İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4967 E. 2023/6963 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü↗ imza inkârı↗ ödeme taahhüdü↗ akdi faiz oranı↗ tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ müteselsil kefalet↗ ödeme planı↗ geçersiz sözleşme↗ kat ihtarnamesi↗ imzaya itiraz↗ tahrifat↗ kefalet limiti↗ ödeme emri↗ akdi faiz↗ kefalet sözleşmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ icra inkâr tazminatı↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/334 E., 2018/1363 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Özel Dershaneleri Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2012/1351 sayılı dosyasından 688.221,70 TL üzerinden icra takibine başlandığını beyanla borçluların itirazı üzerine duran takipte itirazların iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Özel Ders. Ltd. Şti.'ye tesis edilip kullandırılan 200.000,00 TL bedelli sözleşmeye diğer davalılarla kefil olduğunu, ilk kullandırılan ve kapatılmış olan 200.000,00 TL kredinin dışında müvekkilinin onayı olmadan kredi limitleri yükseltildiğini ve yeni sorumluluklar yaratıldığını, 200.000,00 TL kredi ödenmiş ve müvekkilinin sorumluluğunun bittiğini, davacı bankaya borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; karşı tarafın dayanak aldığı kredi sözleşmesinde imza dışındaki bütün yazı ve rakamlar karşı tarafça doldurulduğunu, sözleşmede düzenleme tarihi 16.11.2009 yazıldığı 1 inci maddede 800.000,00 YTL yazılı olduğunu, bu tarihte yürürlükteki para birimi TL olup geçerli para birimi olmadığını, sözleşmenin 2009 tarihinde tanzim edilmiş olmasının imkansız olduğunu, karşı taraf sözleşmeye gelişi güzel limit ve para cinsi yazarak çelişkiyi gidermeye çalıştığını, sözleşmenin ilk borçlusu ...'a ait kefil olunan rakam 1.900.000,00 TL YTL yazıldığını, diğerleri farklı el yazısıyla TL yazıldığını, bu hususlar sözleşmeyi geçersiz kılmasını gerektirecek bir usulsüzlük olduğunu, hesap ekstrelerinde görüleceği üzere davacıya 1.000.000,00 TL üzerinde ödeme yapıldığını, 06.03.2007 ve 09.10.2007 tarihinde düzenlenen sözleşmelerde imzası bulunmadığını, tarafına ait imza bulunmadığından imza inkârında bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya ve takibe konu sözleşmelerde tahrifatlar yapıldığını, davacı banka gerçeğe aykırı olarak tarih ve rakam eklediğini, müvekkilinin kefil oduğu krediler ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmeler incelendiğinde, şirket ortaklarından ...'nin imzasının bulunduğunu ancak, o tarihlerde ...'nin Avusturalya'da bulunduğunu, sözleşmeleri imzalamasının mümkün olmadığını, ...'nin de imzasının sahte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu sözleşmeler incelendiğinde davacı banka tarafından sözleşmelerde tahrifat yapıldığını, davacı banka sözleşmelere gerçeğe aykırı tarih ve rakam eklediğini, ... Özel Dershaneleri Ltd. Şti. ortağı olması nedeniyle kullanılan kredilerde kefaleti olmuş ve kefil olduğu kredileri ödediğini, sorumluluğunun bittiğini, takip dayanağı 06.03.2007 ve 16.11.2009 tarihli sözleşmelerde imzası bulunmadığını, çünkü o tarihlerde Avusturalya Sidney'de bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
5.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline kat ihtarnamesi, ödeme emri ve kefaletinin bulunduğu iddia edilen genel kredi sözleşmeleri tebliğ edilmediğini, banka ile dava dışı dershane arasında birden çok sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunup bulunmadığı inceleme sonucu ortaya çıkacağını, ödeme emrinde alacağa hangi oran ve hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıkça belirtilmediğini, müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sorumlu olduğu borç bilindiği kadarı ile asıl borçlu şirket tarafından kapatıldığını, sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, taraflar arasında 06.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 09.10.2007 tarihli limit artırımından kaynaklanan 782.163,48 TL borç toplamına karşılık 29.04.2009 tarihinde 6003451908 no.lu kredi hesabından aylık %1,75 akdi faiz oranı ile 800.000,00 TL kredi kullandırıldığı ve bu krediye aylık 22.118,00 TL taksitle ödenmek üzere 60 ay geri ödeme planına bağlandığı ve bu tarihe kadar asıl borçlu şirkete verilen kredilerin tek hesapta yapılandırıldığı ve bunun ardından yapılandırılan kredilerin 29.08.2009 tarihli 3 taksiti ödendikten sonra takip eden taksitlerinin gecikmesi üzerine yeniden yapılandırılan kredilerle ilgili olarak, dava dışı şirket ile en son akdedilen 16.11.2009 düzenleme tarihli 1.990.000,00 TL limitli kredi genel sözleşmesi imzalatıldığı ve bu sözleşmeyi davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ve her bir davalının kefalet limitlerinin gösterildiği, diğer yandan davalılardan ...'nin 16.11.2009 tarihli bu en son sözleşmede kefil sıfatı ile imzası olmasa da, bu davalının 16.11.2009 tarihli en son kredi sözleşmesi ile yapılandırılan önceki kredilerin dayanağını teşkil eden 06.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 09.10.2007 tarihli limit artırımında imzalarının olduğu ve bu davalı tarafından yapılan imza itirazı üzerine yapılan incelemede imzaların bu davalıya ait olduğunun tespit edildiği, davalılar tarafından verilen müteselsil kefaletlerin geçerli olduğu ve söz konusu kefaletlerin davacı banka tarafından icra takip konusu yapılan kredi alacağını kapsadığı ve takip konusu alacak miktarının davalıların ayrı ayrı her birinin kefalet limitleri içinde kaldığı, böylelikle 688.221,70 TL banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile sorumlu oldukları, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'nin temerrüdünün 01.02.2012 tarihi itibariyle oluştuğundan bu davalı yönünden toplam 685.174,34 TL banka alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasının 01.01.2009 tarihinden sonra birinci sayfanın ise 2009'dan önce doldurulduğunu, (bu durumun YTL ve TL ifadelerinden anlaşıldığını) sözleşme metninde yazılan para birimimin geçerli bir para birimi olmaması nedeniyle HMK 207 nci madde gereğince itibar edilemeyeceğini, ...'ın kefalet limitinin YTL olarak düzenlenmesine sözleşmenin bir bütün olmasına göre GKS'nin tamamının 2009 dan önce düzenlendiğini, kefalet limitini gösterdiği iddia edilen eklerin yazım şekillerinden sonradan sıkıştırıldığının anlaşıldığını, özleşmenin bu haliyle kefalet limit belirsiz ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 2009 yılından önce imzalanan birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, ve dava konusu kefalet sözleşmesinin bunlardan hangisine bağlı olduğunun belli olmadığını, sözleşmenin düzenleme tarihinin gerçeğe uymadığı ve sözleşmenin gerçek düzenleme tarihinde kefalet limitinin yazılı olmadığı kefalet sözleşmesinin 2009'dan önceki bir kredi hesabına bağlı olduğu, bu kredi hesabının da ödendiği, imzaya itirazları olmadığı halde mahkemece uyuşmazlığın tespitinin yanlış yapıldığını, alınan bilirkişi raporunun itirazları kapsamadığını, bilirkişilerin uzman olmadığı gerekçesi ile kredi sözleşmelerinin düzenleme tarihi, kefalet miktarları kısımlarında ilave ve ekleme yapılıp yapılmadığı itirazları ile ilgili uzmanlık alanları olmadığından değerlendirme yapılmadığı, gerekçeli kararda da YTL ve TL para birimlerinin kullanılmasının hukuki sonuçlarının değerlendirilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını talep ettiğini, takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasının 01.01.2009 tarihinden sonra birinci sayfanın ise 2009'dan önce doldurulduğunu (bu durumun YTL ve TL ifadelerinden anlaşıldığını,) sözleşme metninde yazılan para birimimin geçerli bir para birimi olmaması nedeniyle HMK 207 nci madde gereğince itibar edilemeyeceğini, ...'ın kefalet limitinin YTL olarak düzenlenmesine sözleşmenin bir bütün olmasına göre GKS'nin tamamının 2009'dan önce düzenlendiğini, kefalet limitini gösterdiği iddia edilen eklerin yazım şekillerinden sonradan sıkıştırıldığının anlaşıldığını, sözleşmenin bu haliyle kefalet limit belirsiz ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 2009 yılından önce imzalanan birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu ve dava konusu kefalet sözleşmesinin bunlardan hangisine bağlı olduğunun belli olmadığını, sözleşmenin düzenleme tarihinin gerçeğe uymadığı ve sözleşmenin gerçek düzenleme tarihinde kefalet limitinin yazılı olmadığı kefalet sözleşmesinin 2009'dan önceki bir kredi hesabına bağlı olduğu bu kredi hesabının da ödendiği, imzaya itirazları olmadığı halde mahkemece uyuşmazlığın tespitinin yanlış yapıldığını, alınan bilirkişi raporunun itirazları kapsamadığını, bilirkişilerin uzman olmadığı gerekçesi ile kredi sözleşmelerinin düzenleme tarihi, kefalet miktarları kısımlarında ilave ve ekleme yapılıp yapılmadığı itirazları ile ilgili uzmanlık alanları olmadığından değerlendirme yapılmadığı, gerekçeli kararda da YTL ve TL para birimlerinin kullanılmasının hukuki sonuçlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 43 üncü maddesinde bu GKS'nin daha önce bankanın yukarıdaki şubelerince akdedilmiş bulunan genel ve özel nitelikteki tüm taahütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu düzenlenmesine ve davalıların tüm sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını kabul ve taahhütü ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olmalarına göre davalı ...'ın daha önce doğmuş borçlardan da sorumlu olduğu, sözleşmedeki tarihin 6098 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce olmasına göre olaya 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ve kefaletin geçerliliği için yazılı olması ve kefalet edilen miktarın sözleşmede açık bir şekilde belirtilmesinin gerekli olduğunu, kredi sözleşmesinde müteselsil kefil için sözleşmede ayrıca bir kefalet limitinin olmadığı hallerde geçerli bir kefalet mevcut olup sözleşmedeki kredi limitinin kefalet limiti olarak kabulü gerektiğini, kredi sözleşmesinde kefalet limitlerinin sonradan eklendiği kabul edilse dahi sözleşme içeriğinde 800.000 YTL kredi kullandırıldığı bildirilmiş olmasına göre kefalet limitinin mevcut olduğu ve talep edilen alacak miktarının kefalet limiti dahilinde kaldığı gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/965 E. 2016/1860 K.
Ortak:tahrifat
İncelediğiniz kararda3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya ve takibe konu sözleşmelerde «tahrifatlar» yapıldığını, davacı banka gerçeğe aykırı olarak tarih ve rakam eklediğini, müvekkilinin «kefil» oduğu krediler ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmeler incelendiğinde, şirket ortaklarından ...'nin imzasının bulunduğunu ancak, o tarih …
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu sözleşmeler incelendiğinde davacı banka tarafından sözleşmelerde «tahrifat» yapıldığını, davacı banka sözleşmelere gerçeğe aykırı tarih ve rakam eklediğini, ...
Benzer bu kararda7.Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevsizlik» kararı ile zaten belgelerin «kambiyo senedi» niteliğinde olmadığı nedeniyle görevsizlik kararı verilerek gönderilmiş olmakla birlikte, belge asıllarında anlaşılacağı üzere hem «düzenleme yeri», hem de para birimi kısmında «tahrifat» yapılmış olduğu, bu durumda miktarın hangi birim üzerinden kabul edileceği, yani borcun-alacağın miktarının belli olmadığı, talep eden tarafından daha yüksek olan dolar üzerinden talepte bulunulduğu, İİK'nın «257».maddesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze dayanak olan senetlerde yazı ile doldurulan kısım göz önüne alındığında senetlerin ABD doları üzerinden düzenlendiği anlaşıldığı gibi, tanzim tarihi üzerinde «tahrifat» yapılması halinin senedin «bono» olma vasfını ortadan kaldıracağı bir an için düşünülse dahi, senet metni itibariyle «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:düzenleme yeri · i̇i̇k 257 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · bono · görevsizlik kararı · haciz
Benzer bu kararda7.Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevsizlik» kararı ile zaten belgelerin «kambiyo senedi» niteliğinde olmadığı nedeniyle görevsizlik kararı verilerek gönderilmiş olmakla birlikte, belge asıllarında anlaşılacağı üzere hem «düzenleme yeri», hem de para birimi kısmında «tahrifat» yapılmış olduğu, bu durumda miktarın hangi birim üzerinden kabul edileceği, yani borcun-alacağın miktarının belli olmadığı, talep eden tarafından daha yüksek olan dolar üzerinden talepte bulunulduğu, İİK'nın «257».maddesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze dayanak olan senetlerde yazı ile doldurulan kısım göz önüne alındığında senetlerin ABD doları üzerinden düzenlendiği anlaşıldığı gibi, tanzim tarihi üzerinde «tahrifat» yapılması halinin senedin «bono» olma vasfını ortadan kaldıracağı bir an için düşünülse dahi, senet metni itibariyle «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asılları da incelenen sözkonusu belgelerin «kambiyo senedi» niteliğinde olmadığı, ...
Kararı, İhtiyati «haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3788 E. 2021/2850 K.
Ortak:tahrifat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2012/1351 sayılı dosyasından 688.221,70 TL üzerinden icra takibine başlandığını beyanla borçluların itirazı üzerine duran takipte itirazların iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya ve takibe konu sözleşmelerde «tahrifatlar» yapıldığını, davacı banka gerçeğe aykırı olarak tarih ve rakam eklediğini, müvekkilinin «kefil» oduğu krediler ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmeler incelendiğinde, şirket ortaklarından ...'nin imzasının bulunduğunu ancak, o tarih …
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu sözleşmeler incelendiğinde davacı banka tarafından sözleşmelerde «tahrifat» yapıldığını, davacı banka sözleşmelere gerçeğe aykırı tarih ve rakam eklediğini, ...
Benzer bu kararda… elli dört milyar '' yazılı olduğunun belirlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 748. maddesi uyarınca el yazısı ile yazılan kısma itibar edilebilmesinin rakamla yazılı olan «bölümde» bir «tahrifatın» bulunmaması halinde mümkün olabileceği, eldeki davada senedin rakamla yazılan kısmında tahrifat bulunduğundan, el yazısı ile yazılan kısma itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sürecinde «cebri icra tehdidi» altında ödenen miktarın «istirdadı» ile «icra inkar tazminatı» ödenmesine karar verilmiştir.
Dava takibe dayanak 01.07.2004 ödeme günlü 54 Milyar TL bedelli senet nedeniyle «imza inkarına» dayalı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemli açılmış ise de daha sonra davacılar tarafından dava konusu senedin ''4.000.000.000 '' rakamlı kısmının başına '' 5 '' rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı tespit edilince, «ıslah» edilerek «senette tahrifat» iddiasına dayanılmış ve 50.000,00 TL üzerinden talep ıslah edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra tehdidi · senette tahrifat · cebri icra · imza inkarı · iş bölümü · istirdat · feragat · ıslah
Benzer bu kararda… elli dört milyar '' yazılı olduğunun belirlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 748. maddesi uyarınca el yazısı ile yazılan kısma itibar edilebilmesinin rakamla yazılı olan «bölümde» bir «tahrifatın» bulunmaması halinde mümkün olabileceği, eldeki davada senedin rakamla yazılan kısmında tahrifat bulunduğundan, el yazısı ile yazılan kısma itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sürecinde «cebri icra tehdidi» altında ödenen miktarın «istirdadı» ile «icra inkar tazminatı» ödenmesine karar verilmiştir.
Dava takibe dayanak 01.07.2004 ödeme günlü 54 Milyar TL bedelli senet nedeniyle «imza inkarına» dayalı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemli açılmış ise de daha sonra davacılar tarafından dava konusu senedin ''4.000.000.000 '' rakamlı kısmının başına '' 5 '' rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı tespit edilince, «ıslah» edilerek «senette tahrifat» iddiasına dayanılmış ve 50.000,00 TL üzerinden talep ıslah edilmiştir.
Davacının dava açıldıktan sonra miktarla ilgili talebini daraltmasının «feragat» niteliğinde olduğu gözetilerek 4.000,00 TL üzerinden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tam kabul kararı verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4967 E. , 2023/6963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/946 Esas, 2022/829 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2012/334 E., 2018/1363 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Özel Dershaneleri Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2012/1351 sayılı dosyasından 688.221,70 TL üzerinden icra takibine başlandığını beyanla borçluların itirazı üzerine duran takipte itirazların iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Özel Ders. Ltd. Şti.'ye tesis edilip kullandırılan 200.000,00 TL bedelli sözleşmeye diğer davalılarla kefil olduğunu, ilk kullandırılan ve kapatılmış olan 200.000,00 TL kredinin dışında müvekkilinin onayı olmadan kredi limitleri yükseltildiğini ve yeni sorumluluklar yaratıldığını, 200.000,00 TL kredi ödenmiş ve müvekkilinin sorumluluğunun bittiğini, davacı bankaya borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; karşı tarafın dayanak aldığı kredi sözleşmesinde imza dışındaki bütün yazı ve rakamlar karşı tarafça doldurulduğunu, sözleşmede düzenleme tarihi 16.11.2009 yazıldığı 1 inci maddede 800.000,00 YTL yazılı olduğunu, bu tarihte yürürlükteki para birimi TL olup geçerli para birimi olmadığını, sözleşmenin 2009 tarihinde tanzim edilmiş olmasının imkansız olduğunu, karşı taraf sözleşmeye gelişi güzel limit ve para cinsi yazarak çelişkiyi gidermeye çalıştığını, sözleşmenin ilk borçlusu ...'a ait kefil olunan rakam 1.900.000,00 TL YTL yazıldığını, diğerleri farklı el yazısıyla TL yazıldığını, bu hususlar sözleşmeyi geçersiz kılmasını gerektirecek bir usulsüzlük olduğunu, hesap ekstrelerinde görüleceği üzere davacıya 1.000.000,00 TL üzerinde ödeme yapıldığını, 06.03.2007 ve 09.10.2007 tarihinde düzenlenen sözleşmelerde imzası bulunmadığını, tarafına ait imza bulunmadığından imza inkârında bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya ve takibe konu sözleşmelerde tahrifatlar yapıldığını, davacı banka gerçeğe aykırı olarak tarih ve rakam eklediğini, müvekkilinin kefil oduğu krediler ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sözleşmeler incelendiğinde, şirket ortaklarından ...'nin imzasının bulunduğunu ancak, o tarihlerde ...'nin Avusturalya'da bulunduğunu, sözleşmeleri imzalamasının mümkün olmadığını, ...'nin de imzasının sahte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu sözleşmeler incelendiğinde davacı banka tarafından sözleşmelerde tahrifat yapıldığını, davacı banka sözleşmelere gerçeğe aykırı tarih ve rakam eklediğini, ... Özel Dershaneleri Ltd. Şti. ortağı olması nedeniyle kullanılan kredilerde kefaleti olmuş ve kefil olduğu kredileri ödediğini, sorumluluğunun bittiğini, takip dayanağı 06.03.2007 ve 16.11.2009 tarihli sözleşmelerde imzası bulunmadığını, çünkü o tarihlerde Avusturalya Sidney'de bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
5.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline kat ihtarnamesi, ödeme emri ve kefaletinin bulunduğu iddia edilen genel kredi sözleşmeleri tebliğ edilmediğini, banka ile dava dışı dershane arasında birden çok sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunup bulunmadığı inceleme sonucu ortaya çıkacağını, ödeme emrinde alacağa hangi oran ve hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıkça belirtilmediğini, müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sorumlu olduğu borç bilindiği kadarı ile asıl borçlu şirket tarafından kapatıldığını, sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, taraflar arasında 06.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 09.10.2007 tarihli limit artırımından kaynaklanan 782.163,48 TL borç toplamına karşılık 29.04.2009 tarihinde 6003451908 no.lu kredi hesabından aylık %1,75 akdi faiz oranı ile 800.000,00 TL kredi kullandırıldığı ve bu krediye aylık 22.118,00 TL taksitle ödenmek üzere 60 ay geri ödeme planına bağlandığı ve bu tarihe kadar asıl borçlu şirkete verilen kredilerin tek hesapta yapılandırıldığı ve bunun ardından yapılandırılan kredilerin 29.08.2009 tarihli 3 taksiti ödendikten sonra takip eden taksitlerinin gecikmesi üzerine yeniden yapılandırılan kredilerle ilgili olarak, dava dışı şirket ile en son akdedilen 16.11.2009 düzenleme tarihli 1.990.000,00 TL limitli kredi genel sözleşmesi imzalatıldığı ve bu sözleşmeyi davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...
ve ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları ve her bir davalının kefalet limitlerinin gösterildiği, diğer yandan davalılardan ...'nin 16.11.2009 tarihli bu en son sözleşmede kefil sıfatı ile imzası olmasa da, bu davalının 16.11.2009 tarihli en son kredi sözleşmesi ile yapılandırılan önceki kredilerin dayanağını teşkil eden 06.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 09.10.2007 tarihli limit artırımında imzalarının olduğu ve bu davalı tarafından yapılan imza itirazı üzerine yapılan incelemede imzaların bu davalıya ait olduğunun tespit edildiği, davalılar tarafından verilen müteselsil kefaletlerin geçerli olduğu ve söz konusu kefaletlerin davacı banka tarafından icra takip konusu yapılan kredi alacağını kapsadığı ve takip konusu alacak miktarının davalıların ayrı ayrı her birinin kefalet limitleri içinde kaldığı, böylelikle 688.221,70 TL banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile sorumlu oldukları, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'nin temerrüdünün 01.02.2012 tarihi itibariyle oluştuğundan bu davalı yönünden toplam 685.174,34 TL banka alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasının 01.01.2009 tarihinden sonra birinci sayfanın ise 2009'dan önce doldurulduğunu, (bu durumun YTL ve TL ifadelerinden anlaşıldığını) sözleşme metninde yazılan para birimimin geçerli bir para birimi olmaması nedeniyle HMK 207 nci madde gereğince itibar edilemeyeceğini, ...'ın kefalet limitinin YTL olarak düzenlenmesine sözleşmenin bir bütün olmasına göre GKS'nin tamamının 2009 dan önce düzenlendiğini, kefalet limitini gösterdiği iddia edilen eklerin yazım şekillerinden sonradan sıkıştırıldığının anlaşıldığını, özleşmenin bu haliyle kefalet limit belirsiz ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 2009 yılından önce imzalanan birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, ve dava konusu kefalet sözleşmesinin bunlardan hangisine bağlı olduğunun belli olmadığını, sözleşmenin düzenleme tarihinin gerçeğe uymadığı ve sözleşmenin gerçek düzenleme tarihinde kefalet limitinin yazılı olmadığı kefalet sözleşmesinin 2009'dan önceki bir kredi hesabına bağlı olduğu, bu kredi hesabının da ödendiği, imzaya itirazları olmadığı halde mahkemece uyuşmazlığın tespitinin yanlış yapıldığını, alınan bilirkişi raporunun itirazları kapsamadığını, bilirkişilerin uzman olmadığı gerekçesi ile kredi sözleşmelerinin düzenleme tarihi, kefalet miktarları kısımlarında ilave ve ekleme yapılıp yapılmadığı itirazları ile ilgili uzmanlık alanları olmadığından değerlendirme yapılmadığı, gerekçeli kararda da YTL ve TL para birimlerinin kullanılmasının hukuki sonuçlarının değerlendirilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını talep ettiğini, takibe dayanak genel kredi sözleşmesinin ilk sayfasının 01.01.2009 tarihinden sonra birinci sayfanın ise 2009'dan önce doldurulduğunu (bu durumun YTL ve TL ifadelerinden anlaşıldığını,) sözleşme metninde yazılan para birimimin geçerli bir para birimi olmaması nedeniyle HMK 207 nci madde gereğince itibar edilemeyeceğini, ...'ın kefalet limitinin YTL olarak düzenlenmesine sözleşmenin bir bütün olmasına göre GKS'nin tamamının 2009'dan önce düzenlendiğini, kefalet limitini gösterdiği iddia edilen eklerin yazım şekillerinden sonradan sıkıştırıldığının anlaşıldığını, sözleşmenin bu haliyle kefalet limit belirsiz ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 2009 yılından önce imzalanan birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu ve dava konusu kefalet sözleşmesinin bunlardan hangisine bağlı olduğunun belli olmadığını, sözleşmenin düzenleme tarihinin gerçeğe uymadığı ve sözleşmenin gerçek düzenleme tarihinde kefalet limitinin yazılı olmadığı kefalet sözleşmesinin 2009'dan önceki bir kredi hesabına bağlı olduğu bu kredi hesabının da ödendiği, imzaya itirazları olmadığı halde mahkemece uyuşmazlığın tespitinin yanlış yapıldığını, alınan bilirkişi raporunun itirazları kapsamadığını, bilirkişilerin uzman olmadığı gerekçesi ile kredi sözleşmelerinin düzenleme tarihi, kefalet miktarları kısımlarında ilave ve ekleme yapılıp yapılmadığı itirazları ile ilgili uzmanlık alanları olmadığından değerlendirme yapılmadığı, gerekçeli kararda da YTL ve TL para birimlerinin kullanılmasının hukuki sonuçlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 43 üncü maddesinde bu GKS'nin daha önce bankanın yukarıdaki şubelerince akdedilmiş bulunan genel ve özel nitelikteki tüm taahütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu düzenlenmesine ve davalıların tüm sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını kabul ve taahhütü ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olmalarına göre davalı ...'ın daha önce doğmuş borçlardan da sorumlu olduğu, sözleşmedeki tarihin 6098 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce olmasına göre olaya 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ve kefaletin geçerliliği için yazılı olması ve kefalet edilen miktarın sözleşmede açık bir şekilde belirtilmesinin gerekli olduğunu, kredi sözleşmesinde müteselsil kefil için sözleşmede ayrıca bir kefalet limitinin olmadığı hallerde geçerli bir kefalet mevcut olup sözleşmedeki kredi limitinin kefalet limiti olarak kabulü gerektiğini, kredi sözleşmesinde kefalet limitlerinin sonradan eklendiği kabul edilse dahi sözleşme içeriğinde 800.000 YTL kredi kullandırıldığı bildirilmiş olmasına göre kefalet limitinin mevcut olduğu ve talep edilen alacak miktarının kefalet limiti dahilinde kaldığı gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987219500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz