Tazminat | Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4356 E. 2023/6466 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı↗ husumet itirazı↗ başvurma harcı↗ kusur oranı↗ hakkaniyet↗ taşıma sözleşmesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ maddi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/104 E., 2018/73 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işletmeye ait trende seyahat halinde iken, ani fren yapması sonucu trenin açık bırakılan kapısından düşerek, ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralandığını ve manevi olarak da yıprandığını, bu olay nedeniyle açmış oldukları maddi tazminat davasının kesinleştiğini ileri sürerek, 700.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kazanın davacının hareket halindeki trenden atlaması nedeniyle oluştuğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın 27.02.2008 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu banliyö treninin istasyona girerken, hareket halindeki trende dengesini kaybederek peron rıhtımı ile tren gabanisi arasına girmesi sonucu meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, maluliyet oranını %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada kusur oranının %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen kusur oranı, davacının kusuru ve maluliyet oranı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.02.2008 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle açılan işbu davada, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğundan, mahkemece tüm zararın davalı ... Müdürlükten tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, kusur oranlarının maddi tazminat davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza tarihinde henüz 9 yaşında olduğunu, kusur ehliyetinin dahi bulunmadığını, o yaşta iki bacağını kaybettiğini, psikolojisinin bozulduğunu, bu miktarda bir tazminatın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunmuş ve müvekkilinin üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığını, kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 914 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi.
3. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3702 E. 2023/7225 K.
Ortak:maluliyet oranı · husumet itirazı · kusur oranı · hakkaniyet · taşıma sözleşmesi · kaldırma ve yeniden hüküm · maddi tazminat · kusur · dava şartı
İncelediğiniz kararda… betsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, «kusur oranlarının» «maddi tazminat» davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, «hakkaniyete» uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, «maluliyet oranını» %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada «kusur oranının» %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen «kusur oranı», davacının kusuru ve «maluliyet oranı» nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine kara …
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nce de bozma ilamına uyulduğu, bu davalının da olay nedeniyle «kusur» ve sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği bu nedenle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davacının 22.01.2011 tarihinde davalı ...'ye ait tren istasyonunda trene binmek isterken düşmesi neticesinde tren ile peron arasına sıkışmak suretiyle bir bacağını kaybettiği, olayda tren makinisti ... ...'ün 1. derecede %60 kusurlu olduğu, hareket memuru ... ...'nun 2. derecede % 20 kusurlu olduğu, davacı ...'ın 2. derecede % 20 kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 51 oranında malul kaldığı hususlarının aynı kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında mahkemece alınan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bilirkişi raporları ile ... bulunduğu, davacının «maluliyet oranı», iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şekli ve davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü de gözetilerek zarara uğrayan davacıda manevi huzuru gerçekleştirecek şekilde 150.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.01.2011 itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… altında kaldığını , 46 ton ağırlığındaki tren tekerleklerinin sağ bacağını koparması sonucu ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığını, aynı kaza nedeniyle açtıkları «maddi tazminat» davasında tarafların «kusur» oranları ile davacının «maluliyet oranının» tespit edildiğini ve mahkemece verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının kazadan sonra işinin kaybettiğini, eşinden boşanmak zorund …
3.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «zamanaşımına» uğradığını, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, aynı kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında alınan kusur raporlarının hükme esas alınamayacağını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş ve «sebepsiz zenginleşmeye» neden olacak nitelikte bulunduğunu, olay tarihinden faize hükmedilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · delil niteliği · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · sebepsiz zenginleşme · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2019/2956 E, 2019/6979K sayılı ilamı ile onandığı, bu dava bakımından ... «delil niteliğinde» bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince bahsi geçen Dairenin ilamında tespit edilen «kusur» oranları dikkate alınarak davalıların «müteselsilen sorumlu» tutulmasında bir isabetsizliğin görülmediği, diğer taraftan tarafların «kusur oranı», olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sakatlığı nedeniyle duyduğu manevi elem ve üzüntü, Yargıtayın benzer olaylardaki uygulamaları gözetildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının «hakkaniyete» uygun olduğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6762 sayılı Kanun) 767 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığından davalılar TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, TCDD Taşımacılık A.Ş vekillerinin tüm istinaf istemlerinin yerinde görülme …
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, iddiaların yerinde olmadığını, kaza tarihinde müvekkili şirket var olmadığından «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen miktarın fahiş ve «sebepsiz zenginleşmeye» sebep verecek nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «zamanaşımına» uğradığını, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, aynı kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında alınan kusur raporlarının hükme esas alınamayacağını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş ve «sebepsiz zenginleşmeye» neden olacak nitelikte bulunduğunu, olay tarihinden faize hükmedilmesinin «hakkaniyetli» olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Taşımacılık A.Ş’ye devredilen personel olan tren makinisti ... ...'ün 1. derece %60 oranında ayrı ayrı «kusur tespitleri» yapıldığı ve zararın bu kusurlu eylemler sonucunda meydana geldiği belirlendiğine göre, davacıya karşı meydana gelen zarardan, her iki davalının da «müteselsilen sorumlu» olduğu kabul edilerek karar verildiği, Dairenin anılan kararının Yargıtay 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7053 E. 2023/3589 K.
Ortak:maluliyet oranı · taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · kusur · avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, «maluliyet oranını» %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada «kusur oranının» %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen «kusur oranı», davacının kusuru ve «maluliyet oranı» nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine kara …
… betsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, «kusur oranlarının» «maddi tazminat» davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, «hakkaniyete» uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4356 E. , 2023/6466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/40 Esas, 2022/300 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 14. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2017/104 E., 2018/73 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işletmeye ait trende seyahat halinde iken, ani fren yapması sonucu trenin açık bırakılan kapısından düşerek, ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralandığını ve manevi olarak da yıprandığını, bu olay nedeniyle açmış oldukları maddi tazminat davasının kesinleştiğini ileri sürerek, 700.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, kazanın davacının hareket halindeki trenden atlaması nedeniyle oluştuğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın 27.02.2008 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu banliyö treninin istasyona girerken, hareket halindeki trende dengesini kaybederek peron rıhtımı ile tren gabanisi arasına girmesi sonucu meydana geldiği, davacının yaşanan kaza olayı nedeniyle sağ bacağının koptuğu, apandisitinin ve idrar torbasının patlayarak ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığı, maluliyet oranını %34,2 olarak belirlendiği, davacının yaşanan kazada kusur oranının %75, davalı idarenin yaşanan kazadaki kusur oranının %25 olduğu, davacının kaza tarihinde henüz 10 yaşını bitirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan kanuni değişiklikler sonrası davanın TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen kusur oranı, davacının kusuru ve maluliyet oranı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.02.2008 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle açılan işbu davada, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğundan, mahkemece tüm zararın davalı ... Müdürlükten tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiği, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, kusur oranlarının maddi tazminat davasında kesinleştiği, manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının içinde bulunduğu manevi elem ve üzüntü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmemekle, 125.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza tarihinde henüz 9 yaşında olduğunu, kusur ehliyetinin dahi bulunmadığını, o yaşta iki bacağını kaybettiğini, psikolojisinin bozulduğunu, bu miktarda bir tazminatın caydırıcılıktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunmuş ve müvekkilinin üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığını, kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın hakkaniyete uygun olması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 914 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi.
3. 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987314300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz