YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2574 E. 2023/6798 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/379 E., 2019/65 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ev ve kişisel bakım ürünleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ev, kişisel, bakım kelimelerinin ilk hecelerinden oluşan “...” ibareli marka tescil başvurusuna davalı şirketin “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın kabul edilip müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, ancak işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptalini, “...” ibareli markanın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturan “...” markalarının tanınmış olduğunu, “...” markalarına çok benzeyen “...” ibaresinin müvekkili markalarının itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, davacıya haksız yarar sağlama ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamındaki 05. emtia sınıfında ve 35/6. sınıf altındaki perakendecilik hizmetleri kapsamında yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, tıbbi amaçlı deterjanlar.” emtialarının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler olması nedenleriyle işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olmayacağı, taraf markaları arasında özellikle “diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),.” emtiaları yönünden tüketici kitlesinin niteliği nispeten değişeceğinden işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olabilecek düzeyde olduğu, dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamında 03. sınıf ve 35. sınıfın tüketicisinin doktorlar olduğu tıbbi ürünlerle ilgili alt sınıf dışındaki tüm alt grupları açısından işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olabileceği, davacı tarafın kötü niyetli olduğu yönünde dosyada somut delillerin yer almadığı gerekçesiyle gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın 2016/M-6664 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 05. sınıfta insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler tibbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler zayıflama amaçlı tibbi müstahzarlar tibbi amaçlı bitkiler ve tibbi amaçlı bitkisel içecekler diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) diş dolgu maddeleri diş kalıbı alma maddeleri protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri hijyen sağlayıcı ürünler; pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri tibbi amaçlı deterjanlar ile 35/05 grupta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 05 sınıfta insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler tibbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler zayıflama amaçlı tibbi müstahzarlar tibbi amaçlı bitkiler ve tibbi amaçlı bitkisel içecekler diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) diş dolgu maddeleri diş kalıbı alma maddeleri protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri hijyen sağlayıcı ürünler; pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri tibbi amaçlı deterjanlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretler arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretler arasında güçlü bir benzerlik bulunduğunu, yüksek benzerlik sebebiyle 5. sınıf mallar yönünden de iltibas tehlikesinin doğacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik olduğunu, kapsamlardaki mal ve hizmetlerin ayniyet taşıdığını, davacının daha önce benzer bir kısım başvurularının reddedildiğini, tüm sınıflar yönünden iltibas tehlikesinin doğduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığı sebebiyle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, iltibas değerlendirilmesi yapılırken markaların bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiği, buna göre, ortalama tüketici markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse iltibasın oluşmayacağı, somut olayda, başvuruya konu “...” ibareli markanın gerek kompozisyonu gerekse de görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı bütünsel izlenim itibariyle itiraza mesnet “...” ibareli markalardan iltibas ihtimali bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığı, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, emsal Yargıtay kararının da bu yönde olduğu, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK 2016-M-6664 sayılı YİDK kararının iptaline, davacı vekilinin tescil talebi idari nitelikte olduğundan, davacı vekilinin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı başvurusunda asıl vurgunun “kiba” ibaresinde olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olarak kayıt altına alındığını, tanınmışlığın da dikkate alınması gerektiğini, taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin ayniyet taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/452 E. 2024/3711 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas
İncelediğiniz karardaKararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler olması nedenleriyle işaretler arasındaki benzerliğin «iltibasa» neden olmayacağı, taraf markaları arasında özellikle “diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),.” emtiaları yönünden tüketici kitlesinin niteliği nispeten değişeceğinden işaretler arasındaki benzerliğin «iltibasa» neden olabilecek düzeyde olduğu, dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamında 03. sınıf ve 35. sınıfın tüketicisinin doktorlar …
Benzer bu kararda… ç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markası arasında İlk Derece Mahkemesince «iltibas» bulunduğu kabul edilen 5. sınıf “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. tıbbi amaçlı yakılar, Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.” mallar yanında 5/1. sınıf" tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler." emtiası yönünde de 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu, sayılan mallar dışında başvuru kapsamında kalan diğer mallar yönünden ise iltibas koşullarının bulunmadığı, ayrıca davacının itirazına mesnet markasının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi sırf başka bir marka ile benzer marka başvurusunda bulunmak «kötü niyet» olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair başkaca bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… arka başvurusuna yaptıkları itirazlarının YİDK'ın 2016-M-3502 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, marka itibarının zedeleneceğini, dava konusu başvurunun «haksız rekabet» teşkil ettiğini ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2016-M-3502 sayılı kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · kötü niyet · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere benzer olmadığını, «uyuşmazlık konusu» malların insan sağlığı için gerekli olan ürünlere ilişkin bulunduğunu, bu ürünlerin potansiyel tüketicilerinin doktor ve eczacılar olduğunu, söz konusu alıcıların …
… arka başvurusuna yaptıkları itirazlarının YİDK'ın 2016-M-3502 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, marka itibarının zedeleneceğini, dava konusu başvurunun «haksız rekabet» teşkil ettiğini ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2016-M-3502 sayılı kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi …
… ç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markası arasında İlk Derece Mahkemesince «iltibas» bulunduğu kabul edilen 5. sınıf “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. tıbbi amaçlı yakılar, Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.” mallar yanında 5/1. sınıf" tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler." emtiası yönünde de 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu, sayılan mallar dışında başvuru kapsamında kalan diğer mallar yönünden ise iltibas koşullarının bulunmadığı, ayrıca davacının itirazına mesnet markasının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi sırf başka bir marka ile benzer marka başvurusunda bulunmak «kötü niyet» olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair başkaca bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… deodorantlar, havayı tazeleyici kokular" emtiaları yönünden davamızın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» yaratacak derecede benzer olduklarının bilirkişi raporu ile de teyit edildiğini, davalının başvuru markasında asıl unsurun SLİM olmadığını, zaten bu ibarenin açıkça ön plana çıkartılmadığını ve müvekkili markasını içerecek şekilde açık benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasını olduğu gibi içerek davalı başvurusunun 05. sınıfın hiçbir emtiasında tescil edilmemesi gerektiğini, ayrıca müvekkil lehine derecattan geçerek kesinleşen FİTO-FİTOGYN ve FİTO-FİTOSEN+Şekil kararlarının emsal olarak işbu davaya da uygulanması gerektiğini, İstinaf Mahkemesince verilen kararda 05. sınıfın kalan emtiaları yönünden kullanım amaçları, hedeflenen halk kesimleri, «dağıtım» kanalları ve tüketici kesimi hususlarında gerekçeli bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, müvekkili markasını bilmekte olan dava …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/16 E. 2023/3745 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaKararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «ticaret unvanını» da oluşturan “...” markalarının tanınmış olduğunu, “...” markalarına çok benzeyen “...” ibaresinin müvekkili markalarının itibar ve «ayırt ediciliğini» zedeleyeceğini, davacıya haksız yarar sağlama ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… , ürün içeriğinde folik asit bulunduğuna işaret eder şekilde, yaygın olarak kullanıldığını, bu nedenle taraf markalarında anılan ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibas» oluşturmayacağı savunulmuş olup Mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan tarafların marka işaretleri benzer kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği, bu nedenle "FOLİ" ibaresinin folik asit etken maddesi olarak yaygın ve sektörel kullanımının bulunup bulunmadığı, buna göre «uyuşmazlık konusu» 35. sınıfta, 5. sınıfta yer alan emtianın satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alındığı, ek raporda folik asit ibaresinin terimsel bir kısaltması bulunmasa da "fol" ve "foli" ibarelerinin folik asiti çağrıştırması nedeniyle folik asitin kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığı, bu itibarla anılan ibarenin taraf markalarında ortak olarak kullanılmasının bilinçli tüketici kitlesi de nazara alındığında uyuşmazlık konusu mallar bakımından iltibasa neden olmayacağının bildirildiği, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'un (556 sayılı Kanun) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibasa neden olmayacağı, diğer deyişle taraf markalarında yer alan diğer unsurların yarattığı farklılığın, bilinç düzeyi yüksek tüketici tarafından rahatlıkla algılanacağı kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmamışsa da «kötü niyet» iddiasının res'en incelenmesi gerektiğinden davacı tarafça kötü niyet iddiasını ispatlar bir delil sunulmadığı gibi davacı markası ile benzerlik taşımayan dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin ve davalı TPMK'nın istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… konusu başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler ile marka kapsamlarında yer alan 5. sınıfın benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olup, «iltibas» riski taşıdığını davalı şirketin, müvekkilinin eski iş ortağı olup müvekkilinin markasından haberdar olması nedeniyle kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin "folio …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · kötüniyet · taşıyan · husumet
Benzer bu kararda… , ürün içeriğinde folik asit bulunduğuna işaret eder şekilde, yaygın olarak kullanıldığını, bu nedenle taraf markalarında anılan ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibas» oluşturmayacağı savunulmuş olup Mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan tarafların marka işaretleri benzer kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği, bu nedenle "FOLİ" ibaresinin folik asit etken maddesi olarak yaygın ve sektörel kullanımının bulunup bulunmadığı, buna göre «uyuşmazlık konusu» 35. sınıfta, 5. sınıfta yer alan emtianın satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alındığı, ek raporda folik asit ibaresinin terimsel bir kısaltması bulunmasa da "fol" ve "foli" ibarelerinin folik asiti çağrıştırması nedeniyle folik asitin kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığı, bu itibarla anılan ibarenin taraf markalarında ortak olarak kullanılmasının bilinçli tüketici kitlesi de nazara alındığında uyuşmazlık konusu mallar bakımından iltibasa neden olmayacağının bildirildiği, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'un (556 sayılı Kanun) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibasa neden olmayacağı, diğer deyişle taraf markalarında yer alan diğer unsurların yarattığı farklılığın, bilinç düzeyi yüksek tüketici tarafından rahatlıkla algılanacağı kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmamışsa da «kötü niyet» iddiasının res'en incelenmesi gerektiğinden davacı tarafça kötü niyet iddiasını ispatlar bir delil sunulmadığı gibi davacı markası ile benzerlik taşımayan dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin ve davalı TPMK'nın istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlük talebi bakımından müvekkili Kuruma «husumet» yöneltilemeyeceğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… eriğinde folik asit ihtiva eden tıbbi bir ürünün isminde "FOLI" ibaresinin yer almasının iltabasa neden olmayacağını, dava konusu markadaki "ODE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığını, markaları «taşıyan» ürünlerin eczaneden alınacak olması karşısında karıştırılma ihtimali olmadığı gibi ortalama zekaya ve ayırt etme gücüne sahip nihai tüketici tarafından da karıştır …
… ası ile müvekkili markasının fonetik, görsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğunu, aynı zamanda hizmet sınıfının da benzer olduğunu, tüketiciler içinde «iltibas» yaratacağını, marka kapsamında yer alan ürünlerin sadece eczanalerde değil diğer tüketim kanallarında da satıldığını, mahkemenin iltibas değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin eski iş ortağı olduğunu ve «kötüniyetli» olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/759 E. 2018/6323 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, iltibas değerlendirilmesi yapılırken markaların bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiği, buna göre, «ortalama tüketici» markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse iltibasın oluşmayacağı, …
… olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler olması nedenleriyle işaretler arasındaki benzerliğin «iltibasa» neden olmayacağı, taraf markaları arasında özellikle “diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri.
Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),.” emtiaları yönünden tüketici kitlesinin niteliği nispeten değişeceğinden işaretler arasındaki benzerliğin «iltibasa» neden olabilecek düzeyde olduğu, dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamında 03. sınıf ve 35. sınıfın tüketicisinin doktorlar …
Benzer bu kararda… rasında 556 sayılı KHK madde 8/1-b kapsamında benzerlik bulunmadığı ancak davacı adına tescilli ''...'' ibareli marka arasında 556 sayılı KHK madde 8/1-b kapsamında «iltibasa» düşecek seviyede benzerlik bulunduğu, başvuru konusu markanın aralarında benzerlik tespit edilen ''...'' ibareli marka ile "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da …
… k olup olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle; her iki grup malların aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulmadıkları, ham madde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ve «ortalama tüketici» kitlesinin özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak belirlenmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · kâr dağıtımı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… -07 alt gruptaki her bir mal yönünden ayrı ayrı ve yukarıdaki kıstaslar doğrultusunda ilişkilendirilebilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının, davacı tarafın «bilirkişi raporuna itirazlarını» da karşılar şekilde «denetime elverişli» ek bilirkişi raporu ya da yeniden oluşturulacak heyetten bu doğrultuda bilirkişi raporu alınarak incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken dosyaya sunulmuş hatalı bilirkişi raporuyla yetinilerek yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerektirmiştir.
… k olup olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle; her iki grup malların aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulmadıkları, ham madde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ve «ortalama tüketici» kitlesinin özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak belirlenmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2574 E. , 2023/6798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/540 Esas, 2021/1569 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/379 E., 2019/65 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ev ve kişisel bakım ürünleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ev, kişisel, bakım kelimelerinin ilk hecelerinden oluşan “...” ibareli marka tescil başvurusuna davalı şirketin “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın kabul edilip müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, ancak işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptalini, “...” ibareli markanın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturan “...” markalarının tanınmış olduğunu, “...” markalarına çok benzeyen “...” ibaresinin müvekkili markalarının itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, davacıya haksız yarar sağlama ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamındaki 05. emtia sınıfında ve 35/6. sınıf altındaki perakendecilik hizmetleri kapsamında yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.
Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, tıbbi amaçlı deterjanlar.” emtialarının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler olması nedenleriyle işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olmayacağı, taraf markaları arasında özellikle “diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),.” emtiaları yönünden tüketici kitlesinin niteliği nispeten değişeceğinden işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olabilecek düzeyde olduğu, dava konusu 2015/43443 sayılı davacı markası ile davalı yan markaları kapsamında 03.
sınıf ve 35. sınıfın tüketicisinin doktorlar olduğu tıbbi ürünlerle ilgili alt sınıf dışındaki tüm alt grupları açısından işaretler arasındaki benzerliğin iltibasa neden olabileceği, davacı tarafın kötü niyetli olduğu yönünde dosyada somut delillerin yer almadığı gerekçesiyle gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın 2016/M-6664 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 05. sınıfta insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler tibbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler zayıflama amaçlı tibbi müstahzarlar tibbi amaçlı bitkiler ve tibbi amaçlı bitkisel içecekler diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) diş dolgu maddeleri diş kalıbı alma maddeleri protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri hijyen sağlayıcı ürünler;
pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri tibbi amaçlı deterjanlar ile 35/05 grupta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 05 sınıfta insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler tibbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler zayıflama amaçlı tibbi müstahzarlar tibbi amaçlı bitkiler ve tibbi amaçlı bitkisel içecekler diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) diş dolgu maddeleri diş kalıbı alma maddeleri protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri hijyen sağlayıcı ürünler; pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri tibbi amaçlı deterjanlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).
yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretler arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretler arasında güçlü bir benzerlik bulunduğunu, yüksek benzerlik sebebiyle 5. sınıf mallar yönünden de iltibas tehlikesinin doğacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik olduğunu, kapsamlardaki mal ve hizmetlerin ayniyet taşıdığını, davacının daha önce benzer bir kısım başvurularının reddedildiğini, tüm sınıflar yönünden iltibas tehlikesinin doğduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığı sebebiyle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, iltibas değerlendirilmesi yapılırken markaların bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiği, buna göre, ortalama tüketici markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse iltibasın oluşmayacağı, somut olayda, başvuruya konu “...” ibareli markanın gerek kompozisyonu gerekse de görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı bütünsel izlenim itibariyle itiraza mesnet “...” ibareli markalardan iltibas ihtimali bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığı, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, emsal Yargıtay kararının da bu yönde olduğu, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK 2016-M-6664 sayılı YİDK kararının iptaline, davacı vekilinin tescil talebi idari nitelikte olduğundan, davacı vekilinin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı başvurusunda asıl vurgunun “kiba” ibaresinde olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olarak kayıt altına alındığını, tanınmışlığın da dikkate alınması gerektiğini, taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin ayniyet taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981717900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz