6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kira sözleşmesinde yakıt bedeli mahsubu ve ödeme vadesi nedeniyle itirazın iptali reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/898 E. 2022/991 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki sözleşmede fatura bedellerinin belirli bir süre (örneğin 60-90 gün) içinde ödeneceği ve bu bedelden karşı tarafa sağlanan başkaca edimlerin (örn. yakıt bedeli) mahsup edileceği kararlaştırılmışsa, icra takibinin başlatıldığı tarihte bu vade henüz dolmamış olduğu takdirde alacak muaccel hale gelmemiş sayılır ve sözleşmede öngörülen mahsup hükümleri de uygulanır; tarafların önceki bazı ödemeleri sözleşmedeki vadeden önce yapmış olması, tek başına sözleşme hükmünün aksine bir teamül oluştuğunu göstermez.

Ele alınan sorunlar

Fatura alacağından yakıt bedelinin mahsup edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davalının haricen ödeme yapmasının ve yakıt bedeli savunmasının göz önüne alınmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 3. maddesinde davalının uygun görmesi halinde davacıya yakıt temini için araç tanıma sistemi kurulabileceği ve bu durumda davacının kullandığı yakıt bedelinin kendisine ödenecek kira bedelinden kesilmesine muvafakat ettiği, sözleşmenin 6.6. maddesinde ise tedarikçinin hak edişinin %50'si kadar yakıtı davalının anlaşmalı yakıt firmasından almak zorunda olduğu ve yüklenen yakıt tutarının hak edişten kesilmesini kabul ettiği düzenlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracına toplam 5.132,71-TL tutarında yakıt yüklendiği, bunun 2.260,44-TL'sinin takip konusu faturalar dönemine ait olduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin bu hükümleri dikkate alındığında, davacı aracına yüklenen yakıt bedelinin davacının hak edişinden düşülmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Takip tarihinde fatura alacağının muaccel olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının önceki faturaları ortalama 40 gün içinde ödediğini, taraflar arasında oluşan teamül dikkate alındığında takip tarihinde faturaların vadelerinin dolduğunu, sözleşmedeki 60-90 günlük vadenin TTK 1530/5 maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davacının 30.09.2018 tarihli faturasının ödeme vadesi azami 90 gün olarak 30.12.2018, 31.10.2018 tarihli faturasının ödeme vadesi ise 31.01.2019'dur. İcra takibi 13.12.2018 tarihinde başlatılmış olmakla, takip tarihi itibariyle fatura alacağı henüz muaccel olmamıştır. Davalı tarafından yapılan 16.220,93-TL tutarlı ödemenin tarihi 30.12.2018 olup, tarih itibariyle sözleşme hükümlerine uygundur. Davalı tarafından daha önce iki faturanın sözleşmedeki vade tarihlerinden önce ödenmiş olması, bu konuda taraflar arasında teamül oluştuğunu kabule yeterli değildir. Bu durumda davalının fatura borcunu davacıya vadesinde ödediği, davalı tarafından ödenen yakıt bedellerinin mahsubu sonucunda davacının takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede öngörülen ödeme vadesi ve mahsup hükümlerinin, takip tarihindeki muacceliyet değerlendirmesinde esas alınacağı; tarafların sözleşme vadesinden önce yaptığı münferit ödemelerin tek başına teamül oluşturmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer kira/hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan alacak uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali muacceliyet mahsup teamül ticari satım hak ediş

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/898

KARAR NO 2022/991

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/10/2021

NUMARASI 2019/661 Esas 2021/697 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki taşımacılık işinden kaynaklı ticari ilişki nedeniyle ilgili müvekkilinin davalı şirkete faturalar keşide ettiğini, ancak davalı şirketin toplam 18.914,67-TL tutarındaki bir kısım fatura bedelini ödemediğini, davalı şirkete 29.11.2019 tarihinde ihtarname keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Gebze ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz tarihinden sonra müvekkiline haricen 16.220,93-TL ödeme yaptığını, böylece müvekkilinin asıl alacak bakımından bakiye 2.693-TL alacak ve tüm asıl alacak bakımından hak edilen feri alacakların kaldığını, davalı şirketin haricen ödeme yaparak dolaylı olarak borcu kabul ettiğini, icra dosyasına itiraz dilekçesi sunmasına rağmen davalının müvekkiline yaptığı ödeme ile asıl alacağı kabul ettiğini, dolayısı ile en azından bu alacak miktarı üzerinden vekalet ücreti, faiz, masrafı ödemek zorunda olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, 2.693-TL asıl alacak tutarı ve bu tutara işleyecek faiz ile kabul edilen 16.220,93-TL asıl alacak ile ayrıca bakiye 2.693,74-TL asıl alacak için davacı lehine doğan feri alacaklar bakımından takibin devamına, davalı aleyhine alacağın tamamı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; araç kiralama sözleşmesi gereğince yakıt bedellerinin, davacının hak edişinden kesilmekte olup, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, bu konuda sözleşmenin 3. maddesinde hüküm bulunduğunu, buna göre müvekkili tarafından davacı aracına yükleme yapılacak yakıt bedelinin, davacının fatura bedelinden düşülmesi gerektiğini, bu kapsamda davacının aracına alınan yakıt bedelinin yakıt kartına yüklendiğini, 2.693-TL alacak yönünden davanın reddi gerektiğini, sözleşmenin 3. maddesine göre müşteri tarafından müvekkiline ödeme yapıldıktan sonra 60-90 günlük sürede davacıya ödeme yapılması gerektiğini, takip tarihinde faturaların ödeme vadesinin henüz gelmediğini, bu nedenle 16.220,93-TL alacak yönünden de davanın reddinin gerektiğini, bu alacağın vadesinde davacıya ödendiğini, davadan önce dava konusu borç tamamen ödendiğinden davacının işbu davada hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından 18.914,67-TL faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, alınan bilirkişi raporunda davalının sözleşmenin 3. maddesine göre 60-90 günlük ödeme süresinin takip tarihinde dolmadığının tespit edildiği, davacı tarafından davalı ile arasında akdedilen sözleşme gereği vadesi gelmeyen faturadan kaynaklı alacak için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; bilirkişi raporunda müvekkilinin 2.693-TL alacağı bulunduğunun belirlendiğini,davalının önceki faturaları ortalama 40 gün içinde ödediğini, müvekkilinin ise 30.09.2018 tarihli faturayı 74 gün, 31.10.2018 tarihli faturayı ise 43 gün sonra icra takibine koyduğunu, vade günü geçmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, kararlaştırılan ödeme vadesinin TTK'nın 1530/5 maddesine aykırı olduğunu, taraflar arasında uygulanmış 40 günlük vade de dikkate alındığında takip tarihinde faturaların vadelerinin dolduğunu, ayrıca davalının haricen ödemesi ve yakıt bedeli savunması göz önüne alındığında davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra takibinden sonra ödeme nedeniyle alacağın ferileri hakkında hüküm kurulmamış olmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki kiralama sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya personel taşıma hizmeti verildiği, davacı tarafından 30.09.2018 tarihli 11.601,39-TL bedelli ve 31.10.2018 tarihli 7.313,25-TL olmak üzere toplam 18.914,67-TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, davalı tarafça 16.220,93-TL borcun takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce olmak üzere 30.12.2018 tarihinde ödenmiş olduğu, davacı tarafından 2.693-TL bakiye asıl alacak ile takipten sonra ödenen tutarın ferilerinin tahsili istemiyle itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflarca imzalanan sözleşmenin 3.

maddesinde; günlük kira bedelinin, müşteri tarafından davalıya yapılacak ödemeyi takiben 60-90 günlük periyotlarda davalı tarafından davacıya ödeneceği, davalının uygun görmesi halinde davacıya yakıt temini için araç tanıma sistemi kurulabileceği, bu durumda davacının araç tanıma sistemini kullanarak aldığı yakıt bedelinin, kendisine ödenmesi gereken kira bedelinden kesilmesine muvafakat ettiği, yine sözleşmenin 6.6 maddesinde ise, tedarikçinin hak edişinin %50'si kadar yakıtı davalının anlaşmalı yakıt firmasından almak zorunda olduğu, yüklenen yakıt tutarının davacının hak edişinden kesilmesini kabul ettiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalının sunduğu kayıtlara göre 2.260,44-TL'si takip konusu faturalar dönemine ait olmak üzere davacı aracına toplam 5.132,71-TL tutarında yakıt yüklemesi yapıldığı, davacının aldığı yakıt bedellerinin alacaktan düşülmesi sonucunda davacının bakiye 16.220,93-TL alacağının kaldığı tespit edilmiştir.

Sözleşmenin yukarıda belirtilen 3 ve 6. maddeleri dikkate alındığında, davacı aracına yüklenen yakıt bedelinin davacının hak edişinden düşülmesi yerindedir. Yine sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davacının 30.09.2018 tarihli faturasının ödeme vadesi azami 90 gün olarak 30.12.2018, 31.10.2018 tarihli faturasının ödeme vadesi ise 31.01.2019'dur. İcra takibi 13.12.2018 tarihinde başlatılmış olmakla, takip tarihi itibariyle fatura alacağı henüz muaccel olmamıştır. Davalı tarafından yapılan 16.220,93-TL tutarlı ödemenin tarihi ise 30.12.2018 olup, tarih itibariyle sözleşme hükümlerine uygundur. Davalı tarafından daha önce iki faturanın sözleşmedeki vade tarihlerinden önce ödenmiş olması ise, bu konuda taraflar arasında teamül oluştuğunu kabule yeterli değildir.

Bu durumda davalının fatura borcunu davacıya vadesinde ödediği, davalı tarafından ödenen yakıt bedellerinin mahsubu sonucunda, davacının takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunmadığı anlaşılmakla,davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 26-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/98204 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.