Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1971 E. 2023/6026 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ ara karar↗ basiretli tacir↗ kazanılmış hak↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ ortalama tüketici↗ ıslah↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markası "NEXT" ile davalı markası "NEXUS" ibareleri arasında işitsel bir benzerlik var gibi algılansa da taraf markaları arasında anlamsal bir aynılığın bulunmadığı, yine taraf markaları sınıfsal açıdan örtüşüyor olsa da burada önemli olan hususun tüketicinin algısı olduğu, iki markanın yöneldiği ürünlerin farklılık arz ettiği, bu anlamda taraf markaları arasında işitsel anlamda bir benzerlik bulunsa da bu benzerliğin iltibasa sebebiyet vermeyeceği, zira konu markaların yer aldığı mal ve hizmetlere ilişkin satın alma faaliyetlerinde ürünlerin fiyatı, niteliği, alınma sıklığı nazara alındığında ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin artacağı, öte yandan taraf markalarının yöneldiği mal ve hizmetlerin birbirine ikame edilemediği ve birbirini tamamlamadığı, bilirkişi heyetince alınan ikinci raporda taraf markalarının her ikisinin de tanınmış olduğunun tespit edildiği, bu tanınmışlığın ise sektöründe farklı mal ve hizmetlere yönelik olduğu, davacının ayrıca 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu, somut olayda zaten davalının markasını kullandığı tespit edildiğinden, davacının iddia ettiği tüm hükümsüzlük sebeplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların karıştırma ihtimalinin tespitinde orta seviyede tüketicilerin algılayış şeklinin esas alınacağını, markanın bütün olarak algısına bakılacağını, müvekkilinin davalıdan daha önce uzun süredir elektronik sektöründe faaliyet gösterdiğinden iltibas riski ve haksız rekabet ihtimalinin arttığını, müvekkilinin "NEXT" ibareli seri markalarının tescilli olduğunu, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/43 E., 2008/334 K. sayılı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş kararında davalının "NEXUS" markası ile müvekkilinin "NEXT" seri markaları arasında iltibas bulunduğunun subuta erdiğini, Yargıtay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi incelemesinden geçmiş emsal nitelikte kararlarda da "NEXT" ibaresi ile "NEXUS" ibaresi arasında benzerlik bulunduğunun tespit edilerek müvekkili lehine karar verildiğini, müvekkilinin "NEXT" markasının tanınmış marka olarak TPMK tarafından korunduğunu, davaya konu "NEXUS" markasının tanınmış olmadığını, davalının basiretli tacir gibi davranma ilkesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince müvekkilinin markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme mahsulü olduğunu, ilk bilirkişi raporunda markaların görsel ve telaffuz yönünden benzer olduğuna kanaat getirilmişken, aynı zamanda çelişkili olarak markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kanaatinin açıklanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan Yargıtay kararlarının ve 5 yıl süreyle kullanmamaya ilişkin marka iptali taleplerinin yeterince incelenmediğini, rapora itiraz dilekçelerinde bu hususların ve davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin itirazların ileri sürüldüğünü, 26.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle, markanın kullanımına 5 yıl süreyle ara verilmesi nedeniyle, 6769 sayılı Kanun 9 uncu maddesinin uygulanmasının ve markanın 07.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptal kararı verilmesinin talep edildiğini, bu taleplerinin İlk Derece Mahkemesince incelenmediğini, TPMK nezdinde 07.07.1999 tarihinde tescil edilen 197424 no.lu "NEXUS" ibareli markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl süreyle kullanılmadığı ve kullanıma kesintisiz ara verildiğini tespit ettiklerini, davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığını, bilirkişi raporundaki işitsel ve işaretsel benzerliğin olduğu ancak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı şeklindeki zorlama beyanların çelişkili olduğunu, bilirkişilerin eksik ve hatalı inceleme yaptığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ıslah dilekçesiyle, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini gerekçe göstererek 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi gereğince iptal kararı verilmesini talep etmişse de, dava tarihinde yürürlükte olmayan Kanun hükümlerinin geriye yürütülerek uygulanması mümkün bulunmadığından, 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin ıslah dilekçesiyle ileri sürülen talebin reddine karar verilmesinin sonuç itibarıyla yerinde olduğu, dosyaya sunulan mahkeme kararları ile davacı markasının "uydu anteni ve uydu yayıncılığına ilişkin elektronik malzemeler" emtialarında, tanınmışlığının tespit edildiği, esasen davalı tarafın da dilekçelerinde davacı markasının tanınmış olduğunu beyan ettiği, davacı adına "NEXT" ibareli tescilli seri markalar bulunduğu gibi tek başına tescilli "NEXT" ibareli markası da bulunduğu, davalının "NEXUS" ibareli markası ile, davacı markası aynı olmadığı gibi ayırt edilemeyecek derecede benzer de olmadığından davacı vekilinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre hükümsüzlük talebinin incelenmesinde, markaların tescilli olduğu sınıflar, alınan bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan yukarıda açıklanan, emsal yargı kararlarındaki tespitler de göz önüne alındığında markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı ve İlk Derece Mahkemesinin markalar arasında benzerlik bulunmadığına dair gerekçesi yerinde görülmediği, davalının 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının 07.07.1999 tarihinde tescil edildiği, davacının markanın hükümsüzlüğü davasını yaklaşık 16 yıl sonra 09.06.2015 tarihinde açtığı, davalı tarafın dosyaya sunduğu belgelerden markasını kullandığı, NEXUS markasının tanıtımı ve pazarlanması yönünden yatırım yaptığının anlaşıldığı, davacı tarafça bunca yıl sonra dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, 5 yıllık süreyle sessiz kalınması nedeniyle, dava açma hakkının yitirildiği, İlk Derece Mahkemesinden farklı gerekçe ile bu markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalının, hükümsüzlüğü talep edilen sonraki tarihli markalarının da "NEXUS" ibareli olduğu, 149424 sayılı marka tescilinin, sonraki tarihli markaları yönünden kazanılmış hak teşkil edip etmediğinin tartışılması gerektiği, davalı adına tescilli 27.04.2011 başvuru tarihli 2011/34982 numaralı "NEXUS" markası ile 27.04.2011 başvuru tarihli 2011/34991 numaralı "NEXUS+şekil" markasının tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolmadığı anlaşılıyorsa da, 12.05.1998 başvuru, 07.07.1999 tescil tarihli, 149424 başvuru numaralı "NEXUS" markasının 09 uncu sınıfta "telefonlar" emtiası için tescilli olduğu ve davacı yönünden tescilli olduğu emtialarda müktesep hak teşkil ettiği, hükümsüzlük talebine konu diğer iki markanın da; " "Cep telefonları, cep telefonu çevre birimleri ve aksesuarları" emtialarında tescilli olduğu, müktesep hak koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, davaya konu 2011/34982 numaralı "NEXUS" markası ile 2011/34991 numaralı "NEXUS+şekil" markasının hükümsüzlüğü talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, ayrıca kullanılmama sebebiyle iptal talebi doğrultusunda usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi, bu yöndeki taleplerin Bölge Adliye Mahkemesince hiç incelenmeyerek ve değerlendirilmeyerek her türlü usul ve yasaya ve Anayasaya açıkça aykırı davranıldığını, hükümsüzlük talebi yönünden ileri sürülen gerekçe usul ve yasaya aykırı olduğunu, sessiz kalma yolu ile hak kaybına ilişkin koşullar oluşmadığı gibi davacı tarafın da savunması arasında bu husus yer almadığından, "mahkemenin tarafların talep ve iddiaları ile bağlı olması" kuralı gereği bu gerekçe ileri sürülerek davanın reddine karar verilemeyeceğini, hükümsüzlüğü talep edilen markaların başvurusu 2011 yılında yapıldığını, 2014 yılında tescil edildiğini, davanın da 2016 yılında ikame edildiğini ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı adına tescilli 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının iptali, davalı adına tescilli 149424 tescil no.lu “NEXUS” markası ile 2011/34982 no.lu NEXUS ve 2011/34991 no.lu "NEXUS+şekil" markasının 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1971 E. , 2023/6026 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "NEXT" esas unsurlu markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 7 ve 9 uncu sınıfta "NEXUS" ibareli markalarının tescilli olduğunu, davalının söz konusu markasının iltibas oluşturduğunu, müvekkiline ait markaların seri ve tanınmış markalar olduğunu, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/43 E., 2008/334 K. sayılı dosyasında davalının "NEXUS" ibareli markası ile davacının sair markaları arasında iltibas bulunduğuna karar verildiğini, davalının müvekkilinin markalarını bilmemesinin mümkün olamayacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, davacının "NEXT" ibaresini ticaret ünvanında kılavuz unsur olarak kullandığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca 197424 no.lu davalı markasının 5 yıl boyunca işlevine uygun ciddi şekilde kullanılmadığı bu durumun 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/34982 no.lu, 2011/34991 no.lu "NEXUS" ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve markalar sicilinden terkinini, 197424 no.lu "NEXUS" ibareli markanın hükümsüzlüğünü markalar sicilinden terkinini ayrıca iptal koşullarının oluştuğu tarihten itibaren geçerli olacak şekilde iptalini talep etmiştir.
Davacı vekili 26.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalı adına 07 ve 09 uncu sınıflarda tescilli 197424 no.lu "NEXUS" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince iptal halinin oluştuğu, 07.07.2004 tarihinden itibaren iptali ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacının markalarının benzer olmadığını, her iki taraf markasının da tanınmış marka olduğundan karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, davacı markası ile kendi markalarının uzun yıllardır piyasada bir arada kullanıldığını, "NEXUS" ibaresinin "NEXT" ibaresinden tamamen farklı bir anlamı bulunduğunu, davacı markası ile aralarında işitsel, semantik, görsel benzerlik bulunmadığını, davacının markalarını kullanmadıklarına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markası "NEXT" ile davalı markası "NEXUS" ibareleri arasında işitsel bir benzerlik var gibi algılansa da taraf markaları arasında anlamsal bir aynılığın bulunmadığı, yine taraf markaları sınıfsal açıdan örtüşüyor olsa da burada önemli olan hususun tüketicinin algısı olduğu, iki markanın yöneldiği ürünlerin farklılık arz ettiği, bu anlamda taraf markaları arasında işitsel anlamda bir benzerlik bulunsa da bu benzerliğin iltibasa sebebiyet vermeyeceği, zira konu markaların yer aldığı mal ve hizmetlere ilişkin satın alma faaliyetlerinde ürünlerin fiyatı, niteliği, alınma sıklığı nazara alındığında ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin artacağı, öte yandan taraf markalarının yöneldiği mal ve hizmetlerin birbirine ikame edilemediği ve birbirini tamamlamadığı, bilirkişi heyetince alınan ikinci raporda taraf markalarının her ikisinin de tanınmış olduğunun tespit edildiği, bu tanınmışlığın ise sektöründe farklı mal ve hizmetlere yönelik olduğu, davacının ayrıca 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu, somut olayda zaten davalının markasını kullandığı tespit edildiğinden, davacının iddia ettiği tüm hükümsüzlük sebeplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların karıştırma ihtimalinin tespitinde orta seviyede tüketicilerin algılayış şeklinin esas alınacağını, markanın bütün olarak algısına bakılacağını, müvekkilinin davalıdan daha önce uzun süredir elektronik sektöründe faaliyet gösterdiğinden iltibas riski ve haksız rekabet ihtimalinin arttığını, müvekkilinin "NEXT" ibareli seri markalarının tescilli olduğunu, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/43 E., 2008/334 K. sayılı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş kararında davalının "NEXUS" markası ile müvekkilinin "NEXT" seri markaları arasında iltibas bulunduğunun subuta erdiğini, Yargıtay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.
Hukuk Dairesi incelemesinden geçmiş emsal nitelikte kararlarda da "NEXT" ibaresi ile "NEXUS" ibaresi arasında benzerlik bulunduğunun tespit edilerek müvekkili lehine karar verildiğini, müvekkilinin "NEXT" markasının tanınmış marka olarak TPMK tarafından korunduğunu, davaya konu "NEXUS" markasının tanınmış olmadığını, davalının basiretli tacir gibi davranma ilkesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince müvekkilinin markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme mahsulü olduğunu, ilk bilirkişi raporunda markaların görsel ve telaffuz yönünden benzer olduğuna kanaat getirilmişken, aynı zamanda çelişkili olarak markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı kanaatinin açıklanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan Yargıtay kararlarının ve 5 yıl süreyle kullanmamaya ilişkin marka iptali taleplerinin yeterince incelenmediğini, rapora itiraz dilekçelerinde bu hususların ve davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin itirazların ileri sürüldüğünü, 26.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle, markanın kullanımına 5 yıl süreyle ara verilmesi nedeniyle, 6769 sayılı Kanun 9 uncu maddesinin uygulanmasının ve markanın 07.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptal kararı verilmesinin talep edildiğini, bu taleplerinin İlk Derece Mahkemesince incelenmediğini, TPMK nezdinde 07.07.1999 tarihinde tescil edilen 197424 no.lu "NEXUS" ibareli markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl süreyle kullanılmadığı ve kullanıma kesintisiz ara verildiğini tespit ettiklerini, davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığını, bilirkişi raporundaki işitsel ve işaretsel benzerliğin olduğu ancak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı şeklindeki zorlama beyanların çelişkili olduğunu, bilirkişilerin eksik ve hatalı inceleme yaptığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ıslah dilekçesiyle, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini gerekçe göstererek 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi gereğince iptal kararı verilmesini talep etmişse de, dava tarihinde yürürlükte olmayan Kanun hükümlerinin geriye yürütülerek uygulanması mümkün bulunmadığından, 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin ıslah dilekçesiyle ileri sürülen talebin reddine karar verilmesinin sonuç itibarıyla yerinde olduğu, dosyaya sunulan mahkeme kararları ile davacı markasının "uydu anteni ve uydu yayıncılığına ilişkin elektronik malzemeler" emtialarında, tanınmışlığının tespit edildiği, esasen davalı tarafın da dilekçelerinde davacı markasının tanınmış olduğunu beyan ettiği, davacı adına "NEXT" ibareli tescilli seri markalar bulunduğu gibi tek başına tescilli "NEXT" ibareli markası da bulunduğu, davalının "NEXUS" ibareli markası ile, davacı markası aynı olmadığı gibi ayırt edilemeyecek derecede benzer de olmadığından davacı vekilinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre hükümsüzlük talebinin incelenmesinde, markaların tescilli olduğu sınıflar, alınan bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan yukarıda açıklanan, emsal yargı kararlarındaki tespitler de göz önüne alındığında markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı ve İlk Derece Mahkemesinin markalar arasında benzerlik bulunmadığına dair gerekçesi yerinde görülmediği, davalının 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının 07.07.1999 tarihinde tescil edildiği, davacının markanın hükümsüzlüğü davasını yaklaşık 16 yıl sonra 09.06.2015 tarihinde açtığı, davalı tarafın dosyaya sunduğu belgelerden markasını kullandığı, NEXUS markasının tanıtımı ve pazarlanması yönünden yatırım yaptığının anlaşıldığı, davacı tarafça bunca yıl sonra dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, 5 yıllık süreyle sessiz kalınması nedeniyle, dava açma hakkının yitirildiği, İlk Derece Mahkemesinden farklı gerekçe ile bu markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalının, hükümsüzlüğü talep edilen sonraki tarihli markalarının da "NEXUS" ibareli olduğu, 149424 sayılı marka tescilinin, sonraki tarihli markaları yönünden kazanılmış hak teşkil edip etmediğinin tartışılması gerektiği, davalı adına tescilli 27.04.2011 başvuru tarihli 2011/34982 numaralı "NEXUS" markası ile 27.04.2011 başvuru tarihli 2011/34991 numaralı "NEXUS+şekil" markasının tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolmadığı anlaşılıyorsa da, 12.05.1998 başvuru, 07.07.1999 tescil tarihli, 149424 başvuru numaralı "NEXUS" markasının 09 uncu sınıfta "telefonlar" emtiası için tescilli olduğu ve davacı yönünden tescilli olduğu emtialarda müktesep hak teşkil ettiği, hükümsüzlük talebine konu diğer iki markanın da;
" "Cep telefonları, cep telefonu çevre birimleri ve aksesuarları" emtialarında tescilli olduğu, müktesep hak koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, davaya konu 2011/34982 numaralı "NEXUS" markası ile 2011/34991 numaralı "NEXUS+şekil" markasının hükümsüzlüğü talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, ayrıca kullanılmama sebebiyle iptal talebi doğrultusunda usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi, bu yöndeki taleplerin Bölge Adliye Mahkemesince hiç incelenmeyerek ve değerlendirilmeyerek her türlü usul ve yasaya ve Anayasaya açıkça aykırı davranıldığını, hükümsüzlük talebi yönünden ileri sürülen gerekçe usul ve yasaya aykırı olduğunu, sessiz kalma yolu ile hak kaybına ilişkin koşullar oluşmadığı gibi davacı tarafın da savunması arasında bu husus yer almadığından, "mahkemenin tarafların talep ve iddiaları ile bağlı olması" kuralı gereği bu gerekçe ileri sürülerek davanın reddine karar verilemeyeceğini, hükümsüzlüğü talep edilen markaların başvurusu 2011 yılında yapıldığını, 2014 yılında tescil edildiğini, davanın da 2016 yılında ikame edildiğini ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı adına tescilli 149424 tescil no.lu “NEXUS” markasının iptali, davalı adına tescilli 149424 tescil no.lu “NEXUS” markası ile 2011/34982 no.lu NEXUS ve 2011/34991 no.lu "NEXUS+şekil" markasının 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981899600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz