İtirazın iptali | Kararın kaldırılması | Menfi tespit | İtirazın iptali | Menfi tespit | İcra takibinin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3444 E. 2023/5549 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ vekâlet ücreti↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada çekin ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun ifası amacı ile verildiğini ve aksini iddia eden davacının iddiasını ispat edemediği; birleşen davada ise faturaların her iki taraf defterine kayıtlı olduğu, davalının faturaların daha önce teslim edilen ürünlere ilişkin olduğu şeklindeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari hayatta sipariş çeki olarak teslim öncesi çek verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılından bu yana devam ettiğini, muhtelif bahanelerle daha sonraki tarihli faturalar tanzim edildiğini, hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, çek sebebiyle menfi tespit; birleşen dava ise faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması | Menfi tespit | İtirazın iptali | Menfi tespit | İcra takibinin iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3444 E. 2023/5549 K.
Ortak:borcun ifası · çek · menfi tespit · teslim · e-defter · İtirazın iptali, Kararın kaldırılması, Menfi tespit | İtirazın iptali, Menfi tespit | İcra takibinin iptali
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada çekin ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir «borcun ifası» amacı ile verildiğini ve aksini iddia eden davacının iddiasını ispat edemediği; birleşen davada ise faturaların her iki taraf «defterine» kayıtlı olduğu, davalının faturaların daha önce «teslim» edilen ürünlere ilişkin olduğu şeklindeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari hayatta sipariş çeki olarak «teslim» öncesi «çek» verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılından bu yana devam ettiğini, muhtelif bahanelerle daha sonraki tarihli faturalar tanzim edildiğini, hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, «çek» sebebiyle «menfi tespit»; birleşen dava ise faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada çekin ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir «borcun ifası» amacı ile verildiğini ve aksini iddia eden davacının iddiasını ispat edemediği; birleşen davada ise faturaların her iki taraf «defterine» kayıtlı olduğu, davalının faturaların daha önce «teslim» edilen ürünlere ilişkin olduğu şeklindeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari hayatta sipariş çeki olarak «teslim» öncesi «çek» verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılından bu yana devam ettiğini, muhtelif bahanelerle daha sonraki tarihli faturalar tanzim edildiğini, hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, «çek» sebebiyle «menfi tespit»; birleşen dava ise faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3444 E. , 2023/5549 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlatıldığını, müvekkiline çek karşılığı herhangi bir mal verilmediğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalının aleyhine başlatılan faturaya dayalı icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; çekin ödeme aracı olduğunu, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak asıl davanın davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; faturaların vaktinde değil daha sonraki bir tarihte yeni mal alımı yapılmış gibi gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada çekin ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun ifası amacı ile verildiğini ve aksini iddia eden davacının iddiasını ispat edemediği; birleşen davada ise faturaların her iki taraf defterine kayıtlı olduğu, davalının faturaların daha önce teslim edilen ürünlere ilişkin olduğu şeklindeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari hayatta sipariş çeki olarak teslim öncesi çek verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılından bu yana devam ettiğini, muhtelif bahanelerle daha sonraki tarihli faturalar tanzim edildiğini, hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, çek sebebiyle menfi tespit; birleşen dava ise faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı-birleşen davada davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987980000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz