6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2726 E. 2023/6413 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret ortalama tüketici ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/119 E., 2019/514 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/84786 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/117761 kod numarasını alan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı markasının ...+... olarak telaffuz edildiğini ve müvekkilinin markasını birebir içerdiğini, seri marka izlenimi uyandırdığını, kapsamlarının aynı olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-11634 sayılı kararın iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; markaların tamamen görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ortak asli unsurları olan son dört harfi çıkarıldığında davalı tarafın sadece ... ibaresini içerdiği, yazı karakteri gibi görsel farklılıkların, markaları bütünsel olarak ayırt etmeye elverişli olmadığı, markalar arasında görsel ve anlamsal benzerlik olmaması nedeniyle bütünsel benzerlikten söz edilemeyeceği, işitsel benzerlikten hareketle ortalama tüketicilerin taraf markalarının birbiriyle ilişkili, idari/ekonomik bağlantı içinde olduklarını düşünmelerinin söz konusu olmayacağı, bu nedenle, karşılaştırılan markaların bütünsel olarak ve özellikle görsel ve anlamsal açıdan içerdikleri farklılıklar dikkate alındığında birbiri ile benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece mahkemesinin taraf markalarının benzerliğine yönelik değerlendirmesinin eksik ve hatalı bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasının orjinal niteliği yüksek bir marka olduğunu, davalının ... markasının, ...+... ibarelerinden teşekkül ettiğini, "..." ibaresinin, tescil edilmek istenen 5 inci sınıf malları için yaygın kullanılan ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, ... ve ... ibarelerinin birbirleri ile ulanan ibareler olmadığını, halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde "bağlantı" kurabilmesinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "..." markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2726 E.  ,  2023/6413 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/425 Esas, 2021/1494 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/119 E., 2019/514 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/84786 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/117761 kod numarasını alan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı markasının ...+... olarak telaffuz edildiğini ve müvekkilinin markasını birebir içerdiğini, seri marka izlenimi uyandırdığını, kapsamlarının aynı olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-11634 sayılı kararın iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; markaların tamamen görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ortak asli unsurları olan son dört harfi çıkarıldığında davalı tarafın sadece ... ibaresini içerdiği, yazı karakteri gibi görsel farklılıkların, markaları bütünsel olarak ayırt etmeye elverişli olmadığı, markalar arasında görsel ve anlamsal benzerlik olmaması nedeniyle bütünsel benzerlikten söz edilemeyeceği, işitsel benzerlikten hareketle ortalama tüketicilerin taraf markalarının birbiriyle ilişkili, idari/ekonomik bağlantı içinde olduklarını düşünmelerinin söz konusu olmayacağı, bu nedenle, karşılaştırılan markaların bütünsel olarak ve özellikle görsel ve anlamsal açıdan içerdikleri farklılıklar dikkate alındığında birbiri ile benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece mahkemesinin taraf markalarının benzerliğine yönelik değerlendirmesinin eksik ve hatalı bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasının orjinal niteliği yüksek bir marka olduğunu, davalının ... markasının, ...+... ibarelerinden teşekkül ettiğini, "..." ibaresinin, tescil edilmek istenen 5 inci sınıf malları için yaygın kullanılan ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, ... ve ... ibarelerinin birbirleri ile ulanan ibareler olmadığını, halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde "bağlantı" kurabilmesinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "..." markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984456700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.