YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2567 E. 2023/6318 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili ve davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "FİT" asıl unsurlu markaların 2000 yılından itibaren müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise 19.01.2017 başvuru tarihinde 2017/04860 sayılı "OBA Makarna fit" ibareli marka başvurusunu aynı mal ve hizmet sınıfları için yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait "FİT" ibareli markalarla davalı başvurusunun hem esas unsur hem de kapsamlarının birebir aynı olmasından dolayı benzer olduklarını ve bu benzerliğin iltibasa yol açacağını, davalı Şirketin ticaret unvanının başvuru markasında kullanıldığını, ticaret unvanının diğer ibarelerle birlikte marka tescil başvurusuna konu oluşturması halinde esas unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek 27.02.2018 tarihli TPMK YİDK'in 2018-M-6051 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davacı markalarının ana unsuru "FİT" ibaresi iken müvekkilinin markasında bu ibarenin tali unsur olarak kullanıldığını, markaların logo bakımından da farklı olduğunu, davacı markaları düz yazıdan oluşurken müvekkili markasının kendisine ait logosunun bulunduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "OBA Makarna fit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsur olan FİT ibaresinin davalı başvuru markasında tali unsur olarak kullanıldığı, asli ve baskın unsurun ise OBA olduğu, diğer yönden FİT ibaresinin özellikle üzerinde kullanıldığı ürünlerin diyet ürünler olduğunu işaret etmek üzere gıda sektöründe yaygın kullanımı bulunan bu ibare olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "FİT" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla aynı ve/veya benzer olduğu, dava konusu başvuruda "OBA" ibaresinin kırmızı ve büyük puntolarla dikkat çekecek şekilde konumlandırıldığı, "Makarna" ve "fit" kelimelerinin ise marka kombinasyonunda "Oba" ibaresine nispeten daha küçük harflerle bu ibarenin alt kısmında beyaz ve yeşil renkler kullanılmak suretiyle yer aldığı, başvuruda yer alan "makarna" ibaresinin de başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt ediciliği olmadığından, dava konusu başvuruda ayırt ediciliği sağlayan, marka algısı oluşturan esas unsurun "fit" ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun da "FİT" ibaresinden oluştuğu, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesinin bulunmadığı, "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih ve 2018/4202 E., 2019/5804 K. sayılı kararında, ""fit" ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da markanın asıl unsurları arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen mal ve hizmet sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek şekilde benzer olduğunun kabulü gerektiği" belirtildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki kabulüne itibar edilmediği, taraf markalarının arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 27.07.2018 tarih, 2018-M-6051 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2017/04860 sayılı "Oba Makarna Fit" ibareli markanın hükümszülüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının arasında benzerlik bulunmadığını, markaların kavram, görsel, telaffuz bakımından farklı olduğunu, başvuru konusu markanın esas unsuru OBA iken, itiraza mesnet markaların esas unsurunun FİT olduğunu, ayırt ediciliği düşük olan FİT ibaresine ayırt ediciliği sağlayan farklılıkların yapıldığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduklarını, markalardaki esas unsur ve tali unsur ayrımının yapılmasının gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi.
2. 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava YİDK kararının iptali ile 2017/04860 sayılı " OBA Makarna fit" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı markasındaki FİT ibaresinin tali olarak kullanıldığı, baskın unsurun OBA ibaresi olduğu, bu nedenle davacının FİT ibareli markaları ile davalı markasının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince OBA ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğu, "Makarna" ibaresinin başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt ediciliğinin olmadığı, markada ayırt ediciliği sağlayan tek unsurun "fit" ibaresi olduğu, bu nedenle markaların arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, markanın başvuru tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasına göre benzerlik karşılaştırması yapılırken davacının itiraza mesnet FİT esas unsurlu markaları ile davalının " OBA Makarna fit" ibareli başvuru markasının bütünsel olarak karşılaştırılması gerekmekte olup, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde anılan madde kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8679 E. 2023/3149 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… a fit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsur olan FİT ibaresinin davalı başvuru markasında tali unsur olarak kullanıldığı, asli ve baskın unsurun ise OBA olduğu, diğer yönden FİT ibaresinin özellikle üzerinde kullanıldığı ürünlerin diyet ürünler olduğunu işaret etmek üzere gıda sektöründe yaygın kullanımı bulunan bu ibare olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "FİT" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun «haksız rekabet» oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… et sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek şekilde benzer olduğunun kabulü gerektiği" belirtildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu yönündeki kabulüne itibar edilmediği, taraf markalarının arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 27.07.2018 tarih, 2018-M-6051 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2017/04860 sa …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının esas unsurlarının "FİT" ibaresinden oluştuğunu bu nedenle markaların «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, dava konusu markada yer alan "MUS" ibaresinin bir tür çikolatalı tatlı olup tescil edilmek istenen 30 uncu gıda emtiaları «ayırt ediciliği» olmayan tanımlayıcı bir ibare olması nedeniyle iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağını, "MUS" ve "FİT" ibarelerinden meydana gelen dava konusu markada vurgunun "FİT" ibaresinde bulunduğunu, markaların tescil kapsamlarının da aynı olduğunu, Mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin yok sayıldığını, «uyuşmazlık konusu» 30 uncu sınıfın gıda ürünlerini içerdiğini, anılan malların tüketim amacı, nispeten daha ucuz olması erişimin oldukça kolay bulunması gibi nedenlerle markalar aras …
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararlarının iptali istemli açılan davalarda «husumet», Kurum ile birlikte karar sonucu hakları etkilenecek kişi veya kişilere de yöneltilmesi gerektiği, her ne kadar «feragat» dilekçesinde davalı yönünden davaya devam edildiği ifade edilmekteyse de diğer davalı yönünden feragat edildikten sonra davalı müvekkili yönünden davaya devam edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı markaları ile davalı markasının esas unsurlarının farklı olduğunu, davalı markası, davacı markasından farklı bir birlik ve bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğunu, incelemenin bu bütünsellik dikkate alınarak yapılması gerektiğini, markalarda yaratılan algının farklı olduğunu, yeni markada «ayırt edicilik» sağlandığını, başvuru konusu marka ile benzer imajda davacı markası bulunmadığını, kısa markaların bütünsel olarak kolaylıkla algılanabileceği ve yapılan değişikliklerin daha çok dikkat çekici olacağını, davacı markasının tek heceli olduğu, dava konusu marka ise birden fazla hece içerdiğini, davacı markasında yer almayan unsurlara esas unsur olarak yer verildiğini, markalarda vurguyu «taşıyan» ilk kısım farklı olduğunu, «ortalama tüketici» kitlesi markanın tamamını görerek algılayacağını, markalar arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kararı yerleşik içtihatlarla da çelişkili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bo …
… USFİT" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · feragat · taşıyan · husumet
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararlarının iptali istemli açılan davalarda «husumet», Kurum ile birlikte karar sonucu hakları etkilenecek kişi veya kişilere de yöneltilmesi gerektiği, her ne kadar «feragat» dilekçesinde davalı yönünden davaya devam edildiği ifade edilmekteyse de diğer davalı yönünden feragat edildikten sonra davalı müvekkili yönünden davaya devam edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı markaları ile davalı markasının esas unsurlarının farklı olduğunu, davalı markası, davacı markasından farklı bir birlik ve bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğunu, incelemenin bu bütünsellik dikkate alınarak yapılması gerektiğini, markalarda yaratılan algının farklı olduğunu, yeni markada «ayırt edicilik» sağlandığını, başvuru konusu marka ile benzer imajda davacı markası bulunmadığını, kısa markaların bütünsel olarak kolaylıkla algılanabileceği ve yapılan değişikliklerin daha çok dikkat çekici olacağını, davacı markasının tek heceli olduğu, dava konusu marka ise birden fazla hece içerdiğini, davacı markasında yer almayan unsurlara esas unsur olarak yer verildiğini, markalarda vurguyu «taşıyan» ilk kısım farklı olduğunu, «ortalama tüketici» kitlesi markanın tamamını görerek algılayacağını, markalar arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kararı yerleşik içtihatlarla da çelişkili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bo …
Davacı vekili 21.01.2019 tarihli dilekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan «davadan feragat» ettiklerini, davalı TPMK yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili 25.01.2019 tarihli «feragat» dilekçesinde açıkça sadece davalı şirket yönünden davasından feragat ettiğini, davalı TPMK aleyhine açtıkları davaya devam ettiklerini bildirdiğinden, davacı tarafın feragatinin davadaki marka hükümsüzlüğü istemi yönünden olduğu kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta, taraf markalarının sınıfsal açıdan benzerliği hususu değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının başvurusunun kapsamında bulunan 30 uncu sınıfta yer mallar ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında 30 uncu sınıfta yer alan malların aynı/aynı tür olduğu, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının aradığı ilk şart olan emtia benzerliği şartının somut uyuşmazlıkta sağlandığı, davalının "MUSFİT" ibareli markasında, "mus" ibaresinin marka başvurusuna «ayırt edicilik» katmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsuru olan "fit" ibaresinin aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında işaretler yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de davacının davalı Kurum nezdindeki itirazında «kötü niyet» iddiasına dayanmadığından bu davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından kötü niyet iddiasını ileri süremeyeceği gibi bu iddianın da ispat edilemediği gerekçe …
Bölge Adliye Mahkemesince davalının "MUSFİT" ibareli markasında, "mus" ibaresinin marka başvurusuna «ayırt edicilik» katmadığı, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsuru olan "fit" ibaresinin aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında işaretler yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de davacının davalı Kurum nezdindeki itirazında «kötü niyet» iddiasına dayanmadığından bu davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından kötü niyet iddiasını ileri süremeyeceği gibi bu iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, marka hükümsüzlüğü nedeniyle açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2567 E. , 2023/6318 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ 06.09.2018
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili ve davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "FİT" asıl unsurlu markaların 2000 yılından itibaren müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise 19.01.2017 başvuru tarihinde 2017/04860 sayılı "OBA Makarna fit" ibareli marka başvurusunu aynı mal ve hizmet sınıfları için yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait "FİT" ibareli markalarla davalı başvurusunun hem esas unsur hem de kapsamlarının birebir aynı olmasından dolayı benzer olduklarını ve bu benzerliğin iltibasa yol açacağını, davalı Şirketin ticaret unvanının başvuru markasında kullanıldığını, ticaret unvanının diğer ibarelerle birlikte marka tescil başvurusuna konu oluşturması halinde esas unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek 27.02.2018 tarihli TPMK YİDK'in 2018-M-6051 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davacı markalarının ana unsuru "FİT" ibaresi iken müvekkilinin markasında bu ibarenin tali unsur olarak kullanıldığını, markaların logo bakımından da farklı olduğunu, davacı markaları düz yazıdan oluşurken müvekkili markasının kendisine ait logosunun bulunduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "OBA Makarna fit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsur olan FİT ibaresinin davalı başvuru markasında tali unsur olarak kullanıldığı, asli ve baskın unsurun ise OBA olduğu, diğer yönden FİT ibaresinin özellikle üzerinde kullanıldığı ürünlerin diyet ürünler olduğunu işaret etmek üzere gıda sektöründe yaygın kullanımı bulunan bu ibare olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "FİT" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "OBA Makarna fit" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla aynı ve/veya benzer olduğu, dava konusu başvuruda "OBA" ibaresinin kırmızı ve büyük puntolarla dikkat çekecek şekilde konumlandırıldığı, "Makarna" ve "fit" kelimelerinin ise marka kombinasyonunda "Oba" ibaresine nispeten daha küçük harflerle bu ibarenin alt kısmında beyaz ve yeşil renkler kullanılmak suretiyle yer aldığı, başvuruda yer alan "makarna" ibaresinin de başvuru kapsamındaki mallar yönünden ayırt ediciliği olmadığından, dava konusu başvuruda ayırt ediciliği sağlayan, marka algısı oluşturan esas unsurun "fit" ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun da "FİT" ibaresinden oluştuğu, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesinin bulunmadığı, "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih ve 2018/4202 E., 2019/5804 K. sayılı kararında, ""fit" ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da markanın asıl unsurları arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen mal ve hizmet sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek şekilde benzer olduğunun kabulü gerektiği" belirtildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki kabulüne itibar edilmediği, taraf markalarının arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 27.07.2018 tarih, 2018-M-6051 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2017/04860 sayılı "Oba Makarna Fit" ibareli markanın hükümszülüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının arasında benzerlik bulunmadığını, markaların kavram, görsel, telaffuz bakımından farklı olduğunu, başvuru konusu markanın esas unsuru OBA iken, itiraza mesnet markaların esas unsurunun FİT olduğunu, ayırt ediciliği düşük olan FİT ibaresine ayırt ediciliği sağlayan farklılıkların yapıldığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Oba Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduklarını, markalardaki esas unsur ve tali unsur ayrımının yapılmasının gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi.
2. 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava YİDK kararının iptali ile 2017/04860 sayılı " OBA Makarna fit" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı markasındaki FİT ibaresinin tali olarak kullanıldığı, baskın unsurun OBA ibaresi olduğu, bu nedenle davacının FİT ibareli markaları ile davalı markasının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince OBA ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğu, "Makarna" ibaresinin başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt ediciliğinin olmadığı, markada ayırt ediciliği sağlayan tek unsurun "fit" ibaresi olduğu, bu nedenle markaların arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, markanın başvuru tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasına göre benzerlik karşılaştırması yapılırken davacının itiraza mesnet FİT esas unsurlu markaları ile davalının " OBA Makarna fit" ibareli başvuru markasının bütünsel olarak karşılaştırılması gerekmekte olup, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde anılan madde kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dairenin yerleşmiş uygulamaları göz önünde bulundurulduğunda, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.12.2022 tarihli, 2021/5253 E., 2022/9184 K., 19.10.2022 tarihli, 2021/3287 E., 2022/7164 K., 10.10.2022 tarihli, 2021/2673 E., 2022/6801 K., 02.12.2019 tarihli, 2019/1049 E., 2019/7730 K., 04.12.2017 tarih, 2016/5288 E., 2017/6808 K., 25.09.2019 tarihli, 2018/4202 E., 2019/5804 K., 03.03.2020 tarihli, 2019/3833 E., 2020/2305 K., ve 14.06.2021 tarihli, 2020/6329 E., 2021/5023 K. örnek kararlarda olduğu gibi) usul ve Yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmek gerekirken aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982047500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz