6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muaccel alacağın varlığı ihtilaflıysa ihtiyati haciz şartları oluşmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1259 E. 2022/1019 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)İhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunabilmek için rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para alacağının varlığı ön koşuldur; bu alacağın varlığı ihtilaflı olup ihtilafın çözümü esasa ilişkin bir yargılamayı gerektiriyorsa, kanunun aradığı yaklaşık ispat düzeyi sağlanmamış sayılır ve ihtiyati haciz şartları oluşmaz. Ayrıca ihtiyati haciz, davada taraf olmayan üçüncü kişinin (örneğin dava dışı şirketin) malvarlığı üzerine talep edilemez; talep, davanın muhatabı olan tarafın malvarlığıyla sınırlıdır.

Ele alınan sorunlar

Davada taraf olmayan şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz talebi → ret

İddia: Davacılar vekili, şirket hisselerinin hile ile davalıya devredildiğini, müvekkillerinin kandırıldığını ileri sürerek şirketin malvarlığı üzerine de ihtiyati haciz talep etmiştir.

Gerekçe: Davanın muhatabı, hisseleri davacılardan devir alan davalıdır; davada taraf bulunmayan şirkete yöneltilen bir dava bulunmadığından şirketin malvarlığına ihtiyati haciz uygulanmasına yönelik talep yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devrindeki hile iddiası nedeniyle yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı → ret

İddia: Davacılar vekili, şirket hisselerinin hile ile ve kandırılarak davalıya devredildiğini, yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK'nın 257/1. maddesine göre ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı gerekir. İİK'nın 258/1. maddesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır. Bu düzenlemeye göre kesin ispat aranmasa da, muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması ve bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekir. Muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda hisse devrinin yapılmasında hile olgusunun varlığı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecek olup, davacıların davalıdan taleplerinin haklılığı yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat düzeyinde belirlenememektedir. Bu nedenle davalı hisseleri, şirketin malvarlığı ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde dosya kapsamı delil durumu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hisse devrinin hile ile yapıldığı iddiasına dayanan ve esasa ilişkin ihtilaf çözümünü gerektiren alacak taleplerinde ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın sağlanamayacağı ile davada taraf olmayan şirketin malvarlığına ihtiyati haciz uygulanamayacağı yönündeki tespitler bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davada taraf olmayan üçüncü kişi (şirket) aleyhine ihtiyati haciz talep edilemeyeceği hususu (husumet/taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak hile taraf sıfatı husumet

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1259

KARAR NO 2022/1019

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2022 (Ara Karar)

NUMARASI 2022/277 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2022

İhtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacılar vekili, ... Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranındaki hissesinin vefatından önce davacı müvekkillerinin murisi ...'e ait olduğunu, muris ...'in 09.12.2012 tarihinde vefat ettiğini, murisin kardeşi olan davalının, davacılara şirketin çok fazla borcunun olduğunu, şirketle alakalı işlemleri yapabilmesi için davacıların üzerine olan şirket hisselerinin kendisine devredilmesi gerektiğini, şirket borçlarından kurtulduktan sonra hisseleri tekrardan davacılar üzerine geçireceğini belirterek şirket hisselerinin kendi üzerine geçirilmesi için, akrabalık bağını da kullanarak davacıları kandırdığını ve ikna ettiğini, bunun üzerine davacıların 24.04.2013 tarihinde hisselerini davalıya devrettiklerini, davalıya yapılan hisse devir işlemlerinin bedelsiz olarak gerçekleştirildiğini, şirketin davacılara ait %50 hissesinin devir bedeli olarak noter sözleşmelerinde gösterilen değerler, şirketin kuruluş yılındaki (1998) nominal değer olduğunu ve bu durum hayatın akışına uygun olmadığını, en sonunda davalının, bu şirket hisselerini hiç bir şekilde geri iade etmeyeceğini ifade ederek adeta davacıları yıllardır kandırdığını, davacıların haklarının güvence altına alınması amacıyla, gerçekte davacılara ait olan ve hile ile davalıya devredilen ...

Tic. Ltd. Şti'ne ait %50 oranındaki hisselerin davacılara devrine ve ticaret sicilinde tesciline, aksi takdirde hisselerin uzman bilirkişi tarafından rayiç değerinin piyasa (finansal) değer yöntemine göre hesaplanarak davacılara ödenmesine, ... Tic. Ltd. Şti'nin hisseleri üzerine, şirketin maliki olduğu taşınır ve taşınmaz mallar üzerine, şirketin 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlık şirket hisse devrinin iptali ile davacılar adına devri ve tescili, olmadığı takdirde şirket hisselerinin değerinin davalıdan tahsiline ilişkin olduğu, haciz kararının verilmemesi durumunda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağı noktasında kanaatin şu aşamada oluşmadığı, ihtiyati haciz için dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispatın oluştuğunun davacılar tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle İİK nun 257. maddesindeki yasal unsurların oluşmadığı ve ayrıca şirketin davada taraf bulunmadığı, taraf bulunmayan kişi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ile davalının kardeş olup her ikisinin de şirket üzerinde %50 ortak olduklarını, şirket hisselerinin intikali sonrasında şirketin borç batağında olduğunu beyan ederek şirketin kendisine devrini istediğini, borçlar biter bitmez geri devir edeceğini beyan ettiğini, şirketin hiçbir zaman borç batağında olmadığının anlaşıldığını, müvekkillerinin şirket hisselerinin devri için kandırıldıklarını, yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak, kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nun 257 vd. devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık şirket hisse devrinin iptali ile davacılar adına devri ve tescili, olmadığı takdirde şirket hisselerinin değerinin belirlenerek davalıdan tahsiline ilişkindir.Davanın muhatabı, hisseleri davacılardan devir alan davalı olup,davada taraf bulunmayan şirkete yöneltilen bir dava olmadığı anlaşılmakla şirketin malvarlığına ihtiyati haciz uygulanmasına yönelik talep yerinde görülmemiştir.

Hisse devrinin yapılmasında hile olgusunun varlığı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecek olup ,davacıların davalıdan taleplerinin haklılığı yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat düzeyinde belirlenememektedir.Davacılar vekilinin davalı hisseleri üzerine, şirketin mal varlığı 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde dosya kapsamı delil durumu itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/98504 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.