6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2769 E. 2023/6289 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine mahsus takip illetten mücerretlik işletme devri mücerretlik organik bağ muvazaa tüzel kişilik bono vade haciz iflas taahhütname taşıyan tacir dava sebebi yükleten (shipper) dahili dava ibraz temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından, dava dışı Desen Ders Kitapları Bas. Yay. Reklam Kırt. Gayr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden sadır olan 4 adet bono toplamı karşılığı olarak 288.000,00 TL alacak nedeni ile davalının sorumluğu olduğu, zira dava dışı Desen Ders Kitapları Bas. Yay. Reklam Kırt.Gayr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'e ait olan Özel Ankara Bilgin İlkokulu isimli işletmenin davalı tarafından devralındığı, davalı ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 28. Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca da, davalının borçtan sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından başlatılan icra takibinin kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile değil, genel haciz yolu ile takibe ilişkin olduğu, davalı ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 37. Noterliğine ait 18.11.2015 tarihli sözleşme uyarınca, dava dışı firmanın değil, yalnızca dava dışı firmaya ait bir işletmenin devrinin gerçekleştirildiği, bu anlamda devreden şirketin borçlarından davalı şirketin doğrudan sorumlu olmasının düşünülemeyeceği, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 28. Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca; Ankara 37. Noterliğine ait 18.11.2015 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak, 'Kurumun borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlarda dahil olmak üzere kurumu devir ettiğimizi /devir aldığımızı'' beyan ederiz şeklinde belirleme yapıldığı anlaşılmakta ise de, bu belirlemenin ancak sözleşmenin tarafları arasında hüküm doğuracağı, yine davacı tarafça, davalı ve dava dışı borçlu firma arasında organik bağ ve işyeri devrine konu işletme bakımından şirketlerin birbirinin devamı şirketler olduğu, şirket yönetici ve bir kısım hissedarlarının aynı olduğu iddiası ile takip borçlusu ile dava dışı şirket arasında yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasının da davada ileri sürülmemiş olmasına göre, anılan ek sözleşme uyarınca davacının, davalıdan talepte bulunamayacağı, bir an için davacının, Ankara 28. Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca davalıdan talepte bulunabileceği kabul edilse dahi, noterce tanzim edilen iş bu sözleşmenin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumlan Yönetmeliği “Devir ve kurucu temsilcisi değişikliği” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için ibrazı gerekli belgeler kapsamında düzenlenmesi zorunlu belge niteliğinde olup, yine maddenin düzenlenme şekli ve amacı nazara alındığında, anılan düzenlemede yer alan ''kurumun borç ve alacakları'' ifadesinin kurumla ilgili iş ve işlemlerden oluşan ödeme ve alacakları kapsadığı, devreden şirketin, diğer borç ve alacaklarını kapsadığı şeklinde bir yorumun, düzenlemenin amacına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi gereğince davalıdan talepte bulunabileceği, dava dışı şirketin borçlarını ödeyeceğini noter kanalıyla taahhüt ettiğini, mahkemenin davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin sadece tarafları bağlayacağı benimsemesinin yanlış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf alacağına dayanak olarak, dava dışı Desen Ders Kitapları... Ltd. Şti.'ne ait ilkokulu işletme hakkı ile birlikte noter senedi ile devir aldığını, bu devir sözleşmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince dava dışı şirketin davalıdan olan alacaklarını da devir aldıkları hukuki sebebine dayandırdığı, ancak söz konusu 18.11.2015 tarihli devir sözleşmesi davalı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı, her iki şirket arasında yapılan sözleşme sadece işletmenin devri ile alakalı olup, illetten mücerret olan davaya konu kambiyo senetlerini de kapsadığının kabul edilemeyeceği, aynı şekilde mahkemece Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen, kurumun borç ve alacakları ibaresinden, kurumla ilgili iş ve işlemler olduğu kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının yasadan kaynaklanan ve noter sözleşmesi ile üstlenilen borcun ödenmemesi karşısında yapılan takibe yönelik itirazının haksız olduğunu, yönetmelik hükmünün açık ve net olduğunu, belirtilen yönetmelik gereği verilen taahhütnamenin de açık olduğunu, işletmeyi devir alan davalının tacir-tüzel kişi olduğunu, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, kendisinden beklenen inceleme, araştırmayı yapmayan ve taahhütnameyi verirken devir edenin borcu bulunup bulunmadığını soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının bunun sonuçlarına da katlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13958 E. 2015/3682 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2769 E.  ,  2023/6289 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından 4 adet bonodan doğan alacağın tahsili için dava dışı Desen Ders Kitapları Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine hacze gidildiğini, haciz işlemi sırasında dava dışı şirketin işletmeyi davalı şirkete devir ettiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından, dava dışı Desen Ders Kitapları Bas. Yay. Reklam Kırt. Gayr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden sadır olan 4 adet bono toplamı karşılığı olarak 288.000,00 TL alacak nedeni ile davalının sorumluğu olduğu, zira dava dışı Desen Ders Kitapları Bas. Yay. Reklam Kırt.Gayr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'e ait olan Özel Ankara Bilgin İlkokulu isimli işletmenin davalı tarafından devralındığı, davalı ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 28. Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca da, davalının borçtan sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından başlatılan icra takibinin kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile değil, genel haciz yolu ile takibe ilişkin olduğu, davalı ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 37.

Noterliğine ait 18.11.2015 tarihli sözleşme uyarınca, dava dışı firmanın değil, yalnızca dava dışı firmaya ait bir işletmenin devrinin gerçekleştirildiği, bu anlamda devreden şirketin borçlarından davalı şirketin doğrudan sorumlu olmasının düşünülemeyeceği, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında tanzim edilen Ankara 28. Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca; Ankara 37. Noterliğine ait 18.11.2015 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak, 'Kurumun borç ve alacaklarının vadesi gelmemiş olanlarda dahil olmak üzere kurumu devir ettiğimizi /devir aldığımızı'' beyan ederiz şeklinde belirleme yapıldığı anlaşılmakta ise de, bu belirlemenin ancak sözleşmenin tarafları arasında hüküm doğuracağı, yine davacı tarafça, davalı ve dava dışı borçlu firma arasında organik bağ ve işyeri devrine konu işletme bakımından şirketlerin birbirinin devamı şirketler olduğu, şirket yönetici ve bir kısım hissedarlarının aynı olduğu iddiası ile takip borçlusu ile dava dışı şirket arasında yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasının da davada ileri sürülmemiş olmasına göre, anılan ek sözleşme uyarınca davacının, davalıdan talepte bulunamayacağı, bir an için davacının, Ankara 28.

Noterliğine ait 09.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca davalıdan talepte bulunabileceği kabul edilse dahi, noterce tanzim edilen iş bu sözleşmenin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumlan Yönetmeliği “Devir ve kurucu temsilcisi değişikliği” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için ibrazı gerekli belgeler kapsamında düzenlenmesi zorunlu belge niteliğinde olup, yine maddenin düzenlenme şekli ve amacı nazara alındığında, anılan düzenlemede yer alan ''kurumun borç ve alacakları'' ifadesinin kurumla ilgili iş ve işlemlerden oluşan ödeme ve alacakları kapsadığı, devreden şirketin, diğer borç ve alacaklarını kapsadığı şeklinde bir yorumun, düzenlemenin amacına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi gereğince davalıdan talepte bulunabileceği, dava dışı şirketin borçlarını ödeyeceğini noter kanalıyla taahhüt ettiğini, mahkemenin davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin sadece tarafları bağlayacağı benimsemesinin yanlış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf alacağına dayanak olarak, dava dışı Desen Ders Kitapları... Ltd. Şti.'ne ait ilkokulu işletme hakkı ile birlikte noter senedi ile devir aldığını, bu devir sözleşmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince dava dışı şirketin davalıdan olan alacaklarını da devir aldıkları hukuki sebebine dayandırdığı, ancak söz konusu 18.11.2015 tarihli devir sözleşmesi davalı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı, her iki şirket arasında yapılan sözleşme sadece işletmenin devri ile alakalı olup, illetten mücerret olan davaya konu kambiyo senetlerini de kapsadığının kabul edilemeyeceği, aynı şekilde mahkemece Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen, kurumun borç ve alacakları ibaresinden, kurumla ilgili iş ve işlemler olduğu kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının yasadan kaynaklanan ve noter sözleşmesi ile üstlenilen borcun ödenmemesi karşısında yapılan takibe yönelik itirazının haksız olduğunu, yönetmelik hükmünün açık ve net olduğunu, belirtilen yönetmelik gereği verilen taahhütnamenin de açık olduğunu, işletmeyi devir alan davalının tacir-tüzel kişi olduğunu, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, kendisinden beklenen inceleme, araştırmayı yapmayan ve taahhütnameyi verirken devir edenin borcu bulunup bulunmadığını soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının bunun sonuçlarına da katlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982070000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.