6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mülkiyetin tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3943 E. 2023/6198 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak iddiası erteleme talebi iflas idare memuru iflasın açılması ikinci alacaklılar toplantısı istihkak iflas erteleme kayıt kabul davası sözleşmenin iptali malvarlığına ilişkin dava tespit davası dava şartı yokluğu ifa sebepsiz zenginleşme usulden reddi hukuki yarar haciz iflas kredi sözleşmesi cy/cy kaydı yükleten (shipper) teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 184İİK 206 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki belgelerden ve vergi kayıtlarından kredi sözleşmesinin iptal edilmesi nedeniyle ödemelerin yapılmamış olduğu, kredi sözleşmesine konu olan dorselerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı tarafın edimini ifa etmemesi nedeniyle davaya konu olan ve halen davalı müflis şirketin mülkiyetinde görünen dorselerin davacı tarafa mülkiyetinin ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 41 KN 865, 41KN 821, 41 KN 873, 41 KN 817, 41 KN 851 plakalı dorselerin davacı adına mülkiyetlerinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı iflas idare memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müflis şirkete ait malvarlığının davacı adına tescil edilmesinin kabul edilemeyeceğini; mahkemece verilen kararın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 206 ncı maddesine ve 207 nci maddesine de aykırı olduğunu; taraflar arasında imzalanmış mülkiyeti muhafaza kayıtlı sözleşme bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 09.11.2015 tarihinde iflasın ertelenmesini talep ettiği, yapılan yargılama sonunda 08.06.2016 tarihli karar ile iflas erteleme talebinin reddine ve iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 18.07.2016 tarihinde kesinleştiği, 17.04.2019 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, eldeki davanın 06.09.2016 tarihinde açıldığı, davacının alacak kayıt başvurusunda bulunmadığı anlaşıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 184 ncü maddesine göre, müflisin bütün mallarının iflasın açıldığı anda iflas masasına geçeceği, dava konusu araçların iflasının açıldığı 08.06.2016 tarihi itibariyle iflas masasına geçtiği, artık iflas masasının malı olduğu, bu aşamadan sonra davacının iflas masasına geçen dava konusu malların mülkiyetinin tespiti ve iadesini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, davacının ancak malların bedelinin ödenmemesi halinde alacağını iflas masasına yazdırabileceği, kayıt kabul talebi reddedildiğinde kayıt kabul davası açılabileceği, açıklanan bu nedenlerle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın kaldırılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı iflas idare memuru Necdet Nazmi Tarakçının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu araçların mülkiyetlerinin tespitinin talep edildiğini, 7 yıl sonunda gelinen noktada araçların halen müvekkili şirket adına tescil edilemediğini, müvekkili tarafından araç bedellerinin de tahsil edilemediğini, müvekkili tarafından iflas masasına adi alacak kaydı yaptırmak yerine doğrudan mülkiyetin tespiti davası açıldığını, mülkiyetin tespiti davası açılabilmesi için gerekçeli kararda atıfta bulunulan mülkiyetin muhafaza sözleşmesinin yapılması zorunluluğunun olmadığını, Bölge Adliyesi Mahkemesince istihkak iddiası ile mülkiyetin tespiti kavramlarının birbirine karıştırıldığını, müvekkilinin şirketin alacağını iflas masasına kaydettirilmesi halinde aracın üzerinde bulunan diğer hacizlerin de nazara alınacağını, alacağı tahsil etme ihtimalinin söz konusu dahi olamayacağını, gerek diğer alacaklıların üst sırada haciz koyması gerekse de iflas masasınca araçların değerinin altında ihale edilecek olması sebebiyle müvekkili şirketin tahsil edemediği araç satış bedellerini tazmin edebilme ihtimalinin söz konusu dahi olmadığını, Yerel mahkeme kararının isabetli olduğunu; araçların davalıya teslim dahi edilmediğini, ruhsatların tesciline müteakip durum ortaya çıktığından mülkiyetin tespiti davası açıldığını, Yerel Mahkemece iflas masasına kayıt sürecinin ve 2. alacaklılar toplantısının beklendiğini, dava süresince de iflas masasınca mahkemeye hiçbir itiraz sunulmadığını, dava konusu araçlarla ilgili hiçbir işlem yapılmadığını ve fakat karar hakkında istinaf yoluna başvurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Mülkiyetin tespiti 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3943 E. 2023/6198 K.

    Ortak: · dava şartı · Mülkiyetin tespiti

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3943 E.  ,  2023/6198 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Gönül Şanlı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari araç ve dorse satışında muhtelif üretici firmaların bayiliğini yaptığını, dava konusu beş adet dorsenin dava dışı Tırsan Finansman A.Ş. ile davalı arasında akdedilen finansman sözleşmesi gereği dava dışı Tırsan Treyler A.Ş tarafından davalıya satışının gerçekleştirildiğini, plakaların bu firma adına tescilinin tamamladığını, ancak davalı firmanın iflası nedeniyle kredi kullanamadığını, dorselerin bedelinin tahsil edilemediğini, müvekkilinin satış bedellerini Bursa Ağır Vasıta A.Ş. ile Tırsan Treyler A.Ş.'ye ödemek zorunda kaldığını, üzerine konulan hacizler nedeniyle dorselerin iadesinin de gerçekleştirilemediğini beyan ederek dorseler üzerindeki mülkiyet hakkına yönelik davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki belgelerden ve vergi kayıtlarından kredi sözleşmesinin iptal edilmesi nedeniyle ödemelerin yapılmamış olduğu, kredi sözleşmesine konu olan dorselerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı tarafın edimini ifa etmemesi nedeniyle davaya konu olan ve halen davalı müflis şirketin mülkiyetinde görünen dorselerin davacı tarafa mülkiyetinin ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 41 KN 865, 41KN 821, 41 KN 873, 41 KN 817, 41 KN 851 plakalı dorselerin davacı adına mülkiyetlerinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı iflas idare memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müflis şirkete ait malvarlığının davacı adına tescil edilmesinin kabul edilemeyeceğini; mahkemece verilen kararın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 206 ncı maddesine ve 207 nci maddesine de aykırı olduğunu; taraflar arasında imzalanmış mülkiyeti muhafaza kayıtlı sözleşme bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 09.11.2015 tarihinde iflasın ertelenmesini talep ettiği, yapılan yargılama sonunda 08.06.2016 tarihli karar ile iflas erteleme talebinin reddine ve iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 18.07.2016 tarihinde kesinleştiği, 17.04.2019 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, eldeki davanın 06.09.2016 tarihinde açıldığı, davacının alacak kayıt başvurusunda bulunmadığı anlaşıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 184 ncü maddesine göre, müflisin bütün mallarının iflasın açıldığı anda iflas masasına geçeceği, dava konusu araçların iflasının açıldığı 08.06.2016 tarihi itibariyle iflas masasına geçtiği, artık iflas masasının malı olduğu, bu aşamadan sonra davacının iflas masasına geçen dava konusu malların mülkiyetinin tespiti ve iadesini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, davacının ancak malların bedelinin ödenmemesi halinde alacağını iflas masasına yazdırabileceği, kayıt kabul talebi reddedildiğinde kayıt kabul davası açılabileceği, açıklanan bu nedenlerle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın kaldırılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı iflas idare memuru Necdet Nazmi Tarakçının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu araçların mülkiyetlerinin tespitinin talep edildiğini, 7 yıl sonunda gelinen noktada araçların halen müvekkili şirket adına tescil edilemediğini, müvekkili tarafından araç bedellerinin de tahsil edilemediğini, müvekkili tarafından iflas masasına adi alacak kaydı yaptırmak yerine doğrudan mülkiyetin tespiti davası açıldığını, mülkiyetin tespiti davası açılabilmesi için gerekçeli kararda atıfta bulunulan mülkiyetin muhafaza sözleşmesinin yapılması zorunluluğunun olmadığını, Bölge Adliyesi Mahkemesince istihkak iddiası ile mülkiyetin tespiti kavramlarının birbirine karıştırıldığını, müvekkilinin şirketin alacağını iflas masasına kaydettirilmesi halinde aracın üzerinde bulunan diğer hacizlerin de nazara alınacağını, alacağı tahsil etme ihtimalinin söz konusu dahi olamayacağını, gerek diğer alacaklıların üst sırada haciz koyması gerekse de iflas masasınca araçların değerinin altında ihale edilecek olması sebebiyle müvekkili şirketin tahsil edemediği araç satış bedellerini tazmin edebilme ihtimalinin söz konusu dahi olmadığını, Yerel mahkeme kararının isabetli olduğunu;

araçların davalıya teslim dahi edilmediğini, ruhsatların tesciline müteakip durum ortaya çıktığından mülkiyetin tespiti davası açıldığını, Yerel Mahkemece iflas masasına kayıt sürecinin ve 2. alacaklılar toplantısının beklendiğini, dava süresince de iflas masasınca mahkemeye hiçbir itiraz sunulmadığını, dava konusu araçlarla ilgili hiçbir işlem yapılmadığını ve fakat karar hakkında istinaf yoluna başvurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988492700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.