YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2644 E. 2023/6167 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ tebligat↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 E., 2021/365 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Türk Patent vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin adına tescilli "ekol healthcare", "ekol speedy”, “operated by ekol", "ekol logistics" markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer "ECOLINES" ibareli markayı tescil ettirmek için davalı şirketin başvuruda bulunduğunu, başvuruya yapmış oldukları itirazların YİDK tarafından reddedildiğini, halbuki davalının markasının anlam karmaşası taşıdığı ve ayırt edici bir özelliği bulunmadığını, markaların kelime olarak birbirine benzediğini, davalının markasının kendi markalarının bir devamı imiş gibi algılanmasına ve müşteriler arasında iltibasa yol açacağını, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı şirketin 2015/110595 sayılı "ECOLINES" ibareli markasının tescili halinde iptalini, hükümsüz sayılmasına, markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu, yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirketin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan bir şirket olduğu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ülkemiz tarafından tanınmamakta olup anılan yönetim ile diplomatik, siyasi, hukuki ve ekonomik herhangi bir ilişkimiz bulunmadığından davalı şirkete tebligat yapılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu başvuru markası sahibi davalı şirketin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca taraf ehliyetinin bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı, bu olanaklara sahip bulunamayacağından marka başvurusunun da baştan reddedilmesi gerekirken aksi işlem yapılmasının doğru kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu 2015/110595 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Türk Patent vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK kararlarının kararın verildiği tarihteki mevcut duruma göre incelenip karara bağlanabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hukuk kurallarına göre tüzel kişilik kazanmış bulunan davalı şirketin, 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca taraf ehliyetinin bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gerekçesiyle davalı Türk Patent vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Türk Patent vekili temyiz dilekçesinde özetle; Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) Madrid üyesi olarak geçerli saydığı bir ülke ofisinden gelen başvurunun ulusal bir başvuru gibi değerlendirileceğinden söz konusu başvurunun Türk Patent tarafından doğrudan reddedilmesinin söz konusu olmadığını, Güney Kıbrıs Rum Kesiminin WIPO kapsamında Madrid Birliği üyesi sıfatında olup üye ülke sıfatındaki Güney Kıbrıs Rum Kesiminin ofisinden gelen bir başvurunun uluslararası Sınai Mülkiyet Mevzuatı gereğince değerlendirmeye alınması gerektiğini, ulusal ve uluslararası bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilen başvuru ile davacının itirazı neticesinde verilmiş olan kurum kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ve re'sen gözönüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih, 2020/932 E. ve 2022/3114 K. sayılı ilamı; 30.03.2023 tarih, 2021/7725 E. ve 2023/1975 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Türk Patent vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7725 E. 2023/1975 K.
Ortak:tüzel kişilik · taraf ehliyeti · tebligat · istinaf yoluna başvurulabilirlik · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… lge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hukuk kurallarına göre «tüzel kişilik» kazanmış bulunan davalı şirketin, 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca taraf «ehliyetinin» bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gerekçesiyle davalı Türk Patent vekilinin istinaf başvurusunun esa …
2.Davalı şirketin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan bir şirket olduğu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ülkemiz tarafından tanınmamakta olup anılan yönetim ile diplomatik, siyasi, hukuki ve ekonomik herhangi bir ilişkimiz bulunmadığından davalı şirkete «tebligat» yapılmamıştır.
… belirtilen kararı ile davaya konu başvuru markası sahibi davalı şirketin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca taraf «ehliyetinin» bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı, bu olanaklara sahip bulunamayacağından marka başvurusunun da başt …
Benzer bu kararda… ısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunu yapan şirketin Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hukuk kurallarına göre «tüzel kişilik» kazanmış bulunduğundan, bu şirketin 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca taraf «ehliyetine» sahip olmayıp, ülkemizdeki bir yargılamada taraf olamayacağı gibi herhangi bir hukuki işlem de yapamayacağı o halde, İlk Derece Mahkemesince marka başvurusunu yapan şirket yönünden davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalı yönünden açılan davanın ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan şirketin hak ehliyeti bulunmadığı, marka başvurusu yapan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan davalı şirketin, hak ehliyetine sahip olmaması nedeniyle ülkemizde herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gibi marka başvurusunda da bulunamayacağından, yapılan marka başvurusunun sırf bu nedenle reddi gerekirken, davalı Kurum tarafından bu marka başvurusunun kabul edilerek «ilana» çıkarılmasının doğru olmadığı, dava konusu YİDK kararına konu olan marka başvurusunun baştan malul olması nedeni ile mahkemece dava konusu YİDK kararının bu nedenle tamamen iptali gerekirken yazılı şekilde esasa yönelik inceleme yapılarak hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı, her ne kadar davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu hususta bir «istinaf sebebi» ileri sürülmemiş ve davacı tarafça da «istinaf yoluna başvurulmamış» ise de 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinin «kamu düzenine aykırılık» gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği düzenlendiğinden ve işbu hususun da Türkiye Cumhuriyeti'nin kamu düzenini ilgilendiren bir husus olduğu kanaatine varıldığından, kamu düzenini ilgilendiren bu hususta «resen inceleme» yapıldığı, «istinaf incelemesine» konu edilmeyen hükümsüzlük davası yönünden de İlk Derece Mahkemesi gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ... yönünden açılan davanın usulden reddine, davalı TPMK yönünden davanın kabulü ile YİDK'in 2017-M-983 sayılı kararının ip …
… ... yönünden açılan davanın Türkiye Cumhuriyeti devletinin davalı şirketin ikametgah adresinin bulunduğu ve menşei ülkesi olan Güney Kıbrıs'ı tanımaması nedeni ile «tebligat» işlemlerinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti yasaları gereğince yapılmasının mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın «usulden reddine», davanın TPMK yönünden kabulü ile TPMK YİDK'nın 2017-M-983 sayılı kararının iptaline, 2015/110597 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen inceleme · istinaf sebebi · dava dilekçesinin tebliği · kamu düzenine aykırılık · münhasırlık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… ısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunu yapan şirketin Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hukuk kurallarına göre «tüzel kişilik» kazanmış bulunduğundan, bu şirketin 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca taraf «ehliyetine» sahip olmayıp, ülkemizdeki bir yargılamada taraf olamayacağı gibi herhangi bir hukuki işlem de yapamayacağı o halde, İlk Derece Mahkemesince marka başvurusunu yapan şirket yönünden davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalı yönünden açılan davanın ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan şirketin hak ehliyeti bulunmadığı, marka başvurusu yapan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan davalı şirketin, hak ehliyetine sahip olmaması nedeniyle ülkemizde herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gibi marka başvurusunda da bulunamayacağından, yapılan marka başvurusunun sırf bu nedenle reddi gerekirken, davalı Kurum tarafından bu marka başvurusunun kabul edilerek «ilana» çıkarılmasının doğru olmadığı, dava konusu YİDK kararına konu olan marka başvurusunun baştan malul olması nedeni ile mahkemece dava konusu YİDK kararının bu nedenle tamamen iptali gerekirken yazılı şekilde esasa yönelik inceleme yapılarak hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı, her ne kadar davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu hususta bir «istinaf sebebi» ileri sürülmemiş ve davacı tarafça da «istinaf yoluna başvurulmamış» ise de 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinin «kamu düzenine aykırılık» gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği düzenlendiğinden ve işbu hususun da Türkiye Cumhuriyeti'nin kamu düzenini ilgilendiren bir husus olduğu kanaatine varıldığından, kamu düzenini ilgilendiren bu hususta «resen inceleme» yapıldığı, «istinaf incelemesine» konu edilmeyen hükümsüzlük davası yönünden de İlk Derece Mahkemesi gibi karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ... yönünden açılan davanın usulden reddine, davalı TPMK yönünden davanın kabulü ile YİDK'in 2017-M-983 sayılı kararının ip …
Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirkete dava «dilekçesi tebliğ» edilememiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın «münhasıran» kelime unsurundan oluştuğunu ve özgün bir yazı stilinde oluşturulduğunu, davacı markasında yer almayan unsurların davalı markasında esas unsur olarak kullanıldığın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2644 E. , 2023/6167 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/183 E., 2021/365 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Türk Patent vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin adına tescilli "ekol healthcare", "ekol speedy”, “operated by ekol", "ekol logistics" markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer "ECOLINES" ibareli markayı tescil ettirmek için davalı şirketin başvuruda bulunduğunu, başvuruya yapmış oldukları itirazların YİDK tarafından reddedildiğini, halbuki davalının markasının anlam karmaşası taşıdığı ve ayırt edici bir özelliği bulunmadığını, markaların kelime olarak birbirine benzediğini, davalının markasının kendi markalarının bir devamı imiş gibi algılanmasına ve müşteriler arasında iltibasa yol açacağını, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı şirketin 2015/110595 sayılı "ECOLINES" ibareli markasının tescili halinde iptalini, hükümsüz sayılmasına, markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu, yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirketin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tabiyetinde olan bir şirket olduğu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ülkemiz tarafından tanınmamakta olup anılan yönetim ile diplomatik, siyasi, hukuki ve ekonomik herhangi bir ilişkimiz bulunmadığından davalı şirkete tebligat yapılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu başvuru markası sahibi davalı şirketin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca taraf ehliyetinin bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı, bu olanaklara sahip bulunamayacağından marka başvurusunun da baştan reddedilmesi gerekirken aksi işlem yapılmasının doğru kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu 2015/110595 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Türk Patent vekili istinaf dilekçesinde özetle; YİDK kararlarının kararın verildiği tarihteki mevcut duruma göre incelenip karara bağlanabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hukuk kurallarına göre tüzel kişilik kazanmış bulunan davalı şirketin, 6100 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca taraf ehliyetinin bulunmadığı, ülkemizde bir yargılamada taraf olamayacağı, herhangi bir hukuki işlem yapamayacağı gerekçesiyle davalı Türk Patent vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türk Patent vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Türk Patent vekili temyiz dilekçesinde özetle; Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) Madrid üyesi olarak geçerli saydığı bir ülke ofisinden gelen başvurunun ulusal bir başvuru gibi değerlendirileceğinden söz konusu başvurunun Türk Patent tarafından doğrudan reddedilmesinin söz konusu olmadığını, Güney Kıbrıs Rum Kesiminin WIPO kapsamında Madrid Birliği üyesi sıfatında olup üye ülke sıfatındaki Güney Kıbrıs Rum Kesiminin ofisinden gelen bir başvurunun uluslararası Sınai Mülkiyet Mevzuatı gereğince değerlendirmeye alınması gerektiğini, ulusal ve uluslararası bu hususlar dikkate alınarak değerlendirilen başvuru ile davacının itirazı neticesinde verilmiş olan kurum kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ve re'sen gözönüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih, 2020/932 E. ve 2022/3114 K. sayılı ilamı;
30. 03.2023 tarih, 2021/7725 E. ve 2023/1975 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Türk Patent vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982015400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz