Alacak | Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6193 E. 2023/6095 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaleten kredi kullandırımı↗ bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak↗ 5464 sayılı kanun↗ kredili mevduat hesabı (kmh)↗ kredi kartı sözleşmesi↗ azil↗ dosyanın gönderilmesi↗ bankacılık işlemleri↗ ticari kredi↗ bsmv↗ sözleşmeden doğan dava↗ mevduat hesabı↗ müteselsil sorumluluk↗ genel kredi sözleşmesi↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗ usulden reddi↗ temerrüt faizi↗ görevsizlik kararı↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ yetkisizlik kararı↗ temerrüt↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, genel kredi ve ticari kredi kartı sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5464 sayılı Kanun'un 15 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borçları (esnek ticari hesap) ilgili olarak dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ticari ek kart (businesscard) nedeni ile alacak davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalının 19.11.2011 tarihli vekâletname uyarınca müvekkili dava dışı ... adına genel kredi sözleşmesi imzalayarak kendi adına ticari ek kart düzenlettiği anlaşılmıştır. Davalı ek kart hamili kendi adına yaptığı harcamalardan kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ...'a karşı sorumlu olmakla birlikte bankaya karşı da asıl kredi sözleşmesinin tarafı ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih ve 2016/12557 E, 2017/7059 K; 18.04.2016 gün ve 2015/15668 E, 2016/6699 K; 07.03.2016 tarih ve 2015/13958 E, 2016/4075 K sayılı ilamları da bu yöndedir).
O halde ek kart hamilinin ek kart ile yaptığı harcamalardan sorumlu olduğu olduğu da dikkate alınarak, buna göre araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6193 E. 2023/6095 K.
Ortak:kredi kartı sözleşmesi · ticari kredi · sözleşmeden doğan dava · müteselsil sorumluluk · genel kredi sözleşmesi · hamil · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik · Alacak, Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak
İncelediğiniz karardaDavalı ek kart «hamili» kendi adına yaptığı harcamalardan «kredi sözleşmesinin» tarafı olan dava dışı ...'a karşı sorumlu olmakla birlikte bankaya karşı da asıl kredi sözleşmesinin tarafı ile birlikte «müteselsil sorumluluğu» bulunmaktadır (Yargıtay 19.
Uyuşmazlık, genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinden» kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Değerlendirme 1.Genel «kredi sözleşmesinden doğan» kredi borçları (esnek ticari hesap) ilgili olarak dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer bu karardaDavalı ek kart «hamili» kendi adına yaptığı harcamalardan «kredi sözleşmesinin» tarafı olan dava dışı ...'a karşı sorumlu olmakla birlikte bankaya karşı da asıl kredi sözleşmesinin tarafı ile birlikte «müteselsil sorumluluğu» bulunmaktadır (Yargıtay 19.
Uyuşmazlık, genel kredi ve «ticari kredi kartı sözleşmelerinden» kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Değerlendirme 1.Genel «kredi sözleşmesinden doğan» kredi borçları (esnek ticari hesap) ilgili olarak dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13666 E. 2012/14902 K.
Ortak:temlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 119/2 maddesi uyarınca doğrudan kendi adına dava açma hakkı olmadığı halde davayı doğrudan kendi adına açmış olması ve sigorta şirketi tarafından «sigorta prim alacağının» davacı «acenteye» «temlik» edildiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığından davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · kasko sigortası · acentelik · ek prim · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 119/2 maddesi uyarınca doğrudan kendi adına dava açma hakkı olmadığı halde davayı doğrudan kendi adına açmış olması ve sigorta şirketi tarafından «sigorta prim alacağının» davacı «acenteye» «temlik» edildiğine dair herhangi bir belge de sunulmadığından davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk ve «kasko sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı şirketin aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta şirketi yetkili «acentesi» olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ait araçlar için zorunlu mali sorumluluk ve «kasko sigorta poliçeleri» düzenlendiğini ancak davalının söz konusu poliçelerin «prim» borçlarını ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama aşamasında, davacı vekili tarafından davalı tarafça ödenmesi gereken «prim» borçlarının dava dışı sigorta şirketine ödendiği yönünde beyanda bulunulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6193 E. , 2023/6095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı ...'dan aldığı vekaletnameye istinaden müvekkili ile vekâleten 12.11.2013 tarihli genel kredi ile ticari kredi kartı sözleşmesi imzaladığını, davalının kredi ödemelerini aksatması üzerine hesabın kat edildiğini, bu esnada ...'ın davalıyı müvekkilinin bilgisi dışında azlettiğini, alacağın tahsili için...aleyhine başlatılan takibe adı geçen tarafından kredilerin davalı tarafından kullanıldığı belirtilerek itiraz edildiğini, davalının azilden sonra da kartı ve kredileri kullanmaya devam ettiğini, böylece davalının başkası adına tahsis edilmiş kredileri kendi menfaatine kullanmak sureti ile sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 13.745,08 TL'nin asıl alacak tutarı olan 11.967,68 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... adına vekaleten kredi çekmediğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Görevli Olmayan Mahkemece Verilen İlk Karar
Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2015 tarih, 2015/164 E. ve 2015/640 K. sayılı ilamı ile verilen davanın reddi kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.11.2017 tarih, 2016/8705 E. ve 2017/6588 K. sayılı ilamı ile; dava tarihi itibari ile bankacılık işleminden kaynaklanan davanın ticari dava olduğu, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince çözülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırılığı işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak görev nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi sonrasında davacı vekilinin talebi ile dosyanın gönderildiği Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2021 tarih, 2018/695 E. ve 2021/228 K. sayılı kararı ile; genel kredi ve teminat ile ticari kart sözleşmesinin davayı açan banka ile Bayar Ticaret/... arasında imzalandığı, ticari kredi kartı sözleşmesine istinaden davalı adına istek üzerine ek kart verildiği olayda, davalının kredi sözleşmesini vekil sıfatıyla imzalaması nedeni ile sözleşmeden kaynaklı borçlardan dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu olmayacağı, dava dışı ...'ın Ankara 23. İcra Dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde kredili mevduat hesabı kredisi kaynaklı borcu kabul ettiği, davacı açısından vekâletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, davalının sebepsiz zenginleşmediği, davacının alacağını sözleşmenin tarafı olan üçüncü kişiden tahsil etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının, ... tarafından verilen vekâleti kullanarak 12.11.2013 tarihli ve 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile ticari kredi kartı sözleşmesini imzaladıktan sonra krediyi alarak kredi kartını bizzat kullandığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi kartı sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... aleyhine başlatılan icra takibine adı geçen tarafından, kredinin davalıca kullanıldığı gerekçesi ile itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının 23.06.2014 tarihinde ... tarafından azledildiğini, azilin bankaya bildirilmediğini, davalının aldığı kredileri ödemek zorunda olduğunu, vekaletnamede kredi kullanımı hususunda açık bir yetkinin bulunmadığını, davalı tarafından vekâletsiz iş görüldüğünü, davalının temlik alınan bankadan yetkisiz ve haksız olarak aldığı kredileri dava dışı ...ye vermemek sureti ile sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi ve ticari kredi kartı sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5464 sayılı Kanun'un 15 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borçları (esnek ticari hesap) ilgili olarak dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ticari ek kart (businesscard) nedeni ile alacak davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalının 19.11.2011 tarihli vekâletname uyarınca müvekkili dava dışı ... adına genel kredi sözleşmesi imzalayarak kendi adına ticari ek kart düzenlettiği anlaşılmıştır. Davalı ek kart hamili kendi adına yaptığı harcamalardan kredi sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ...'a karşı sorumlu olmakla birlikte bankaya karşı da asıl kredi sözleşmesinin tarafı ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih ve 2016/12557 E, 2017/7059 K;
18. 04.2016 gün ve 2015/15668 E, 2016/6699 K;
07. 03.2016 tarih ve 2015/13958 E, 2016/4075 K sayılı ilamları da bu yöndedir).
O halde ek kart hamilinin ek kart ile yaptığı harcamalardan sorumlu olduğu olduğu da dikkate alınarak, buna göre araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988341200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz