşme kapsamında davalıya ariyet olarak verilen malzeme ve teçhizatın sökülme ve nakliye paralarının dava konusu edildiği, söz konusu bu davada da bu faturaların verilen teçhizat faturaları olarak yer almadığı, Yargıtay uygulamalarına göre 20.05.2017 tarihli hesap bilirkişisinin raporunun hükme esas alınması gerektiği, alınan raporda intifa hakkının 17 yıl 9 ay 4 gün olarak akdedildiğinin, terkin edildiği sürenin tam 5 yıl olduğunun, faturalarla ödenen intifa hakkı bedelinin 2.683.763,45 TL + KDV olmak üzere toplam 3.166.840,87 TL olduğunun, kullanılmayan devreye isabet eden intifa hak bedelinin ödendiği tarih ile terkin edildiği tarih arasında denkleştirici adalet ilkesine göre ulaştığı alım gücünün 4.250.111,51 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun hazırlanış şekli, hesap biçimi ve tespit ettiği bedeller yönünden yerinde olduğu, bu bedelin iadesine karar verilmesi gerektiği, davacının 01.02.2013 tarihli ihtarnamesinin davalıya 04.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehilin 3 gün olduğu, bu nedenle temerrüdün 08.02.2013 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak bu miktarın 08.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.250.111,51 TL'nin 08.02.2013'ten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın kendisine 17,5 yıl süre için ödendiğini ikrar ettiği bedeli müvekkil şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde dava değeri 4.955.746,30 TL (4.199.785TL + KDV) olarak belirlenmesine karşılık, temyize konu kararda dava değerinin 4.955,746,30 TL+KDV =5.847.780,63 TL olarak belirtildiğini, bu tespite istinaden davanın 1.597.669,12 TL'lik tutarı reddedildiği sonucuna varılarak 1.597.669,12 TL üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davanın reddedilen kısmının 4.955.746,30 TL-4.250.111,51 TL = 705.634,79 TL olduğunu, bu kapsamda davanın reddedilen kısmına göre hesaplanması gereken vekâlet ücretinin 52.331,74 TL olduğunu belirterek Mahkeme kararının davanın kısmen reddi ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden kısmen bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın en başta zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının bahsi geçen alacağı davalıdan talep etme hakkı bulunmadığını, Mahkemece adi belge niteliğindeki faturaların resmi belgeye üstün tutulduğunu, intifa hakkının herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeden bedelsiz olarak terkin edildiğini, 300.000,00 TL bedel dışında kalan bedellerin bayilik hizmet bedeli ve kalıcı yatırım bedeli olarak ödendiğini, Rekabet Kurulu kararı gereğince bir talepte bulunulamayacağını, davanın kötü niyetle açıldığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, daha uzun süreli tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı gereğince süresinden önce terkin edildiği iddiasına dayalı intifa hakkının kullanılmayan kısmına ilişkin bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini amaçlayan davadır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Tesis edilen intifa hakkına karşılık 2.683.763,45 TL + KDV olarak ödeme yapıldığı anlaşılmış olup intifanın tesis edildiği tarih ile terkin edildiği tarih aralığı dışında bakiye süreye ilişkin intifa bedelinden, güncelleme yapılmadan kıstelyevm metodu ile hesaplanacak miktarı davacı isteyebilir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988549900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.