Gemi Sicilinin Mülkiyetinin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5958 E. 2023/6682 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili↗ senetle ispat kuralı↗ veraset ilamı↗ ecrimisil↗ senetle ispat↗ yazılı delil başlangıcı↗ zilyetlik↗ delil başlangıcı↗ imzaya itiraz↗ i̇i̇k 258↗ imza incelemesi↗ yazılı delil↗ mirasçılık↗ hak düşürücü süre↗ sulh hukuk mahkemesi↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 14.04.2016 tarih, 2013/274 E. ve 2016/177 K. sayılı karar ile davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile muris ...'nun Fatsa Sulh Hukuk Mahkmesinin 2004/23 E., 2004/19 K. sayılı ilamındaki payları olan 1/8 oranında davacılara ait olduğunun tespitine, ecrimisil talebinin reddine, borç para verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın alacak talebinin reddine, davalının beyanında davacı ...’dan 9.000,00 TL borç para aldığını kabul etmesi karşısında ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’nun alacak talebinin kısmen talebinin kabulü ile 9.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.07.2019 tarih, 2019/1851 E. ve 2019/5049 K. sayılı kararı ile davacılar Mustafa ve Mehmet'in alacak talebi yönünden adı geçen davacılar vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddine, davacıların davalı ile kardeş olduğu, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 202 nci maddesinde yerini bulan yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, veraset ilamına göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği hususları da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında davacı ...'ın vefat ettiği, davacı ... mirasçılarının yargılama sırasında davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, davacıların davalı ile kardeş olup gemi sicilinin mülkiyetinin tespitini talep ettikleri, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde yerini bulan yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, veraset ilamına göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği gerekçesiyle davanın reddine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.07.2019 tarih, 2019/1851 E., 2019/5049 K. sayılı ilamı ile kesinleşen hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu eşyanın gemi siciline kayıtlı bir mal olduğu, bu malın mülkiyet devrinin sicil dışı gerçekleşebileceği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 868 inci maddesi gereği tarafların şekle tabi olmayan şekilde anlaşmalarının kafi olduğu, mülkiyetin bu şekilde sicil dışı intikal ettiği, bu nedenle davanın reddi nedeni olan “dava konusu geminin miras değil sicilde davalıya ait olması” hususunun önem arzetmediği, dava konusu geminin mülkiyetinin 05.11.2003 tarihinden itibaren 1/5 er oranda davacılara (murisine) ait olmakla birlikte bu hususun 15.05.2008 tarihli sözleşme ile davalı tarafça yazılı olarak da teyit edildiği, ancak nedense sözleşmedeki davalıya ait imzanın davalıya ait olduğunun ortaya çıkarılamadığı, davalının 5 nüsha düzenlenen sözleşmeye davacıların gözü önünde imza attığı, yazılı belgenin sadece teyit amaçlı alındığı hususunun mahkemece gözden kaçırıldığı, tarafların yakın akraba olmaları nedeniyle tanıkla ispat hakkını kullanabilecekleri, imza incelemesine itiraz ettikleri, yeniden imza incelemesi taleplerinin mahkemece reddedildiği, davalının 21.01.2014 tarihli celsede "dava konusu geminin 1/4'ü babama aittir" şeklinde beyanda bulunduğu, 10.12.2015 tarihli celsede "babam 1/4 hissesini şifahen bana verdi” diyerek döndüğü, ikrardan dönmenin mümkün olmadığı, dava dilekçesinde mirasa değil, malik olmak için yapılan katkıya ve gemideki zilyetliğe de dayandıklarını, davayı takip etmeyen davacılara ait masrafın ve vekalet ücretinin diğer davacılara yüklenmesi, daha önce kesinleşen hususlarda tekrar karar verilip lehe avukatlık ücreti ve masrafa hükmedilmesi gerektiği halde yargılama gideri ve avukatlık ücretinin takdirinde hata edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların alacak taleplerine yönelik olarak, Hollanda'dan gönderilen 10.00,00 euronun müteveffa davacı ...'ın eşi ... tarafından gönderildiği, dekontunun dosyada mevcut olduğu, mahkemece davalının beyanına göre ödenmesine karar verilen 9.000,00 TL'nin ödendiğine dair dekontun dosyada olduğu, mahkemenin davalının beyanına atıf yaparak 9.000,00 TL yönünden davayı kabul ettiği, gerek senetle ispat kuralı, gerekse de salt bu beyana dayalı olarak talebin kabul edilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gemi sicilinin mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 202 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 868 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1851 E. 2019/5049 K.
Ortak:gemi sicili · senetle ispat kuralı · veraset ilamı · ecrimisil · senetle ispat · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · imzaya itiraz · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında davacı ...'ın vefat ettiği, davacı ... «mirasçılarının» yargılama sırasında davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, davacıların davalı ile kardeş olup «gemi sicilinin» mülkiyetinin tespitini talep ettikleri, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde yerini bulan «yazılı delil başlangıcı» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, «veraset ilamına» göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekale …
… üm temyiz istemlerinin reddine, davacıların davalı ile kardeş olduğu, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 202 nci maddesinde yerini bulan «yazılı delil başlangıcı» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, «veraset ilamına» göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise «mirasçılara» intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği hususları da …
… ne karar verilen 9.000,00 TL'nin ödendiğine dair dekontun dosyada olduğu, mahkemenin davalının beyanına atıf yaparak 9.000,00 TL yönünden davayı kabul ettiği, gerek «senetle ispat kuralı», gerekse de salt bu beyana dayalı olarak talebin kabul edilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDavalı vekili; «gemi sicilinin» düzeltilmesi davasının kanuni süresinde açılmadığını, dava konusu geminin sicilinin 2003 yılında yapıldığını, davanın 2013 yılında açıldığını, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, «ecrimisil» istemli davalarda «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğunu, «imzaya itiraz» ettiklerini, müvekkilinin davacılardan borç almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıların dayanak gösterdiği sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dava konusu geminin 05/11/2003 tarihinde tescil edildiği, davacıların babasına ait ve hissedar oldukları önceki geminin ise 2004 yılında tüm «mirasçıların» «muvafakatı» ile satıldığı, tarafların babası murisin 13/01/2004 tarihinde vefat ettiği, gemi tescilinin yapıldığı tarihte hayatta olduğu ayrıca tarafların babasına ait olan geminin satış parasının dava konusu geminin yapımında kullanıldığının davalı tarafça da inkar edilmediği, «tanık beyanlarının» bu hususu doğruladığı, her ne kadar davalı babasına miras kalan ilk geminin 3/4 hissesini satın aldığını ve babasının kalan 1/4 hissesinin de ikinci gemide kendisine babasının şifaen verdiğini iddia etmiş ise de, tanık beyanları ve satışı yapılan geminin tam hisse ile murise ait olması nedeniyle davalının savunmasına itibar edilmediği, geminin tarafların murisinden intikalen gelen mal niteliğinde olduğu, «veraset ilamına» göre davacılar ve davalı dışında geminin tescilinin yapıldığı tarihte eşi Şükriye’nin ve kızı ...’nın da murise hissedar olduğu ve bu mirasçılar tarafından davalıya yönelik açılmış bir dava bulunmadığı, davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile muris ...nun Fatsa Sulh Hukuk Mahkmesinin 2004/23 esas 2004/19 karar sayılı ilamındaki payları olan 1/8 oranında davacılara ait olduğunun tespitine, intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin ispat edilemediği ecrimisil talebinin reddine, borç para verdiğini ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın alacak talebinin reddine, davalının beyanında davacı ...’dan 9.000,00 TL borç para aldığını kabul etmesi karşısında ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’nun alacak kısmen talebinin kabulü ile 9.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...na verilmesine karar verilmiştir.
Yasa koyucu HMK'nın 202. maddenin 1. fıkrasında ''Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebilir.'' hükmü ile «senetle ispat kuralına» diğer bir değişle «tanıkla ispat yasağına» istisnai bir durum öngörmüştür.
… ktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin HMK'nın 202. maddesinde yerini bulan «yazılı delil başlangıcı» olarak kabulü de mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, «veraset ilamına» göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise «mirasçılara» intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği hususları da …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıkla ispat yasağı · tanık beyanı · oy yasağı · muvafakat
Benzer bu karardaDavalı vekili; «gemi sicilinin» düzeltilmesi davasının kanuni süresinde açılmadığını, dava konusu geminin sicilinin 2003 yılında yapıldığını, davanın 2013 yılında açıldığını, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, «ecrimisil» istemli davalarda «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğunu, «imzaya itiraz» ettiklerini, müvekkilinin davacılardan borç almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıların dayanak gösterdiği sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dava konusu geminin 05/11/2003 tarihinde tescil edildiği, davacıların babasına ait ve hissedar oldukları önceki geminin ise 2004 yılında tüm «mirasçıların» «muvafakatı» ile satıldığı, tarafların babası murisin 13/01/2004 tarihinde vefat ettiği, gemi tescilinin yapıldığı tarihte hayatta olduğu ayrıca tarafların babasına ait olan geminin satış parasının dava konusu geminin yapımında kullanıldığının davalı tarafça da inkar edilmediği, «tanık beyanlarının» bu hususu doğruladığı, her ne kadar davalı babasına miras kalan ilk geminin 3/4 hissesini satın aldığını ve babasının kalan 1/4 hissesinin de ikinci gemide kendisine babasının şifaen verdiğini iddia etmiş ise de, tanık beyanları ve satışı yapılan geminin tam hisse ile murise ait olması nedeniyle davalının savunmasına itibar edilmediği, geminin tarafların murisinden intikalen gelen mal niteliğinde olduğu, «veraset ilamına» göre davacılar ve davalı dışında geminin tescilinin yapıldığı tarihte eşi Şükriye’nin ve kızı ...’nın da murise hissedar olduğu ve bu mirasçılar tarafından davalıya yönelik açılmış bir dava bulunmadığı, davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile muris ...nun Fatsa Sulh Hukuk Mahkmesinin 2004/23 esas 2004/19 karar sayılı ilamındaki payları olan 1/8 oranında davacılara ait olduğunun tespitine, intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin ispat edilemediği ecrimisil talebinin reddine, borç para verdiğini ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın alacak talebinin reddine, davalının beyanında davacı ...’dan 9.000,00 TL borç para aldığını kabul etmesi karşısında ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’nun alacak kısmen talebinin kabulü ile 9.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...na verilmesine karar verilmiştir.
Yasa koyucu HMK'nın 202. maddenin 1. fıkrasında ''Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde «delil başlangıcı» bulunursa tanık dinlenebilir.'' hükmü ile «senetle ispat kuralına» diğer bir değişle «tanıkla ispat yasağına» istisnai bir durum öngörmüştür.
Mahkemece, bu sebeple davacıların sunduğu sözleşmeye itibar edilmeksizin «tanık beyanlarına» dayanılarak sicilde davalı ... adına kayıtlı gemide davacıların da hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5958 E. , 2023/6682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/258 Esas, 2021/832 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki gemi sicilinin mülkiyetinin tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ve davalının kardeş olduklarını, tarafların ortak murisi ...'na ait "..." adlı geminin ...’nun beş erkek çocuğunun ortak katkılarıyla inşa edildiğini, tarafların ortak murisi ... tarafından dava konusu geminin inşası sırasında sadece resmi işlemlerin takibi için davalıya noterden vekalet verildiğini, davalının vekaletname ile diğer kardeşlerinden onay almadan gemiyi kendi adına gemi siciline kayıt ve tescil ettirdiğini, murisin vefatı üzerine tarafların bir araya gelerek 15.05.2008 tarihinde aralarında sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmeye göre "..." adlı gemiyi 5 erkek kardeşin ortak inşa ettiği ve mülkiyetin 05.11.2003 tarihinden itibaren 1/5 oranında taraflara ait olduğu hususunda anlaştıklarını, tüm şifai taleplere rağmen davalı tarafın sözleşme gereğini yerine getirmediğini, davalının geminin tüm hukuki semerelerinden tek başına faydalandığını, müvekkillerinin harici duyumlarına göre davalının gemiyi 70.000,00 TL’ye kiraya verdiğini, müvekkillerinden ...'nun geminin masrafları için 32.879,00 USD borç para verdiğini sadece 10.769,00 USD’yi geri alabildiğini, yine davacı ...'ın davalıya 10.000,00 euro borç para verdiğini ve parasını geri alamadığını, dava konusu geminin 05.11.2003 tarihinden itibaren davacılar adına ayrı ayrı 1/5 oranında tesciline, bu mümkün değil ise şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın 05.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toplam 4.400,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 42.893,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ...'na, 25.700,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ...'a ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gemi sicilinin düzeltilmesi davasının kanuni süresinde açılmadığını, dava konusu geminin sicilinin 2003 yılında yapıldığını, davanın 2013 yılında açıldığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, ecrimisil istemli davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin davacılardan borç almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 14.04.2016 tarih, 2013/274 E. ve 2016/177 K. sayılı karar ile davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile muris ...'nun Fatsa Sulh Hukuk Mahkmesinin 2004/23 E., 2004/19 K. sayılı ilamındaki payları olan 1/8 oranında davacılara ait olduğunun tespitine, ecrimisil talebinin reddine, borç para verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın alacak talebinin reddine, davalının beyanında davacı ...’dan 9.000,00 TL borç para aldığını kabul etmesi karşısında ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’nun alacak talebinin kısmen talebinin kabulü ile 9.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.07.2019 tarih, 2019/1851 E. ve 2019/5049 K. sayılı kararı ile davacılar Mustafa ve Mehmet'in alacak talebi yönünden adı geçen davacılar vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddine, davacıların davalı ile kardeş olduğu, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 202 nci maddesinde yerini bulan yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, veraset ilamına göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği hususları da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında davacı ...'ın vefat ettiği, davacı ... mirasçılarının yargılama sırasında davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri, davacıların davalı ile kardeş olup gemi sicilinin mülkiyetinin tespitini talep ettikleri, davacıların iddia ettikleri hususun ispatı için senede dayandıkları ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davacıların tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayandıkları, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin 6100 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde yerini bulan yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün de mümkün olmadığı, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, veraset ilamına göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği gerekçesiyle davanın reddine, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 08.07.2019 tarih, 2019/1851 E., 2019/5049 K. sayılı ilamı ile kesinleşen hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu eşyanın gemi siciline kayıtlı bir mal olduğu, bu malın mülkiyet devrinin sicil dışı gerçekleşebileceği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 868 inci maddesi gereği tarafların şekle tabi olmayan şekilde anlaşmalarının kafi olduğu, mülkiyetin bu şekilde sicil dışı intikal ettiği, bu nedenle davanın reddi nedeni olan “dava konusu geminin miras değil sicilde davalıya ait olması” hususunun önem arzetmediği, dava konusu geminin mülkiyetinin 05.11.2003 tarihinden itibaren 1/5 er oranda davacılara (murisine) ait olmakla birlikte bu hususun 15.05.2008 tarihli sözleşme ile davalı tarafça yazılı olarak da teyit edildiği, ancak nedense sözleşmedeki davalıya ait imzanın davalıya ait olduğunun ortaya çıkarılamadığı, davalının 5 nüsha düzenlenen sözleşmeye davacıların gözü önünde imza attığı, yazılı belgenin sadece teyit amaçlı alındığı hususunun mahkemece gözden kaçırıldığı, tarafların yakın akraba olmaları nedeniyle tanıkla ispat hakkını kullanabilecekleri, imza incelemesine itiraz ettikleri, yeniden imza incelemesi taleplerinin mahkemece reddedildiği, davalının 21.01.2014 tarihli celsede "dava konusu geminin 1/4'ü babama aittir" şeklinde beyanda bulunduğu, 10.12.2015 tarihli celsede "babam 1/4 hissesini şifahen bana verdi” diyerek döndüğü, ikrardan dönmenin mümkün olmadığı, dava dilekçesinde mirasa değil, malik olmak için yapılan katkıya ve gemideki zilyetliğe de dayandıklarını, davayı takip etmeyen davacılara ait masrafın ve vekalet ücretinin diğer davacılara yüklenmesi, daha önce kesinleşen hususlarda tekrar karar verilip lehe avukatlık ücreti ve masrafa hükmedilmesi gerektiği halde yargılama gideri ve avukatlık ücretinin takdirinde hata edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların alacak taleplerine yönelik olarak, Hollanda'dan gönderilen 10.00,00 euronun müteveffa davacı ...'ın eşi ... tarafından gönderildiği, dekontunun dosyada mevcut olduğu, mahkemece davalının beyanına göre ödenmesine karar verilen 9.000,00 TL'nin ödendiğine dair dekontun dosyada olduğu, mahkemenin davalının beyanına atıf yaparak 9.000,00 TL yönünden davayı kabul ettiği, gerek senetle ispat kuralı, gerekse de salt bu beyana dayalı olarak talebin kabul edilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gemi sicilinin mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 202 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 868 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984471700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz