6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | Manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4356 E. 2023/6466 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı husumet itirazı başvurma harcı kusur oranı hakkaniyet taşıma sözleşmesi kaldırma ve yeniden hüküm taraf ehliyeti maddi tazminat kusur yükleten (shipper) avans faizi istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 58 · HMK · TTK — TTK 914

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2017/104 E., 2018/73 K.

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işletmeye ait trende seyahat halinde iken, ani fren yapması sonucu trenin açık bırakılan kapısından düşerek, ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralandığını ve manevi olarak da yıprandığını, bu olay nedeniyle açmış oldukları maddi tazminat davasının kesinleştiğini ileri sürerek, 700.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kazanın davacının hareket halindeki trenden atlaması nedeniyle oluştuğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın 27.02.2008 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu banliyö treninin istasyona girerken, hareket halindeki trende dengesini kaybederek peron rıhtımı ile tren gabanisi arasına girmesi sonucu meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, maluliyet oranını %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada kusur oranının %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen kusur oranı, davacının kusuru ve maluliyet oranı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.02.2008 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle açılan işbu davada, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğundan, mahkemece tüm zararın davalı ... Müdürlükten tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, kusur oranlarının maddi tazminat davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza tarihinde henüz 9 yaşında olduğunu, kusur ehliyetinin dahi bulunmadığını, o yaşta iki bacağını kaybettiğini, psikolojisinin bozulduğunu, bu miktarda bir tazminatın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunmuş ve müvekkilinin üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığını, kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 914 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi.

3. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un geçici 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3702 E. 2023/7225 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi tazminat | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7053 E. 2023/3589 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4356 E.  ,  2023/6466 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/40 Esas, 2022/300 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 14. Tüketici Mahkemesi

SAYISI 2017/104 E., 2018/73 K.

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işletmeye ait trende seyahat halinde iken, ani fren yapması sonucu trenin açık bırakılan kapısından düşerek, ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralandığını ve manevi olarak da yıprandığını, bu olay nedeniyle açmış oldukları maddi tazminat davasının kesinleştiğini ileri sürerek, 700.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kazanın davacının hareket halindeki trenden atlaması nedeniyle oluştuğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın 27.02.2008 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu banliyö treninin istasyona girerken, hareket halindeki trende dengesini kaybederek peron rıhtımı ile tren gabanisi arasına girmesi sonucu meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, maluliyet oranını %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada kusur oranının %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen kusur oranı, davacının kusuru ve maluliyet oranı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.02.2008 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle açılan işbu davada, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğundan, mahkemece tüm zararın davalı ... Müdürlükten tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, kusur oranlarının maddi tazminat davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza tarihinde henüz 9 yaşında olduğunu, kusur ehliyetinin dahi bulunmadığını, o yaşta iki bacağını kaybettiğini, psikolojisinin bozulduğunu, bu miktarda bir tazminatın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunmuş ve müvekkilinin üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığını, kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 914 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi.

3. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un geçici 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987314300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.