İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2225 E. 2023/5920 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedel kaydı↗ ihdas nedeni↗ tanık delili↗ talil↗ cebri icra↗ kötüniyet tazminatı↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ bono↗ istirdat↗ iflas↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen bonoda ihdas nedeni olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun teminat olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, resmi olarak davacı adına kayıtlı olacak biçimde ticari plakalı minibüs aldıklarını, güncel değerinin 3.000.000.00 TL olduğunu, söz konusu dolmuşun alınması sırasında güvence olması bakımından davacının takibe konu edilen bonoyu keşide ederek müvekkiline verdiğini, sonrasında davacının minibüs üzerinde müvekkiline hak tanımadığını, bu hususların tarafların kardeş olması nedeniyle belgeye dayandırılamadığını, tanık deliline dayandıklarını, karşı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen bononun bedel kaydının davalı yanca talil edilmesine karşın teminat olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının kötüniyetinin ispat edilememesi nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeni ile davacının cebri icra tehditi altında davalıya ödediği meblağın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci, 203 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar taraflar kardeş ise de aralarındaki ilişkiyi senede bağlamış olduklarından, 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesine göre senede karşı davalının talil iddiasının da yazılı belge ile ispatı gerekmekte olup, davacının tanıkla ispata muvafakatı bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2225 E. 2023/5920 K.
Ortak:bedel kaydı · ihdas nedeni · tanık delili · talil · cebri icra · kötüniyet tazminatı · muvafakat · ispat yükü · İstirdat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen «bonoda» «ihdas nedeni» olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun «teminat» olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… k derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen «bononun» «bedel kaydının» davalı yanca «talil» edilmesine karşın «teminat» olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının «kötüniyetinin» ispat edilememesi nedeniyle aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… kkiline verdiğini, sonrasında davacının minibüs üzerinde müvekkiline hak tanımadığını, bu hususların tarafların kardeş olması nedeniyle belgeye dayandırılamadığını, «tanık deliline» dayandıklarını, karşı tarafın tanık dinlenmesine «muvafakat» etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar v …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen «bonoda» «ihdas nedeni» olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun «teminat» olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… k derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen «bononun» «bedel kaydının» davalı yanca «talil» edilmesine karşın «teminat» olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının «kötüniyetinin» ispat edilememesi nedeniyle aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… kkiline verdiğini, sonrasında davacının minibüs üzerinde müvekkiline hak tanımadığını, bu hususların tarafların kardeş olması nedeniyle belgeye dayandırılamadığını, «tanık deliline» dayandıklarını, karşı tarafın tanık dinlenmesine «muvafakat» etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen «bonoda» «ihdas nedeni» olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun «teminat» olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… k derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen «bononun» «bedel kaydının» davalı yanca «talil» edilmesine karşın «teminat» olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının «kötüniyetinin» ispat edilememesi nedeniyle aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
2.Her ne kadar taraflar kardeş ise de aralarındaki ilişkiyi senede bağlamış olduklarından, 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesine göre senede karşı davalının «talil» iddiasının da yazılı belge ile ispatı gerekmekte olup, davacının tanıkla ispata «muvafakatı» bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/519 E. 2025/1185 K.
Ortak:ihdas nedeni · talil · cebri icra · bono · istirdat · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen «bonoda» «ihdas nedeni» olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun «teminat» olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… k derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen «bononun» «bedel kaydının» davalı yanca «talil» edilmesine karşın «teminat» olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının «kötüniyetinin» ispat edilememesi nedeniyle aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine konu «bono» nedeni ile davacının «cebri icra» tehditi altında davalıya ödediği meblağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın verdiği cevap dilekçesinde «bononun» plakalı hatlı otobüsün muris ya devri nedeniyle alındığının savunulduğu, ancak davaya konu edilen bonoda “«nakden” kaydı» bulunmakta olup, yazılı «ikrar» olan bu beyanın aksini yani «talil» nedenini değiştiren davalının iddiasını «yazılı delillerle ispat» etmesi gerektiği, sunulan deliller dikkate alındığında davalının iddiasını yazılı bir şekilde ispat edemediği, mahkemece davanın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiği, eldeki olayda davalının «ihdas nedenini» talil edip ispat yükünü üzerine aldığı ve dosya kapsamıyla alacak iddiasını ispat edemediği nazara alındığında mahkemenin «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının «kamu düzeni» yönünden «kaldırılarak yeniden» hüküm tesis edilmek suretiyle; davanın kabulüne, davacıların Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1817 E. sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiş, kararı davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiş; diğer davacı ... ise bu aşamada «davadan feragat» etmiş; Dairemizce bu hususta ek karar verilmek üzere dosya geri çevrilmiş, bu defa hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince 18.12.2024 tarihli ek kararla davacı ...’n …
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6 hükmünde borçlunun «menfi tespit davası» zımmında tedbir kararı almamış ve borcun da ödenmiş olması halinde menfi tespit davasına «istirdat davası» olarak devam edileceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un 72/7 hükmünde ise «cebri icra» baskısı altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, genel hükümler çerçevesinde mahkem …
… n murisi ve davalının da oğlu olan 'ya davalının 22.06.2000 tarihinde ticari plaka devri başlıklı noter senediyleplakalı ticari minibüsü devrettiğini ve dava konusu «bononun» da bu kapsamda devir bedeline karşılık 10.09.2009 tarihinde tanzim edilerek alındığını savunduğu, davacılar murisinin kardeşleri dava dışı , ve 'ın 17.11.2016 tari …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakden kaydı · yazılı delille ispat · istirdat davası · menfi tespit davası · davadan feragat · ikrar · tespit davası · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın verdiği cevap dilekçesinde «bononun» plakalı hatlı otobüsün muris ya devri nedeniyle alındığının savunulduğu, ancak davaya konu edilen bonoda “«nakden” kaydı» bulunmakta olup, yazılı «ikrar» olan bu beyanın aksini yani «talil» nedenini değiştiren davalının iddiasını «yazılı delillerle ispat» etmesi gerektiği, sunulan deliller dikkate alındığında davalının iddiasını yazılı bir şekilde ispat edemediği, mahkemece davanın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiği, eldeki olayda davalının «ihdas nedenini» talil edip ispat yükünü üzerine aldığı ve dosya kapsamıyla alacak iddiasını ispat edemediği nazara alındığında mahkemenin «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının «kamu düzeni» yönünden «kaldırılarak yeniden» hüküm tesis edilmek suretiyle; davanın kabulüne, davacıların Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/1817 E. sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiş, kararı davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiş; diğer davacı ... ise bu aşamada «davadan feragat» etmiş; Dairemizce bu hususta ek karar verilmek üzere dosya geri çevrilmiş, bu defa hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince 18.12.2024 tarihli ek kararla davacı ...’n …
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6 hükmünde borçlunun «menfi tespit davası» zımmında tedbir kararı almamış ve borcun da ödenmiş olması halinde menfi tespit davasına «istirdat davası» olarak devam edileceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un 72/7 hükmünde ise «cebri icra» baskısı altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, genel hükümler çerçevesinde mahkem …
Somut olayda 500.000,00 TL bedelli «bonoya» dayalı kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla yapılan takipte, 14.03.2017 tarihinde davacılara murisleri 'dan mirasen intikal eden plakalı ticari minibüs ve ticari plakasının dava dışı şahsa dosya borcunu kapatmayacak şekilde satıldığı; eldeki davanın ise tüm bu takibe ilişkin olarak bu satış işleminden sonra «menfi tespit davası» olarak 11.12.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde anılan hükümler ve açıklamalar ışığında Mahkemece; «menfi tespit davası» açıldıktan sonra icra takip dosyasına, cebri satış suretiyle olması farketmeksizin, bir ödeme olması halinde ödeme miktarınca menfi tespit davası kanunen «istirdat» talebine dönüşecekse de, menfi tespit davasından önce yapılan ödemelerin ancak müstakil istirdat davasına konu edilebileceği ve bu doğrultuda davadan önce yapılan ödemeler yönünden menfi tespit talebinde bulunulmasında «hukuki yarar» bulunmadığı dikkate alınıp; somut olayda da davadan önce yapıldığı anlaşılan ödemeyi de kapsayacak şekilde menfi tespit talebinde bulunulmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, bu kısma yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle «usulden reddi» yerine anılan şekilde bir ayrıma gidilmeksizin hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2225 E. , 2023/5920 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2016/14239 E. sayılı dosyasıyla 23.05.2015 vade tarihli, 500.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı takip yaptığını, müvekkilinin imzaya itiraz ettiğini, ancak haciz nedeniyle icra tehdidi altında borcu ödeyip senedi aldığını ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/100086 soruşturma sayılı dosyasıyla şikâyette bulunduğunu, bononun savcılık dosyasında olduğunu ileri sürerek 655.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, dört kardeş adına ticari dolmuş plakalı araç alınarak, davacı adına kaydedildiğini, davacının dolmuş alınırken güvence olmak üzere söz konusu senedi verdiğini, Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/776 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacının, borcunu 24.08.2018 tarihinde ödediğini savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen bonoda ihdas nedeni olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun teminat olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, resmi olarak davacı adına kayıtlı olacak biçimde ticari plakalı minibüs aldıklarını, güncel değerinin 3.000.000.00 TL olduğunu, söz konusu dolmuşun alınması sırasında güvence olması bakımından davacının takibe konu edilen bonoyu keşide ederek müvekkiline verdiğini, sonrasında davacının minibüs üzerinde müvekkiline hak tanımadığını, bu hususların tarafların kardeş olması nedeniyle belgeye dayandırılamadığını, tanık deliline dayandıklarını, karşı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen bononun bedel kaydının davalı yanca talil edilmesine karşın teminat olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının kötüniyetinin ispat edilememesi nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeni ile davacının cebri icra tehditi altında davalıya ödediği meblağın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci, 203 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar taraflar kardeş ise de aralarındaki ilişkiyi senede bağlamış olduklarından, 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesine göre senede karşı davalının talil iddiasının da yazılı belge ile ispatı gerekmekte olup, davacının tanıkla ispata muvafakatı bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988165100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz