Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4881 E. 2023/6925 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bildirim yükümlülüğü↗ faiz başlangıç tarihi↗ rücuan tazminat↗ rücuen tahsil↗ satış sözleşmesi↗ ihbar↗ esastan ret↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/712 E., 2020/47 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Sanayi Site İşletme Kooperatifi tarafından müvekkili aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davası neticesinde Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli, 2014/264 E. ve 2014/628 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 693.439,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin faiziyle birlikte müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, ilamın Kooperatif tarafından takibe konulması üzerine müvekkilince toplam 778.482,000 TL ödendiğini, 24.07.2006 tarihli İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi (İHDS) ve 01.09.2010 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumluluğun TEDAŞ’a ait olduğunu ileri sürerek 778.482,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, özelleştirmenin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, davaya dayanak Mahkeme kararında, dava konusu taşınmazların tescillerinin davacı adına yapılmasına karar verildiğini, İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca müvekkiline icra dosyasına ilişkin bildirimde bulunulmadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı olmadığını, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kooperatif tarafından açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında Mahkemece davanın kabulüne, 693.439,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kamulaştırılmadan el atılan taşınmazın davalı TEDAŞ adına tapuya tesciline karar verildiği, koperatifçe ilamın takibe konulması üzerine davacı tarafından takip dosyasına 02.02.2015 tarihinde toplam 778.480,00 TL ödendiği, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, el atma ve İHDS'nin tarihine göre sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu, taraflar tacir olduğundan ödeme gününden itibaren avans faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dayanak davada yer alan taşınmazın TEDAŞ adına tescilinin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin ancak Mahkeme kararında yer alan alacak miktarından sorumlu olacağını, icra takibine ilişkin giderler, vekalet ücreti, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülüp düşürülmediğinin tam olarak anlaşılamadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılararak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2014 tarih ve 2014/264 E., 2014/628 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne 693.439,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, karar düzeltme talebi sonucu Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 15.02.2018 tarihli, 2017/6499 E., 2018/1912 K. sayılı kararıyla gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan davalı ... kelimesi çıkartılarak yerine TEDAŞ kelimesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, davacı tarafça icra dosyasına 778.480,00 TL ödeme yapıldığı, önceki davanın TEDAŞ'a ihbar edildiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, alacak miktarı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, faiz başlangıcına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5085 E. 2016/6009 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «zamanaşımına» uğradığını, dayanak davada yer alan taşınmazın TEDAŞ adına tescilinin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, ihale şartnamesi, hisse «satış sözleşmesi» ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davanın müvekkiline «ihbar» edilmediğini, müvekkilinin ancak Mahkeme kararında yer alan alacak miktarından sorumlu olacağını, icra takibine ilişkin giderler, «vekalet ücreti», karara ilişkin olarak yapılan diğer «masraflardan» ve faizden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin «temerrüte» düşürülüp düşürülmediğinin tam olarak anlaşılamadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, «avans faizi» talep edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılararak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «rücuya» konu işlemin İHDS'nin 7.1 ve 7.2 maddesine uygun olarak ...'ın sorumluluğunda olduğu, kamulaştırma davasını ... açtığı için davadan haberdar olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.628,46 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 16.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «rücuya» konu işlemin İHDS'nin 7.1 ve 7.2 maddesine uygun olarak ...'ın sorumluluğunda olduğu, kamulaştırma davasını ... açtığı için davadan haberdar olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.628,46 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 16.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4881 E. , 2023/6925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/906 Esas, 2022/735 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/712 E., 2020/47 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Sanayi Site İşletme Kooperatifi tarafından müvekkili aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davası neticesinde Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli, 2014/264 E. ve 2014/628 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 693.439,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin faiziyle birlikte müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, ilamın Kooperatif tarafından takibe konulması üzerine müvekkilince toplam 778.482,000 TL ödendiğini, 24.07.2006 tarihli İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi (İHDS) ve 01.09.2010 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumluluğun TEDAŞ’a ait olduğunu ileri sürerek 778.482,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, özelleştirmenin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, davaya dayanak Mahkeme kararında, dava konusu taşınmazların tescillerinin davacı adına yapılmasına karar verildiğini, İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca müvekkiline icra dosyasına ilişkin bildirimde bulunulmadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı olmadığını, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kooperatif tarafından açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında Mahkemece davanın kabulüne, 693.439,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kamulaştırılmadan el atılan taşınmazın davalı TEDAŞ adına tapuya tesciline karar verildiği, koperatifçe ilamın takibe konulması üzerine davacı tarafından takip dosyasına 02.02.2015 tarihinde toplam 778.480,00 TL ödendiği, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, el atma ve İHDS'nin tarihine göre sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu, taraflar tacir olduğundan ödeme gününden itibaren avans faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dayanak davada yer alan taşınmazın TEDAŞ adına tescilinin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin ancak Mahkeme kararında yer alan alacak miktarından sorumlu olacağını, icra takibine ilişkin giderler, vekalet ücreti, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülüp düşürülmediğinin tam olarak anlaşılamadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılararak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2014 tarih ve 2014/264 E., 2014/628 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne 693.439,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, karar düzeltme talebi sonucu Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 15.02.2018 tarihli, 2017/6499 E., 2018/1912 K. sayılı kararıyla gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan davalı ... kelimesi çıkartılarak yerine TEDAŞ kelimesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, davacı tarafça icra dosyasına 778.480,00 TL ödeme yapıldığı, önceki davanın TEDAŞ'a ihbar edildiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, alacak miktarı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, faiz başlangıcına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987005500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz