Yabancı hakem kararına dayalı ihtiyati hacizde tenfiz şartı aranmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/826 E. 2022/981 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para borcuna dayalı ihtiyati haciz talebinde, alacağın yabancı bir hakem kararına dayanması hâlinde, bu kararın tenfiz edilmiş ve tenfiz kararının kesinleşmiş olması şartı aranmaz; ihtiyati haciz geçici hukuki koruma niteliğinde olduğundan icra/infaz işlemi sayılmaz ve İİK 257 uyarınca alacağın yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması yeterlidir. İhtiyati hacze itirazda ileri sürülebilecek sebepler İİK 265'te tahdidi olarak sayılmıştır; tahkim şartının/hakem kararının geçersizliği ve tahkim yargılamasındaki usulsüzlükler bu tahdidi sebepler arasında olmadığından itiraz mahkemesinde incelenemez, bu hususlar ayrı bir yargılamada (tenfiz davasında) değerlendirilir. Teminat miktarı ve türü konusunda kanunda düzenleme bulunmadığından takdir mahkemeye bırakılmıştır.
Ele alınan sorunlar
Yabancı hakem kararına dayalı ihtiyati haciz için tenfiz/kesinleşme şartının aranıp aranmayacağı → ret
İddia: Davalı vekili, tenfiz edilmemiş ve tenfizi kabil olmayan bir yabancı hakem kararına dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yabancı hakem kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmekle birlikte, ihtiyati haciz geçici hukuki koruma niteliğinde olup bir icra ve infaz işlemi değildir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yabancı hakem kararının tenfiz edilmiş ve bu tenfiz kararının kesinleşmiş olması gerekmez; ihtiyati haciz şartlarının İİK'nın 257. maddesi uyarınca değerlendirilmesi yeterlidir. Tek hakem tarafından verilen hakem kararı ile davacının davalıdan hükümde belirtilen tutarda alacaklı olduğuna hükmedilmiş olması, alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığını göstermektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tahkim şartının geçersizliği ve savunma hakkının kısıtlandığına dair itirazların İİK 265 kapsamında itiraz sebebi olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, tahkim sözleşmesini imzalayan kişinin özel yetkisi bulunmadığından tahkim şartının ve hakem kararının geçersiz olduğunu, tahkim yargılamasında tebligat yapılmadan ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiğini, bu nedenle kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri tahdidi olarak düzenlenmiştir; borçlu ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Davalı vekilinin tahkim şartının ve buna bağlı olarak hakem kararının geçersizliğine, tahkim yargılamasında savunma hakkının kısıtlandığına dair ileri sürdüğü itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz nedenlerinden değildir; bu hususlar yargılama neticesinde (tenfiz davası kapsamında) değerlendirilecektir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtiyati haciz teminatının artırılıp artırılmayacağı → ret
İddia: Davacı vekili, alacağın kesinleşmiş bir hakem kararına dayandığından teminat şartı aranmasına gerek bulunmadığını ve teminat artırımının hak arama özgürlüğünü sınırladığını; davalı vekili ise takdir edilen teminatın zararını karşılamaktan uzak olduğunu ve %115 oranına çıkarılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtiyati hacizde teminata ilişkin İİK'nın 259. maddesinde ve yollama yapılan HMK'nın 87. maddesinde alınacak teminat miktarına dair bir düzenleme bulunmamakta olup, teminatın miktarı ve türü konusundaki takdir mahkemeye bırakılmıştır. Somut olayda mahkemece takdir edilen teminat oranı yerleşik yargı uygulamasına göre yeterli düzeydedir ve mahkemenin takdirine göre hükmedilen teminat miktarında orantısızlık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı hakem kararına dayalı ihtiyati haciz talebinde tenfiz ve tenfiz kararının kesinleşmesi şartının aranmayacağına ve ihtiyati hacze itirazda İİK 265'te sayılmayan sebeplerin (tahkim şartının geçersizliği, savunma hakkının kısıtlanması gibi) ileri sürülemeyeceğine ilişkin tespitler yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yabancı hakem kararı↗ tenfiz↗ yaklaşık ispat↗ teminat↗ ihtiyati hacze itiraz↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/826
KARAR NO 2022/981
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/03/2022 (Ara Karar)
NUMARASI 2022/36 Esas
DAVA
İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/06/2022
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile akdettiği 28.09.2020 tarihli çarterparti sözleşmesi ile donatanı olduğu “...” isimli gemiyi yükün 9-12 Ekim 2020 tarihleri arasında Suudi Arabistan’dan, İskenderun'a taşınması için davalıya kiraladığını, çarterparti koşullarını belirleyen bağlantı özetinin ek maddelerinde ve bağlantı özetinde atıf yapılan ... çarterpartinin 19. maddesinde, bu sözleşmeden kaynaklanan ihtilâflar için tahkim yoluna başvurulacağının düzenlendiğini, davalı tarafın 01.10.2020 tarihli bir e-posta ile Suudi Arabistan’a sözde uygulaması beklenen ithalat ambargosu nedeniyle, yükün gemiye belirtilen tarihlerde yüklenemeyeceğini, bu nedenle seferin iptal edildiğini bildirdiğini, tahkim şartı gereğince müvekkili tarafından davalı aleyhine Londra’da tahkim yargılaması başlatıldığını, davalının tahkim yargılamasından haberdar olduğunu brokeri aracılığıyla 25.01.2021 tarihinde teyit ettiğini ve kararın yazılması aşamasında 28.09.2021 tarihli e-posta ile de savunmalarını bildirdiğini,yargılama sonunda tek hakem tarafından verilen 08.10.2021 tarihli hakem kararında, müvekkilinin davası kısmen kabul edilerek davalının müvekkili şirkete 239.708,67-ABD Doları asıl alacak ile 38.017,14-euro yargı gideri ve 6.250-GBP hakem ücretinie ödemesi yönünde karar verildiğini, hakem kararının e-posta yolu ile 21.10.2021 tarihinde, kurye ile de 04.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde davalı tarafça bir itiraz veya iptale ilişkin bir dava açılmadığından kesinleştiğini, müvekkilinin, elinde hakem kararından başka güvence bulunmadığı için alacağını tahsil edememe riskini taşıdığını belirterek, tenfiz talebine konu hakem kararında hüküm altına alınan alacakları için davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 28/09/2020 tarihli çarterparti ile 08/10/2021 hakem kararının Türkçe tercümesinden; davacı ile davalı arasında akdedilen 28.09.2020 tarihli çarterparti sözleşmesi ile davacının donatanı olduğu “...” isimli gemiyi yükün 9-12 Ekim 2020 tarihleri arasında Suudi Arabistan’dan, İskenderun'a taşınması için davalıya kiraladığı, çarterparti koşullarını belirleyen bağlantı özetinin ek maddelerinde ve bağlantı özetinde atıf yapılan ... çarterpartinin 19. maddesinde bu ihtilâfların tahkimde çözümleneceğinin düzenlendiği, hakem kararının davalıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yabancı hakem kararının tenfiz edilmiş olması koşulunun aranmasına gerek bulunmadığı, hakem kararında hüküm altına alınan alacak yönünden İİK'nın 257.
maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, alacağın %10'u oranında teminat karşılığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili; ihtiyati hacze dayanak gösterilen ve tenfiz istemine konu tahkim kararının, gerek New York Sözleşmesi, gerekse 5718 sayılı MÖHUK hükümleri uyarınca yok hükmünde, tenfizi kabil olmayan bir karar olduğunu, davacının iddia ettiği tahkim anlaşmasının davacı ile üçüncü kişi ... Ltd arasında akdedildiğini, ancak müvekkilinin anılan 3. firmaya bu yönde özel bir yetki vermediğinden tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil eden hakem kararının, yargılama süresince müvekkiline tebligat veya herhangi bir bildirim yapılmadan, taraf teşkili sağlanmadan verildiğini, kararın savunma haklarına riayet edilmeden verildiği için Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini ve tenfizi kabil bir karar olmadığını, tenfizi kabil olmayan bir hakem kararı dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, hakem kararı tenfiz edilmediği için alacağın muaccel olmadığını, ayrıca takdir edilen %10 oranındaki teminatın müvekkilinin zararlarının çok altında kaldığını belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına, teminatın alacağın %115'ine kadar arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, yabancı hakem kararı tenfiz kararı kesinleşmeden icra edilemez ise de, bu karara dayanarak ihtiyati haciz istenmesine yasal bir engel bulunmadığı, ihtiyati hacze itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiş olup, tahkim anlaşmasının geçersizliği, tahkim yargılamasındaki tebligatların usulsüzlüğü konusunda ileri sürülen itirazların yasada öngörülen itiraz nedenlerinden olmayıp, yargılama neticesinde değerlendirileceği, bu nedenlerle yabancı hakem kararına konu alacaktan dolayı İİK 257 ve devamı maddelerine göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, İİK'nın 259. maddesinde ve HMK ilgili hükmünde teminata ilişkin bir düzenleme yapılmamış olup, ihtiyati haciz kararında alınacak teminatın miktarı ve nevi konusunda takdirin mahkemeye bırakıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine, teminatın arttırılması talebinin kabulü ile teminat oranının alacağın %20'sine yükseltilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
1-Davacı vekili; alacağın kesinleşmiş bir hakem kararına dayandığını, bu nedenle ihtiyati hacze karar verilebilmesi için teminat şartı aranmasına dahi gerek bulunmadığını,teminatın artırılması kararı ile müvekkilinin hak arama özgürlüğünün sınırlandırıldığını belirterek, kararın teminatın artırılmasına yönelik kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili;tahkim sözleşmesinin müvekkili şirketi bağlamadığını, New York Sözleşmesinin 5/1-a maddesi gereğince sözleşmeyi imzalayanın yetkili olması gerektiğini, sözleşmeyi imzalayan ... Ltd unvanını kullanan Hızır Karaer'e müvekkili tarafından, adına tahkim sözleşmesi yapma yönünde bir özel yetki verilmediğini, bu nedenle geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu,tebligat yapılmayarak savunma hakkının kısıtlandığını, hakem kararının iptal davası açma süresinden bir gün önce müvekkiline tebliğ edildiğini, bu nedenle kararın tenfizinin mümkün olmadığını,tenfizi kabil olmayan bir karara istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, takdir edilen teminatın müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve teminatın %115 oranına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararına yönelik itiraza ilişkindir.İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; madde hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder."İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça, tek hakem ... tarafından İngiliz hukukuna göre verilmiş olan 08.10.2021 tarihli yabancı hakem kararının tenfizi talebi ile açılan davada, İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Yabancı hakem kararının icra edilebilmesi için, Türk Mahkemeleri tarafından tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Yabancı hakem kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için, söz konusu kararın tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmekle birlikte, bilindiği üzere ihtiyati haciz işlemi geçici hukuki koruma kararı niteliğinde olup, bir icra ve infaz işlemi niteliği taşımamaktadır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, söz konusu yabancı hakem kararının tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmemekle birlikte, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığının İİK'nın 257. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Tek hakem tarafından verilen 08.10.2021 tarihli yabancı hakem kararı ile, davacının davalıdan hükümde belirtilen tutarda alacaklı olduğuna hükmedildiği, söz konusu hakem kararı doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek şekilde delil mevcut olduğu, bu suretle alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin, tahkim şartının ve buna bağlı olarak hakem kararının geçersizliğine, tahkim yargılamasında müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığına dair ileri sürdüğü itiraz nedenleri ise İİK'nın 265.
maddesinde düzenlenmiş olan itiraz nedenlerinden değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan ihtiyati hacizde teminata ilişkin İİK'nın 259. maddesinde ve yollama yapılan HMK'nın 87. maddesinde alınacak teminat miktarına ilişkin bir düzenleme yapılmamış, alınacak teminatın miktarı ve türü konusunda takdir mahkemeye bırakılmıştır. Bu kapsamda somut olayda mahkemece takdir edilen teminat oranı yerleşik yargı uygulamasına göre yeterli düzeyde olup, mahkemenin takdirine göre alınmasına hükmedilen teminat miktarıda orantısızlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı ve davalı vekilinin teminat oranına yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/98380 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi