6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hükme esas alacak kaleminde belgeler arası miktar çelişkisinin giderilmeden hüküm kurulamayacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3018 E. 2023/6974 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Hükme esas alınan bir alacak kaleminin miktarında takip talebi ve bilirkişi raporları arasında çelişki bulunuyorsa, mahkemece gerçek tutar dayanaklarıyla belirlenmeden tereddüde yol açacak şekilde hüküm kurulamaz; öte yandan bilirkişi hesabı talebi aşsa da taleple bağlılık ilkesi gereği talep ile hüküm verilir ve reddedilen kısım üzerinden karşı yan yararına vekalet ücreti takdir edilir.

Ele alınan sorunlar

Depo edilecek gayri nakdi alacak kaleminin miktarındaki belgeler arası çelişki → kabul

Gerekçe: Takip talebinde 547.271,95 USD'nin TL karşılığı parantez içinde '159.5900,00 TL' şeklinde gösterilmiş; bilirkişi raporlarında bu tutar bazen 1.595.900,00 TL bazen 159.590,00 TL olarak belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince 159.590,00 TL olarak kabul edilerek depo hükmü kurulmuş, böylece değerler arasında çelişki oluşmuştur. Bu durumda mahkemece söz konusu bedelin aslında kaç TL olduğunun dayanaklarıyla belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tereddüde yol açacak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taleple bağlılık ve reddedilen faiz üzerinden davalı yararına vekalet ücreti → ret

İddia: Davacı, dava değerinin tümünün hükme esas alınması, faiz yönünden ret verilmemesi ve reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi hesabı daha fazla olsa da davacı asıl alacağını takipte sınırladığından taleple bağlılık ilkesi gereği talep ile hüküm verilmesi yerindedir; reddedilen işlemiş faiz nedeniyle nakit alacak üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri HMK 326 gereğidir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Hükme esas alacak kaleminde belgeler arası miktar çelişkisi giderilmeden hüküm kurulamayacağına ilişkin bozma değerlendirmesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taleple bağlılık vekalet ücreti likit alacak gayri nakdi risk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Kanun — 6100 sayılı Kanun 326 · 2004 sayılı Kanun — 2004 sayılı Kanun 67

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6179 E. 2014/12851 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3018 E.  ,  2023/6974 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1441 Esas, 2022/176 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/312 E., 2019/483 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı/temlik eden vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Pirinç ve Tarım Ürünleri Gıda San. Tic. A.Ş. arasında aktedilen kredi sözleşmesini davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerinin aksatıldığını, kredi hesabının kat edildiğini, alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzalayan müvekkillerinin kefalet miktarı ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını, yapılan bir kısım ödemelerin borçtan düşülmediğini, fahiş oranda faiz istendiğini, faiz maddelerinin uygulanmasının açık bir oransızlık oluşturduğundan bu oransızlığın giderilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalıların genel kredi sözleşmesinden doğan borç için sözleşmenin müteselsil kefili sıfatıyla raporda ve ek raporlarda belirtilen miktarlarda davacıya karşı sorumlu tutuldukları, icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu, dava konusu asıl alacağın tamamı yönünden istemin yerinde olduğu, işlemiş faiz ve buna bağlı olan Banka Sigorta Muameleleri Vergisi'nin (BSMV) kısmen reddine karar verilmekle bu istem yönünden davacı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 4.675.578,00 TL asıl alacak, 1.353,13 TL işlemiş faiz, 67,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.676.998,78 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacak üzerinden yıllık %40 oranında Türkiye Cumhuriyeti ...

Bankası (TCMB) faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2015/34646 E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına, davacının fazlaya ilişkin 194.997,87 TL işlemiş faiz ile 9.749,35 TL BSMV isteminin reddine, takibe konu 1.500.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu, 159.590,00 TL akreditiften kaynaklı gayri nakdi risk ve 12.600,00 TL çek bedelinden oluşan toplam 1.672.190,00 TL’nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, davacının bu istem yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, 4.675.578,00 TL alacağın %20’si oranındaki 944.750,91 TL icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ temlik alan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı/ temlik alan vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava değerinin tümünün hükme esas alınması gerektiğini, faiz yönünden ret kararı verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, dava değeri ile bilirkişilerin hesapladıkları değer arasında cüz’i bir fark olduğunu, bu kapsamda ret vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hata içerdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... Noterliğinin 30.11.2015 tarihli kat ihtarı 01.12.2015 tarihinde tebliğ edilerek verilen 24 saatlik süre sonunda davalıların 03.12.2015 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi tarafından temlik eden banka kayıtları incelenerek 4.871.247,86 TL nakit asıl alacak, 1.353,13 TL işlemiş akdi faiz (kat tarihi olan 30.11.2015 ile takip tarihi olan 02.12.2015 tarihi 2 gün), faizin %5'i 67,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.872.668,64 TL nakit alacak hesaplaması yapıldığı, davacının icra takibinde asıl alacağını 4.675.578 TL ile sınırladığından taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm verildiği, her ne kadar bilirkişi hesaplaması daha fazla ise de bu miktar talebi aştığından davacının bilirkişi hesaplamasına göre hüküm verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği, reddedilen 194.997,87 TL işlemiş faiz nedeniyle nakit alacak üzerinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ncı maddesi gereği olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/temlik alan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı/ temlik alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerinin tamamının hükme esas alınması gerektiğini, faiz yönünden ret kararı verilmesinin usule aykırılık taşıdığını, dava değeri ile bilirkişilerin hesapladıkları değer arasında cüz’i bir fark olduğunu, bu kapsamda ret vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hata içerdiğini, borçlunun itiraz ederken bu cüz’i miktarı savunmayı değil takibi sürüncemede bırakmayı amaçladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 326 ncı maddesi.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Temlik eden Banka, takip talebinde nakit alacağı dışında 1.500.000,00 TL, 547.271,95 USD (159.5900,00 TL), 12.600,00 TL olmak üzere toplam 3.108.500,00 TL'nin de deposunu istemiş, 547.271,95 USD depo talebinin yanında TL miktarını parantez içinde 159.5900,00 TL şeklinde göstermiştir. Bilirkişi raporlarında bu tutar bazen 1.595.900,00 TL, bazen 159.590,00 TL olarak belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince de hüküm bölümünün 2 numaralı paragrafında bu kalem 159.590,00 TL akreditiften kaynaklanan gayri nakdi risk olarak kabul edilip diğer gayri nakdi kalemlerle birlikte toplam 1.672.190,00 TL'nin davacı Bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, davacının bu istem yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu haliyle değerler arasında çelişki oluşmuştur.

Bu durumda Mahkemece, takip talebinde parantez içinde 159.5900,00 TL şeklinde gösterilen bedelin aslında kaç TL olduğunun dayanakları aracılığıyla belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden tereddüte sebebiyet verebilecek şekilde kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987324100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1441 E. 2022/176 K.

Taleple bağlılık: bilirkişi hesabı fazla olsa da talep aşılamaz

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, alacaklının icra takibinde talep ettiği asıl alacak miktarı ile sınırlı kalınması gerekir; bilirkişi incelemesinde daha yüksek bir alacak miktarı hesaplanmış olsa da, taleple bağlılık ilkesi gereğince talebi aşan kısma hükmedilemez. Bu şekilde reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi HMK 326 gereğidir.

Emsal değeri

İtirazın iptali davalarında bilirkişi hesaplamasının takip/dava konusu miktarı aşması halinde taleple bağlılık ilkesinin uygulanacağı ve reddedilen kısım için karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirinin HMK 326 gereği olduğu yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: itirazın iptali taleple bağlılık ilkesi müteselsil kefalet temerrüt faizi icra inkar tazminatı vekalet ücreti

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1441

KARAR NO 2022/176

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/04/2019

NUMARASI 2016/312 Esas 2019/483 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2022

Davanın kısmen kabul-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı temlik eden banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... şirketi ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarname tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin, usulsüz olarak tebliğ edildiğini, ihtarname içeriğini kabul etmediklerini cevabi ihtarname ile bildirdiklerini, dava dışı şirket ile davacı arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını, müvekkillerinin sorumluluklarının kefalet miktarı ile sınırlı olduğunu, borçlu davalı şirketin yaptığı bir kısım ödemelerin borçtan düşülmeden icra takibi yapıldığını, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, sözleşmede faiz oranlarına ilişkin bölümün boş bırakılarak müvekkillerine imzalatılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, bir gün ödeme süresi tanınmasının , faizin bileşik olarak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, hükme yeterli görülen bilirkişi rapor ve ek raporları uyarınca; sözleşmede asıl borçlunun dava dışı şirket olup davalıların müteselsil kefil ve borçlu olduğu, davacı tarafın hesabı kat ederek buna ilişkin ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği, bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup, davalıların genel kredi sözleşmesinden doğan borç için sözleşmenin müteselsil kefili sıfatıyla raporda ve ek raporlarda belirtilen miktarlarda davacıya karşı sorumlu olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davalıların davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 4.675.578- TL asıl alacak 1.353,13 -TL işlemiş faiz, 67,65- TL BSMV olmak üzere toplam 4.676.998,78- TL alacak bakımından itirazın iptaline ,asıl alacağa %40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranındaki gider vergisi işletilerek , İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına, 194.997,87 -TL işlemiş faiz ile 9.749,35 -TL BSMV isteminin reddine, takibe konu 1.500.000 TL lik teminat mektubu, 159.590- TL akreditiften kaynaklı gayri nakdi risk ve 12.600- TL çek bedelinden oluşan toplam 1.672.190-TL nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, gayrinakit talep yönünden fazla istemin reddine, 4.675.578- TL alacağın %20 oranındaki 944.750,91- TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline ,koşulları olmayan davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; bilirkişi raporunda 4.871.247,86-TL asıl alacak, 1.353,13-TL %40 işlemiş faiz, 67,65-TL %5 BSMV olmak üzere toplam alacağın 4.872.668,64-TL olarak hesaplandığını, dava konusu miktarın ise 4.881.746-TL olduğunu, çok az bir fark tespit edildiğini ancak mahkemenin dava değerinin tamamını dikkate almaksızın 194.997,87-TL'lik kısmı reddettiğini, asıl alacak yönünden kabul, faiz yönünden ret kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, ispatlanan alacağın reddine karar verilerek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek , kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;

20. 09.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için müteselsil kefiller hakkında 02.12.2015 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Alacaklı banka ''4.675.578-TL nakit asıl alacak,196.351,00-TL işlemiş faiz, 9.817-TL BSMV olmak üzere toplam 4.881.746,00-TL nakit alacağın % 40 temerrüt faizi ile % 5'i oranında BSMV işletilerek tahsilini ve 1.500.000-TL teminat mektubu,547.271,95-USD ( 1.595.900-TL) akreditif ,12.600-TL çek kanuni karşılık tutarı olmak üzere 3.108.500-TL gayri nakit alacağın depo edilmesi ,nakde dönüştüğü takdirde e % 40 temerrüt faizi ve % 5'i BSMV'si işletilerek tahsilini talep etmiştir.

Davacı tarafından nakdi alacağa ilişkin faize dair takip talebi, bilirkişi raporu tespitleri ve ilk derece Mahkemesinin kararı dikkate alındığında faizin hesaplamasının yanlış yapıldığı, bunun sonucunda reddedilen 194.997,87-TL'lik faize ilişkin kısım açısından yanlış hükme varıldığı ve reddedilen faiz açısından davalı lehine verilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Beyoğlu ... Noterliği'nin 30.11.2015 tarihli ... yevmiye numaralı kat ihtarı 01.12.2015 tarihinde tebliğ edilerek verilen 24 saatlik süre sonunda davalılar 03.12.2015 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bilirkişi tarafından; temlik eden banka kayıtları incelenerek;

4. 871.247,86-TL nakit asıl alacak,1.353,13-TL işlemiş akdi faiz (kat tarihi olan 30.11.2015 ile takip tarihi olan 02.12.2015 tarihi 2 gün), faizin % 5'i 67,65-TL BSMV olmak üzere toplam 4.872.668,64-TL nakit alacak hesaplaması yapılmıştır.Davacı alacaklı icra takibinde asıl alacağını 4.675.578-TL ile sınırladığından taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm verildiği anlaşılmakla ,her ne kadar bilirkişi hesaplaması daha fazla ise de bu miktar talebi aştığından davacı vekilinin bilirkişi hesaplamasına göre hüküm verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Red edilen , 194.997,87-TL işlemiş faiz nedeniyle nakit alacak üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri HMK 326 gereğidir.

İlk derece Mahkemesince verilen hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenler yerinde olmayandavacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/02/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.